bugün
- nihoşun ölümü15
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi20
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması9
- emret komutanım tahir yüzbaşı3
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- fakirlerin çocuklarına koyduğu sikimsonik isimler3
- velvet17
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- emret komutanım3
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- yeni parti5
- zorunlu eğitim6
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- özgür özel'in tutuklanması9
- roberto carlos ile tüpçü fikret'in otopark kavgası2
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- sahilde çok fazla şişman genç kadın olması2
- yerli ve milli muhalefet2
- cafu lucio carlos silva ronaldinho ronaldo rivaldo2
- rambo ariel ortega2
- kolonoskopi4
- akp vs pkk6
- uysaljakoben biraderin yok olması2
- hewal ebo19
- midilli adası7
- ülseratif kolit2
- bayan yazarların nick altı3
- arka kapının gıcırdaması5
- çin hindistan savaşı2
- sözlük yazarı dövmek6
- lore peyniri4
- meal kuran değildir26
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- canbequit2
- ukraynalı gökbilimcilerin ufo raporu2
- ojeli türbanlı2
- yazarların sgk borcu4
- dm açsana diyen erkek5
- kılıçdaroğlu ve vahdettin benzerliği2
- truvalı helen3
- enver paşa3
- vitamin hapı kullanmak2
- şükürcülük7
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- 90 lar2
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- ama kent uzlaşısı6
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
EN BAŞARILI BAŞARISIZLIK
Günümüz dünyasında en popüler slogan kazanmanın her şey olduğudur. Kimi insanlara göre fırtınayla nasıl baş ettiğinizin bir önemi yoktur, kimileri yalnızca elde ettiğiniz başarılara bakar. Benim anlatmak istediğim hikaye de bu konu hakkında. Dünyanın en başarılı başarısızlıklarından bir hikaye.
Bazen kazanmak her şey değildir.
Bu adamı tanıyor musunuz? Adı John Britten. O Yeni Zelandalı bir dahi. Britten bir Ducati motorunu alır ve üzerinde oynar. 1991 yılında Amerika’da motorlu sporların başkenti olan daytona speedway pistinde Battle Of The Twins’te yarışır. John’un amacı günün birinde tamamiyle kendi üretimi olan motosikletiyle yeniden Daytona’da yarışmaktır.
Britten işe motosikletinin telden bir modelini yaparak başlar. Britten’a göre işin sırrı aerodinamikte gizlidir. O güne kadar diğer motosiklet üreticilerinin el atmadığı bir alana odaklanır ve daha önce kimsenin hayal edemediği bir motosiklet tasarımı yapar. John kullandığı dinamiklerin çoğunu F1 teknolojisinden alır.
Motor bloğu da dahil olmak üzere motosikletinin çoğu parçasını karısının çömlek fırınında döker. John, motosikleti için 6.000’in üzerinde parçayı elleriyle üretir. Şase için çelik ve karbon fiber karışım kullanır.
Sonunda motosiklet bittiğinde test için piste çıkarılır. Kendi adını verdiği Britten v1000 motosikleti testler sırasında ortadan ikiye bölünür. Çünkü motor bloğu şaseyi ikiye bölecek kadar güç üretebiliyordu.
1992 yılı geldiğinde ise John Daytona’ya tepeden tırnağa kendi üretimi olan motosikletiyle katılır.
Büyük firmaların tırlar dolusu ekipman ve onlarca personelle katılırken Britten yalnızca motosikletini taşımak için getirdiği kamyonetiyle oraya gitmiştir.
Yarışa bir gün kala kontroller sırasında Britten’ın piston gömleğinde çatlak tespit edilir ve Britten yarış dışı kalır. Uykusuz geçen bütün bir gecenin ardından ayaküstü yapılan lehimlerle piston hayata döndürülür. Yarış başladığında daha ilk tur bitmeden Britten 2. sıraya yerleşir. Britten öyle güçlüdür ki sürücü hangi viteste olursa olsun tekerini yerde tutmakta zorlanmaktadır.
Ürettiği bu güç piste de yansır. Britten’ın motosikleti Ducati, Yamaha, Honda gibi devlerin yanından tekere kalkarak geçmektedir. Bu öyle bir manzaraydı ki, diğer motosiklet çıkabildikleri en üst devirde çırpınırken Britten onların yanından tekere kalkarak geçebiliyordu.
Yarışın 16. turunda Britten V1000 aniden susar ve motosiklet bütün çabalara rağmen yeniden çalıştırılamaz. Bütün bu tasarımın harikasının sonunu getiren şey yalnızca hırdavatçıdan 5 dolara alınan akü kablosu olur.
Yine de Britten bütün dikkatleri üzerine toplamayı başarır ve daha sonra yeniden yarışmak üzere yeni motosikletler üretir. irili ufaklı başarılar elde etmeye devam eder.
1995 yılında kansere yenik düşerek aramızdan ayrılır.
John o yarışı kazanamadı.
Ama John pek az insanın kazanabileceği şeyler kazandı.
Bazen kazanmak her şey değildir
Çünkü kötü veya yetersiz olmak başarısızlığın sebebi değildir.
Bazen insanların dikkatini ne kadar çabaladığınız çeker.
görsel
Günümüz dünyasında en popüler slogan kazanmanın her şey olduğudur. Kimi insanlara göre fırtınayla nasıl baş ettiğinizin bir önemi yoktur, kimileri yalnızca elde ettiğiniz başarılara bakar. Benim anlatmak istediğim hikaye de bu konu hakkında. Dünyanın en başarılı başarısızlıklarından bir hikaye.
Bazen kazanmak her şey değildir.
Bu adamı tanıyor musunuz? Adı John Britten. O Yeni Zelandalı bir dahi. Britten bir Ducati motorunu alır ve üzerinde oynar. 1991 yılında Amerika’da motorlu sporların başkenti olan daytona speedway pistinde Battle Of The Twins’te yarışır. John’un amacı günün birinde tamamiyle kendi üretimi olan motosikletiyle yeniden Daytona’da yarışmaktır.
Britten işe motosikletinin telden bir modelini yaparak başlar. Britten’a göre işin sırrı aerodinamikte gizlidir. O güne kadar diğer motosiklet üreticilerinin el atmadığı bir alana odaklanır ve daha önce kimsenin hayal edemediği bir motosiklet tasarımı yapar. John kullandığı dinamiklerin çoğunu F1 teknolojisinden alır.
Motor bloğu da dahil olmak üzere motosikletinin çoğu parçasını karısının çömlek fırınında döker. John, motosikleti için 6.000’in üzerinde parçayı elleriyle üretir. Şase için çelik ve karbon fiber karışım kullanır.
Sonunda motosiklet bittiğinde test için piste çıkarılır. Kendi adını verdiği Britten v1000 motosikleti testler sırasında ortadan ikiye bölünür. Çünkü motor bloğu şaseyi ikiye bölecek kadar güç üretebiliyordu.
1992 yılı geldiğinde ise John Daytona’ya tepeden tırnağa kendi üretimi olan motosikletiyle katılır.
Büyük firmaların tırlar dolusu ekipman ve onlarca personelle katılırken Britten yalnızca motosikletini taşımak için getirdiği kamyonetiyle oraya gitmiştir.
Yarışa bir gün kala kontroller sırasında Britten’ın piston gömleğinde çatlak tespit edilir ve Britten yarış dışı kalır. Uykusuz geçen bütün bir gecenin ardından ayaküstü yapılan lehimlerle piston hayata döndürülür. Yarış başladığında daha ilk tur bitmeden Britten 2. sıraya yerleşir. Britten öyle güçlüdür ki sürücü hangi viteste olursa olsun tekerini yerde tutmakta zorlanmaktadır.
Ürettiği bu güç piste de yansır. Britten’ın motosikleti Ducati, Yamaha, Honda gibi devlerin yanından tekere kalkarak geçmektedir. Bu öyle bir manzaraydı ki, diğer motosiklet çıkabildikleri en üst devirde çırpınırken Britten onların yanından tekere kalkarak geçebiliyordu.
Yarışın 16. turunda Britten V1000 aniden susar ve motosiklet bütün çabalara rağmen yeniden çalıştırılamaz. Bütün bu tasarımın harikasının sonunu getiren şey yalnızca hırdavatçıdan 5 dolara alınan akü kablosu olur.
Yine de Britten bütün dikkatleri üzerine toplamayı başarır ve daha sonra yeniden yarışmak üzere yeni motosikletler üretir. irili ufaklı başarılar elde etmeye devam eder.
1995 yılında kansere yenik düşerek aramızdan ayrılır.
John o yarışı kazanamadı.
Ama John pek az insanın kazanabileceği şeyler kazandı.
Bazen kazanmak her şey değildir
Çünkü kötü veya yetersiz olmak başarısızlığın sebebi değildir.
Bazen insanların dikkatini ne kadar çabaladığınız çeker.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar