bugün
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- para mı aşk mı sorunsalı5
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- futbol9
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- süper lig5
- milan skriniar8
- arkadaşlar sizce bu kürt nasıl3
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- fenerbahçe21
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar3
- truenun amı olması3
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor2
- nervio varıdı nerede o11
- rasim ozan kütahyalı3
- israil den türkiye'ye suriye de üs uyarısı2
- konyaspor2
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı4
- sözlük yazarlarının favori dizisi7
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl4
- velvet50
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- sağcıların ortak özellikleri3
- kasımpaşa3
- chp kazanırsa abdullah öcalan serbest kalacak3
- çorum3
- kasımpaşa sk3
- çorum fk3
- sözlük kızlarının babaları5
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi2
- yakışıklı türk ünlüler3
- osuruktan şiirler89
- nabıcaz be kamil2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- tai lung26
- tuvaletin tıkanması3
- 1948 arap israil savaşı8
- brezilya2
- sophie dee'nin memeleri5
- 22 ağustos 2026 rizespor samsunspor maçı2
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru3
- ismet gurbuz 202412
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz7
- dolar isterse 100 olsun41
- bira6
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- yazarların favori oyun karakteri4
- filistin de genel seçimlerin zamanında yapılması2
" eğer birini gerçekten özlüyorsanız bunu doğru ifade edebilecek cümleleri saatlerce arasanız bile yazacak hiçbir şey bulamazsınız. çok, pek çok, en çok diye devam eden cümleler birer ölçü ifade ederler ve bunların daha çoğu da hep mümkündür. ama gerçekten özlüyorsanız söyleyebileceğiniz hiçbir şey yoktur.
öfke, kızgınlık, kavgalar. birer birer kaybolurlar ve geriye sadece o kalır. bu sevgiden beslenen ama zamanla onun bile ötesine geçen bir duygudur. tarifi mümkün olmayan ancak etkilerine bakarak gücünü hissedebileceğiniz bir his. yumruk gibi takılıp kalır boğazınıza, her yerde sizinle beraberdir. bundan kurtulmak için çabalar durursunuz ama nafile. zaman zaman unutturur kendisini, geçer gibi olur. sevimli bir çocuk bakışı, arkadaşlarla içilen bir kaç bardak rakı, günlük hayatın sıradan koşuşturmaları bazen o hissin üstünü örter gibi olur. unutmazsınız ama, alıştığınızı zannedersiniz. ve yalancı bir rahatlamaya doğru kayar bünyeniz.
ama sonunda, özellikle yalnız olduğunuz bir an gerçek çırılçıplak dikiliverir karşınıza. özlüyorsunuzdur işte, bütün o yalancı rahatlamalarınız illüzyondan başka bir şey değildir. küçücük bir şeyle kol kola çıkar karşınıza ve ruhunuzu yeniden kanatıverir o his. bazen bir eşya, bazen bir şarkı, ya da telefonunuzun titreşivermesi. zaman mekan tanımaz. ve böyle zamanlarda insanın en zavallı halini yaşarsınız. çaresizsinizdir, uzaklaşmak istersiniz neredeyseniz, gülümsemeye çalışırsınız ama yüzünüzdeki tebessüm yeni boyanmış beyaz bir duvarda öldürülen sivrisineğin kalıntısı gibi iğreti durur.
vicdan azabı gibi dolaşırsınız insanların arasında. kurtulmaya çalıştıkça komik durumlara düşersiniz. karmakarışık beyniniz ve paramparça ruhunuzla oradan oraya sürüklersiniz kendinizi bir süre. zamanla bu hareketliliğin yerini acınası bir kabullenme alır. artık eminsinizdir, özlemek sizin kaderinizdir. ve bununla mücadele etmekten vazgeçersiniz. unutmaya çalışmışsınızdır, ama olmamıştır. sakinleşirsiniz artık, bu belki de en acı evredir. beklemeye başlarsınız, kimselere bir şey anlatmazsınız. hayat etrafınızda akıp gitmeye devam eder ve kimselerin sizin acılarınızı uzun uzun dinlemekle geçirecek kadar uzun zamanı yoktur. kelimenin tam anlamıyla yapayalnızsınızdır artık. beklersiniz, bu bekleyişin sonu var mıdır yok mudur bunu hiç kimse bilemez. umudunuzu hiçbir zaman yitirmediğinizden bu umut size gereken sabrı da verir. belki de çaresizlikten kaynaklanan bir sabırdır bu bilemeyiz. ama siz artık sesinizi çıkarmadan bir köşede sadece güzel şeyler düşünerek özlemeye devam edersiniz. ve özlemenin bu hali hiçbir dilde, hiçbir kelimeyle anlatılamaz.
eğer birini gerçekten özlüyorsanız bunu doğru ifade edebilecek cümleleri saatlerce arasanız bile yazacak hiçbir şey bulamazsınız. "
*
öfke, kızgınlık, kavgalar. birer birer kaybolurlar ve geriye sadece o kalır. bu sevgiden beslenen ama zamanla onun bile ötesine geçen bir duygudur. tarifi mümkün olmayan ancak etkilerine bakarak gücünü hissedebileceğiniz bir his. yumruk gibi takılıp kalır boğazınıza, her yerde sizinle beraberdir. bundan kurtulmak için çabalar durursunuz ama nafile. zaman zaman unutturur kendisini, geçer gibi olur. sevimli bir çocuk bakışı, arkadaşlarla içilen bir kaç bardak rakı, günlük hayatın sıradan koşuşturmaları bazen o hissin üstünü örter gibi olur. unutmazsınız ama, alıştığınızı zannedersiniz. ve yalancı bir rahatlamaya doğru kayar bünyeniz.
ama sonunda, özellikle yalnız olduğunuz bir an gerçek çırılçıplak dikiliverir karşınıza. özlüyorsunuzdur işte, bütün o yalancı rahatlamalarınız illüzyondan başka bir şey değildir. küçücük bir şeyle kol kola çıkar karşınıza ve ruhunuzu yeniden kanatıverir o his. bazen bir eşya, bazen bir şarkı, ya da telefonunuzun titreşivermesi. zaman mekan tanımaz. ve böyle zamanlarda insanın en zavallı halini yaşarsınız. çaresizsinizdir, uzaklaşmak istersiniz neredeyseniz, gülümsemeye çalışırsınız ama yüzünüzdeki tebessüm yeni boyanmış beyaz bir duvarda öldürülen sivrisineğin kalıntısı gibi iğreti durur.
vicdan azabı gibi dolaşırsınız insanların arasında. kurtulmaya çalıştıkça komik durumlara düşersiniz. karmakarışık beyniniz ve paramparça ruhunuzla oradan oraya sürüklersiniz kendinizi bir süre. zamanla bu hareketliliğin yerini acınası bir kabullenme alır. artık eminsinizdir, özlemek sizin kaderinizdir. ve bununla mücadele etmekten vazgeçersiniz. unutmaya çalışmışsınızdır, ama olmamıştır. sakinleşirsiniz artık, bu belki de en acı evredir. beklemeye başlarsınız, kimselere bir şey anlatmazsınız. hayat etrafınızda akıp gitmeye devam eder ve kimselerin sizin acılarınızı uzun uzun dinlemekle geçirecek kadar uzun zamanı yoktur. kelimenin tam anlamıyla yapayalnızsınızdır artık. beklersiniz, bu bekleyişin sonu var mıdır yok mudur bunu hiç kimse bilemez. umudunuzu hiçbir zaman yitirmediğinizden bu umut size gereken sabrı da verir. belki de çaresizlikten kaynaklanan bir sabırdır bu bilemeyiz. ama siz artık sesinizi çıkarmadan bir köşede sadece güzel şeyler düşünerek özlemeye devam edersiniz. ve özlemenin bu hali hiçbir dilde, hiçbir kelimeyle anlatılamaz.
eğer birini gerçekten özlüyorsanız bunu doğru ifade edebilecek cümleleri saatlerce arasanız bile yazacak hiçbir şey bulamazsınız. "
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar