bugün
- erkeklerin obur olduğu algısı16
- hikayeyi devam ettir29
- nickten isim tahmini yapmak60
- pizzada ince hamur tercih eden erkek10
- cem küçük5
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken6
- hayattan zevk alamamak10
- öbür sözlük6
- uysaljakoben16
- sözlükçülerin zeka seviyeleri3
- yeni parti50
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey11
- mutlak but3
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- size yapılmayan iyiliğin başkasına yapılması2
- kekeme kız2
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- yazarların zeka seviyeleri8
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- jelibon domuz aromalı lokumdur2
- sözlüğün amına kim koydu4
- sözlüğün aptal kaynaması2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı2
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi5
- bir sözlük kızıyla seks yapmak4
- ahbap derneği ne kayyım3
- aylık 495 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- admin reyis sal şu botları sözlük öldü neredesin2
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- ammına koydumun ergenleri7
- nasreddinhoca7
- mehdinin almanyada olma ihtimali5
- kuşkaş4
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- güzel kızların pizza yemesi7
- faik öztrak5
- ali haydar fırat2
- zorunlu eğitim3
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler4
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- kuvvet formülünün analizi4
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- kemalistlerin kazandığı en son seçim2
- ilah5
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
türkiye'de ve hatta dünyada artık varolmayan gerçek tavukçuluk sektörünün isimlendirilmiş halidir.
evet, artık gerçek tavuk, gerçek yumurta yok, endüstriyel-hibrit tavuklar var.
endüstriyel tavukçuluk ne yazık ki dünyanın başına 1960'larda rockefeller vakfı'nın sektöre girmesi ile musallat olmuş bir beladır.
1960'lı yıllarda tavuk endüstrisi eski tip cins tavukların yerine geçecek yeni tip civcivler, yani hibrit tavuklar üretmeye başlamıştır.
bu yapılırken de açıklanan hedef yüksek verimlilikti.
gerçekten de yoksul halkın temel protein kaynağı tavuktur. herkes, her ev tavuk yiyor, ama yine herkes yediği tavuğun lezzetsiz olduğundan şikayetçi.
neden?
eskiden evlerde tavuk piştiği zaman çok güzel kokardı, o tavuk en az 1 saat pişerdi, lezzetine doyulamazdı.
hatta o tavuk suyuna çorba yapılırdı şifa niyetine, bu çorbaya da "yahudi penisilini" denirdi.
bugün bir tavuk 15 dakikada pişiyor, ne kokusu, ne tadı var.
sofraya konuyor, o tavuğun suyundan çorba yapmak da mümkün değil, tatsız, tuzsuz bir şey ortaya çıkıyor.
işte bütün bunlara sebep olan bu endüstriyel tavukçuluktur.
ilk endüstriyel tavuklar abd'de 1930'larda tasarlanmaya başlandı. 1946'da ise ilk genetik tavuk elde edildi. 50'li yıllarda ise endüstriyel tavuklar, "etlik" ve "yemlik" diye ikiye ayrıldı.
geliştirilen endüstriyel tavuk çeşitleri;
-plymouth rock,
-new hampshire,
-rhode island red,
-wyandotte...
cinsleri kısa sürede tüm dünyaya yayıldı.
bugün soframıza koyduğumuz tavukların yüzde 80'i plymouth rock cinsi broyler tavuk ırkıdır.
endüstriyel tavukçuluk sadece etlik olarak değil, yumurtalık olarak da dünyaya hakim.
yukarıda bahsettiğimiz plymouth rock ırkı broyler tavuğun melezleştirilmiş hali olan ross ve cobb ırkları da yine rockefellerlerin bir başka küresel şirketi olan arbor acres tarafından geliştirildi ve dünyaya dağıtıldı.
normal yumurtalık bir tavuğun yıllık ortalama yumurtlama adedi 120 iken, arbor acres'in geliştirdiği bu tavuklar 210 yumurta verebiliyordu...
peki nasıl?
endüstriyel tavuk nasıl üretiliyordu?
endüstriyel tavuk, hayvanların genetik yapısıyla oynanan, hareket ortamlarının kısıtlandığı ve doğal olmayan yemlerle beslenerek yüksek verimliliğe odaklanmış bir üretimdir.
bu sistemde, civciv güneşe çıkamadığı için kemikleri sağlıksız gelişir, bu yüzden hayvan sadece et yapar. bu civcivlerin yaşamlarının ilk haftası boyunca kümes ışıkları sürekli yakılır ve hayvan gün ışığı altında sürekli yemeye teşvik edilir. sürekli yem yiyen civciv hızla kilo alır ve gelişir.
maksimum 42 gün içinde de kesimlik hale gelir.
işte insanlar normalde 1 yılda ulaşması gereken ağırlığa 40 günde ulaşan ve eti 15 dakikada pişen bu sağlıksız ürünleri tüketiyor.
neden?
çünkü ucuz...
1925 yılında kesim yaşı 112 gün iken bugün 42 gün.
1925 yılında kesim olgunluğuna erişen bir tavuk kilogram başına 4.7 kg yem tüketirken, bugün kilogram başına sadece 500 gram yem tüketiyor.
bu da tavukçuluk maliyetlerini bir hayli ucuzlaştırıyor.
peki bir tavuk 40 günde sadece 2 kilo yem tüketerek 4-4.5 kg et verebilecek hale nasıl geliyor?
cevabı basit, hormon...
endüstriyel tavukçuluğun çevresel faktörleri de var.
örneğin, bir tavuk sadece 1 kilo alabilsin diye atmosfere 2.35 kg karbondioksit salınıyor ve 4 ton temiz su harcanıyor. endüstriyel tavukçuluk kümeslerinde bir kümeste 250 bin tavuk olduğunu hatırlatmakta fayda var. hesabını siz yapın.
dünyadaki sera gazı salınımının yüzde 8'i endüstriyel tavukçuluktan kaynaklanıyor.
ayrıca tavuk yemlerinde kullanılan gdo'lu ürünler için ekilen soya-mısır vb ürünlerin toprağı kirlettiğini, zehir saçtığını da bilmeyen yoktur sanırım.
türkiye bu endüstriyel tavukçulukta neredeyse tamamen dışa bağımlı durumda, daha doğrusu o duruma getirildi.
çünkü yukarıda da bahsettiğimiz üzre, tavuk, yoksul halkın temel protein kaynağı durumunda.
ülkemizde yılda 1 milyar tavuk kesiliyor. türkiye'de dünya ortalamasının 1.5 katı daha fazla tavuk tüketiliyor.
türkiye'de yıllara göre kişi başına piliç tüketimi nereden nerelere geldi?
1990 yılında kişi başı yılda 2.87 kg piliç tüketilirken,
2000'de 9.75 kg'ya çıktı.
2010'da ise bu rakam 17.50 kg oldu.
2016'ya gelindiğinde türkiye'de kişi başına tüketim 22 kg civarına ulaşmıştı.
ama buna mukabil, türkiye'de tavuk yeminde ithal hammadde oranı yüzde 85 civarında.
gerek etlik, gerek yumurtalık tavukta da tavuk üretebilmek için damızlığa ihtiyacımız var, damızlıkta ise tamamen dışa bağımlı durumdayız.
endüstriyel tavukçuluk küresel çetenin insanları gıda kontrolü ile ele geçirip kontrol edebildiği, ayrıca çok büyük miktarda para kazanarak insanları zehirlediği bir sektör.
türkiye'de endüstriyel tavukçuluk gelişirken geçen süreç boyunca bizim yerli tavuk ırklarımız sistemli bir şekilde yok edildi.
anadolu, türk tavuğu tamamen ortadan kaldırıldı.
son yerli tavuklarımız, küresel çete'Nin tetikçisi cargill'in köy-tür'ü batırması ile birlikte yok oldu...(bu upuzun ayrı bir yazı konusu)
bugün endüstriyel tavukçuluğu yasaklayıp yeniden yerli tavuk/yumurta üretebilme imkanımız ne yazık ki artık yok.
organik tavuk, organik köy yumurtası, gezen tavuk vb vb şeylere bakmayın. hepsi yalan, hepsi broyler tavuk...
endüstriyel tavuk zararlı, hormonlu, gdo'lu evet...
ama halkı yönetenlerin umurunda değil.
zira onların kaçak saraylarının bahçesinde organik tavuk ve bıldırcın kümesleri var.
hem halk karnını ucuza doyuruyor, daha ne istiyorsunuz?
evet, artık gerçek tavuk, gerçek yumurta yok, endüstriyel-hibrit tavuklar var.
endüstriyel tavukçuluk ne yazık ki dünyanın başına 1960'larda rockefeller vakfı'nın sektöre girmesi ile musallat olmuş bir beladır.
1960'lı yıllarda tavuk endüstrisi eski tip cins tavukların yerine geçecek yeni tip civcivler, yani hibrit tavuklar üretmeye başlamıştır.
bu yapılırken de açıklanan hedef yüksek verimlilikti.
gerçekten de yoksul halkın temel protein kaynağı tavuktur. herkes, her ev tavuk yiyor, ama yine herkes yediği tavuğun lezzetsiz olduğundan şikayetçi.
neden?
eskiden evlerde tavuk piştiği zaman çok güzel kokardı, o tavuk en az 1 saat pişerdi, lezzetine doyulamazdı.
hatta o tavuk suyuna çorba yapılırdı şifa niyetine, bu çorbaya da "yahudi penisilini" denirdi.
bugün bir tavuk 15 dakikada pişiyor, ne kokusu, ne tadı var.
sofraya konuyor, o tavuğun suyundan çorba yapmak da mümkün değil, tatsız, tuzsuz bir şey ortaya çıkıyor.
işte bütün bunlara sebep olan bu endüstriyel tavukçuluktur.
ilk endüstriyel tavuklar abd'de 1930'larda tasarlanmaya başlandı. 1946'da ise ilk genetik tavuk elde edildi. 50'li yıllarda ise endüstriyel tavuklar, "etlik" ve "yemlik" diye ikiye ayrıldı.
geliştirilen endüstriyel tavuk çeşitleri;
-plymouth rock,
-new hampshire,
-rhode island red,
-wyandotte...
cinsleri kısa sürede tüm dünyaya yayıldı.
bugün soframıza koyduğumuz tavukların yüzde 80'i plymouth rock cinsi broyler tavuk ırkıdır.
endüstriyel tavukçuluk sadece etlik olarak değil, yumurtalık olarak da dünyaya hakim.
yukarıda bahsettiğimiz plymouth rock ırkı broyler tavuğun melezleştirilmiş hali olan ross ve cobb ırkları da yine rockefellerlerin bir başka küresel şirketi olan arbor acres tarafından geliştirildi ve dünyaya dağıtıldı.
normal yumurtalık bir tavuğun yıllık ortalama yumurtlama adedi 120 iken, arbor acres'in geliştirdiği bu tavuklar 210 yumurta verebiliyordu...
peki nasıl?
endüstriyel tavuk nasıl üretiliyordu?
endüstriyel tavuk, hayvanların genetik yapısıyla oynanan, hareket ortamlarının kısıtlandığı ve doğal olmayan yemlerle beslenerek yüksek verimliliğe odaklanmış bir üretimdir.
bu sistemde, civciv güneşe çıkamadığı için kemikleri sağlıksız gelişir, bu yüzden hayvan sadece et yapar. bu civcivlerin yaşamlarının ilk haftası boyunca kümes ışıkları sürekli yakılır ve hayvan gün ışığı altında sürekli yemeye teşvik edilir. sürekli yem yiyen civciv hızla kilo alır ve gelişir.
maksimum 42 gün içinde de kesimlik hale gelir.
işte insanlar normalde 1 yılda ulaşması gereken ağırlığa 40 günde ulaşan ve eti 15 dakikada pişen bu sağlıksız ürünleri tüketiyor.
neden?
çünkü ucuz...
1925 yılında kesim yaşı 112 gün iken bugün 42 gün.
1925 yılında kesim olgunluğuna erişen bir tavuk kilogram başına 4.7 kg yem tüketirken, bugün kilogram başına sadece 500 gram yem tüketiyor.
bu da tavukçuluk maliyetlerini bir hayli ucuzlaştırıyor.
peki bir tavuk 40 günde sadece 2 kilo yem tüketerek 4-4.5 kg et verebilecek hale nasıl geliyor?
cevabı basit, hormon...
endüstriyel tavukçuluğun çevresel faktörleri de var.
örneğin, bir tavuk sadece 1 kilo alabilsin diye atmosfere 2.35 kg karbondioksit salınıyor ve 4 ton temiz su harcanıyor. endüstriyel tavukçuluk kümeslerinde bir kümeste 250 bin tavuk olduğunu hatırlatmakta fayda var. hesabını siz yapın.
dünyadaki sera gazı salınımının yüzde 8'i endüstriyel tavukçuluktan kaynaklanıyor.
ayrıca tavuk yemlerinde kullanılan gdo'lu ürünler için ekilen soya-mısır vb ürünlerin toprağı kirlettiğini, zehir saçtığını da bilmeyen yoktur sanırım.
türkiye bu endüstriyel tavukçulukta neredeyse tamamen dışa bağımlı durumda, daha doğrusu o duruma getirildi.
çünkü yukarıda da bahsettiğimiz üzre, tavuk, yoksul halkın temel protein kaynağı durumunda.
ülkemizde yılda 1 milyar tavuk kesiliyor. türkiye'de dünya ortalamasının 1.5 katı daha fazla tavuk tüketiliyor.
türkiye'de yıllara göre kişi başına piliç tüketimi nereden nerelere geldi?
1990 yılında kişi başı yılda 2.87 kg piliç tüketilirken,
2000'de 9.75 kg'ya çıktı.
2010'da ise bu rakam 17.50 kg oldu.
2016'ya gelindiğinde türkiye'de kişi başına tüketim 22 kg civarına ulaşmıştı.
ama buna mukabil, türkiye'de tavuk yeminde ithal hammadde oranı yüzde 85 civarında.
gerek etlik, gerek yumurtalık tavukta da tavuk üretebilmek için damızlığa ihtiyacımız var, damızlıkta ise tamamen dışa bağımlı durumdayız.
endüstriyel tavukçuluk küresel çetenin insanları gıda kontrolü ile ele geçirip kontrol edebildiği, ayrıca çok büyük miktarda para kazanarak insanları zehirlediği bir sektör.
türkiye'de endüstriyel tavukçuluk gelişirken geçen süreç boyunca bizim yerli tavuk ırklarımız sistemli bir şekilde yok edildi.
anadolu, türk tavuğu tamamen ortadan kaldırıldı.
son yerli tavuklarımız, küresel çete'Nin tetikçisi cargill'in köy-tür'ü batırması ile birlikte yok oldu...(bu upuzun ayrı bir yazı konusu)
bugün endüstriyel tavukçuluğu yasaklayıp yeniden yerli tavuk/yumurta üretebilme imkanımız ne yazık ki artık yok.
organik tavuk, organik köy yumurtası, gezen tavuk vb vb şeylere bakmayın. hepsi yalan, hepsi broyler tavuk...
endüstriyel tavuk zararlı, hormonlu, gdo'lu evet...
ama halkı yönetenlerin umurunda değil.
zira onların kaçak saraylarının bahçesinde organik tavuk ve bıldırcın kümesleri var.
hem halk karnını ucuza doyuruyor, daha ne istiyorsunuz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar