bugün
- uyudunuz mu arkadaşlar6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı23
- sözlükteki kızların bilgisiz olması13
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- midye dolma5
- bundesliga3
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- 2026 ekim ayı nasıl geçti3
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği3
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- futbol14
- kadıköy5
- rüya3
- fon olaylarında adı geçen şahıslar2
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- tayta duyulan yoğun ilginin kaynağı3
- kahverengi keşiş örümceği2
- heidegger benimle ol3
- türk usulü ödeyelim diyen alman3
- çorapsız uyumak2
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- deli divane dizisi4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- gece gece aniden gelen kelle paça içme hissi3
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- göztepe neymiş böyle be3
- kızın haberi yokken fotoğrafıyla şarkı yapmak3
- sanırım yeterince yazdım2
- en son ne aldınız16
- avakado kestim al'ye diyen anne3
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- fidan'dan rusya ukrayna açıklaması3
- milan skriniar7
- düşün ki o bunu okuyor3
- gülriz sururi'nin gözleri3
- efendi erkek5
- evde makyaj malzemesi yapmak4
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- kedilerin açacağı başlıklar3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi2
- senin gibisi yok4
Viyana Kongresi italya'nın Fransız işgalinden önce yöneten hanedanlara geri verilmesini öngörüyordu. Çünkü parçalanmış bir italya, kongrenin içerik amacına tıpatıp uyuyordu. Ayrıca italya’nın denetlenmesi görevini de Avusturya üstlenmişti. Fakat bir geçek daha vardı ki, bu da Fransız ihtilali’nden sonra italya’da giderek yerleşen Ulusçuluk ve Liberalizm fikirleriydi. işte Viyana Kongresinde alınan kararlar da, bu fikirleri tetikleyen unsurlar oldu. Böylece italya’da ulusal birlik kurma çalışmaları başladı. Ancak 1815'ten sonraki süreçte, bu birliğin oluşmasına engel teşkil eden iki önemli unsur vardı. Bunlardan ilki Avusturya idi ve italya’nın kuzeyindeki hakimiyet alanları oldukça fazlaydı. ikinci engel ise kilise yoluyla bütün italya'ya, devlet olarak da politik yolla Orta italya'ya egemen olan Papalık idi. Ayrıca bu iki büyük engel dışında, Sicilya Krallığı’nı elinde tutan ispanyollar ve yarımada üzerinde hala nüfuz sahibi olan Fransa devletleri de; olumsuz faktörlerdendi. Fakat tam da bu sırada bazı gizli masonik dernekler italya'nın birleşmesi için çalışmaya başladılar.
Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi gibi masonlar birleşme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı. Ayrıca Sardinya kralı II. Vittorio Emmanuel de bu birleşme hareketini destekleyen masonlar arasındaydı. Fakat 1848-49 senelerinde alınan başarısızlıklar, Avusturya’yı yenebilmek için büyük Avrupa devletlerinin desteğinin şart olduğunu ortaya koydu. Bu andan sonra izlenecek politikalar da, bu düşünceye göre şekillenmiştir.
Yeni süreçte kurulmuş olan italya Krallığı, Roma ve Venedik’i hala birliğe dahil edememişti. Fakat bu yeni devletin Venedik’i Avusturya’dan, Roma’yı ise Papalıktan alacak güce tek başına sahip olamadığı da saklanamaz bir gerçekti. italya politikasını uzun yıllar meşgul eden bu önemli sorun, ancak yabancı devletlerin etkisiyle çözüme kavuşabilirdi. Beklenen oldu ve tıpkı italya gibi Almanya da, siyasi birliğini kurabilme çabası içine girmişti. Bu iki devletin karşısındaki güç ise ortaktı, Avusturya. Böylece başlarda Fransa’nın karşı çıkmasına rağmen Prusya-italya ittifakı gerçekleşti. 1866 senesinde Prusya, Avusturya’ya savaş açıp bu devleti yendi. italya, bu savaşta hiçbir varlık gösteremediği halde; Prusya’nın yanını tuttuğundan, 3 Ekim 1866’da Avusturya ve Prusya arasında yapılan Viyana Antlaşması ile Venedik ve civarını topraklarına katmayı başardı.
