bugün
- mustafa kemal atatürk ün boyu7
- ölümden korkuyor musunuz30
- claudian clouds35
- tuba büyüküstün2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi17
- hiç antidepresan kullanmayan insan3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- tulumba tatlısı6
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- kadın dövmek3
- atatürk diyor ki8
- meriç keskin4
- hamburgerin içindeki domates4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- vedat muriqi6
- habire1219
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- fenerbahçe5
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- kafakoparan dede3
- trombosit bağışında bulunmak2
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- her biji amed8
- galatasaray5
- gecenin şarkısı12
- depresyon6
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- adana saimbeylide deprem3
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- sıfır atık vakfı11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- türk düşmanı piçler9
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sabahları sevilen şeyler11
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sözlük kızlarının kekleri24
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- fusya semsiyeli yabanci25
- hiç fuhuş yaptınız mı6
türkiye'de ve hatta dünyada artık varolmayan gerçek tavukçuluk sektörünün isimlendirilmiş halidir.
evet, artık gerçek tavuk, gerçek yumurta yok, endüstriyel-hibrit tavuklar var.
endüstriyel tavukçuluk ne yazık ki dünyanın başına 1960'larda rockefeller vakfı'nın sektöre girmesi ile musallat olmuş bir beladır.
1960'lı yıllarda tavuk endüstrisi eski tip cins tavukların yerine geçecek yeni tip civcivler, yani hibrit tavuklar üretmeye başlamıştır.
bu yapılırken de açıklanan hedef yüksek verimlilikti.
gerçekten de yoksul halkın temel protein kaynağı tavuktur. herkes, her ev tavuk yiyor, ama yine herkes yediği tavuğun lezzetsiz olduğundan şikayetçi.
neden?
eskiden evlerde tavuk piştiği zaman çok güzel kokardı, o tavuk en az 1 saat pişerdi, lezzetine doyulamazdı.
hatta o tavuk suyuna çorba yapılırdı şifa niyetine, bu çorbaya da "yahudi penisilini" denirdi.
bugün bir tavuk 15 dakikada pişiyor, ne kokusu, ne tadı var.
sofraya konuyor, o tavuğun suyundan çorba yapmak da mümkün değil, tatsız, tuzsuz bir şey ortaya çıkıyor.
işte bütün bunlara sebep olan bu endüstriyel tavukçuluktur.
ilk endüstriyel tavuklar abd'de 1930'larda tasarlanmaya başlandı. 1946'da ise ilk genetik tavuk elde edildi. 50'li yıllarda ise endüstriyel tavuklar, "etlik" ve "yemlik" diye ikiye ayrıldı.
geliştirilen endüstriyel tavuk çeşitleri;
-plymouth rock,
-new hampshire,
-rhode island red,
-wyandotte...
cinsleri kısa sürede tüm dünyaya yayıldı.
bugün soframıza koyduğumuz tavukların yüzde 80'i plymouth rock cinsi broyler tavuk ırkıdır.
endüstriyel tavukçuluk sadece etlik olarak değil, yumurtalık olarak da dünyaya hakim.
yukarıda bahsettiğimiz plymouth rock ırkı broyler tavuğun melezleştirilmiş hali olan ross ve cobb ırkları da yine rockefellerlerin bir başka küresel şirketi olan arbor acres tarafından geliştirildi ve dünyaya dağıtıldı.
normal yumurtalık bir tavuğun yıllık ortalama yumurtlama adedi 120 iken, arbor acres'in geliştirdiği bu tavuklar 210 yumurta verebiliyordu...
peki nasıl?
endüstriyel tavuk nasıl üretiliyordu?
endüstriyel tavuk, hayvanların genetik yapısıyla oynanan, hareket ortamlarının kısıtlandığı ve doğal olmayan yemlerle beslenerek yüksek verimliliğe odaklanmış bir üretimdir.
bu sistemde, civciv güneşe çıkamadığı için kemikleri sağlıksız gelişir, bu yüzden hayvan sadece et yapar. bu civcivlerin yaşamlarının ilk haftası boyunca kümes ışıkları sürekli yakılır ve hayvan gün ışığı altında sürekli yemeye teşvik edilir. sürekli yem yiyen civciv hızla kilo alır ve gelişir.
maksimum 42 gün içinde de kesimlik hale gelir.
işte insanlar normalde 1 yılda ulaşması gereken ağırlığa 40 günde ulaşan ve eti 15 dakikada pişen bu sağlıksız ürünleri tüketiyor.
neden?
çünkü ucuz...
1925 yılında kesim yaşı 112 gün iken bugün 42 gün.
1925 yılında kesim olgunluğuna erişen bir tavuk kilogram başına 4.7 kg yem tüketirken, bugün kilogram başına sadece 500 gram yem tüketiyor.
bu da tavukçuluk maliyetlerini bir hayli ucuzlaştırıyor.
peki bir tavuk 40 günde sadece 2 kilo yem tüketerek 4-4.5 kg et verebilecek hale nasıl geliyor?
cevabı basit, hormon...
endüstriyel tavukçuluğun çevresel faktörleri de var.
örneğin, bir tavuk sadece 1 kilo alabilsin diye atmosfere 2.35 kg karbondioksit salınıyor ve 4 ton temiz su harcanıyor. endüstriyel tavukçuluk kümeslerinde bir kümeste 250 bin tavuk olduğunu hatırlatmakta fayda var. hesabını siz yapın.
dünyadaki sera gazı salınımının yüzde 8'i endüstriyel tavukçuluktan kaynaklanıyor.
ayrıca tavuk yemlerinde kullanılan gdo'lu ürünler için ekilen soya-mısır vb ürünlerin toprağı kirlettiğini, zehir saçtığını da bilmeyen yoktur sanırım.
türkiye bu endüstriyel tavukçulukta neredeyse tamamen dışa bağımlı durumda, daha doğrusu o duruma getirildi.
çünkü yukarıda da bahsettiğimiz üzre, tavuk, yoksul halkın temel protein kaynağı durumunda.
ülkemizde yılda 1 milyar tavuk kesiliyor. türkiye'de dünya ortalamasının 1.5 katı daha fazla tavuk tüketiliyor.
türkiye'de yıllara göre kişi başına piliç tüketimi nereden nerelere geldi?
1990 yılında kişi başı yılda 2.87 kg piliç tüketilirken,
2000'de 9.75 kg'ya çıktı.
2010'da ise bu rakam 17.50 kg oldu.
2016'ya gelindiğinde türkiye'de kişi başına tüketim 22 kg civarına ulaşmıştı.
ama buna mukabil, türkiye'de tavuk yeminde ithal hammadde oranı yüzde 85 civarında.
gerek etlik, gerek yumurtalık tavukta da tavuk üretebilmek için damızlığa ihtiyacımız var, damızlıkta ise tamamen dışa bağımlı durumdayız.
endüstriyel tavukçuluk küresel çetenin insanları gıda kontrolü ile ele geçirip kontrol edebildiği, ayrıca çok büyük miktarda para kazanarak insanları zehirlediği bir sektör.
türkiye'de endüstriyel tavukçuluk gelişirken geçen süreç boyunca bizim yerli tavuk ırklarımız sistemli bir şekilde yok edildi.
anadolu, türk tavuğu tamamen ortadan kaldırıldı.
son yerli tavuklarımız, küresel çete'Nin tetikçisi cargill'in köy-tür'ü batırması ile birlikte yok oldu...(bu upuzun ayrı bir yazı konusu)
bugün endüstriyel tavukçuluğu yasaklayıp yeniden yerli tavuk/yumurta üretebilme imkanımız ne yazık ki artık yok.
organik tavuk, organik köy yumurtası, gezen tavuk vb vb şeylere bakmayın. hepsi yalan, hepsi broyler tavuk...
endüstriyel tavuk zararlı, hormonlu, gdo'lu evet...
ama halkı yönetenlerin umurunda değil.
zira onların kaçak saraylarının bahçesinde organik tavuk ve bıldırcın kümesleri var.
hem halk karnını ucuza doyuruyor, daha ne istiyorsunuz?
evet, artık gerçek tavuk, gerçek yumurta yok, endüstriyel-hibrit tavuklar var.
endüstriyel tavukçuluk ne yazık ki dünyanın başına 1960'larda rockefeller vakfı'nın sektöre girmesi ile musallat olmuş bir beladır.
1960'lı yıllarda tavuk endüstrisi eski tip cins tavukların yerine geçecek yeni tip civcivler, yani hibrit tavuklar üretmeye başlamıştır.
bu yapılırken de açıklanan hedef yüksek verimlilikti.
gerçekten de yoksul halkın temel protein kaynağı tavuktur. herkes, her ev tavuk yiyor, ama yine herkes yediği tavuğun lezzetsiz olduğundan şikayetçi.
neden?
eskiden evlerde tavuk piştiği zaman çok güzel kokardı, o tavuk en az 1 saat pişerdi, lezzetine doyulamazdı.
hatta o tavuk suyuna çorba yapılırdı şifa niyetine, bu çorbaya da "yahudi penisilini" denirdi.
bugün bir tavuk 15 dakikada pişiyor, ne kokusu, ne tadı var.
sofraya konuyor, o tavuğun suyundan çorba yapmak da mümkün değil, tatsız, tuzsuz bir şey ortaya çıkıyor.
işte bütün bunlara sebep olan bu endüstriyel tavukçuluktur.
ilk endüstriyel tavuklar abd'de 1930'larda tasarlanmaya başlandı. 1946'da ise ilk genetik tavuk elde edildi. 50'li yıllarda ise endüstriyel tavuklar, "etlik" ve "yemlik" diye ikiye ayrıldı.
geliştirilen endüstriyel tavuk çeşitleri;
-plymouth rock,
-new hampshire,
-rhode island red,
-wyandotte...
cinsleri kısa sürede tüm dünyaya yayıldı.
bugün soframıza koyduğumuz tavukların yüzde 80'i plymouth rock cinsi broyler tavuk ırkıdır.
endüstriyel tavukçuluk sadece etlik olarak değil, yumurtalık olarak da dünyaya hakim.
yukarıda bahsettiğimiz plymouth rock ırkı broyler tavuğun melezleştirilmiş hali olan ross ve cobb ırkları da yine rockefellerlerin bir başka küresel şirketi olan arbor acres tarafından geliştirildi ve dünyaya dağıtıldı.
normal yumurtalık bir tavuğun yıllık ortalama yumurtlama adedi 120 iken, arbor acres'in geliştirdiği bu tavuklar 210 yumurta verebiliyordu...
peki nasıl?
endüstriyel tavuk nasıl üretiliyordu?
endüstriyel tavuk, hayvanların genetik yapısıyla oynanan, hareket ortamlarının kısıtlandığı ve doğal olmayan yemlerle beslenerek yüksek verimliliğe odaklanmış bir üretimdir.
bu sistemde, civciv güneşe çıkamadığı için kemikleri sağlıksız gelişir, bu yüzden hayvan sadece et yapar. bu civcivlerin yaşamlarının ilk haftası boyunca kümes ışıkları sürekli yakılır ve hayvan gün ışığı altında sürekli yemeye teşvik edilir. sürekli yem yiyen civciv hızla kilo alır ve gelişir.
maksimum 42 gün içinde de kesimlik hale gelir.
işte insanlar normalde 1 yılda ulaşması gereken ağırlığa 40 günde ulaşan ve eti 15 dakikada pişen bu sağlıksız ürünleri tüketiyor.
neden?
çünkü ucuz...
1925 yılında kesim yaşı 112 gün iken bugün 42 gün.
1925 yılında kesim olgunluğuna erişen bir tavuk kilogram başına 4.7 kg yem tüketirken, bugün kilogram başına sadece 500 gram yem tüketiyor.
bu da tavukçuluk maliyetlerini bir hayli ucuzlaştırıyor.
peki bir tavuk 40 günde sadece 2 kilo yem tüketerek 4-4.5 kg et verebilecek hale nasıl geliyor?
cevabı basit, hormon...
endüstriyel tavukçuluğun çevresel faktörleri de var.
örneğin, bir tavuk sadece 1 kilo alabilsin diye atmosfere 2.35 kg karbondioksit salınıyor ve 4 ton temiz su harcanıyor. endüstriyel tavukçuluk kümeslerinde bir kümeste 250 bin tavuk olduğunu hatırlatmakta fayda var. hesabını siz yapın.
dünyadaki sera gazı salınımının yüzde 8'i endüstriyel tavukçuluktan kaynaklanıyor.
ayrıca tavuk yemlerinde kullanılan gdo'lu ürünler için ekilen soya-mısır vb ürünlerin toprağı kirlettiğini, zehir saçtığını da bilmeyen yoktur sanırım.
türkiye bu endüstriyel tavukçulukta neredeyse tamamen dışa bağımlı durumda, daha doğrusu o duruma getirildi.
çünkü yukarıda da bahsettiğimiz üzre, tavuk, yoksul halkın temel protein kaynağı durumunda.
ülkemizde yılda 1 milyar tavuk kesiliyor. türkiye'de dünya ortalamasının 1.5 katı daha fazla tavuk tüketiliyor.
türkiye'de yıllara göre kişi başına piliç tüketimi nereden nerelere geldi?
1990 yılında kişi başı yılda 2.87 kg piliç tüketilirken,
2000'de 9.75 kg'ya çıktı.
2010'da ise bu rakam 17.50 kg oldu.
2016'ya gelindiğinde türkiye'de kişi başına tüketim 22 kg civarına ulaşmıştı.
ama buna mukabil, türkiye'de tavuk yeminde ithal hammadde oranı yüzde 85 civarında.
gerek etlik, gerek yumurtalık tavukta da tavuk üretebilmek için damızlığa ihtiyacımız var, damızlıkta ise tamamen dışa bağımlı durumdayız.
endüstriyel tavukçuluk küresel çetenin insanları gıda kontrolü ile ele geçirip kontrol edebildiği, ayrıca çok büyük miktarda para kazanarak insanları zehirlediği bir sektör.
türkiye'de endüstriyel tavukçuluk gelişirken geçen süreç boyunca bizim yerli tavuk ırklarımız sistemli bir şekilde yok edildi.
anadolu, türk tavuğu tamamen ortadan kaldırıldı.
son yerli tavuklarımız, küresel çete'Nin tetikçisi cargill'in köy-tür'ü batırması ile birlikte yok oldu...(bu upuzun ayrı bir yazı konusu)
bugün endüstriyel tavukçuluğu yasaklayıp yeniden yerli tavuk/yumurta üretebilme imkanımız ne yazık ki artık yok.
organik tavuk, organik köy yumurtası, gezen tavuk vb vb şeylere bakmayın. hepsi yalan, hepsi broyler tavuk...
endüstriyel tavuk zararlı, hormonlu, gdo'lu evet...
ama halkı yönetenlerin umurunda değil.
zira onların kaçak saraylarının bahçesinde organik tavuk ve bıldırcın kümesleri var.
hem halk karnını ucuza doyuruyor, daha ne istiyorsunuz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar