bugün
- özgürlük nedir sorunsalı6
- sabahtan beri aç olmak4
- etli biber dolması yapan erkek6
- true silik olsun10
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- sucuk döner5
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- aç karnına markete girmek2
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek2
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- platon un mağara alegorisi12
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- sözlüğün kırbacı5
- islamda kadın6
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü29
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- tavuk döner2
- bıçak arası2
- gocu34
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- yeralti edebiyatcisi9
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- kiraz cicegi kolonyasi28
- jahrein2
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
"Bir gün Ulucami´de dilenen bir küçük kız gördüm, içim yandı...Güzel çocuk avucunu açmış mütamediyen, 'Ji bo Xwedê sedeqekê' diye yalvarıyordu. Birkaç kuruş verdim. Türkçe bilip bilmediğini sordum. Diyarbekir şivesi ile, 'Anliyem ama çeviremiyem' dedi. Ben ayrılırken kendisince arkamdan dua etti, 'Xwedê gunehê te auf û bike'. Bu söz beni büsbütün deliye çevirdi.
Kızın bu sözünü, 'Niye beni bu durumdan kurtaramıyorsunuz? Onun için günahkârsınız...' anlamında kavrıyordum. Ben de kendimi günahkâr kabul ettim. Ertesi gün, 'Ji bo Xwedê sedeqekê' başlığıyla bu olayı yazıya dönüştürerek gazetede yayınladım.Yazım, gazetenin ileri Yurt adınından kinaye olarak , Aman Ne ileri Yurt başlığıyla çıktı. Bomba tesiri yaptı. Savcılık derhal dava açtı, nasıl olur da Kürtçe yazı yazılır diye.
Ama peşini bırakmadım. Yaptığım her hayali röportaja Kürtçeyi de serpştiriyordum. Tabii hepsi dava konusu oluyordu. Yaptığım hayali röportajlar da politikti ve Kürdistan´in sefil durumunu ifade ediyordu. Bunlardan birinde dilenci bir ihtiyarla konuştum. Niye dilendiğini sordum, cevabını Kürtçe olarak şöyle yazdım: 'Ma ez ci bikim. Tu dibînî, ji her du cavê xwe ez kor im. Kurekî min hebû, wî jî bi dar kirin. Dîya wî jî pey wî da kerbena mir. Ez li vî rastî bê xwedî û bê Xweda ma me'.
Bu yazı da mahkemelik oldu. Yalnız Kürtçe yazdığım için değil, geçmiş siyasi olayları dile getirerek vatandaşlar arasına nifak ve fesat soktuğum da ilave edildi. Bundan da beraat ettim. Çünkü davama namuslu Kürt avukatlar giriyordu. Diyarbekir´in küçük mahkeme salonlarında dinleyicilere yer kalmıyordu. Bu arada benimle hâkimler arasında enteresan konuşmalar da geçiyordu. Bir-iki örnek vereyim: Asliye Ceza Hakimi Ahmet Bey bir celsede bana dedi ki, 'Musa Bey, ne diye Kürtçe yazıyorsunuz?'
Ben de kendisine, 'Hakim Bey, Istanbul´da Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler gazete çıkarıyorlar. Ayrıca ingilizce ve Fransızca gazete de çıkıyor. Ben Kürtçe yazıyorum diye ne olacak?' dedim.
Hâkim, 'Efendim onlar azınlıktır' dedi.
Ben, 'Hâkim Bey, yani bir memlekette azınlık çoğunluktan daha mı avantajlıdır? Eğer bir azınlık kadar hakkım yoksa ben böyle çoğunluğu ne yapayım? Lütfen Karar verin ve beni de azınlık kabul edin', dedim. Hâkim, avukatlar, Hatta savcı güldüler.'
musa anter*
Kızın bu sözünü, 'Niye beni bu durumdan kurtaramıyorsunuz? Onun için günahkârsınız...' anlamında kavrıyordum. Ben de kendimi günahkâr kabul ettim. Ertesi gün, 'Ji bo Xwedê sedeqekê' başlığıyla bu olayı yazıya dönüştürerek gazetede yayınladım.Yazım, gazetenin ileri Yurt adınından kinaye olarak , Aman Ne ileri Yurt başlığıyla çıktı. Bomba tesiri yaptı. Savcılık derhal dava açtı, nasıl olur da Kürtçe yazı yazılır diye.
Ama peşini bırakmadım. Yaptığım her hayali röportaja Kürtçeyi de serpştiriyordum. Tabii hepsi dava konusu oluyordu. Yaptığım hayali röportajlar da politikti ve Kürdistan´in sefil durumunu ifade ediyordu. Bunlardan birinde dilenci bir ihtiyarla konuştum. Niye dilendiğini sordum, cevabını Kürtçe olarak şöyle yazdım: 'Ma ez ci bikim. Tu dibînî, ji her du cavê xwe ez kor im. Kurekî min hebû, wî jî bi dar kirin. Dîya wî jî pey wî da kerbena mir. Ez li vî rastî bê xwedî û bê Xweda ma me'.
Bu yazı da mahkemelik oldu. Yalnız Kürtçe yazdığım için değil, geçmiş siyasi olayları dile getirerek vatandaşlar arasına nifak ve fesat soktuğum da ilave edildi. Bundan da beraat ettim. Çünkü davama namuslu Kürt avukatlar giriyordu. Diyarbekir´in küçük mahkeme salonlarında dinleyicilere yer kalmıyordu. Bu arada benimle hâkimler arasında enteresan konuşmalar da geçiyordu. Bir-iki örnek vereyim: Asliye Ceza Hakimi Ahmet Bey bir celsede bana dedi ki, 'Musa Bey, ne diye Kürtçe yazıyorsunuz?'
Ben de kendisine, 'Hakim Bey, Istanbul´da Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler gazete çıkarıyorlar. Ayrıca ingilizce ve Fransızca gazete de çıkıyor. Ben Kürtçe yazıyorum diye ne olacak?' dedim.
Hâkim, 'Efendim onlar azınlıktır' dedi.
Ben, 'Hâkim Bey, yani bir memlekette azınlık çoğunluktan daha mı avantajlıdır? Eğer bir azınlık kadar hakkım yoksa ben böyle çoğunluğu ne yapayım? Lütfen Karar verin ve beni de azınlık kabul edin', dedim. Hâkim, avukatlar, Hatta savcı güldüler.'
musa anter*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar