bugün
- ütü10
- ütü ile yemek yapmak3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor2
- uludağ sözlük çeteleri9
- gocu bak bi5
- akşam esintisi3
- çabasız şıklık3
- anın fotoğrafı14
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- en boktan on yıl7
- davetsiz misafir2
- beyler çok acil bakar mısınız4
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- patates kızartması2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu2
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- dede torun ilişkisi2
- türkiye de fiyatların çok uygun olması2
- demokratik sol parti3
- altın oran kaş3
- 2028 yılında ak partiye oy verecek yazarlar2
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- kuran ı kerim meali4
- udinese calcio2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- ali vefa8
- yüksek sesle gülmek6
- sabunun delik olanının üretilmesi gerekliliği2
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- seri gizli artı oy veren melek6
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- ali haydar fırat3
- aylık 422 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- hırvatistan14
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- ya arkadaşlar ben de çete aççam2
- amirim2
- ölüm9
- aleyna tilki3
- nöbet5
severek ayrıldığın eski sevgiliyle uzun aradan sonra yeniden buluşup sevişmişsin hissi veren maç.
bu nasıl bir ten uyumu, bu nasıl bir özlem, bu nasıl bir iştah. 2 yıldır şampiyonlar liginde değiliz sanki 20 yıl gibi geldi, 9 yıldır giremeyen var amk allah sabır versin allah kimseyi gördüğünden geri bırakmasın ne diyim...
takım maça öyle bir girdi ki aslında tam bir fatih terim takımı başlangıcı oldu ki bizim için çok şaşırtıcı değil fakat şampiyonlar ligi seviyesinde en baba takımlar dahil maça bu kadar önde ve ısırarak başlayan bir takım yok. tribünlerin de gazıyla rakip "noluyoruz olm lan hayırdır nereye düştük biz" falan derken golü attık zaten. maçın kırılma noktası da o goldü zira bu takımın ekmeği suyu öne geçmek ve erken gol. özellikle iç sahada ilk golü atıp öne geçerse hem psikolojik hem de takım yapısı açısından bir anda başka bir boyuta geçiyor takım. gerçi bu maçta golden sonraki 25'ten ilk yarının sonuna kadar olan bölümde manasız bir baskı yedik ama bu seviyelerde normal karşılanabilecek bir baskıydı bu nitekim ikinci yarıda yavaş yavaş da olsa tekrar oyunun kontrolünü ele aldık ve eren'in golü ile de işi bitirdik.
takımı özellikle fizik olarak çok beğendim, 90 dakika hiç düşmediler, bakamadım ama muhtemelen 120 km'yi geçmiş olabiliriz.
bireysel olarak da belhanda dışında hemen hemen herkes %70-75'ine yakın performans verdi ama öne çıkanlar da vardı elbette.
badou ndiaye... maçın adamıydı, her yere koştu herkese bastı, top kaptı, şut attı, oyun kurdu, bir orta saha oyuncusunun yapması gereken ne varsa yaptı. son yıllarda bu kadar iyi bir 8 numara görmedim. takımı çok yukarı çekiyor. elimize para geçse hemen geri alırım hiç düşünmem.
eren derdiyok... çok kaliteli, karakterli, topu bilen oyuncudur eren, burda çok sakatlık yaşadı ve bi türlü toparlayamadı ama güvenilir adamdır yani, millet santrfor yokmuş gibi ağlıyor da takımın gayet iyi bir santrforu var.
yuto nagatomo... gerçekten allah'ın bir lütfu bu adam bize. ercan taner'in de dediği gibi tam bir samuray. maç boyu attığı koşuları izlerken ben yoruldum o yorulmadı. yıllar süren sol bek açlığımıza 1,5 iskender gibi geldi minik japonum benim.
garry rodrigues... herhangi bir premier lig scoutu izlediyse dün geceden sonra kesin "hemen alınmalı" raporu vermiştir. ilk geldiği günle dün geceki garry arasında en az 2 gömlek fark var, çok geliştirdi kendini, bu şekilde devam ederse devre arasında ada yolu gözükür. son bölümde sağ taraftan götürdüğü topta 2 savunmacıyı sağa sola yatırdığı pozisyon müthişti. yalnız şu sürekli skor yapma isteğinden kaynaklanan egoistliğini bi türlü yenemedi. onu da aşarsa en az 40 milyonluk topçu olur.
emre her ne kadar oyun içinde çok etkili gözükmese de gollerde hep o vardı, bu da tam bir 10 numara özelliğidir. bu takımın gerçek 10 numarası emre akbaba'dır.
hocanın kadro tercihi ve taktik planı genel olarak tuttu, her açıdan yolunda giden bir maçtı, sadece ndiaye değişikliğini yapıp kırmızıdan koruyamaması gecenin hocanın tek üzücü yanıydı. napalım ona da nazar boncuğu deyip yolumuza bakalım, yolumuz açık. hepimizin bir hayali var
bu nasıl bir ten uyumu, bu nasıl bir özlem, bu nasıl bir iştah. 2 yıldır şampiyonlar liginde değiliz sanki 20 yıl gibi geldi, 9 yıldır giremeyen var amk allah sabır versin allah kimseyi gördüğünden geri bırakmasın ne diyim...
takım maça öyle bir girdi ki aslında tam bir fatih terim takımı başlangıcı oldu ki bizim için çok şaşırtıcı değil fakat şampiyonlar ligi seviyesinde en baba takımlar dahil maça bu kadar önde ve ısırarak başlayan bir takım yok. tribünlerin de gazıyla rakip "noluyoruz olm lan hayırdır nereye düştük biz" falan derken golü attık zaten. maçın kırılma noktası da o goldü zira bu takımın ekmeği suyu öne geçmek ve erken gol. özellikle iç sahada ilk golü atıp öne geçerse hem psikolojik hem de takım yapısı açısından bir anda başka bir boyuta geçiyor takım. gerçi bu maçta golden sonraki 25'ten ilk yarının sonuna kadar olan bölümde manasız bir baskı yedik ama bu seviyelerde normal karşılanabilecek bir baskıydı bu nitekim ikinci yarıda yavaş yavaş da olsa tekrar oyunun kontrolünü ele aldık ve eren'in golü ile de işi bitirdik.
takımı özellikle fizik olarak çok beğendim, 90 dakika hiç düşmediler, bakamadım ama muhtemelen 120 km'yi geçmiş olabiliriz.
bireysel olarak da belhanda dışında hemen hemen herkes %70-75'ine yakın performans verdi ama öne çıkanlar da vardı elbette.
badou ndiaye... maçın adamıydı, her yere koştu herkese bastı, top kaptı, şut attı, oyun kurdu, bir orta saha oyuncusunun yapması gereken ne varsa yaptı. son yıllarda bu kadar iyi bir 8 numara görmedim. takımı çok yukarı çekiyor. elimize para geçse hemen geri alırım hiç düşünmem.
eren derdiyok... çok kaliteli, karakterli, topu bilen oyuncudur eren, burda çok sakatlık yaşadı ve bi türlü toparlayamadı ama güvenilir adamdır yani, millet santrfor yokmuş gibi ağlıyor da takımın gayet iyi bir santrforu var.
yuto nagatomo... gerçekten allah'ın bir lütfu bu adam bize. ercan taner'in de dediği gibi tam bir samuray. maç boyu attığı koşuları izlerken ben yoruldum o yorulmadı. yıllar süren sol bek açlığımıza 1,5 iskender gibi geldi minik japonum benim.
garry rodrigues... herhangi bir premier lig scoutu izlediyse dün geceden sonra kesin "hemen alınmalı" raporu vermiştir. ilk geldiği günle dün geceki garry arasında en az 2 gömlek fark var, çok geliştirdi kendini, bu şekilde devam ederse devre arasında ada yolu gözükür. son bölümde sağ taraftan götürdüğü topta 2 savunmacıyı sağa sola yatırdığı pozisyon müthişti. yalnız şu sürekli skor yapma isteğinden kaynaklanan egoistliğini bi türlü yenemedi. onu da aşarsa en az 40 milyonluk topçu olur.
emre her ne kadar oyun içinde çok etkili gözükmese de gollerde hep o vardı, bu da tam bir 10 numara özelliğidir. bu takımın gerçek 10 numarası emre akbaba'dır.
hocanın kadro tercihi ve taktik planı genel olarak tuttu, her açıdan yolunda giden bir maçtı, sadece ndiaye değişikliğini yapıp kırmızıdan koruyamaması gecenin hocanın tek üzücü yanıydı. napalım ona da nazar boncuğu deyip yolumuza bakalım, yolumuz açık. hepimizin bir hayali var
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar