bugün
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak15
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık12
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- yerde para bulmak8
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- benyamin netenyahu2
- kedimin yatağıma kusması6
- motorsiklet4
- yeni evli çift aktiviteleri12
- gece gece canın cips çekmesi2
- ahmet kaya2
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması4
- vajinaya dil atmak16
- para kazanmak6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- sözlük kızlarının çorapları11
- ıspartalıları sevmemek8
- nervio abla15
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- pürüzsüz bir ama olmak3
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- porsche3
- kimsenin sizi sevmemesi16
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- ismail kartal19
- from gold from dust36
- mersin10
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- en son ne aldınız13
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması3
- güney kore34
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- ümit kocasakal19
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- gecenin şiiri3
- canım anam yazılı gül dövmesi3
- instagram da artan erotizm sebebi10
- 1986 yılında miami geceleri4
- gecenin şarkısı2
- ne kadar yaşlısın4
- sözlüğün kezban yazarı5
insanlığı diğer yaratıklardan ayıran başlıca önemli kelime. hatta ben, siz, o diye bilmek için hatta bir topluluktan söz ede bilmek için önce benden başlamak gerek. işte ben üzerine yada herşey benim için mantığı üzerine belki de en enteresan mesele şöyle gelişti.
19-cu yüzyılda, almanya'da max stirner adında bir filozof, okuyanlarda
bir hayli şaşkınlık uyandıran bir kitap yazdı. kitabın adı, biricik insan ve özgelgesi'dir. yapıt, geniş çapta düşünceleri etkiledi. birçok düşünürler, stirnere hayranlıkla yöneldiler. stirner,
rousseau ya da la rochefoucauld gibi, hemen herkesin duyup da biçimlendiremediği ya da açıklamaya cesaret
edemediği insan duygularını anlatıyordu. söylediği sözler pek öyle karışık şeyler değildi.
ben, diyordu, dünyayı ve insanları sadece kendim için kutlamaktayım. benden gayrisi benim umurum değildir. her
şey benim için yaratılmıştır, bütün mutluluklar benim içindir. bu dünya benim dünyamdır, benim özelgemdir
(malım, mülküm). gerçek benim. bir iş biliyorum, o da benim işimdir. benim işimi iyilikle ya da kötülükle
yorumlayamazsınız. çünkü işim demek ben demeğim. bense ne iyi, ne de kötüyümdür. olduğum gibi biricik
insanım. iyinin de, kötünün de benim için hiçbir anlamı yoktur. hiçbir şey, önünde, kendimi alçaltmamı
gerektirecek bir yücelikte değildir. yüce olan bir şey var: ben. beni benden başka hiçbir şey ilgilendirmez. iyinin
işi, tanrının işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, özgürlüğün işi, ruhun işi ve daha gerisinde de sayılamayacak kadar bir iş
kalabalığı... evet efendim, bu işlerin hiçbiri benim işim değildir, hiçbiri beni ilgilendirmez. beni sadece benim işim
ilgilendirir. nasıl bir bitkinin, bir hayvanın hiçbir ödevi yoksa, insanın da hiçbir ödevi yoktur. töre, neden benim
ödevim oluyormuş? bunu kanıtlamak için aklın alabileceği hiçbir neden gösterilemez. bütün bunlar kimi kafaların
bozukluğundan doğma birtakım saçmalardır.
hasta beyinlerin putlarına tapmak gülünç olmaktır. kendimden başka, kendisine yönelmem gereken, hiçbir gerçek
yoktur. bütün gerçekler benim için olanlardır. tepeden tırnağa kadar benim işim olmayan her işe uğurlar olsun. her
insan kendisi için biricik insandır. insanı insan eden bencilliğidir. erdem, kendi isteklerime benim
uygunluğumdur.
19-cu yüzyılda, almanya'da max stirner adında bir filozof, okuyanlarda
bir hayli şaşkınlık uyandıran bir kitap yazdı. kitabın adı, biricik insan ve özgelgesi'dir. yapıt, geniş çapta düşünceleri etkiledi. birçok düşünürler, stirnere hayranlıkla yöneldiler. stirner,
rousseau ya da la rochefoucauld gibi, hemen herkesin duyup da biçimlendiremediği ya da açıklamaya cesaret
edemediği insan duygularını anlatıyordu. söylediği sözler pek öyle karışık şeyler değildi.
ben, diyordu, dünyayı ve insanları sadece kendim için kutlamaktayım. benden gayrisi benim umurum değildir. her
şey benim için yaratılmıştır, bütün mutluluklar benim içindir. bu dünya benim dünyamdır, benim özelgemdir
(malım, mülküm). gerçek benim. bir iş biliyorum, o da benim işimdir. benim işimi iyilikle ya da kötülükle
yorumlayamazsınız. çünkü işim demek ben demeğim. bense ne iyi, ne de kötüyümdür. olduğum gibi biricik
insanım. iyinin de, kötünün de benim için hiçbir anlamı yoktur. hiçbir şey, önünde, kendimi alçaltmamı
gerektirecek bir yücelikte değildir. yüce olan bir şey var: ben. beni benden başka hiçbir şey ilgilendirmez. iyinin
işi, tanrının işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, özgürlüğün işi, ruhun işi ve daha gerisinde de sayılamayacak kadar bir iş
kalabalığı... evet efendim, bu işlerin hiçbiri benim işim değildir, hiçbiri beni ilgilendirmez. beni sadece benim işim
ilgilendirir. nasıl bir bitkinin, bir hayvanın hiçbir ödevi yoksa, insanın da hiçbir ödevi yoktur. töre, neden benim
ödevim oluyormuş? bunu kanıtlamak için aklın alabileceği hiçbir neden gösterilemez. bütün bunlar kimi kafaların
bozukluğundan doğma birtakım saçmalardır.
hasta beyinlerin putlarına tapmak gülünç olmaktır. kendimden başka, kendisine yönelmem gereken, hiçbir gerçek
yoktur. bütün gerçekler benim için olanlardır. tepeden tırnağa kadar benim işim olmayan her işe uğurlar olsun. her
insan kendisi için biricik insandır. insanı insan eden bencilliğidir. erdem, kendi isteklerime benim
uygunluğumdur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar