bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği25
- from gold from dust31
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- queen ravenna ifşası15
- pudra kokusu6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- kelebek3
- bu saatte uyumama sebebi2
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- kolye143
- crystal palace8
- beşiktaş18
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- fırın sütlaç8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı3
- ayaklara fısıldayan adam5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- futbol20
- ioçk'nın ifşası4
- true'nun çaylak olması5
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- akepe dönemi15
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- avrupa11
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- denenecek çok şey var4
- izmirin en güzel semtleri10
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- at9
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- la loba21
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- gocu nerede gocu3
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- engineer2820
Kur’an daima akla ve akıllılara hitap eden mübarek bir kitaptır. Aklı olmayanı muhatap kabul etmez. O yüzden aklı olmayan, akıl hastası olanlar mükellef sayılmamıştır. Kur’an hiçbir şeyi düşünmeden ,tartmadan akıl süzgecinden geçirmeden doğmatik olarak kabul etmeyi hoş karşılamaz. Dolayısıyla vahyin kabul ettiği belirlediği bir akıl vardır. Birde rasyonel ve aydınlanmacı felsefesinin kabul ettiği ,kutsalla bağını koparan insan egosunu merkeze alan seküler ,modern batıcı bir akıl vardır. Bu batı aklı kutsalla insan arasındaki tüm bağları koparıp atmıştır. “islam Aklı” ise kişi ile Rabbi arasında güçlü bir bağ kuran bir işleve sahiptir. “islam Aklı” aydınlıktır. Cahiliyye aklı ise karanlıktır. “islam Aklı” insanı aydınlığa davet eder. Cahiliyye aklı ise insanı karanlığa davet eder. Vahyin belirlediği ,Rabbiyle bağını diri tutan bu akıl Kur’an-da fiil halinde kullanılır. Fiil halinde olan bu akıl Kur’an-da zihni ameller olarak geçer. Aklı olmayanında dini olmaz. Dini yarım olanın imanıda olmaz. Akletmeyenler pis çukurda değerlendirilir. Yunus Süresi 100.Ayette Rabbimiz şöyle buyurur.” Allah’ın izni olmaksızın hiç kimse için iman etme imkanı yoktur. O, akıl etmeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik yağdırır.” Ayeti bu gerçeği vurgular.
Akletmeden bir fikir sahibi olmak , gerçek bir mümin olmak mümkün değildir. Bu yüzden kur’an insanı akletmeye çağırır. Bu gerçeği bazı ayetler şöyle dile getirir; Hadid süresi 17. Ayet “ Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.” Mülk Süresi 10. Ayette ise” Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık." Bu ayetlerden de görüldüğü gibi cehennem azabına uğramanın sebebi olarak Akletmemek olarak görülüyor.
islam tarihinde Emevilerle beraber saltanatın meşrulaştırıldığı bir süreçte Kur’an merkezli düşünen,sorgulayan vahiy ile vakıa arasında bir irtibat kuran hareketler teşekkül etmiştir. Geviş getiren zihniyetin aksine akla yaptıkları atıflarla, muhalefetleriyle ses getiren, entellektüel bir harekete dönüşen Mutezile varlığını da hatırlamak lazım. Mutezile hareketi salt bir kelam , felsefe hareketi yada bir mezhep olarak görmek yanlış olur. Tüm bunları kendi ilkelerinde barındırması doğru. Ama sadece felsefi veya akılcı olarak algılanması zaaflı bir yaklaşım olsa gerek. Oysaki Mutezile felsefe ile tamamen zıt bir yerde durur. Mutezileyi felsefecilerden ayıran en önemli etken vahye ve nakli bilgiye bağlı olmalarıydı.
Akletmeden bir fikir sahibi olmak , gerçek bir mümin olmak mümkün değildir. Bu yüzden kur’an insanı akletmeye çağırır. Bu gerçeği bazı ayetler şöyle dile getirir; Hadid süresi 17. Ayet “ Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.” Mülk Süresi 10. Ayette ise” Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık." Bu ayetlerden de görüldüğü gibi cehennem azabına uğramanın sebebi olarak Akletmemek olarak görülüyor.
islam tarihinde Emevilerle beraber saltanatın meşrulaştırıldığı bir süreçte Kur’an merkezli düşünen,sorgulayan vahiy ile vakıa arasında bir irtibat kuran hareketler teşekkül etmiştir. Geviş getiren zihniyetin aksine akla yaptıkları atıflarla, muhalefetleriyle ses getiren, entellektüel bir harekete dönüşen Mutezile varlığını da hatırlamak lazım. Mutezile hareketi salt bir kelam , felsefe hareketi yada bir mezhep olarak görmek yanlış olur. Tüm bunları kendi ilkelerinde barındırması doğru. Ama sadece felsefi veya akılcı olarak algılanması zaaflı bir yaklaşım olsa gerek. Oysaki Mutezile felsefe ile tamamen zıt bir yerde durur. Mutezileyi felsefecilerden ayıran en önemli etken vahye ve nakli bilgiye bağlı olmalarıydı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar