bugün
- yunan aşığı tip15
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması13
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan adalarına gitmek20
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak14
- rüyada nervio yu görmek5
- ucu nereye giderse gitsin4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi5
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- rujlu erkekle öpüşmek14
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- centaur sırtına binip topraklar fethetmek3
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- 3 ayda bir duş almak5
- mini sosis2
- mevlana celaleddin rumi'nin yunan olması2
- my name is buck2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- çok düşünmek neyin belirtisidir5
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- bu saatte hala uluyamama sebebi5
- evinden çıkarılıp sokakta öldürülmek2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- gri havaların sevgilisi şarkılar2
- ölüyorum lan ölüyorum6
- miss universe türkiye 20262
- yazarların sabah kahvaltısı6
- recep tayyip erdoğan27
- beyazlar içinde görmek istediğiniz yazar2
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- nervio23
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- from gold from dust13
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- çin'e demokrasi gelsin10
Zekat; temizlik, bereket, çoğalma, güzel övgü manalarını taşır. Din deyiminde ise; ''Bir malın belli bir miktarını, belli bir zaman sonra hak sahibi olan bir kısım müslümanlara Yüce Allah'ın rızası için tamamen temlik etmek (mülkiyetine geçirmek) tir.''
Zekat vermek farzdır. Peygamberimizin hicretlerinin ikinci yılında, oruçtan önce farz kılınmıştır. islamın şartlarından birini teşkil etmektedir. Belli miktarda bulunan nakit paraların ve ticaret mallarının üzerinden bir yıl geçince, zekatlarını geciktirmeden hemen vermek gerekir. Çünkü bu zekat mallarına yoksulların hakkı geçmiş oluyor. Artık bu hakkı özürsüz olarak geciktirmek caiz olmaz.
Diğer bir görüşe göre, zekatın verilmesi geciktirmeli olarak farzdır. Sene sonunda hemen verilmesi gerekmez. Zekat borcu olan kimse, bunu hayatta bulunduğu sürece ödeyebilir. Ödeyemeden ölürse, o zaman günahkar olur. Fakat doğru olan birinci görüştür.
Zekat verecek kimse, müslüman, hür, akla sahip ve buluğ çağına ermiş olmalıdır. Buna göre, müslüman olmayanlar, köle ve cariyeler, mecnunlar ve çocuklar zekat vermekle yükümlü değillerdir. Gayri müslimler zekat vermekle mükellef değillerdir. Öyle ki, (Allah korusun), bir müslüman bir müddet hak dinden çıkıp ondan sonra tevbe ederek Allah'dan mağfiret dilese, dinden çıkış (irtidat) zamanında zekat vermek ona farz olmayacağı gibi, irtidatından daha önceki zamana ait zekat borçları da düşmüş olur. Çünkü zekatın farzıyetinde islam şart olduğu gibi, bekasında da şarttır.
Zekat verecek kimse, temel ihtiyaçlarından ve borçlarından başka nisap miktarı veya daha fazla bir mala sahip bulunmalıdır. Bu miktar malı bulunmayana zekat farz olmaz.
Zekatı verilmesi gereken mal, gerçekten veya hüküm bakımından artıcı bulunmalıdır. Böyle olmayan mallardan zekat gerekmez. Nisap miktarından fazla olması hükmü değiştirmez.
Zekat gerekmesi için, bir mal üzerinden tam bir yıl geçmiş bulunmalıdır. Zekatın gereği için, tam bir mülkiyet bulunmalıdır. Bir malın mülkiyetiyle beraber onun elde de bulunması gerekir.Yine, elinde rehin mal bulunan bir kimseye, rehinden dolayı zekat gerekmez. Çünkü rehin, bir borç karşılığıdır. Bunda malikinin ele geçirip sahip olma hakkı yoktur. Satın alınıp da henüz de geçirilmemiş bulunan bir mal, ele geçmiş hükmünde olarak zekata bağlıdır. Bu nisaba girer, ondan zekat vermek gerekir. Yolculuk halinde bulunan kimse de, malının zekatını vermekle yükümlüdür. Her ne kadar o, malını elinde bulundurmuyorsa da, vekili aracılığı ile onu kullanmaya gücü vardır.
Zekat verilecek kimseler, müslüman fakirler, miskinler, borçlular, yolcular, mükatepler (sözleşmeli köleler), mücahitler ve amiller (zekat toplayıcıları) olmak üzere yedi kısımdır.
Bir kimse, kendi zekatını fakir bulunan zevcesine, usulüna (babasına, dedesine, anasına ninesine...) ve çocuklarına, çocuklarının çocuklarına veremez. iddet beklemekte olan boşanmış zevcesine de veremez. Çünkü buna vereceği zekatın yararı kısmen de olsa kendisine ait bulunmuş olur. Oysa bu yarar, tamamen kendisinden kesilmiş bulunmalıdır. imamı Azam'a göre, bir kadın da zekatını, fakir bulunan kocasına veremez. Çünkü adete göre, aralarında bir menfaat ortaklığı vardır, iki imama göre, kadın fakir olan kocasına zekatını verebilir. Temel ihtiyaçlarından başka nisap miktarı bir mala sahib olana da zekat verilemez. Bir kimse zekatını, zengin bir erkeğin (buluğa ermemiş) küçük çocuğuna veremez. Çünkü bu çocuk, babasının malı ile zengin sayılır. Fakat zengin bir kadının fakir ve yetim olan ve babası müslüman olan çocuğuna zekat verilebilir. Çünkü bu çocuğun nesebi, baba tarafından sabittir; anasının serveti ile zengin sayılmaz.
Yine, bir kimse zekatını, zengin bir adamın fakir ve müslüman olan babasına veya zengin bir adamın fakir ve müslüman olan (buluğa ermiş) büyük çocuğuna veya o şahsın fakir ve müslüman bulunan zevcesine verebilir. Çünkü bunlar birer şahıs olarak tasarrufa ehildirler, birbirlerinin serveti ile zengin sayılmazlar.
Zekat, müslüman olmayanlara verilemez. Zekatı akrabaya vermek daha faziletlidir. Zekata ehil olup olmadığında şüphe edilen bir kimseye araştırma yapmaksızın verilen zekat, geçerli olmamak tehlikesindedir. Eğer sonradan o kimsenin fakir olduğu meydana çıkmış olursa, zekat yerini bulmuş olur, değilse olmaz.
Zekat vermek farzdır. Peygamberimizin hicretlerinin ikinci yılında, oruçtan önce farz kılınmıştır. islamın şartlarından birini teşkil etmektedir. Belli miktarda bulunan nakit paraların ve ticaret mallarının üzerinden bir yıl geçince, zekatlarını geciktirmeden hemen vermek gerekir. Çünkü bu zekat mallarına yoksulların hakkı geçmiş oluyor. Artık bu hakkı özürsüz olarak geciktirmek caiz olmaz.
Diğer bir görüşe göre, zekatın verilmesi geciktirmeli olarak farzdır. Sene sonunda hemen verilmesi gerekmez. Zekat borcu olan kimse, bunu hayatta bulunduğu sürece ödeyebilir. Ödeyemeden ölürse, o zaman günahkar olur. Fakat doğru olan birinci görüştür.
Zekat verecek kimse, müslüman, hür, akla sahip ve buluğ çağına ermiş olmalıdır. Buna göre, müslüman olmayanlar, köle ve cariyeler, mecnunlar ve çocuklar zekat vermekle yükümlü değillerdir. Gayri müslimler zekat vermekle mükellef değillerdir. Öyle ki, (Allah korusun), bir müslüman bir müddet hak dinden çıkıp ondan sonra tevbe ederek Allah'dan mağfiret dilese, dinden çıkış (irtidat) zamanında zekat vermek ona farz olmayacağı gibi, irtidatından daha önceki zamana ait zekat borçları da düşmüş olur. Çünkü zekatın farzıyetinde islam şart olduğu gibi, bekasında da şarttır.
Zekat verecek kimse, temel ihtiyaçlarından ve borçlarından başka nisap miktarı veya daha fazla bir mala sahip bulunmalıdır. Bu miktar malı bulunmayana zekat farz olmaz.
Zekatı verilmesi gereken mal, gerçekten veya hüküm bakımından artıcı bulunmalıdır. Böyle olmayan mallardan zekat gerekmez. Nisap miktarından fazla olması hükmü değiştirmez.
Zekat gerekmesi için, bir mal üzerinden tam bir yıl geçmiş bulunmalıdır. Zekatın gereği için, tam bir mülkiyet bulunmalıdır. Bir malın mülkiyetiyle beraber onun elde de bulunması gerekir.Yine, elinde rehin mal bulunan bir kimseye, rehinden dolayı zekat gerekmez. Çünkü rehin, bir borç karşılığıdır. Bunda malikinin ele geçirip sahip olma hakkı yoktur. Satın alınıp da henüz de geçirilmemiş bulunan bir mal, ele geçmiş hükmünde olarak zekata bağlıdır. Bu nisaba girer, ondan zekat vermek gerekir. Yolculuk halinde bulunan kimse de, malının zekatını vermekle yükümlüdür. Her ne kadar o, malını elinde bulundurmuyorsa da, vekili aracılığı ile onu kullanmaya gücü vardır.
Zekat verilecek kimseler, müslüman fakirler, miskinler, borçlular, yolcular, mükatepler (sözleşmeli köleler), mücahitler ve amiller (zekat toplayıcıları) olmak üzere yedi kısımdır.
Bir kimse, kendi zekatını fakir bulunan zevcesine, usulüna (babasına, dedesine, anasına ninesine...) ve çocuklarına, çocuklarının çocuklarına veremez. iddet beklemekte olan boşanmış zevcesine de veremez. Çünkü buna vereceği zekatın yararı kısmen de olsa kendisine ait bulunmuş olur. Oysa bu yarar, tamamen kendisinden kesilmiş bulunmalıdır. imamı Azam'a göre, bir kadın da zekatını, fakir bulunan kocasına veremez. Çünkü adete göre, aralarında bir menfaat ortaklığı vardır, iki imama göre, kadın fakir olan kocasına zekatını verebilir. Temel ihtiyaçlarından başka nisap miktarı bir mala sahib olana da zekat verilemez. Bir kimse zekatını, zengin bir erkeğin (buluğa ermemiş) küçük çocuğuna veremez. Çünkü bu çocuk, babasının malı ile zengin sayılır. Fakat zengin bir kadının fakir ve yetim olan ve babası müslüman olan çocuğuna zekat verilebilir. Çünkü bu çocuğun nesebi, baba tarafından sabittir; anasının serveti ile zengin sayılmaz.
Yine, bir kimse zekatını, zengin bir adamın fakir ve müslüman olan babasına veya zengin bir adamın fakir ve müslüman olan (buluğa ermiş) büyük çocuğuna veya o şahsın fakir ve müslüman bulunan zevcesine verebilir. Çünkü bunlar birer şahıs olarak tasarrufa ehildirler, birbirlerinin serveti ile zengin sayılmazlar.
Zekat, müslüman olmayanlara verilemez. Zekatı akrabaya vermek daha faziletlidir. Zekata ehil olup olmadığında şüphe edilen bir kimseye araştırma yapmaksızın verilen zekat, geçerli olmamak tehlikesindedir. Eğer sonradan o kimsenin fakir olduğu meydana çıkmış olursa, zekat yerini bulmuş olur, değilse olmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar