bugün
- hırvatistan12
- ispanya daki göçmen krizi7
- rüyada nervio yu görmek5
- yapay zekaya entry yazdırmak4
- tatile sivasa gitmek5
- muşlettin bey birader erecto biraderdir3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı8
- osmanlıcılar4
- kadın bana aşık oldu resmen2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- beni özleyenler elime mum diksin15
- ben bi duş alayım2
- mutlu kalmak için öneriler4
- kendine inanmak2
- ılımlı islam5
- sümer dili6
- anın görüntüsü15
- isveç6
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- akıl2
- napiyonuz be ya2
- danimarka9
- finlandiya4
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- güzel cumartesiler2
- stack overflow kopyala yapıştır2
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- şanssız bir insan olmak4
- yunanistan29
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- o kaç gram2
- koç üniversitesi2
- karamürsel2
- kız kardeş2
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- diyetteyken kitap okumak3
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- türk ateisti7
- kadir mısıroğlu3
- en son aldığınız iltifat14
- arkadaşlar naber ya4
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
Sosyal medyada işlenen suçlara karşı suçun Ve niteliğinin ülkece bilinmiyor olmasından ötürü gerçekleşmiş gibi duran hadise.
Söz konusu yazar hakkında kişiselleştirilmiş bir entry girmeyeceğim. Hazır lafı açılmışken değinilmesi gereken bir şey var;
Sosyal medyada öyle ya da böyle işlenmiş suçlar, suça konu materyaller silinse dahi bu cürmü işlemiş kişileri maalesef ki cezai işlemden kurtarmıyor. Yani siz Atatürk, din, kuran, peygamber, cumhuriyet hakkında hakaret ya da küçük düşürücü entryler girerseniz ve bu ekran görüntüsüyle sabitlenirse, yazınızı da silseniz, modemin fişini de çekseniz, ülke internet altyapısını da sikertseniz kaçış noktanız yoktur.
Çok bilinen bir yanlış daha var;
Atatürk'ü küçük düşüren, dalga geçen, aklı sıra itibarını sarsmaya çalışan kişiler bu terbiyesizliklerini 'ama hakaret etmiyorum' şeklinde savunuyorlar. Evet hukuk niyete göre hüküm vermez. Fakat atladıkları bir şey var ki; birisine hakaret etmek sadece küfür etmek demek değildir. ima etmek, yol göstermek, kanaat oluşturmak da en az hakaret kadar suç unsurudur.
Yani siz Atatürk'e ayyaş, peygambere kadın düşkünü iması yaparsanız; kendinizi 'hakaret etmedim' diye sabaha kadar da avutsanız götünüzden o kanı alırlar.
Sosyal medyaya dair henüz dünya üzerinde hiçbir yasal düzenleme yapılmamışken bizler üniversitelerde bu hususları tartışıyorduk. Nitekim akademideki tartışmalardan çıkarımlarla tüm dünyada yasal düzenlemeler yapıldı. Çünkü sosyal medya; tek başına hukukçuların bir araya gelip üzerinde ceza maddeleri oluşturabileceği sığ bir konu değil.
Bir lafım da zall'a... kendisini sosyal medya uzmanı olarak tanımlıyor ama sosyal medya uzmanı olmak yazılım becerisiyle bir site yaratıp, reytingi üzerinden reklam almak demek değildir. Öyle olduğunu düşündüğü için sözlükte girdiği entryler nedeniyle cezaevine giren sözlük yazarlarını sürekli olarak Twitter'da 'ifade özgürlüğü' adı altında savunmaya çalışıyor. Fakat gerçek bir 'sosyal medya uzmanı' olmuş olsaydı sosyal medya ile alakalı yasal düzenlemeleri henüz akademide tartışma düzeyindeyken takip edip, ardından yasalarla ne şekilde suç unsuru kabul edildiklerini çok iyi biliyor olması gerekirdi. Yıllardır sözlük yönetiyor olmasının getirdiği tecrübe ve yasal şahitlikler bile ne yazık ki kendisine gerekeni anlamak konusunda yardımcı olmuyor. O yüzden yazarları tutuklanıyor diye Twitter'da veryansın etmekle meşgul.
Sosyal medya uzmanı olmak bu tip gelişmeleri takip etmekle olunuyor. Twitter'da yumurta (bot) 5000 takipçi satın almakla, sözlük kurup 'Türkiye'ye yön veriyoruz demekle' olmuyor. Bize akademide boşuna okutmadılar bunları. Öyle olsaydı 6 ay Bilge adam'da yazılımcılık kursuna gider, biz de 'sosyal medya uzmanlığımızı' ilan ederdik.
Evet yazılımcılık da önemlidir. Ama sosyal medya uzmanı başka bir şeydir. Sosyal medya uzmanı bir şeyi tasarlar, yazılımcı ise bu tasarımın gerçekleşmesinde küçük bir yapı parçasıdır. Hepsi bu'dur yani.
Bir yazılımcı zamanla tecrübe ve şahitlikler ile bir parça sosyal medya uzmanı olabilir. Ama asla sosyal medya uzmanı olamaz. Ve en iyi sanayi şirketleri, Üretici şirketler nasıl ki kallavi bir halkla ilişkiler birimi yaratmak zorundaysa; büyük işlerle uğraşan yazılımcılar da adam akıllı sosyal medya uzmanlarıyla çalışmak zorundadır.
Aksi durumda yaptığınız işin içinde suç unsuru barındıran binlerce şey olabilir. Bunun en güzel örneği de (bkz: Uludağ sözlük) mecrasıdır.
Söz konusu yazar hakkında kişiselleştirilmiş bir entry girmeyeceğim. Hazır lafı açılmışken değinilmesi gereken bir şey var;
Sosyal medyada öyle ya da böyle işlenmiş suçlar, suça konu materyaller silinse dahi bu cürmü işlemiş kişileri maalesef ki cezai işlemden kurtarmıyor. Yani siz Atatürk, din, kuran, peygamber, cumhuriyet hakkında hakaret ya da küçük düşürücü entryler girerseniz ve bu ekran görüntüsüyle sabitlenirse, yazınızı da silseniz, modemin fişini de çekseniz, ülke internet altyapısını da sikertseniz kaçış noktanız yoktur.
Çok bilinen bir yanlış daha var;
Atatürk'ü küçük düşüren, dalga geçen, aklı sıra itibarını sarsmaya çalışan kişiler bu terbiyesizliklerini 'ama hakaret etmiyorum' şeklinde savunuyorlar. Evet hukuk niyete göre hüküm vermez. Fakat atladıkları bir şey var ki; birisine hakaret etmek sadece küfür etmek demek değildir. ima etmek, yol göstermek, kanaat oluşturmak da en az hakaret kadar suç unsurudur.
Yani siz Atatürk'e ayyaş, peygambere kadın düşkünü iması yaparsanız; kendinizi 'hakaret etmedim' diye sabaha kadar da avutsanız götünüzden o kanı alırlar.
Sosyal medyaya dair henüz dünya üzerinde hiçbir yasal düzenleme yapılmamışken bizler üniversitelerde bu hususları tartışıyorduk. Nitekim akademideki tartışmalardan çıkarımlarla tüm dünyada yasal düzenlemeler yapıldı. Çünkü sosyal medya; tek başına hukukçuların bir araya gelip üzerinde ceza maddeleri oluşturabileceği sığ bir konu değil.
Bir lafım da zall'a... kendisini sosyal medya uzmanı olarak tanımlıyor ama sosyal medya uzmanı olmak yazılım becerisiyle bir site yaratıp, reytingi üzerinden reklam almak demek değildir. Öyle olduğunu düşündüğü için sözlükte girdiği entryler nedeniyle cezaevine giren sözlük yazarlarını sürekli olarak Twitter'da 'ifade özgürlüğü' adı altında savunmaya çalışıyor. Fakat gerçek bir 'sosyal medya uzmanı' olmuş olsaydı sosyal medya ile alakalı yasal düzenlemeleri henüz akademide tartışma düzeyindeyken takip edip, ardından yasalarla ne şekilde suç unsuru kabul edildiklerini çok iyi biliyor olması gerekirdi. Yıllardır sözlük yönetiyor olmasının getirdiği tecrübe ve yasal şahitlikler bile ne yazık ki kendisine gerekeni anlamak konusunda yardımcı olmuyor. O yüzden yazarları tutuklanıyor diye Twitter'da veryansın etmekle meşgul.
Sosyal medya uzmanı olmak bu tip gelişmeleri takip etmekle olunuyor. Twitter'da yumurta (bot) 5000 takipçi satın almakla, sözlük kurup 'Türkiye'ye yön veriyoruz demekle' olmuyor. Bize akademide boşuna okutmadılar bunları. Öyle olsaydı 6 ay Bilge adam'da yazılımcılık kursuna gider, biz de 'sosyal medya uzmanlığımızı' ilan ederdik.
Evet yazılımcılık da önemlidir. Ama sosyal medya uzmanı başka bir şeydir. Sosyal medya uzmanı bir şeyi tasarlar, yazılımcı ise bu tasarımın gerçekleşmesinde küçük bir yapı parçasıdır. Hepsi bu'dur yani.
Bir yazılımcı zamanla tecrübe ve şahitlikler ile bir parça sosyal medya uzmanı olabilir. Ama asla sosyal medya uzmanı olamaz. Ve en iyi sanayi şirketleri, Üretici şirketler nasıl ki kallavi bir halkla ilişkiler birimi yaratmak zorundaysa; büyük işlerle uğraşan yazılımcılar da adam akıllı sosyal medya uzmanlarıyla çalışmak zorundadır.
Aksi durumda yaptığınız işin içinde suç unsuru barındıran binlerce şey olabilir. Bunun en güzel örneği de (bkz: Uludağ sözlük) mecrasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar