bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- her ilde üniversite kurulması5
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı33
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- geçmişe takılıp kalmak8
- hakaret etmek7
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması5
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- kızlar bakar mısınız7
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- islamda namaz yoktur10
- yaşar dinleyen erkek10
- ev yapımı cezerye5
- motorin6
- kombinlerin efendisi6
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- pargalı ibrahim günümüzde yaşasa ne olurdu2
- boyumun 2 cm kısalması24
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- ruhi çenet10
- portakallı revani6
- teknik eleman2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- sivas katliam ını yapan orospu çocukları3
- kızların kombinleri ile ilgilenmeyen yazarlar3
- rastgele sayı üretimi2
- ibne c3
- benkimki9
- opel4
- 0 0 719
- serhat kılıç'ın ölümü ve güvencesiz çalışma2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- pkk ile görüştüğümüzü iddia eden şerefsizdir2
- okan buruk10
- gocu kaç yaşında8
- anın fotoğrafı8
- gocu29
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- bacağına dövme yaptıran kız2
- eymen el zevahiri3
- insan olmaya ceyrek kala13
- humus4
- covid 193
- enayimiknatisii22
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- güne bir şarkı bırak6
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
öncelikle, yapacağım yorumların 27 agustos 2008 fenerbahce fk partizan maci ve 27 agustos 2008 steaua bukres galatasaray maci ertesindeki bi' gazın tezahürü olmadığını belirtmek istiyorum. ne zamandır yazacakken, bu başlıkları görünce hatırladım bu mevzuda yazmak istediğim bir şeylerin olduğunu.
bilindiği de gibi, galatasaray türk futbol tarihi boyunca takımlar bazındaki en büyük başarıya ulaşmış, koskoca uefa kupası'nı ve süper kupa'yı tesadüf eseri olmayarak müzesine götürmüş bir takım. o vakit bir fenerbahçeli olarak, yalan mı söyleyeceğim, hiç istememiştim böyle bir olayın gerçekleşmesini. tabii o final maçının hemen bitiminde "popescuuuu!!!" diye bağırışıma tanıklık edenler de yok değilmiş ama, hatırlamasam da; kıskanıyorsun sonuçta, bu kadar büyük bir rekabet varken arada, istemiyorsun. nitekim 2000 senesinden beri de galataraylıların biz fenerbahçelilerle geçmedikleri taşak kalmadı bu konu üzerine. yok şu kupa bu kupa bugupa şubap şubap diye diye...
sonrası?
aziz yıldırım gibi vizyonu geniş bir adamın takımımın başında olması varlığından beri sevindirmiştir beni. banane lan, kaçakçıymış da, mafyaymış da... kim değil ki bu çarkta? adam kısa vade için adımlar atmayan birisi işte. yeri geldi şampiyonlar ligi'nde "0" çektik, son maçta şampiyonluğu kaybettik ama, bazı başarıların temelini oluşturacak altyapıları hazırlamayı da ihmal etmedik hiçbir zaman. bu işte takdir sebebim. stad olsun, orijinal takım ürünleri olsun, borsası, diğer branşları hep bir kurumsallığın adımlarıydı; en başlarda, bundan bilmem kaç sene önce, tıpkı bir real madrid'in, bir manchester unitedın izlediği yollar gibi.
velhasıl, bu tarz, takımı her anlamda bir kurum haline getirecek, sponsorların gözdesi yapacak adımlar yavaş yavaş somut, taraftarı memnun edecek, istenen sportif başarıları getirmekte de geç kalmaz. nitekim, sırayla, her geçen sefer üzerine bir adım daha koyarak çeşitli başarılar elde edilmeye de başlandı bu yolda. bütün bu ön hazırlıklar olmasaydı, o gerçekten tahammül ve sabır gerektiren eleştiriler döneminde yapılan sosyal işler olmasaydı bu ufaktan başarılar gelir miydi, bir düşünün siz de...
bir de bir dönemin avrupa'da fırtına gibi esen galatasarayına bakıyoruz...
dönem için, herkesin malumu birinden yetenekli ve uyumlu futbolcular(hagi, emre, okan, hakan... saymayayım hepsini) ve başlarında fatih terim, bu, maalesef ki yegane kalmış başarıya imza atmışlardı. ve sonrası bir şekilde gelemedi... takım içindeki ekonomik krizler, futbolculara verilemeyen paralar, dolayısıyla başarısızlığın getişmiş olduğu huzursuzluk, kısacası yanlış strateji o unutulmaz takımın üstünden adeta bir buldozer gibi geçti ve yok etti. lakin, galatasaray da zamanında önünü görebilip, fenerbahçe'nin şu son 6-7 senedir yaptığı gibi ilerisi için belli adımlar atsaymış, belki şu an her sene şampiyonlar ligi finaline oynayan bir türk takımı da olabilirmiş.
sözün özü, açlığın getirmiş olduğu sabırsızlıkla önemli zamanlarda yanlış ya da eksik adımlar atmamak gerektiği... halbuki kazanılan o başarıların hemen sonrası bile -2000 senesi yani- galatasaray için çok geç değildi belki de gelecekteki gerekli projelerin imzası adına. olmadı tabii. şimdi de açıkçası, kendi adıma, ne mutlu bana ki, her alandaki adımını bin düşünüp bir atan, hazmederek bir yerlere gelmeye çalışan bir takımım var. yaşasın hep...
bilindiği de gibi, galatasaray türk futbol tarihi boyunca takımlar bazındaki en büyük başarıya ulaşmış, koskoca uefa kupası'nı ve süper kupa'yı tesadüf eseri olmayarak müzesine götürmüş bir takım. o vakit bir fenerbahçeli olarak, yalan mı söyleyeceğim, hiç istememiştim böyle bir olayın gerçekleşmesini. tabii o final maçının hemen bitiminde "popescuuuu!!!" diye bağırışıma tanıklık edenler de yok değilmiş ama, hatırlamasam da; kıskanıyorsun sonuçta, bu kadar büyük bir rekabet varken arada, istemiyorsun. nitekim 2000 senesinden beri de galataraylıların biz fenerbahçelilerle geçmedikleri taşak kalmadı bu konu üzerine. yok şu kupa bu kupa bugupa şubap şubap diye diye...
sonrası?
aziz yıldırım gibi vizyonu geniş bir adamın takımımın başında olması varlığından beri sevindirmiştir beni. banane lan, kaçakçıymış da, mafyaymış da... kim değil ki bu çarkta? adam kısa vade için adımlar atmayan birisi işte. yeri geldi şampiyonlar ligi'nde "0" çektik, son maçta şampiyonluğu kaybettik ama, bazı başarıların temelini oluşturacak altyapıları hazırlamayı da ihmal etmedik hiçbir zaman. bu işte takdir sebebim. stad olsun, orijinal takım ürünleri olsun, borsası, diğer branşları hep bir kurumsallığın adımlarıydı; en başlarda, bundan bilmem kaç sene önce, tıpkı bir real madrid'in, bir manchester unitedın izlediği yollar gibi.
velhasıl, bu tarz, takımı her anlamda bir kurum haline getirecek, sponsorların gözdesi yapacak adımlar yavaş yavaş somut, taraftarı memnun edecek, istenen sportif başarıları getirmekte de geç kalmaz. nitekim, sırayla, her geçen sefer üzerine bir adım daha koyarak çeşitli başarılar elde edilmeye de başlandı bu yolda. bütün bu ön hazırlıklar olmasaydı, o gerçekten tahammül ve sabır gerektiren eleştiriler döneminde yapılan sosyal işler olmasaydı bu ufaktan başarılar gelir miydi, bir düşünün siz de...
bir de bir dönemin avrupa'da fırtına gibi esen galatasarayına bakıyoruz...
dönem için, herkesin malumu birinden yetenekli ve uyumlu futbolcular(hagi, emre, okan, hakan... saymayayım hepsini) ve başlarında fatih terim, bu, maalesef ki yegane kalmış başarıya imza atmışlardı. ve sonrası bir şekilde gelemedi... takım içindeki ekonomik krizler, futbolculara verilemeyen paralar, dolayısıyla başarısızlığın getişmiş olduğu huzursuzluk, kısacası yanlış strateji o unutulmaz takımın üstünden adeta bir buldozer gibi geçti ve yok etti. lakin, galatasaray da zamanında önünü görebilip, fenerbahçe'nin şu son 6-7 senedir yaptığı gibi ilerisi için belli adımlar atsaymış, belki şu an her sene şampiyonlar ligi finaline oynayan bir türk takımı da olabilirmiş.
sözün özü, açlığın getirmiş olduğu sabırsızlıkla önemli zamanlarda yanlış ya da eksik adımlar atmamak gerektiği... halbuki kazanılan o başarıların hemen sonrası bile -2000 senesi yani- galatasaray için çok geç değildi belki de gelecekteki gerekli projelerin imzası adına. olmadı tabii. şimdi de açıkçası, kendi adıma, ne mutlu bana ki, her alandaki adımını bin düşünüp bir atan, hazmederek bir yerlere gelmeye çalışan bir takımım var. yaşasın hep...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar