bugün
- dönerciye gidip beni şaşırt demek6
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası11
- kafasına güneş gözlüğü takan erkek4
- poğaça kokusuna direnmek3
- 12 eylül 2026 konyaspor trabzonspor maçı6
- iğrenç başlığa verilen iğrenç yanıtların silinmesi2
- tolkien4
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması6
- çeçenistan danışmanının cübbeli ahmet'i ziyareti4
- kinci sözlük2
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- dövmesiz bir kızı gelin getirmek6
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek2
- kadınların güçlü erkek tercihi19
- kurtlar vadisi senaristlerinin ifadeye çağrılması2
- taxi driver filmindeki pezevenk2
- kadın2
- anın fotoğrafı20
- para tip fizik olmadan bir kız nasıl etkilenir11
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması2
- sarapci koala hatayi13
- kuş pisliği diye soyada sahip olmak4
- sözlükte eğlence arayan yazarlar10
- çok iyi birisin diyen ama ayrılan kız9
- üzülünce halıya uzanmak10
- sözlük erkeklerinin kol kasları8
- yazarların en sevdiği şeyler15
- fantastik sinemanın sıkıcılığı5
- telegram kullanan erkek8
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- uludağ itiraf10
- rusya'nın ingiltere'yi tek tuşla haritadan silmesi2
- islamda namaz yoktur21
- aşk nedir8
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem7
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- kolları damarlı erkek6
- iremga7
- sözlük yazarlarının yaşadığı mistik olaylar7
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- 14 eylül 20262
- haydi yorgun mermi okula6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- jalapeno6
- partiden partiye giden erkekle evlenir misiniz5
- aragorn'un düğününde damatlık giyen cüce4
- galatasaray12
- zorbalanmaya alışkın insan6
- aragornun düğününde havaya ok sıkan terbiyesiz elf4
benim için büyük hayalkırıklığı. bunu bir iltifat olarak da almak mümkün çünkü bu hikaye ve bu bütçeyle büyük hayaller kurmuştum.
--spoiler--
yiğit bey iyi senarist, canı istediğinde ne oyunlu ne buluşlu sahneler yazıyor sık sık şahit oluyoruz. ictimalardan sayı saymayı öğrenen ayla, marily monroe'ya bağlanan ali atay aksı gibi....
ancak aklı başında bir yazarın kendi isteğiyle yapmayacağını düşündüğüm bazı hatalara olur vermiş gibi. kendisine kondurmamak için böyle söylüyorum. inanılmaz tekrarlı sahneler, sadece ve sadece ortalama seyircinin gözyaşını sağmak için kurulmuş planlar, yazılmış replikler ve boş sahneler filmi hantallaştırıyor. 2382 kez veda eden baba kız, en az bir dakika daha kısa çekilmesi gereken marilyn monroelu karakter finali gibi şeylerden bahsediyorum. şunu yapacağım ağlayacaklar tavrı filmin gerçek ve müthiş güçlü öyküsüne de haksızlık etmiş oluyor. bunu final sahnesini çetin tekindor banktayken kesip gerçek görüntülere geçmek yerine gerçeğini göstereceği sahneyi illa çekme hevesinden de anlıyorsunuz.
filmin görüntü yönetmeni inanılmaz iş çıkarmakla birlikte ilk baskın sahnesinden kulübede rehin alınışa kadar bazı mizansenler hem yazıldığı hem çekildiği haliyle akıl dışı. ilk 60 dakika bu kusurlara rağmen eli yüzü düzgün ilerleyen ayla, sonraki 568456804 dakika "bayla"'ya dönüşüyor. filmin ikinci yarısı inanılmaz uzun. son perdede 30 dakikanın büyük kısmının hiç olmaması filme hiçbir şey kaybettirmeyecekmiş. ben burada içgüdülerime güvenip yapımcı mustafa uslu'nun yeni eşi sinem öztürk'e rol açmak için filmin hikayesini gereksiz yere uzattığı tahmininde bulunacağım. bu hamle sinem öztürk'ün, karakteri kötü yazılan esra dermancıoğlu'nun da önüne geçerek filmin en başarısız ismi olmasına yol açmış oysa.
sürekli supertitlelar ile zaman atlamaları yaşayan filmin bu hikaye kurgusunun sona doğru can sıktığı, filmin kısacık bir bölümünün geçmesi gereken 90 ve 2000'lerde çok zaman kaybettiği aşikar. bu da çetin tekindor üzülmesin diye herhalde, ne diyeyim. elinde hayatının performansını çıkaran ismail hacıoğlu varken, onu son yarım saate girerken bırakmak akıl karı değil.
film, güçlü hikayesi daha iyi anlatılsa, zaten kültür bakanlığı'ndan bilmemnesine kadar para yağdırılmışken reklamcı yönetmeninin elinde thy ve hyundai viraline dönüşmese, son kısmı başta olmak üzere kısalsa, eric roberts yerine daha ciddi bir aktörle anlaşılsa ve türk hamasetine girilmese oscar'ın en güçlü adayı olabilirmiş. ellerimizle bu büyük fırsatı tepmişiz.
son olarak, i. hacıoğlu mükemmel, murat yıldırım şaşırtıcı derecede iyi, üçüncü asker rolünde mecnun çınar var. damla sönmez rol kurbanı, başrolle bağı çok geç ve seyircinin anlayışına bırakılarak sahnesizce kurulan büşra develi ise gayet iyi.
--spoiler--
--spoiler--
yiğit bey iyi senarist, canı istediğinde ne oyunlu ne buluşlu sahneler yazıyor sık sık şahit oluyoruz. ictimalardan sayı saymayı öğrenen ayla, marily monroe'ya bağlanan ali atay aksı gibi....
ancak aklı başında bir yazarın kendi isteğiyle yapmayacağını düşündüğüm bazı hatalara olur vermiş gibi. kendisine kondurmamak için böyle söylüyorum. inanılmaz tekrarlı sahneler, sadece ve sadece ortalama seyircinin gözyaşını sağmak için kurulmuş planlar, yazılmış replikler ve boş sahneler filmi hantallaştırıyor. 2382 kez veda eden baba kız, en az bir dakika daha kısa çekilmesi gereken marilyn monroelu karakter finali gibi şeylerden bahsediyorum. şunu yapacağım ağlayacaklar tavrı filmin gerçek ve müthiş güçlü öyküsüne de haksızlık etmiş oluyor. bunu final sahnesini çetin tekindor banktayken kesip gerçek görüntülere geçmek yerine gerçeğini göstereceği sahneyi illa çekme hevesinden de anlıyorsunuz.
filmin görüntü yönetmeni inanılmaz iş çıkarmakla birlikte ilk baskın sahnesinden kulübede rehin alınışa kadar bazı mizansenler hem yazıldığı hem çekildiği haliyle akıl dışı. ilk 60 dakika bu kusurlara rağmen eli yüzü düzgün ilerleyen ayla, sonraki 568456804 dakika "bayla"'ya dönüşüyor. filmin ikinci yarısı inanılmaz uzun. son perdede 30 dakikanın büyük kısmının hiç olmaması filme hiçbir şey kaybettirmeyecekmiş. ben burada içgüdülerime güvenip yapımcı mustafa uslu'nun yeni eşi sinem öztürk'e rol açmak için filmin hikayesini gereksiz yere uzattığı tahmininde bulunacağım. bu hamle sinem öztürk'ün, karakteri kötü yazılan esra dermancıoğlu'nun da önüne geçerek filmin en başarısız ismi olmasına yol açmış oysa.
sürekli supertitlelar ile zaman atlamaları yaşayan filmin bu hikaye kurgusunun sona doğru can sıktığı, filmin kısacık bir bölümünün geçmesi gereken 90 ve 2000'lerde çok zaman kaybettiği aşikar. bu da çetin tekindor üzülmesin diye herhalde, ne diyeyim. elinde hayatının performansını çıkaran ismail hacıoğlu varken, onu son yarım saate girerken bırakmak akıl karı değil.
film, güçlü hikayesi daha iyi anlatılsa, zaten kültür bakanlığı'ndan bilmemnesine kadar para yağdırılmışken reklamcı yönetmeninin elinde thy ve hyundai viraline dönüşmese, son kısmı başta olmak üzere kısalsa, eric roberts yerine daha ciddi bir aktörle anlaşılsa ve türk hamasetine girilmese oscar'ın en güçlü adayı olabilirmiş. ellerimizle bu büyük fırsatı tepmişiz.
son olarak, i. hacıoğlu mükemmel, murat yıldırım şaşırtıcı derecede iyi, üçüncü asker rolünde mecnun çınar var. damla sönmez rol kurbanı, başrolle bağı çok geç ve seyircinin anlayışına bırakılarak sahnesizce kurulan büşra develi ise gayet iyi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar