bugün
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- klimasız arabayla uzun yol gitmek7
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- kadınlar neden aldatır17
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- falıma bakmak isteyen var mı7
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- müşriklerin esasında putlara tapmaması3
- manipülasyon nasil önlenir5
- eski uludağ sözlük ortamı7
- chp den akp'ye jet geçiş2
- erkek erkeğe açık oylaşmak7
- online yazarlar8
- sedat pekmez18
- lip balm kullanan erkek6
- devşirmelik makamı13
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı6
- burç saçmalığı6
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- aldım kabul ettim6
- tarot falına inanan salak8
- nofap6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- allah bu yahudilerin belası versin3
- 23 haziran 2026 ingiltere gana maçı3
- 0 0 75
- lionel messi11
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- 1 euro 52 93 tl2
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- kadıköydeki tuhaf tipler4
- dont fuck with me tony4
- biz arap değiliz biz türk üz8
- cut the crap4
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- instagram çökünce sözlüğe sarmak3
- geceye şarkı bırak3
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- gratiste indirim kovalayan erkek3
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- diamond bosphoruss denen yazar7
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- ismet gurbuz 202418
- askerlik9
- kültür mantarı ve değişen mantar algısı3
- 2026 dünya kupası15
- toplu taşıma aracı2
- tekerlek kaşar4
Kur’an daima akla ve akıllılara hitap eden mübarek bir kitaptır. Aklı olmayanı muhatap kabul etmez. O yüzden aklı olmayan, akıl hastası olanlar mükellef sayılmamıştır. Kur’an hiçbir şeyi düşünmeden ,tartmadan akıl süzgecinden geçirmeden doğmatik olarak kabul etmeyi hoş karşılamaz. Dolayısıyla vahyin kabul ettiği belirlediği bir akıl vardır. Birde rasyonel ve aydınlanmacı felsefesinin kabul ettiği ,kutsalla bağını koparan insan egosunu merkeze alan seküler ,modern batıcı bir akıl vardır. Bu batı aklı kutsalla insan arasındaki tüm bağları koparıp atmıştır. “islam Aklı” ise kişi ile Rabbi arasında güçlü bir bağ kuran bir işleve sahiptir. “islam Aklı” aydınlıktır. Cahiliyye aklı ise karanlıktır. “islam Aklı” insanı aydınlığa davet eder. Cahiliyye aklı ise insanı karanlığa davet eder. Vahyin belirlediği ,Rabbiyle bağını diri tutan bu akıl Kur’an-da fiil halinde kullanılır. Fiil halinde olan bu akıl Kur’an-da zihni ameller olarak geçer. Aklı olmayanında dini olmaz. Dini yarım olanın imanıda olmaz. Akletmeyenler pis çukurda değerlendirilir. Yunus Süresi 100.Ayette Rabbimiz şöyle buyurur.” Allah’ın izni olmaksızın hiç kimse için iman etme imkanı yoktur. O, akıl etmeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik yağdırır.” Ayeti bu gerçeği vurgular.
Akletmeden bir fikir sahibi olmak , gerçek bir mümin olmak mümkün değildir. Bu yüzden kur’an insanı akletmeye çağırır. Bu gerçeği bazı ayetler şöyle dile getirir; Hadid süresi 17. Ayet “ Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.” Mülk Süresi 10. Ayette ise” Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık." Bu ayetlerden de görüldüğü gibi cehennem azabına uğramanın sebebi olarak Akletmemek olarak görülüyor.
islam tarihinde Emevilerle beraber saltanatın meşrulaştırıldığı bir süreçte Kur’an merkezli düşünen,sorgulayan vahiy ile vakıa arasında bir irtibat kuran hareketler teşekkül etmiştir. Geviş getiren zihniyetin aksine akla yaptıkları atıflarla, muhalefetleriyle ses getiren, entellektüel bir harekete dönüşen Mutezile varlığını da hatırlamak lazım. Mutezile hareketi salt bir kelam , felsefe hareketi yada bir mezhep olarak görmek yanlış olur. Tüm bunları kendi ilkelerinde barındırması doğru. Ama sadece felsefi veya akılcı olarak algılanması zaaflı bir yaklaşım olsa gerek. Oysaki Mutezile felsefe ile tamamen zıt bir yerde durur. Mutezileyi felsefecilerden ayıran en önemli etken vahye ve nakli bilgiye bağlı olmalarıydı.
Akletmeden bir fikir sahibi olmak , gerçek bir mümin olmak mümkün değildir. Bu yüzden kur’an insanı akletmeye çağırır. Bu gerçeği bazı ayetler şöyle dile getirir; Hadid süresi 17. Ayet “ Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.” Mülk Süresi 10. Ayette ise” Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık." Bu ayetlerden de görüldüğü gibi cehennem azabına uğramanın sebebi olarak Akletmemek olarak görülüyor.
islam tarihinde Emevilerle beraber saltanatın meşrulaştırıldığı bir süreçte Kur’an merkezli düşünen,sorgulayan vahiy ile vakıa arasında bir irtibat kuran hareketler teşekkül etmiştir. Geviş getiren zihniyetin aksine akla yaptıkları atıflarla, muhalefetleriyle ses getiren, entellektüel bir harekete dönüşen Mutezile varlığını da hatırlamak lazım. Mutezile hareketi salt bir kelam , felsefe hareketi yada bir mezhep olarak görmek yanlış olur. Tüm bunları kendi ilkelerinde barındırması doğru. Ama sadece felsefi veya akılcı olarak algılanması zaaflı bir yaklaşım olsa gerek. Oysaki Mutezile felsefe ile tamamen zıt bir yerde durur. Mutezileyi felsefecilerden ayıran en önemli etken vahye ve nakli bilgiye bağlı olmalarıydı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar