bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- yazarların özlediği şeyler10
- gaziantep'te kızını motorla sürükleyen baba2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası2
- gocu'nun adamın dibi olması2
- türk pornoları18
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- iyi ki sivaslı olmamak5
- genç yaşta ölen ünlüler5
- buddy dude18
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- bot yazarlar4
- 6 haziran 2026 rahmi koç'a soruşturma başlatılması2
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- türkiye16
- sözlüğün en kötü yazarları13
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- uysaljakoben28
- kolye10
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı9
- gocu40
- küçük memedeki hayat doluluk8
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- neden intihar etmiyorsun5
- ona bir şey söyle17
- fenerbahçe6
- kadınları itici yapan detaylar12
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- saat 3 neden uyumadın2
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- piyon2
- gecenin şarkısı5
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- en saçma yiyecek isimleri6
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- ne zaman adam oluruz4
- brad pitt'in son hali3
- 50 tl vs true ile bir gün7
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
entry'ler (99)
çoğu kez gün doğumuna şahit oluyorum. seher vakti, güneş daha görünür değilken aydınlanmaya başlıyor dünya ve üzerindeki tüm canlılarla hep birlikte uykudan uyanıyor. hatta en geç insan uyanıyor. kuşlardan 2 saat sonra alarmlar çalmaya başlıyor. özellikle yaz günler açık camlardan bir sürü kendini tekrar eden, ertelenen alarm sesleri.
peki sen kaç yatağında dikildiğin o ana kadar, kaç kere erteliyorsun alarmı?
peki sen kaç yatağında dikildiğin o ana kadar, kaç kere erteliyorsun alarmı?
peygamberler erildir,
ama vahiy zuhur eder.
kadın, peygamberin kalbine inen vahiydir sembolik olarak.
aklın üzerine işlenmiş hakikat hissi.
ama vahiy zuhur eder.
kadın, peygamberin kalbine inen vahiydir sembolik olarak.
aklın üzerine işlenmiş hakikat hissi.
kedi hayat kurtarır. bir öğretiye ihtiyaç yok. hali hazırda kendine has bir karakteri olacağından birbirinize uyum sağlayacaksınız.
o çoğu zaman senin istediklerini yapmayacak ama, sen onun tüm isteklerini karşılayacaksın.
bunu deneyimleyeceksin, bu kaçınılmaz.
o çoğu zaman senin istediklerini yapmayacak ama, sen onun tüm isteklerini karşılayacaksın.
bunu deneyimleyeceksin, bu kaçınılmaz.
uzun süredir cevabını veremediğim nadide soru.
uyanalım.
Mağara alegorisi Yunan filozof Platon tarafından ortaya atılan antik çağ felsefesinin en önemli alegorilerinden biridir.
Alegoriye göre bazı insanlar karanlık bir mağaraya zincirlenmişlerdir ve bu insanlar başlarını sağa ve sola çeviremezler sadece karşılarındakini görebilmektelerdir. Doğuştan beri bu mağarada bulunan insanlar mağaranın girişinden yansıyan nesnelerin gölgelerini görür ve bunları gerçeklikleri olarak algılarlar. Nihayet bir gün bu insanlardan bir tanesi zincirlerinden kurtulur ve mağarayı terk eder. Mağarayı terk eden bu insan mağaranın dışında yeni bir gerçeklik ile tanışır ve duvarda gölgelerini gördüğü nesnelerin gerçek olmadığının farkına varır. Bunu mağaradaki arkadaşları ile paylaşmak üzere mağaraya geri döner. Mağaradaki arkadaşları ise mağaranın dışında farklı bir gerçeklik olduğuna inanmazlar. Ve bu insanlara mağaranın dışındaki gerçekliği aktarabilmek de imkansızdır.
Mağara alegorisi Yunan filozof Platon tarafından ortaya atılan antik çağ felsefesinin en önemli alegorilerinden biridir.
Alegoriye göre bazı insanlar karanlık bir mağaraya zincirlenmişlerdir ve bu insanlar başlarını sağa ve sola çeviremezler sadece karşılarındakini görebilmektelerdir. Doğuştan beri bu mağarada bulunan insanlar mağaranın girişinden yansıyan nesnelerin gölgelerini görür ve bunları gerçeklikleri olarak algılarlar. Nihayet bir gün bu insanlardan bir tanesi zincirlerinden kurtulur ve mağarayı terk eder. Mağarayı terk eden bu insan mağaranın dışında yeni bir gerçeklik ile tanışır ve duvarda gölgelerini gördüğü nesnelerin gerçek olmadığının farkına varır. Bunu mağaradaki arkadaşları ile paylaşmak üzere mağaraya geri döner. Mağaradaki arkadaşları ise mağaranın dışında farklı bir gerçeklik olduğuna inanmazlar. Ve bu insanlara mağaranın dışındaki gerçekliği aktarabilmek de imkansızdır.
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir,
Mübtelâ-yı gama sor kim, geceler kaç saat.
uzun ve karanlık gecelerin yerini yavaş yavaş uzun günlere, gündüzlere bıraktığı bu günlerde umarım hayatımızdaki gamdan, kederden payımıza düşen dersi alır, huzur ve sevgiyle dolu saf duygulara ve düşüncelere doğru ilerleriz dostlarım.
evrende dönmeyen, kendince bir döngüde olmayan hiçbir şey yok anladığım kadarıyla.
ne maddede, ne manada.
dışarı da olup bitenlerin iç dünyamızdaki yansımalarını gözlemlemeye başladığımızda, aydınlanmış bir şuurla gündüz düşlerine veda edeceğiz inanıyorum, eminim.
karanlıktan aydınlığa devinen bu döngüde, kalbinizin ve vicdanınızın hoş sedası hiç susmasın.
gözlerinizden öpüyorum.
muckk.
Mübtelâ-yı gama sor kim, geceler kaç saat.
uzun ve karanlık gecelerin yerini yavaş yavaş uzun günlere, gündüzlere bıraktığı bu günlerde umarım hayatımızdaki gamdan, kederden payımıza düşen dersi alır, huzur ve sevgiyle dolu saf duygulara ve düşüncelere doğru ilerleriz dostlarım.
evrende dönmeyen, kendince bir döngüde olmayan hiçbir şey yok anladığım kadarıyla.
ne maddede, ne manada.
dışarı da olup bitenlerin iç dünyamızdaki yansımalarını gözlemlemeye başladığımızda, aydınlanmış bir şuurla gündüz düşlerine veda edeceğiz inanıyorum, eminim.
karanlıktan aydınlığa devinen bu döngüde, kalbinizin ve vicdanınızın hoş sedası hiç susmasın.
gözlerinizden öpüyorum.
muckk.
genelde enneagram mizaç tiplerinden 6 numaranın maruz kaldığı hastalıktır.
6 numaranın mizacının genel tanımı sadık sorgulayıcı.
6 numaranın mizacının genel tanımı sadık sorgulayıcı.
Tanim: sonu -be ile biten isimlerdir.
Mesela habibe, tilbe gibi.
Dogmamis cocuguma isim ariyorum dostlar. Anket gibi oldu ama bi dusunun bakalim.
Mesela habibe, tilbe gibi.
Dogmamis cocuguma isim ariyorum dostlar. Anket gibi oldu ama bi dusunun bakalim.
An'i yakalamak derler, benim gordugum ise bir ani yakalamak durtusuyle bir sure zarfindaki tum anlari kacirmaktir.
Herkesin kendini yonettigi online bi oyun bu hayat. Ama cok da bot var amk.
mutlağa doğmak.
Bilakis tanrı en çok fakirlerle ve fakirlerdedir. çünkü hatırlanan da, hatırlayan da o'dur.
eskiden bu başlığa içini döken kişiler okunduğuna ve ciddiye alındığına emin olurdu. Şimdi bu iki madde sadece burada değil, hayatımızın genelinden kalktı. dinlemiyoruz ve ciddiye almıyoruz. narsistlikle eziklik arasında gidip geliyoruz. neyse hepinizin beynini sikiyim. öpüyorum gözlerinizden.
boş zamanı vardır. Boş zamanını entelektüel bilgisini artırarak dolduruyorsa ve öğrendikleri üzerine düşünüyorsa iyi bir insan, iyi bir arkadaş, iyi bir eş, iyi bir anne olabilir.
instagram kullanmayan erkek için de anne kısmı hariç diğer kısımlar geçerli.
itiraf edelim ki instagram çok vakit alan hastalıklı bir uygulamadır.
instagram kullanmayan erkek için de anne kısmı hariç diğer kısımlar geçerli.
itiraf edelim ki instagram çok vakit alan hastalıklı bir uygulamadır.
Şair
Şair şiirin kalemidir ancak,
sahibi değil.
Felek şiire malzemedir ancak,
anlatılan değil,
anlatmaya yarayan.
-anlatamamaya-
Şair feleğe yazgılı, istese de,
istemese de.
-Sanırlar ki bu seçiştir.
Acı çeker, ama ne acı.
Acılarını yazdığını zanneder şair,
hepten kopmasın diye madde ile bağı.
Oysa yazdıklarını anlayamaz şair,
işte acı olan da budur, budur işte öz acı.
-kendini kandırmak zorundalığı,
mutlak çaresizlik hali, işte
açıkça söylüyorum,
olanı-
Oysa -yalnız- bir kelime olarak,
karşılamaz şairin yalnızlığını.
Severler şairi, öperler, iyi şeylerle överler.
Elinden tutarlar, dizlerinde uyuturlar,
takdir ederler.
Gösterirler de açıkça
güzel yere konumlandırdıklarını.
Derin addeder, önemser şairi toplum,
yani,
kalabalık eder.
işte bu yüzden -yalnız- bir kelime olarak ,hiç bir zamanda,
karşılayamaz şairin yalnızlığını.
-yalnız-
Umarsız kelimedir. Anlaşılmaya hasret, ki
bile bile bu imkansızdır.
Şairin yalnızlığı ve,
yalnızın şairliği
bundandır.
Bir seçim değildir şairin şairliği,
-sanılır ki seçiştir-
Bir buhranlı gece yerine geçse,
herhangi kişi,
-anlar-
-anlatılamazı-
korkudan kalbi çatlar,
ömrü kabusa evrilir,
uykular ağır,
rüyaları kaskatı.
Şair talimlidir oysa korkuya, kalbi çatlamış, çoktandır.
Yarılmış.
Parçalanmış.
Milyarlarca parçadır şiircinin kalbi,
bu yüzden,
milyarlarca parçayla birlikte korkar şair,
işte tam da bu yüzden,
-acı- bir kelime olarak karşılamaz
şairin acıdığını.
Söylemeye,
milyarlarca -acılar- ı toplamak gerekti.
Şair de, kopmasın diye hepten madde ile bağı,
-sandı ki bu bir seçişti.
Eskilere bakar, karıştırır da,
bütününü,
kıtasını,
satırını,
cümlesini,
kelimesini,
hecesini,
harfini,
virgülünü ve
noktasını.
Sonum kötü der durur şair,
lanetlen miyim? diye sorar sorar,
durur şair.
Arandı,
günah günah,
nerede, ne zaman diye
tarandı geçmiş.
-sandığından ki bu bir seçiş.
Ya sabır,
ya sabır,
başı imame,
adımları boncuk,
gitmek için değil,
çekmek için,
ya sabır,
ya sabır.
Şair tespih.
Baktı virgüle,
gördü noktası.
Şair değil, kalem olması.
Seçiş değil, alın yazısı.
Selam.
Dervişim.
Selam dervişin,
meczup hırkası.
Şair şiirin kalemidir ancak,
sahibi değil.
Felek şiire malzemedir ancak,
anlatılan değil,
anlatmaya yarayan.
-anlatamamaya-
Şair feleğe yazgılı, istese de,
istemese de.
-Sanırlar ki bu seçiştir.
Acı çeker, ama ne acı.
Acılarını yazdığını zanneder şair,
hepten kopmasın diye madde ile bağı.
Oysa yazdıklarını anlayamaz şair,
işte acı olan da budur, budur işte öz acı.
-kendini kandırmak zorundalığı,
mutlak çaresizlik hali, işte
açıkça söylüyorum,
olanı-
Oysa -yalnız- bir kelime olarak,
karşılamaz şairin yalnızlığını.
Severler şairi, öperler, iyi şeylerle överler.
Elinden tutarlar, dizlerinde uyuturlar,
takdir ederler.
Gösterirler de açıkça
güzel yere konumlandırdıklarını.
Derin addeder, önemser şairi toplum,
yani,
kalabalık eder.
işte bu yüzden -yalnız- bir kelime olarak ,hiç bir zamanda,
karşılayamaz şairin yalnızlığını.
-yalnız-
Umarsız kelimedir. Anlaşılmaya hasret, ki
bile bile bu imkansızdır.
Şairin yalnızlığı ve,
yalnızın şairliği
bundandır.
Bir seçim değildir şairin şairliği,
-sanılır ki seçiştir-
Bir buhranlı gece yerine geçse,
herhangi kişi,
-anlar-
-anlatılamazı-
korkudan kalbi çatlar,
ömrü kabusa evrilir,
uykular ağır,
rüyaları kaskatı.
Şair talimlidir oysa korkuya, kalbi çatlamış, çoktandır.
Yarılmış.
Parçalanmış.
Milyarlarca parçadır şiircinin kalbi,
bu yüzden,
milyarlarca parçayla birlikte korkar şair,
işte tam da bu yüzden,
-acı- bir kelime olarak karşılamaz
şairin acıdığını.
Söylemeye,
milyarlarca -acılar- ı toplamak gerekti.
Şair de, kopmasın diye hepten madde ile bağı,
-sandı ki bu bir seçişti.
Eskilere bakar, karıştırır da,
bütününü,
kıtasını,
satırını,
cümlesini,
kelimesini,
hecesini,
harfini,
virgülünü ve
noktasını.
Sonum kötü der durur şair,
lanetlen miyim? diye sorar sorar,
durur şair.
Arandı,
günah günah,
nerede, ne zaman diye
tarandı geçmiş.
-sandığından ki bu bir seçiş.
Ya sabır,
ya sabır,
başı imame,
adımları boncuk,
gitmek için değil,
çekmek için,
ya sabır,
ya sabır.
Şair tespih.
Baktı virgüle,
gördü noktası.
Şair değil, kalem olması.
Seçiş değil, alın yazısı.
Selam.
Dervişim.
Selam dervişin,
meczup hırkası.
velev ki bir süre sabreder ve içinde bulunduğun sıkıntılı durumun geçmesini beklersen, önceki hayatından çok daha aydınlık bir algı seviyesinde olacaksın. yine de sen bilirsin.
eşiği geçersen de toprağın bol olsun dostum.
eşiği geçersen de toprağın bol olsun dostum.
ya kendi görüşümüz sandığımız bile başkalarının görüşlerinin birleşimiyse.
uludağ sözlük mecrasında yıllar önce bilmediği şeyleri biliyorum gibi göstermek gayesinde olmayan bir çok sözlük yazarı dostumuz vardı.
biz onlardan feyz aldık. biz onlardan empati kurmayı, bir olayı iki tarafıyla düşünmeyi ve fenomenolojiyi öğrendik. yargılamadan eleştirmeyi, sağduyulu yaklaşımı. yaptığı yanlışı kişinin yüzüne vurmaktansa nasıl beraberce düzeltebileceğimizi öğrenmiştik.
şimdi bunu pek göremesem de, bence, diğer sözlüklerden daha özverili bir kitle uyanmaya hazır ve burada.
siz siz olun. bi başkası olmayın. sağ olun gençler.
biz onlardan feyz aldık. biz onlardan empati kurmayı, bir olayı iki tarafıyla düşünmeyi ve fenomenolojiyi öğrendik. yargılamadan eleştirmeyi, sağduyulu yaklaşımı. yaptığı yanlışı kişinin yüzüne vurmaktansa nasıl beraberce düzeltebileceğimizi öğrenmiştik.
şimdi bunu pek göremesem de, bence, diğer sözlüklerden daha özverili bir kitle uyanmaya hazır ve burada.
siz siz olun. bi başkası olmayın. sağ olun gençler.
eleştiri yaparken küfür illetinden kurtulabilecek ve kendini ait hissettiği topluluğu övmek için karşı tarafa küfür etmeyecek gençlerin hepsinin bu mecra da toplanmış olması.
bu sözlükte ki gençlerin kendini entelektüel olarak görmemesi, zira kendini entelektüel olarak gören diğer sözlük yazarı arkadaşların entelektüel olmamasından ötürü, bu sözlüğün daha gerçekçi olması.
