bugün
- kemalist dünya7
- kadir mısıroğlu'nun soyu10
- aylık 312 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- allah5
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi5
- cemevinde hain kemal sloganları2
- galatasaray lobisi5
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı22
- nilsu berfin aktaş2
- arda güler'in 24 yıl sonra dünya kupası golü3
- yavşak bir kardeşe sahip olmak2
- kemalistler8
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor12
- aşure3
- arda güler2
- en son ne aldınız2
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- demet evgar10
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı6
- yeni bir kitaba başlama sorunu2
- 24 haziran 2026 venezuela depremi8
- 25 haziran 2026 ekvador almanya maçı2
- yazarların imza parfümleri14
- hiranur vakfı'na sahte kemik yaşı davasında hapis3
- uğurcan çakır2
- venezuela6
- hızlı para kazanmanın yolları11
- dinleri masonlar kontrol ediyor5
- şu an ihtiyacım var dediğin şey6
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- 2026 dünya kupası22
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- bir insanı sevmek11
- erkekler neden az yaşar10
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler9
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- sözlüğün tadının kaçması4
- falıma bakmak isteyen var mı24
- türk kızı egosu6
- futbol17
- dünya11
- fakirin sevmesi hak mıdır12
- mutluluğun fark edilmemesi8
- boğa güreşlerini türkiye de yapsak3
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da4
- düşün ki o bunu okuyor16
- abd'nin kaan'a motor satışına izin vermesi4
- aylık 311 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- üniversitelerin gereksiz olması3
yağmurlu, soğuk bir kış akşamı, soba yanıyor gürül gürül, televizyon açık. abim ve ablam başka şehirlerde. biri okuyor biri çalışıyor.
her zamanki gibi annem babam ben televizyon izliyoruz.
ve dışarıdan bir ses yankılanıyor:
-ayran gibi boza, booozaaaa!
bu tekrarlanıyor hep. geceler birbirine benzer.
ben de çok merak ediyorum bunu o zamanlar.
biz de alalım mı diyorum? annem, istiyorsan inin alın babanla diyor. babam, hadi gel kız alalım diyor. bende bir heyecan tabii. babam sesleniyor camdan 'bozacı!' diye. bozacı mahallemize doğru geliyor ve kapının önünde şimdi. otomatik her zaman olduğu gibi yine bozuk. babam eline uludağ limonatanın boş, temiz şişesini alıyor pata küte iniyoruz aşağı. bozacı 'abi ben çıkardım yukarıya diyor.' sonra babam şişeyi uzatıyor bozacı da bize plastik kaplara koymanın hijyenik olmadığı için yasak olduğunu söylüyor. hay allah! babam, koş cam sürahiyi versin annen diyor. ben ikişer ikişer çıkıyorum merdivenleri. 5 ya da 10 liralık boza alıyoruz. beyazdan daha kirli bir rengi var. kıvamı da koyu. biraz tarçın serpiyor üstüne bozacı. sonra babam diyor ki 'bir kere de biz bağıralım boza diye' ve bağırıyor. sen de bağır diyor. ben de bozacının o güne kadar duyduğum sesini taklit ederek:
-ayran gibi boza boooozaaa!
diyorum. adam aferin benzedi diyor.
sonra iyi akşamlar dileyerek eve çıkıyoruz.
yağmur yağıyor, yollar ıslak, hava soğuk.
hemen birer bardak alıp koyuyorum babamla kendime çünkü annem 'ben istemem.' diyor.
babam 'tarçın da dök tadı öyle olur.' diye ekliyor.
ve o an geliyor. sonunda tadını öğreneceğim bozanın.
bir yudum alıyorum ve yüzüm ekşiyor...
-ya bu ne bee! içmem ben bunu, diyorum. annemle babam gülüyor.
o ana, o akşama geri dönebilseydim eğer 1-2 saatliğine, sırtımı sobaya dayar o bozayı lıkır lıkır içerdim.
her zamanki gibi annem babam ben televizyon izliyoruz.
ve dışarıdan bir ses yankılanıyor:
-ayran gibi boza, booozaaaa!
bu tekrarlanıyor hep. geceler birbirine benzer.
ben de çok merak ediyorum bunu o zamanlar.
biz de alalım mı diyorum? annem, istiyorsan inin alın babanla diyor. babam, hadi gel kız alalım diyor. bende bir heyecan tabii. babam sesleniyor camdan 'bozacı!' diye. bozacı mahallemize doğru geliyor ve kapının önünde şimdi. otomatik her zaman olduğu gibi yine bozuk. babam eline uludağ limonatanın boş, temiz şişesini alıyor pata küte iniyoruz aşağı. bozacı 'abi ben çıkardım yukarıya diyor.' sonra babam şişeyi uzatıyor bozacı da bize plastik kaplara koymanın hijyenik olmadığı için yasak olduğunu söylüyor. hay allah! babam, koş cam sürahiyi versin annen diyor. ben ikişer ikişer çıkıyorum merdivenleri. 5 ya da 10 liralık boza alıyoruz. beyazdan daha kirli bir rengi var. kıvamı da koyu. biraz tarçın serpiyor üstüne bozacı. sonra babam diyor ki 'bir kere de biz bağıralım boza diye' ve bağırıyor. sen de bağır diyor. ben de bozacının o güne kadar duyduğum sesini taklit ederek:
-ayran gibi boza boooozaaa!
diyorum. adam aferin benzedi diyor.
sonra iyi akşamlar dileyerek eve çıkıyoruz.
yağmur yağıyor, yollar ıslak, hava soğuk.
hemen birer bardak alıp koyuyorum babamla kendime çünkü annem 'ben istemem.' diyor.
babam 'tarçın da dök tadı öyle olur.' diye ekliyor.
ve o an geliyor. sonunda tadını öğreneceğim bozanın.
bir yudum alıyorum ve yüzüm ekşiyor...
-ya bu ne bee! içmem ben bunu, diyorum. annemle babam gülüyor.
o ana, o akşama geri dönebilseydim eğer 1-2 saatliğine, sırtımı sobaya dayar o bozayı lıkır lıkır içerdim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar