bugün
- jaws filmindeki sikko balik15
- iltica20
- yemene asker gönderilme meselesi5
- arda güler6
- yetkisi alınan yetkili5
- haftanın gammazlarında birinci olan user6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı23
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- ritmik cimnastik yarışması2
- atatürk ün hataları4
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- moralin çok bozuk olması6
- asansörde konuşmama kuralı3
- sözlüğün kralı8
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- doğru don seçimi5
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- fetöcü ünlüler3
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- yalnız yaşamak6
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- insan sevmemek4
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- fon vurgunu50
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması2
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- betray me7
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- oktay saral6
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- galatasaray fenerbahçe derbisi2
- aç uyumak10
- metamfetamin7
- sevgi vs aşk9
- forma7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sözlüğün kraliçesi5
- irana gelin gitmek2
- salçalı makarna10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ırak5
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı2
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
Şair
Şair şiirin kalemidir ancak,
sahibi değil.
Felek şiire malzemedir ancak,
anlatılan değil,
anlatmaya yarayan.
-anlatamamaya-
Şair feleğe yazgılı, istese de,
istemese de.
-Sanırlar ki bu seçiştir.
Acı çeker, ama ne acı.
Acılarını yazdığını zanneder şair,
hepten kopmasın diye madde ile bağı.
Oysa yazdıklarını anlayamaz şair,
işte acı olan da budur, budur işte öz acı.
-kendini kandırmak zorundalığı,
mutlak çaresizlik hali, işte
açıkça söylüyorum,
olanı-
Oysa -yalnız- bir kelime olarak,
karşılamaz şairin yalnızlığını.
Severler şairi, öperler, iyi şeylerle överler.
Elinden tutarlar, dizlerinde uyuturlar,
takdir ederler.
Gösterirler de açıkça
güzel yere konumlandırdıklarını.
Derin addeder, önemser şairi toplum,
yani,
kalabalık eder.
işte bu yüzden -yalnız- bir kelime olarak ,hiç bir zamanda,
karşılayamaz şairin yalnızlığını.
-yalnız-
Umarsız kelimedir. Anlaşılmaya hasret, ki
bile bile bu imkansızdır.
Şairin yalnızlığı ve,
yalnızın şairliği
bundandır.
Bir seçim değildir şairin şairliği,
-sanılır ki seçiştir-
Bir buhranlı gece yerine geçse,
herhangi kişi,
-anlar-
-anlatılamazı-
korkudan kalbi çatlar,
ömrü kabusa evrilir,
uykular ağır,
rüyaları kaskatı.
Şair talimlidir oysa korkuya, kalbi çatlamış, çoktandır.
Yarılmış.
Parçalanmış.
Milyarlarca parçadır şiircinin kalbi,
bu yüzden,
milyarlarca parçayla birlikte korkar şair,
işte tam da bu yüzden,
-acı- bir kelime olarak karşılamaz
şairin acıdığını.
Söylemeye,
milyarlarca -acılar- ı toplamak gerekti.
Şair de, kopmasın diye hepten madde ile bağı,
-sandı ki bu bir seçişti.
Eskilere bakar, karıştırır da,
bütününü,
kıtasını,
satırını,
cümlesini,
kelimesini,
hecesini,
harfini,
virgülünü ve
noktasını.
Sonum kötü der durur şair,
lanetlen miyim? diye sorar sorar,
durur şair.
Arandı,
günah günah,
nerede, ne zaman diye
tarandı geçmiş.
-sandığından ki bu bir seçiş.
Ya sabır,
ya sabır,
başı imame,
adımları boncuk,
gitmek için değil,
çekmek için,
ya sabır,
ya sabır.
Şair tespih.
Baktı virgüle,
gördü noktası.
Şair değil, kalem olması.
Seçiş değil, alın yazısı.
Selam.
Dervişim.
Selam dervişin,
meczup hırkası.
Şair şiirin kalemidir ancak,
sahibi değil.
Felek şiire malzemedir ancak,
anlatılan değil,
anlatmaya yarayan.
-anlatamamaya-
Şair feleğe yazgılı, istese de,
istemese de.
-Sanırlar ki bu seçiştir.
Acı çeker, ama ne acı.
Acılarını yazdığını zanneder şair,
hepten kopmasın diye madde ile bağı.
Oysa yazdıklarını anlayamaz şair,
işte acı olan da budur, budur işte öz acı.
-kendini kandırmak zorundalığı,
mutlak çaresizlik hali, işte
açıkça söylüyorum,
olanı-
Oysa -yalnız- bir kelime olarak,
karşılamaz şairin yalnızlığını.
Severler şairi, öperler, iyi şeylerle överler.
Elinden tutarlar, dizlerinde uyuturlar,
takdir ederler.
Gösterirler de açıkça
güzel yere konumlandırdıklarını.
Derin addeder, önemser şairi toplum,
yani,
kalabalık eder.
işte bu yüzden -yalnız- bir kelime olarak ,hiç bir zamanda,
karşılayamaz şairin yalnızlığını.
-yalnız-
Umarsız kelimedir. Anlaşılmaya hasret, ki
bile bile bu imkansızdır.
Şairin yalnızlığı ve,
yalnızın şairliği
bundandır.
Bir seçim değildir şairin şairliği,
-sanılır ki seçiştir-
Bir buhranlı gece yerine geçse,
herhangi kişi,
-anlar-
-anlatılamazı-
korkudan kalbi çatlar,
ömrü kabusa evrilir,
uykular ağır,
rüyaları kaskatı.
Şair talimlidir oysa korkuya, kalbi çatlamış, çoktandır.
Yarılmış.
Parçalanmış.
Milyarlarca parçadır şiircinin kalbi,
bu yüzden,
milyarlarca parçayla birlikte korkar şair,
işte tam da bu yüzden,
-acı- bir kelime olarak karşılamaz
şairin acıdığını.
Söylemeye,
milyarlarca -acılar- ı toplamak gerekti.
Şair de, kopmasın diye hepten madde ile bağı,
-sandı ki bu bir seçişti.
Eskilere bakar, karıştırır da,
bütününü,
kıtasını,
satırını,
cümlesini,
kelimesini,
hecesini,
harfini,
virgülünü ve
noktasını.
Sonum kötü der durur şair,
lanetlen miyim? diye sorar sorar,
durur şair.
Arandı,
günah günah,
nerede, ne zaman diye
tarandı geçmiş.
-sandığından ki bu bir seçiş.
Ya sabır,
ya sabır,
başı imame,
adımları boncuk,
gitmek için değil,
çekmek için,
ya sabır,
ya sabır.
Şair tespih.
Baktı virgüle,
gördü noktası.
Şair değil, kalem olması.
Seçiş değil, alın yazısı.
Selam.
Dervişim.
Selam dervişin,
meczup hırkası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar