bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz8
- saçları permalı sözlük kızı10
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları9
- ben küfür etmedim adı altında küfür etmek10
- ucan tekme atan hipopotam38
- hangi manifest kızısın13
- arkadaşlar yine çok yedim ya3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz5
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek10
- bana bak muharrem2
- sizce karizma mıyım13
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar9
- akp'nin hala izmire köprü yapmaması2
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- hıçkırığı anında durduran formül7
- adı o soyadı ç ile başlayan kişinin suç işlemesi3
- yazarların şu an içtiği içecekler7
- perşembenin çok ara bir gün olması2
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir9
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- kız olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar7
- arkadaşlar acilen bakmanız gerekiyor5
- tarihte musa diye birinin olmadığı iddiası4
- ahmet piriştina3
- selam kızlar hala evlenmedim7
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar9
- burası kötü bir sözlük diyip sözlükte sabahlamak2
- sözlük kızları 56 no lu ganyan bayii zirvesi2
- montella ile yolların ayrılması5
- koltukaltı kıllı kezo6
- italya3
- emevilerin cuma namazı taktiği2
- arkadaşlar etkileşelim mi5
- herkesin herkese psikolojik teşhis koyması3
- 61 yaşında plank rekoru kırmak4
- bir karıncaya yol tarif etmenin çok zor olması3
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe4
- internette kavga ederek var olmaya çalışmak2
- güne bir resim bırak2
- takibe takip beğeniye beğeni diyen sözlük kızı4
- sütte leke var cemil tugay da yok5
- özelden kuşum ötmüyor diyen yazar3
- güne kötü başlamak2
- seray sever3
- muslettin amca6
- herkesin haklı olması2
- sizi müdüre şikayet eden arkadaş3
- şuan ne olmak istersiniz2
- arda turan milli takım teknik direktörü olacak3
Bir insanın karar verme mekanizmasını etkileyen iki kavramdan en güçlü ve en doğru olanı...
Ötekisi ise duygu. An odaklıdır. Sonrasını düşünmez...
kimsenin başına gelmemesini dilediğim bir örnekle açıklamak isterim;
Bir çocuğunuz olacak. Ama ters giden bir şeyler var. Doktor bebeğin elleri ve ayaklarının gelişmediğini söylüyor. Yani kolsuz ve bacaksız olarak dünyaya gelecek. Yani doğduktan sonra kaç sene yaşar bilinmez ama uzun süre yaşarsa bile hayatı boyunca sürünecek. Başkasının yardımı olmadan su bile içemeyecek. Tuvalete bile gidemeyecek. Diğer çocuklar koşup oynarken o içten içe ölecek...
Şimdi siz Çocuğu aldırır mıydınız? Yoksa dünyaya gelmesine izin mi verirdiniz?
Mantık o çocuğu aldırmayı emreder. Aptal mısın? Sen belki o çocuğa ömür boyu bakarsın. Tüm zorluğunu çekersin. 40 yaşınada gelse altını temizler yemeğini yedirirsin. Sen iyi bir insansın. Vefalısın. Cennetliksin. Buna şüphe yok. Allah senden razı olsun. Ama yinede sana emrediyorum. Bu çocuğu aldıracaksın. Dünyaya getirmeyeceksin. Mantık bunları emreder. Çünkü o çocuğun hayatı boyunca sürünmesini istemez mantık. Bir hayvan gibi bakıma muhtaç yaşamasını istemez. Doğduğunda evet her bebek gibi olacak. Zaten elleri ve kolları bir işe yaramayacak. Güzel güzel besleyeceksin büyüteceksin. Ya sonrası? Sonrası çocuğa ömür boyu zindan hayatı...
Duygu tam tersidir. Asla ve asla aldırmayacaksın o çocuğu. Katil misin sen? Nasıl kıyıyorsun daha doğmamış bir cana? O daha minicik. Bakacaksın besleyeceksin büyüteceksin onu. O senin çocuğun. Bu kadar vicsansız olma. O senin canından bir parça der sana duyguların. Ve dünyaya getirmeni ister o çocuğu.
Oysa duyguların bilmediği bir şey vardır. Mantık kendisinden daha vicdanlıdır. Amacı o çocuğu öldürmek değil aksine kurtarmaktır. Duygu Hem çocuğa, hem ailesine ömür boyu eziyet çektirecektir o çocuğu dünyaya getirerek.
Kısacası mantık düşünce yöntemiyle doğruyu bulma sanatıdır. Mantığa hangi perspektiften bakarsanız bakın, o anda size üzücü bir karar aldırsa bile sonuç olarak doğru yolu göstermiştir. Bu kural hiçbir zaman değişmez.
Tek şart size mantıklı gelen şeyin gerçekten mantıklı olmasıdır. O yüzden mantığınızın işleyişinin ve karar verme mekanizmanızın doğru çalışması gerek. Yoksa size o an mantıklı gelen şey size hayatınızın hatasını yaptırabilir.
Mantığa her zaman güvenin. Ama kendi mantığınızı her zaman sorgulayın ve geliştirin.
Duygu hayatınızın her an her yerinde olabilir. Olmalıdır da zaten. Ama olması gereken, rasyonel olan önemli kararlar aşamasında ona kulak asmak yerine mantığın sesini dinlemektir..
Mantığınızı dinlemek sizi duygusuz bir insan yapmaz. Zaten Duygusuz bir insan olsaydınız mantıkla duygu arasında seçim yapamazdınız. O yüzden hayatınızın her anında herhangi bir karar verme aşamasında duygularınızı rahatça geri plana itebilirsiniz. Sadece bir karar aşamasında duygularınızı dinlememiş olmanız onları hiçbir zaman köreltmeyecektir. Aksine o aşamalarda işe yaramayan duygularınızı başka aşamalarda daha yoğun ve güzel yaşayacaksınız.
Tecrübeyle sabit...
Ötekisi ise duygu. An odaklıdır. Sonrasını düşünmez...
kimsenin başına gelmemesini dilediğim bir örnekle açıklamak isterim;
Bir çocuğunuz olacak. Ama ters giden bir şeyler var. Doktor bebeğin elleri ve ayaklarının gelişmediğini söylüyor. Yani kolsuz ve bacaksız olarak dünyaya gelecek. Yani doğduktan sonra kaç sene yaşar bilinmez ama uzun süre yaşarsa bile hayatı boyunca sürünecek. Başkasının yardımı olmadan su bile içemeyecek. Tuvalete bile gidemeyecek. Diğer çocuklar koşup oynarken o içten içe ölecek...
Şimdi siz Çocuğu aldırır mıydınız? Yoksa dünyaya gelmesine izin mi verirdiniz?
Mantık o çocuğu aldırmayı emreder. Aptal mısın? Sen belki o çocuğa ömür boyu bakarsın. Tüm zorluğunu çekersin. 40 yaşınada gelse altını temizler yemeğini yedirirsin. Sen iyi bir insansın. Vefalısın. Cennetliksin. Buna şüphe yok. Allah senden razı olsun. Ama yinede sana emrediyorum. Bu çocuğu aldıracaksın. Dünyaya getirmeyeceksin. Mantık bunları emreder. Çünkü o çocuğun hayatı boyunca sürünmesini istemez mantık. Bir hayvan gibi bakıma muhtaç yaşamasını istemez. Doğduğunda evet her bebek gibi olacak. Zaten elleri ve kolları bir işe yaramayacak. Güzel güzel besleyeceksin büyüteceksin. Ya sonrası? Sonrası çocuğa ömür boyu zindan hayatı...
Duygu tam tersidir. Asla ve asla aldırmayacaksın o çocuğu. Katil misin sen? Nasıl kıyıyorsun daha doğmamış bir cana? O daha minicik. Bakacaksın besleyeceksin büyüteceksin onu. O senin çocuğun. Bu kadar vicsansız olma. O senin canından bir parça der sana duyguların. Ve dünyaya getirmeni ister o çocuğu.
Oysa duyguların bilmediği bir şey vardır. Mantık kendisinden daha vicdanlıdır. Amacı o çocuğu öldürmek değil aksine kurtarmaktır. Duygu Hem çocuğa, hem ailesine ömür boyu eziyet çektirecektir o çocuğu dünyaya getirerek.
Kısacası mantık düşünce yöntemiyle doğruyu bulma sanatıdır. Mantığa hangi perspektiften bakarsanız bakın, o anda size üzücü bir karar aldırsa bile sonuç olarak doğru yolu göstermiştir. Bu kural hiçbir zaman değişmez.
Tek şart size mantıklı gelen şeyin gerçekten mantıklı olmasıdır. O yüzden mantığınızın işleyişinin ve karar verme mekanizmanızın doğru çalışması gerek. Yoksa size o an mantıklı gelen şey size hayatınızın hatasını yaptırabilir.
Mantığa her zaman güvenin. Ama kendi mantığınızı her zaman sorgulayın ve geliştirin.
Duygu hayatınızın her an her yerinde olabilir. Olmalıdır da zaten. Ama olması gereken, rasyonel olan önemli kararlar aşamasında ona kulak asmak yerine mantığın sesini dinlemektir..
Mantığınızı dinlemek sizi duygusuz bir insan yapmaz. Zaten Duygusuz bir insan olsaydınız mantıkla duygu arasında seçim yapamazdınız. O yüzden hayatınızın her anında herhangi bir karar verme aşamasında duygularınızı rahatça geri plana itebilirsiniz. Sadece bir karar aşamasında duygularınızı dinlememiş olmanız onları hiçbir zaman köreltmeyecektir. Aksine o aşamalarda işe yaramayan duygularınızı başka aşamalarda daha yoğun ve güzel yaşayacaksınız.
Tecrübeyle sabit...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar