bugün
- gece denize girmek18
- manifest grubu vs tarkan21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle10
- içi ve dışı farklı olan insan4
- mehdiye inanıyor musunuz11
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri13
- cherry tiggo4
- islamcilara sorulmasi gereken sorular3
- zengin olmak3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- islam düşmanlarına bir soru9
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- çilek yiyen erkek2
- anthony musaba2
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- mahsun yeşilodun2
- bir insanın arkasından konuşmak3
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- luks araba almak2
- davutoğlu'nun gelecek partisi ni feshetmesi2
- taksi2
- yazarlardan yatırım önerileri2
- büyük adam3
- 20 şer kiloluk dumbell ile çalışmak2
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam3
- kız düşürme teknikleri5
- gelecek partisi3
- eren kaşıkçı5
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- central bar2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri12
- dolunayı seyretmek2
- yeni parti51
- kainatı allah'ın yaratmış olması2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- fenerbahçe3
- 29 temmuz 2026 butlancıların birbirine girmesi3
- luka gugeshashvili2
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- gregor clegane3
- içeri gidip tv izleyecek olmam3
- ahmet davutoğlu3
- makine mühendisliği5
- gaziantep fk2
- hikayeyi devam ettir54
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri3
- sözlük kızlarının kekleri11
- mobile legends3
benim için büyük hayalkırıklığı. bunu bir iltifat olarak da almak mümkün çünkü bu hikaye ve bu bütçeyle büyük hayaller kurmuştum.
--spoiler--
yiğit bey iyi senarist, canı istediğinde ne oyunlu ne buluşlu sahneler yazıyor sık sık şahit oluyoruz. ictimalardan sayı saymayı öğrenen ayla, marily monroe'ya bağlanan ali atay aksı gibi....
ancak aklı başında bir yazarın kendi isteğiyle yapmayacağını düşündüğüm bazı hatalara olur vermiş gibi. kendisine kondurmamak için böyle söylüyorum. inanılmaz tekrarlı sahneler, sadece ve sadece ortalama seyircinin gözyaşını sağmak için kurulmuş planlar, yazılmış replikler ve boş sahneler filmi hantallaştırıyor. 2382 kez veda eden baba kız, en az bir dakika daha kısa çekilmesi gereken marilyn monroelu karakter finali gibi şeylerden bahsediyorum. şunu yapacağım ağlayacaklar tavrı filmin gerçek ve müthiş güçlü öyküsüne de haksızlık etmiş oluyor. bunu final sahnesini çetin tekindor banktayken kesip gerçek görüntülere geçmek yerine gerçeğini göstereceği sahneyi illa çekme hevesinden de anlıyorsunuz.
filmin görüntü yönetmeni inanılmaz iş çıkarmakla birlikte ilk baskın sahnesinden kulübede rehin alınışa kadar bazı mizansenler hem yazıldığı hem çekildiği haliyle akıl dışı. ilk 60 dakika bu kusurlara rağmen eli yüzü düzgün ilerleyen ayla, sonraki 568456804 dakika "bayla"'ya dönüşüyor. filmin ikinci yarısı inanılmaz uzun. son perdede 30 dakikanın büyük kısmının hiç olmaması filme hiçbir şey kaybettirmeyecekmiş. ben burada içgüdülerime güvenip yapımcı mustafa uslu'nun yeni eşi sinem öztürk'e rol açmak için filmin hikayesini gereksiz yere uzattığı tahmininde bulunacağım. bu hamle sinem öztürk'ün, karakteri kötü yazılan esra dermancıoğlu'nun da önüne geçerek filmin en başarısız ismi olmasına yol açmış oysa.
sürekli supertitlelar ile zaman atlamaları yaşayan filmin bu hikaye kurgusunun sona doğru can sıktığı, filmin kısacık bir bölümünün geçmesi gereken 90 ve 2000'lerde çok zaman kaybettiği aşikar. bu da çetin tekindor üzülmesin diye herhalde, ne diyeyim. elinde hayatının performansını çıkaran ismail hacıoğlu varken, onu son yarım saate girerken bırakmak akıl karı değil.
film, güçlü hikayesi daha iyi anlatılsa, zaten kültür bakanlığı'ndan bilmemnesine kadar para yağdırılmışken reklamcı yönetmeninin elinde thy ve hyundai viraline dönüşmese, son kısmı başta olmak üzere kısalsa, eric roberts yerine daha ciddi bir aktörle anlaşılsa ve türk hamasetine girilmese oscar'ın en güçlü adayı olabilirmiş. ellerimizle bu büyük fırsatı tepmişiz.
son olarak, i. hacıoğlu mükemmel, murat yıldırım şaşırtıcı derecede iyi, üçüncü asker rolünde mecnun çınar var. damla sönmez rol kurbanı, başrolle bağı çok geç ve seyircinin anlayışına bırakılarak sahnesizce kurulan büşra develi ise gayet iyi.
--spoiler--
--spoiler--
yiğit bey iyi senarist, canı istediğinde ne oyunlu ne buluşlu sahneler yazıyor sık sık şahit oluyoruz. ictimalardan sayı saymayı öğrenen ayla, marily monroe'ya bağlanan ali atay aksı gibi....
ancak aklı başında bir yazarın kendi isteğiyle yapmayacağını düşündüğüm bazı hatalara olur vermiş gibi. kendisine kondurmamak için böyle söylüyorum. inanılmaz tekrarlı sahneler, sadece ve sadece ortalama seyircinin gözyaşını sağmak için kurulmuş planlar, yazılmış replikler ve boş sahneler filmi hantallaştırıyor. 2382 kez veda eden baba kız, en az bir dakika daha kısa çekilmesi gereken marilyn monroelu karakter finali gibi şeylerden bahsediyorum. şunu yapacağım ağlayacaklar tavrı filmin gerçek ve müthiş güçlü öyküsüne de haksızlık etmiş oluyor. bunu final sahnesini çetin tekindor banktayken kesip gerçek görüntülere geçmek yerine gerçeğini göstereceği sahneyi illa çekme hevesinden de anlıyorsunuz.
filmin görüntü yönetmeni inanılmaz iş çıkarmakla birlikte ilk baskın sahnesinden kulübede rehin alınışa kadar bazı mizansenler hem yazıldığı hem çekildiği haliyle akıl dışı. ilk 60 dakika bu kusurlara rağmen eli yüzü düzgün ilerleyen ayla, sonraki 568456804 dakika "bayla"'ya dönüşüyor. filmin ikinci yarısı inanılmaz uzun. son perdede 30 dakikanın büyük kısmının hiç olmaması filme hiçbir şey kaybettirmeyecekmiş. ben burada içgüdülerime güvenip yapımcı mustafa uslu'nun yeni eşi sinem öztürk'e rol açmak için filmin hikayesini gereksiz yere uzattığı tahmininde bulunacağım. bu hamle sinem öztürk'ün, karakteri kötü yazılan esra dermancıoğlu'nun da önüne geçerek filmin en başarısız ismi olmasına yol açmış oysa.
sürekli supertitlelar ile zaman atlamaları yaşayan filmin bu hikaye kurgusunun sona doğru can sıktığı, filmin kısacık bir bölümünün geçmesi gereken 90 ve 2000'lerde çok zaman kaybettiği aşikar. bu da çetin tekindor üzülmesin diye herhalde, ne diyeyim. elinde hayatının performansını çıkaran ismail hacıoğlu varken, onu son yarım saate girerken bırakmak akıl karı değil.
film, güçlü hikayesi daha iyi anlatılsa, zaten kültür bakanlığı'ndan bilmemnesine kadar para yağdırılmışken reklamcı yönetmeninin elinde thy ve hyundai viraline dönüşmese, son kısmı başta olmak üzere kısalsa, eric roberts yerine daha ciddi bir aktörle anlaşılsa ve türk hamasetine girilmese oscar'ın en güçlü adayı olabilirmiş. ellerimizle bu büyük fırsatı tepmişiz.
son olarak, i. hacıoğlu mükemmel, murat yıldırım şaşırtıcı derecede iyi, üçüncü asker rolünde mecnun çınar var. damla sönmez rol kurbanı, başrolle bağı çok geç ve seyircinin anlayışına bırakılarak sahnesizce kurulan büşra develi ise gayet iyi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar