bugün
- fatma betül sayan kaya35
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya5
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- dünya59
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip3
- romanya9
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- ne yapsam iyi olur9
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur28
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri8
- melih gökçek soruşturması ne oldu4
- apo'ya villa yapılması5
- sözlük kokusu3
- atatürk kemalist değildir yalanı2
- anın görüntüsü31
- türkiye'nin husi çatışmasına dahil olma eğilimi4
- rusya4
- cedi osman2
- pazar günü bile çalışan ezik5
- pazar günü akşama kadar uyumak2
- tip'in dem gibi akp den taraf olması3
- pazar günü gezmesine takım elbise ile çıkmak3
- mahir çayan deniz gezmiş ölmeseydi olabilecekler3
- binyamin netanyahu3
- türkçe vs fransızca4
- furkan bölükbaşı2
- bana onu sormayin diamond bey birader midir3
- rambo ariel ortega4
- filtre kahve2
- gürcistan3
- xvala bere4
- tiktok4
- günümüz türk muziğinin çöp olması3
- arapça3
- sadece kuran ile salat namaz olamaz3
- sarapci koala hatayi10
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- koklayarak öpmek16
- obradovic ten sonra fenerbahçe basket'in bitmesi2
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak3
- kosova2
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak5
- ferrarili trbaünlı2
- filistin2
- beni yeterince sevseydiniz daha çok eksilerdiniz2
- belçika5
- somali2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
Sosyal medyada işlenen suçlara karşı suçun Ve niteliğinin ülkece bilinmiyor olmasından ötürü gerçekleşmiş gibi duran hadise.
Söz konusu yazar hakkında kişiselleştirilmiş bir entry girmeyeceğim. Hazır lafı açılmışken değinilmesi gereken bir şey var;
Sosyal medyada öyle ya da böyle işlenmiş suçlar, suça konu materyaller silinse dahi bu cürmü işlemiş kişileri maalesef ki cezai işlemden kurtarmıyor. Yani siz Atatürk, din, kuran, peygamber, cumhuriyet hakkında hakaret ya da küçük düşürücü entryler girerseniz ve bu ekran görüntüsüyle sabitlenirse, yazınızı da silseniz, modemin fişini de çekseniz, ülke internet altyapısını da sikertseniz kaçış noktanız yoktur.
Çok bilinen bir yanlış daha var;
Atatürk'ü küçük düşüren, dalga geçen, aklı sıra itibarını sarsmaya çalışan kişiler bu terbiyesizliklerini 'ama hakaret etmiyorum' şeklinde savunuyorlar. Evet hukuk niyete göre hüküm vermez. Fakat atladıkları bir şey var ki; birisine hakaret etmek sadece küfür etmek demek değildir. ima etmek, yol göstermek, kanaat oluşturmak da en az hakaret kadar suç unsurudur.
Yani siz Atatürk'e ayyaş, peygambere kadın düşkünü iması yaparsanız; kendinizi 'hakaret etmedim' diye sabaha kadar da avutsanız götünüzden o kanı alırlar.
Sosyal medyaya dair henüz dünya üzerinde hiçbir yasal düzenleme yapılmamışken bizler üniversitelerde bu hususları tartışıyorduk. Nitekim akademideki tartışmalardan çıkarımlarla tüm dünyada yasal düzenlemeler yapıldı. Çünkü sosyal medya; tek başına hukukçuların bir araya gelip üzerinde ceza maddeleri oluşturabileceği sığ bir konu değil.
Bir lafım da zall'a... kendisini sosyal medya uzmanı olarak tanımlıyor ama sosyal medya uzmanı olmak yazılım becerisiyle bir site yaratıp, reytingi üzerinden reklam almak demek değildir. Öyle olduğunu düşündüğü için sözlükte girdiği entryler nedeniyle cezaevine giren sözlük yazarlarını sürekli olarak Twitter'da 'ifade özgürlüğü' adı altında savunmaya çalışıyor. Fakat gerçek bir 'sosyal medya uzmanı' olmuş olsaydı sosyal medya ile alakalı yasal düzenlemeleri henüz akademide tartışma düzeyindeyken takip edip, ardından yasalarla ne şekilde suç unsuru kabul edildiklerini çok iyi biliyor olması gerekirdi. Yıllardır sözlük yönetiyor olmasının getirdiği tecrübe ve yasal şahitlikler bile ne yazık ki kendisine gerekeni anlamak konusunda yardımcı olmuyor. O yüzden yazarları tutuklanıyor diye Twitter'da veryansın etmekle meşgul.
Sosyal medya uzmanı olmak bu tip gelişmeleri takip etmekle olunuyor. Twitter'da yumurta (bot) 5000 takipçi satın almakla, sözlük kurup 'Türkiye'ye yön veriyoruz demekle' olmuyor. Bize akademide boşuna okutmadılar bunları. Öyle olsaydı 6 ay Bilge adam'da yazılımcılık kursuna gider, biz de 'sosyal medya uzmanlığımızı' ilan ederdik.
Evet yazılımcılık da önemlidir. Ama sosyal medya uzmanı başka bir şeydir. Sosyal medya uzmanı bir şeyi tasarlar, yazılımcı ise bu tasarımın gerçekleşmesinde küçük bir yapı parçasıdır. Hepsi bu'dur yani.
Bir yazılımcı zamanla tecrübe ve şahitlikler ile bir parça sosyal medya uzmanı olabilir. Ama asla sosyal medya uzmanı olamaz. Ve en iyi sanayi şirketleri, Üretici şirketler nasıl ki kallavi bir halkla ilişkiler birimi yaratmak zorundaysa; büyük işlerle uğraşan yazılımcılar da adam akıllı sosyal medya uzmanlarıyla çalışmak zorundadır.
Aksi durumda yaptığınız işin içinde suç unsuru barındıran binlerce şey olabilir. Bunun en güzel örneği de (bkz: Uludağ sözlük) mecrasıdır.
Söz konusu yazar hakkında kişiselleştirilmiş bir entry girmeyeceğim. Hazır lafı açılmışken değinilmesi gereken bir şey var;
Sosyal medyada öyle ya da böyle işlenmiş suçlar, suça konu materyaller silinse dahi bu cürmü işlemiş kişileri maalesef ki cezai işlemden kurtarmıyor. Yani siz Atatürk, din, kuran, peygamber, cumhuriyet hakkında hakaret ya da küçük düşürücü entryler girerseniz ve bu ekran görüntüsüyle sabitlenirse, yazınızı da silseniz, modemin fişini de çekseniz, ülke internet altyapısını da sikertseniz kaçış noktanız yoktur.
Çok bilinen bir yanlış daha var;
Atatürk'ü küçük düşüren, dalga geçen, aklı sıra itibarını sarsmaya çalışan kişiler bu terbiyesizliklerini 'ama hakaret etmiyorum' şeklinde savunuyorlar. Evet hukuk niyete göre hüküm vermez. Fakat atladıkları bir şey var ki; birisine hakaret etmek sadece küfür etmek demek değildir. ima etmek, yol göstermek, kanaat oluşturmak da en az hakaret kadar suç unsurudur.
Yani siz Atatürk'e ayyaş, peygambere kadın düşkünü iması yaparsanız; kendinizi 'hakaret etmedim' diye sabaha kadar da avutsanız götünüzden o kanı alırlar.
Sosyal medyaya dair henüz dünya üzerinde hiçbir yasal düzenleme yapılmamışken bizler üniversitelerde bu hususları tartışıyorduk. Nitekim akademideki tartışmalardan çıkarımlarla tüm dünyada yasal düzenlemeler yapıldı. Çünkü sosyal medya; tek başına hukukçuların bir araya gelip üzerinde ceza maddeleri oluşturabileceği sığ bir konu değil.
Bir lafım da zall'a... kendisini sosyal medya uzmanı olarak tanımlıyor ama sosyal medya uzmanı olmak yazılım becerisiyle bir site yaratıp, reytingi üzerinden reklam almak demek değildir. Öyle olduğunu düşündüğü için sözlükte girdiği entryler nedeniyle cezaevine giren sözlük yazarlarını sürekli olarak Twitter'da 'ifade özgürlüğü' adı altında savunmaya çalışıyor. Fakat gerçek bir 'sosyal medya uzmanı' olmuş olsaydı sosyal medya ile alakalı yasal düzenlemeleri henüz akademide tartışma düzeyindeyken takip edip, ardından yasalarla ne şekilde suç unsuru kabul edildiklerini çok iyi biliyor olması gerekirdi. Yıllardır sözlük yönetiyor olmasının getirdiği tecrübe ve yasal şahitlikler bile ne yazık ki kendisine gerekeni anlamak konusunda yardımcı olmuyor. O yüzden yazarları tutuklanıyor diye Twitter'da veryansın etmekle meşgul.
Sosyal medya uzmanı olmak bu tip gelişmeleri takip etmekle olunuyor. Twitter'da yumurta (bot) 5000 takipçi satın almakla, sözlük kurup 'Türkiye'ye yön veriyoruz demekle' olmuyor. Bize akademide boşuna okutmadılar bunları. Öyle olsaydı 6 ay Bilge adam'da yazılımcılık kursuna gider, biz de 'sosyal medya uzmanlığımızı' ilan ederdik.
Evet yazılımcılık da önemlidir. Ama sosyal medya uzmanı başka bir şeydir. Sosyal medya uzmanı bir şeyi tasarlar, yazılımcı ise bu tasarımın gerçekleşmesinde küçük bir yapı parçasıdır. Hepsi bu'dur yani.
Bir yazılımcı zamanla tecrübe ve şahitlikler ile bir parça sosyal medya uzmanı olabilir. Ama asla sosyal medya uzmanı olamaz. Ve en iyi sanayi şirketleri, Üretici şirketler nasıl ki kallavi bir halkla ilişkiler birimi yaratmak zorundaysa; büyük işlerle uğraşan yazılımcılar da adam akıllı sosyal medya uzmanlarıyla çalışmak zorundadır.
Aksi durumda yaptığınız işin içinde suç unsuru barındıran binlerce şey olabilir. Bunun en güzel örneği de (bkz: Uludağ sözlük) mecrasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar