bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini10
- koca bulmak4
- başarılı sigara bırakma teknikleri9
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri5
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- chp'nin hali ne olacak33
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük3
- kimseye borç vermeyen insan11
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- ilgi manyağı olmak5
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- en sevdiğiniz müzik türü10
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- belfastta cihatçının kafa kesmesi2
- yeni tanışılan birine nerelisin diye sormak3
- ankara nın en berbat semti4
- hitlerin akciğerleri2
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- satrançtaki en güçsüz taş3
- m r e r e c t o20
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- ateşi siz bulsaydınız ilk neyi yakardınız3
- zayıflamanın en güzel yanı5
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- eşime sormam lazım kadınları4
- sedat pekmez24
- mobbingi meşrulaştıran felsefi argümanlar2
- yeminimi bozuyorum ulan3
- diamond bosphoruss denen yazar22
- ahmet2
- true nun çaylak olması4
- arapça bilen yazarlar3
- anın fotoğrafı3
- taciz ve tecavüzde kadın beyanı esastır2
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- başkalarının söyledikleri2
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması5
- mhp li yazarlar5
- satranç haram yasaklansın18
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- üç dil bilen alman kurdu2
- gocu28
- sedat pekmez karakteri3
- quantum bilgisayarlar2
efendim çamaşır suyu dediğimiz olay çamaşırları beyazlatma ihtiyacından ortaya çıkmış. tarih boyunca beyazların daha beyaz olması istenmiş olacak ki her dönem farklı bir çözüm bulunmuş. günümüzde ise dünyada bir çok temizlik hastası ve ülkemizin genelinde her alanda kullanılmaktadır. aslında olay şöyle gelişmiş:
modern çamaşır suları geliştirilmeden önce, kumaşlar genellikle bir dizi tekrarlanan kaynatma, kül suyu ve çamaşır sodası gibi alkali maddelerle ıslatma işlemleri ile beyazlatılmış.
kaynatmaya uygun olmayan, keten bezi gibi kumaşlar da genellikle güneş ışığına maruz bırakılarak beyazlatılırmış.
m.ö. 3000: çamaşır suları çoğunlukla tahta küllerinden türetilir, suyla karıştırılarak kül suyu oluşturulurmuş. çamaşırlar belirli süre kül suyu ile ıslatılır ve güneşte kurutulursa mükemmel bir beyazlık elde edilirmiş.
m.s. 1000-1200: hollandalılar bu yıllarda avrupa toplumunun çamaşır uzmanı olmuşlar. sırlarını açıklamaksızın, tahriş edici etkisini azaltmak için ekşimiş sütü, kül çözeltisine eklemişler. bu, ıslatma ve güneşte kurutmanın, kül suyunun tek başına kullanıldığı zamanlara göre daha fazla tekrarlanabilme imkânı anlamına geliyormuş fakat işlem 8 hafta sürüyordu ve çamaşırları güneşte kurutmak için serilecek geniş alanlar gerektiriyormuş.
düşünsene “anne niye yıkadın o gömleği yaa 1 ay sonra faruk’un düğünü vardı!”
1772: almanya doğumlu isveçli kimyacı karl wilhelm scheele, modern çamaşır sularının ana maddesi olan kloru ilk kez keşfetmiş.
yaklaşık 40 yıl sonra ingiliz kimyacı sir humphrey davy yunancada yeşilimsi sarı kelimesinden türetilen “klor” ismini vermiş.
1785 : evde kullanılan çamaşır suyundaki etken madde olan sodyum hipoklorit, fransız kimyacı claude louis berthollet tarafından bulunmuş. berthollet’nin beyazlatıcısı kostik klorlu potas çözeltisi ile oluşturulmuştu ve ilk olarak 1789’da “javel suyu” olarak satılmış. ancak her bir maddenin tam miktarının karışıma konulması zordu ve potas çok pahalı bir maddeydi.
1799 : iskoçyalı kimyacı charles tennant, berthollet'nin klor fikrini aldı, potas yerine kireçtaşı koyarak etken beyazlatıcı olarak kalsiyum hipoklorit (CaOCl2) içeren ilk çamaşır tozunu yapmış.
on yıl içinde, sadece çamaşırları değil, diğer ürünleri, özellikle yazı kâğıdını da beyazlatan çamaşır tozu bütün avrupa’da yaymış ancak toz çok fazla klor içerdiği için halâ çok pahalıymış.
1913 : oakland-kaliforniya’da kurulu the electro-alkaline co. firması geliştirdiği bir işlemle kostik soda çözeltisinin klorlanmasıyla türetilen sodyum hipoklorit (NaOCl) çamaşır suyunu yapmış.
1922 : şirketin ismi clorox chemical (şu anda the clorox co.) olarak değişmiş ve sodyum hipokloritli çamaşır suyu1 pint (=1/8 galon ≈ 0,47 litre)'lik şişelerde piyasaya verilmiş. bundan sonra da çamaşır tozunun yerini hızla almaya başladı.
bugünlerde ise gelişmiş bir çok ülke, sağlığa zararları dolayısı ile çamaşır suyu kullanımından uzaklaştı. daha doğrusu klorlu çamaşır sularının yerine alternatif ürünler kullanmaya başladılar. hatta bu işin mucidi clorox bile, amerika da artık tercih edilmediği için doğal içerikli greenworks adında yeni bir marka yarattı.
sodyum hipoklorit kullanımı amerika, avrupa, japonya gibi alım gücü yüksek , bilinçli bir çok ülkede çok çok azalmışken çamaşır suyu tüketimi sıralamasında 1’inciyiz. mikropları öldüreceğiz temiz olacağız diyerek hala çılgınlarcasına klorla kendimizi zehirliyoruz.
modern çamaşır suları geliştirilmeden önce, kumaşlar genellikle bir dizi tekrarlanan kaynatma, kül suyu ve çamaşır sodası gibi alkali maddelerle ıslatma işlemleri ile beyazlatılmış.
kaynatmaya uygun olmayan, keten bezi gibi kumaşlar da genellikle güneş ışığına maruz bırakılarak beyazlatılırmış.
m.ö. 3000: çamaşır suları çoğunlukla tahta küllerinden türetilir, suyla karıştırılarak kül suyu oluşturulurmuş. çamaşırlar belirli süre kül suyu ile ıslatılır ve güneşte kurutulursa mükemmel bir beyazlık elde edilirmiş.
m.s. 1000-1200: hollandalılar bu yıllarda avrupa toplumunun çamaşır uzmanı olmuşlar. sırlarını açıklamaksızın, tahriş edici etkisini azaltmak için ekşimiş sütü, kül çözeltisine eklemişler. bu, ıslatma ve güneşte kurutmanın, kül suyunun tek başına kullanıldığı zamanlara göre daha fazla tekrarlanabilme imkânı anlamına geliyormuş fakat işlem 8 hafta sürüyordu ve çamaşırları güneşte kurutmak için serilecek geniş alanlar gerektiriyormuş.
düşünsene “anne niye yıkadın o gömleği yaa 1 ay sonra faruk’un düğünü vardı!”
1772: almanya doğumlu isveçli kimyacı karl wilhelm scheele, modern çamaşır sularının ana maddesi olan kloru ilk kez keşfetmiş.
yaklaşık 40 yıl sonra ingiliz kimyacı sir humphrey davy yunancada yeşilimsi sarı kelimesinden türetilen “klor” ismini vermiş.
1785 : evde kullanılan çamaşır suyundaki etken madde olan sodyum hipoklorit, fransız kimyacı claude louis berthollet tarafından bulunmuş. berthollet’nin beyazlatıcısı kostik klorlu potas çözeltisi ile oluşturulmuştu ve ilk olarak 1789’da “javel suyu” olarak satılmış. ancak her bir maddenin tam miktarının karışıma konulması zordu ve potas çok pahalı bir maddeydi.
1799 : iskoçyalı kimyacı charles tennant, berthollet'nin klor fikrini aldı, potas yerine kireçtaşı koyarak etken beyazlatıcı olarak kalsiyum hipoklorit (CaOCl2) içeren ilk çamaşır tozunu yapmış.
on yıl içinde, sadece çamaşırları değil, diğer ürünleri, özellikle yazı kâğıdını da beyazlatan çamaşır tozu bütün avrupa’da yaymış ancak toz çok fazla klor içerdiği için halâ çok pahalıymış.
1913 : oakland-kaliforniya’da kurulu the electro-alkaline co. firması geliştirdiği bir işlemle kostik soda çözeltisinin klorlanmasıyla türetilen sodyum hipoklorit (NaOCl) çamaşır suyunu yapmış.
1922 : şirketin ismi clorox chemical (şu anda the clorox co.) olarak değişmiş ve sodyum hipokloritli çamaşır suyu1 pint (=1/8 galon ≈ 0,47 litre)'lik şişelerde piyasaya verilmiş. bundan sonra da çamaşır tozunun yerini hızla almaya başladı.
bugünlerde ise gelişmiş bir çok ülke, sağlığa zararları dolayısı ile çamaşır suyu kullanımından uzaklaştı. daha doğrusu klorlu çamaşır sularının yerine alternatif ürünler kullanmaya başladılar. hatta bu işin mucidi clorox bile, amerika da artık tercih edilmediği için doğal içerikli greenworks adında yeni bir marka yarattı.
sodyum hipoklorit kullanımı amerika, avrupa, japonya gibi alım gücü yüksek , bilinçli bir çok ülkede çok çok azalmışken çamaşır suyu tüketimi sıralamasında 1’inciyiz. mikropları öldüreceğiz temiz olacağız diyerek hala çılgınlarcasına klorla kendimizi zehirliyoruz.
güncel Önemli Başlıklar