Artık sıra Papa’nın savunduğu Roma’ya gelmişti. italya, Roma’yı da sınırlarına katarak daha fazla güç kazanacak ve bundan böyle dışa dönük politikalar izlemeye başlayabilecekti. Bu ise Fransa’yı olumsuz etkileyeceğinden, italya’yı engellemek için III. Napolyon tarafından Papa’ya asker yardımında bulunulmuştur. Fakat bir süre sonra başlayan Prusya-Fransa Savaşı’nda bu kez III. Napolyon yenilmiş ve Sedan’da esir düşmüştür(1871). Bunun sonucunda da Papalığı destekleyen en önemli güç ortadan kalkmıştır. 20 Eylül 1870 tarihinde Roma’yı işgal eden italyanlar, başkentlerini de buraya taşımışlardır. Papanın, Roma’nın birliğe katılmasını tanımaması yüzünden; italya ile arası açıldı. Bunun üzerine italyan hükümeti 1871’de çıkardığı "Garanti Kanunu" ile Papa’nın(Papalığın) italya içersindeki durumunu saptadı. Buna göre; Papa, yine devlet başkanı olarak protokolde yer alacak ve kralla aynı haklara sahip olacak, belli bir maaşı bulunacaktı. Neticede Papa yalnızca dini lider olarak kabul gördü.
Böylece 1815 yılında kurulan ve titizlikle sürdürülmesine çalışılan Avrupa güç dengesi bozulmuş oldu. Stratejik konumu itibarıyla Avrupa ve Akdeniz’in önemli bir noktasında yer alan italya, bundan böyle diğer büyük devletlerle beraber sömürgecilik yarışı içine girdi. Bu amaçla da gözlerini çevirdiği topraklardan bir kısmı, Osmanlı imparatorluğu’na bağlı topraklar olmuştur.
Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi gibi masonlar birleşme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı. Ayrıca Sardinya kralı II. Vittorio Emmanuel de bu birleşme hareketini destekleyen masonlar arasındaydı. Fakat 1848-49 senelerinde alınan başarısızlıklar, Avusturya’yı yenebilmek için büyük Avrupa devletlerinin desteğinin şart olduğunu ortaya koydu. Bu andan sonra izlenecek politikalar da, bu düşünceye göre şekillenmiştir.
Yeni süreçte kurulmuş olan italya Krallığı, Roma ve Venedik’i hala birliğe dahil edememişti. Fakat bu yeni devletin Venedik’i Avusturya’dan, Roma’yı ise Papalıktan alacak güce tek başına sahip olamadığı da saklanamaz bir gerçekti. italya politikasını uzun yıllar meşgul eden bu önemli sorun, ancak yabancı devletlerin etkisiyle çözüme kavuşabilirdi. Beklenen oldu ve tıpkı italya gibi Almanya da, siyasi birliğini kurabilme çabası içine girmişti. Bu iki devletin karşısındaki güç ise ortaktı, Avusturya. Böylece başlarda Fransa’nın karşı çıkmasına rağmen Prusya-italya ittifakı gerçekleşti. 1866 senesinde Prusya, Avusturya’ya savaş açıp bu devleti yendi. italya, bu savaşta hiçbir varlık gösteremediği halde; Prusya’nın yanını tuttuğundan, 3 Ekim 1866’da Avusturya ve Prusya arasında yapılan Viyana Antlaşması ile Venedik ve civarını topraklarına katmayı başardı.
Artık sıra Papa’nın savunduğu Roma’ya gelmişti. italya, Roma’yı da sınırlarına katarak daha fazla güç kazanacak ve bundan böyle dışa dönük politikalar izlemeye başlayabilecekti. Bu ise Fransa’yı olumsuz etkileyeceğinden, italya’yı engellemek için III. Napolyon tarafından Papa’ya asker yardımında bulunulmuştur. Fakat bir süre sonra başlayan Prusya-Fransa Savaşı’nda bu kez III. Napolyon yenilmiş ve Sedan’da esir düşmüştür(1871). Bunun sonucunda da Papalığı destekleyen en önemli güç ortadan kalkmıştır. 20 Eylül 1870 tarihinde Roma’yı işgal eden italyanlar, başkentlerini de buraya taşımışlardır. Papanın, Roma’nın birliğe katılmasını tanımaması yüzünden; italya ile arası açıldı. Bunun üzerine italyan hükümeti 1871’de çıkardığı "Garanti Kanunu" ile Papa’nın(Papalığın) italya içersindeki durumunu saptadı. Buna göre; Papa, yine devlet başkanı olarak protokolde yer alacak ve kralla aynı haklara sahip olacak, belli bir maaşı bulunacaktı. Neticede Papa yalnızca dini lider olarak kabul gördü.
Böylece 1815 yılında kurulan ve titizlikle sürdürülmesine çalışılan Avrupa güç dengesi bozulmuş oldu. Stratejik konumu itibarıyla Avrupa ve Akdeniz’in önemli bir noktasında yer alan italya, bundan böyle diğer büyük devletlerle beraber sömürgecilik yarışı içine girdi. Bu amaçla da gözlerini çevirdiği topraklardan bir kısmı, Osmanlı imparatorluğu’na bağlı topraklar olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar