bugün
- düşünürken tavana bakmak3
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi4
- chp izmir il örgütünü basan hırsızlık hükümlüsü3
- falıma bakmak isteyen var mı11
- yastığın soğuk tarafı2
- herbokolog2
- iş flörtü3
- kemal kılıçdaroğlu9
- bu saatte teyzesinde olduğunu söyleyen kız4
- arkadaş kafayı mı yedin sen2
- erkek erkeğe açık oylaşmak9
- müşriklerin esasında putlara tapmaması6
- chp den akp'ye jet geçiş5
- tembellik hakkı4
- sokak köpekleri sorununun çözümü2
- yaz aşkı bulamamak4
- iran la ilgili endişe ortaya çıktı2
- bir şeyler söyle3
- göğüs dekoltesi olan erkek2
- ayrılığın 7 aşaması4
- midenin tencere olması3
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat2
- ibrahim hacıosmanoğlu'nun dünya kupası açıklaması3
- çita leopar jaguar farkı2
- her entryde artılama ve kalp isaretleme2
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- vivaldi'ye gıygıy diyen kezo3
- su içmekten göbeğin çıkması3
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- kadınlar neden aldatır17
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- çifte memiş2
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- klimasız arabayla uzun yol gitmek7
- 1 euro 52 93 tl3
- rize de zincirleme kaza 3 ölü 5 yaralı2
- eski uludağ sözlük ortamı7
- sedat pekmez18
- devşirmelik makamı13
- online yazarlar8
- manipülasyon nasil önlenir5
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- ikna sanatı2
- lip balm kullanan erkek6
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı6
- burç saçmalığı6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- tarot falına inanan salak8
yiddişte müslüman anlamına gelen kelime. ancak bu kelime müslümanlar için kullanılmıyordu. nazilerin ölüm kamplarında, bilhassa auschwitz'te yahudiler, aralarında umudunu yitirmiş, bir köşede bitkin oturanlara bu sözü yakıştırmıştı. Giorgio Agamben ise terimin müslümanların allah'a teslimiyetinden geldiğini düşünür. (Chul Han - Şiddetin Topolojisi)
agamben'in tanık ve arşiv kitabında rastlamıştım bu kelimeye ilk kez. şimdi tekrar rastladım şiddetin topolojisi kitabında chul han'ın. o kadar dehşet vericiydi ki bu muselmannların auschwitz kampındaki durumu. hayat ile bir bağı yok, hareket yok, umut yok, ölmeyi bekliyor. beter bir halde. işin bir diğer kötü yanı da oradaki diğer yahudilerin onlara yaklaşımı. muselmannlara yaklaşmıyor, onlardan uzak duruyor, adeta ötekileştiriyor, onların tükenişlerine şahit oluyorlar öylece uzaktan. bu öylesine dehşet verici bir şey ki.
hep anlatılır ikinci dünya savaşı. fakat pek çok insan gerçekten bu savaşta ne derece bir vahşet yaşandı az bilir. öylesinde büyük bir vahşetti ki bu. bu yüzden auschwitz kampındaki katliama shoah denilir. yani tanığı olmayan olay.
agamben'in kitabında muselmannlar için şöyle bir kesit yer alır:
"Sonuna vardırılan yıkımı, tamamlanan işi kimse anlatmadı, tıpkı kimsenin kendi ölümünü anlatmak için geri dönmemesi gibi. Kağıt kalemleri olsaydı bile dibe vuranlar, boğulanlar tanıklık etmeyecekti çünkü ölümleri bedensel ölümlerinden önce başlamıştı. Büsbütün tükenmeden haftalarca, aylarca öncesinde bile gözlemleme, hatırlama, kendilerini diğerleriyle karşılaştırma ve ifade etme yeteneklerini çoktan kaybetmişlerdi. Biz onlar adına, vekaleten konuşuyoruz."
onlardan biri olmadan, onların yaşadığı vahşetin boyutunu yaşamadan onlar adına tanıklık edebilmek ne derece mümkün olabilir? Bu pek de mümkün olmaz sanırım. Yalnızca fikir yürütülebilir.
agamben'in tanık ve arşiv kitabında rastlamıştım bu kelimeye ilk kez. şimdi tekrar rastladım şiddetin topolojisi kitabında chul han'ın. o kadar dehşet vericiydi ki bu muselmannların auschwitz kampındaki durumu. hayat ile bir bağı yok, hareket yok, umut yok, ölmeyi bekliyor. beter bir halde. işin bir diğer kötü yanı da oradaki diğer yahudilerin onlara yaklaşımı. muselmannlara yaklaşmıyor, onlardan uzak duruyor, adeta ötekileştiriyor, onların tükenişlerine şahit oluyorlar öylece uzaktan. bu öylesine dehşet verici bir şey ki.
hep anlatılır ikinci dünya savaşı. fakat pek çok insan gerçekten bu savaşta ne derece bir vahşet yaşandı az bilir. öylesinde büyük bir vahşetti ki bu. bu yüzden auschwitz kampındaki katliama shoah denilir. yani tanığı olmayan olay.
agamben'in kitabında muselmannlar için şöyle bir kesit yer alır:
"Sonuna vardırılan yıkımı, tamamlanan işi kimse anlatmadı, tıpkı kimsenin kendi ölümünü anlatmak için geri dönmemesi gibi. Kağıt kalemleri olsaydı bile dibe vuranlar, boğulanlar tanıklık etmeyecekti çünkü ölümleri bedensel ölümlerinden önce başlamıştı. Büsbütün tükenmeden haftalarca, aylarca öncesinde bile gözlemleme, hatırlama, kendilerini diğerleriyle karşılaştırma ve ifade etme yeteneklerini çoktan kaybetmişlerdi. Biz onlar adına, vekaleten konuşuyoruz."
onlardan biri olmadan, onların yaşadığı vahşetin boyutunu yaşamadan onlar adına tanıklık edebilmek ne derece mümkün olabilir? Bu pek de mümkün olmaz sanırım. Yalnızca fikir yürütülebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar