bugün
- kürtlerin başarılı olduğu konular7
- türklerin başarılı olduğu konular7
- arapların iyi olduğu konular4
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın8
- ispanyolların başarılı olduğu konular4
- ellerim bos gonlum hos neyin kafasını yaşıyor3
- google hizmetlerini kullanan yahudi sevici vex3
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- israil de özelleştirilen f35 adir ler3
- yahudilerin en iyi olduğu konu teknoloji3
- tayvanın iyi olduğu konular3
- italyanların başarılı olduğu konular4
- hamsili cilt kremi8
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- roboski3
- sobayla konuşan adama dahi demek3
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- yahudilerin en iyi olduğu konular3
- bahtı değil iştahı açık olan kız4
- tavuk şiş3
- plaza kadınları3
- akp seçmeni12
- moğolların başarılı olduğu konular2
- tanrının iyi olduğu konular2
- israil lobisi neden bu kadar çok güçlü2
- endonezyanın başarılı olduğu konular2
- intel'in israil tesisleri2
- akp li kadınlar3
- erkek olmasaydın seninle olurdum diyen yazar2
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler2
- ingilizlerin başarılı olduğu konular2
- nurcuların biraz şey olduğu gerçeği2
- galatasaray2
- lazların iyi olduğu konular2
- japonların başarılı olduğu konular2
- muzlu fit kek2
- arkadaşlar ben hamaratsız mıyım3
- evrenin neden varolduğu sorunsalı2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- fatma betül sayan kaya ağlıyor3
- ahmet san5
- plaza dili ve edebiyatı3
- zorba arkadaşlar3
- internet6
- anın görüntüsü14
- kız troller12
- kalabalığı seviyor musunuz13
- sözlüğün girişine tartı koymak2
- fatma betül sayan kaya35
- arkadaşlar ne pişirsem2
Türkistan'daki Buhara şehrinden yola çıkarak Mekke - Medine'yi dolaştıktan sonra 1389 yılında Bursa'ya yerleşen Muhammed Şemseddin, gösterdiği kerametlerle bir anda halkın sevgisini ve saygısını topladı.
Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Hatun'la evlenen Muhammed Şemseddin halk arasında Emir Sultan adıyla anılır oldu. O, halkı din yoluna çağırırken Padişah'ı da bazı konularda uyarıyor, O'na yardımcı oluyordu.
Bu arada, Emir Sultan'dan önce Bursa'ya gelip yerleşen ve her gün çarşıya gelip:
-Somun var müminler, somun var!
diye ekmek satan bir ulu kişi daha vardı ama halk, "Somuncu Baba" dediği bu zatın kerametlerinden habersizdi.
Günlerden bir gün, Yıldırım Bayezid'in damadı Emir Sultan hazretleri, elindeki çömlekle birlikte bu zatın fırınına çıkageldi! Ekmeklerle birlikte çömlekteki yemeğin de pişirilmesini istiyordu.
Somuncu Baba, küreğin üzerine koyduğu çömleği fırına sürmeye çalıştı ama, nafile! O küçük çömlek fırına bir türlü girmiyordu!..
Somuncu Baba, geride durup seyreden Emir Sultan'ın yüzüne baktı ve yüzünde beliren tatlı bir tebessümle konuştu: "
-Anladım... Bu işi ancak sen başarabilirsin!
Emir Sultan küreği aldı ve kolayca içeri sürmeyi başardı. Ama fırının içinde ateş yoktu ve soğuktu. Soran gözlerle ama tatlı bir tebessümle Somuncu Baba'ya baktı. Somuncu Baba yine aynı eda ile konuştu:
-Bekle... Az sonra pişer!
Karşılıklı gösterilen kerametlerden sonra iki ulu kişi birbirlerini tanıyıp dost olmuşlardı.
Niğbolu zaferinin anısına Bursa Ulu Cami'yi yaptıran Yıldırım Bayezid, açılışı damadının yapmasının uygun olacağını düşünmüştü. Cuma günü, kalabalık cemaatin önünde seslendi:
-Ya Emir! Kapıları sen aç ve cemaata vaaz edip namaz kıldır. Veli kişi olduğun için bu şeref sana aittir!
Emir Sultan cevap verdi:
-Hayır Sultanım! Bu şerefi Şeyh Ebu Hamideddin-i Aksarayi hazretlerine vermelisiniz!
-Bu zat kim ola ki?
-Belki duymuşsunuzdur Sultanım... Somuncu Baba derler bir ekmekçi koca vardır. Ulu Cami işçilerine de ekmek satmıştır. işte bu zat O'dur!
Somuncu Baba:
-Ne ettin Emirim, bizi ele verdin!
diyerek bütün alçakgönüllülüğüyle camiyi açtı, kürsüye çıkıp vaaz ve nasihatlerde bulundu. Herkes O'na hayran olmuştu.
Rivayete göre Somuncu Baba camiin her kapısından aynı anda çıkmıştır.
Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Hatun'la evlenen Muhammed Şemseddin halk arasında Emir Sultan adıyla anılır oldu. O, halkı din yoluna çağırırken Padişah'ı da bazı konularda uyarıyor, O'na yardımcı oluyordu.
Bu arada, Emir Sultan'dan önce Bursa'ya gelip yerleşen ve her gün çarşıya gelip:
-Somun var müminler, somun var!
diye ekmek satan bir ulu kişi daha vardı ama halk, "Somuncu Baba" dediği bu zatın kerametlerinden habersizdi.
Günlerden bir gün, Yıldırım Bayezid'in damadı Emir Sultan hazretleri, elindeki çömlekle birlikte bu zatın fırınına çıkageldi! Ekmeklerle birlikte çömlekteki yemeğin de pişirilmesini istiyordu.
Somuncu Baba, küreğin üzerine koyduğu çömleği fırına sürmeye çalıştı ama, nafile! O küçük çömlek fırına bir türlü girmiyordu!..
Somuncu Baba, geride durup seyreden Emir Sultan'ın yüzüne baktı ve yüzünde beliren tatlı bir tebessümle konuştu: "
-Anladım... Bu işi ancak sen başarabilirsin!
Emir Sultan küreği aldı ve kolayca içeri sürmeyi başardı. Ama fırının içinde ateş yoktu ve soğuktu. Soran gözlerle ama tatlı bir tebessümle Somuncu Baba'ya baktı. Somuncu Baba yine aynı eda ile konuştu:
-Bekle... Az sonra pişer!
Karşılıklı gösterilen kerametlerden sonra iki ulu kişi birbirlerini tanıyıp dost olmuşlardı.
Niğbolu zaferinin anısına Bursa Ulu Cami'yi yaptıran Yıldırım Bayezid, açılışı damadının yapmasının uygun olacağını düşünmüştü. Cuma günü, kalabalık cemaatin önünde seslendi:
-Ya Emir! Kapıları sen aç ve cemaata vaaz edip namaz kıldır. Veli kişi olduğun için bu şeref sana aittir!
Emir Sultan cevap verdi:
-Hayır Sultanım! Bu şerefi Şeyh Ebu Hamideddin-i Aksarayi hazretlerine vermelisiniz!
-Bu zat kim ola ki?
-Belki duymuşsunuzdur Sultanım... Somuncu Baba derler bir ekmekçi koca vardır. Ulu Cami işçilerine de ekmek satmıştır. işte bu zat O'dur!
Somuncu Baba:
-Ne ettin Emirim, bizi ele verdin!
diyerek bütün alçakgönüllülüğüyle camiyi açtı, kürsüye çıkıp vaaz ve nasihatlerde bulundu. Herkes O'na hayran olmuştu.
Rivayete göre Somuncu Baba camiin her kapısından aynı anda çıkmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar