bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız5
- okan buruk9
- sarapci koala hatayi33
- true'nun engelli olması5
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- uğurcan çakır3
- meriç dükalığı8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- gecenin şarkısı20
- sözlük kızlarının kekleri24
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung9
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- islamda namaz yoktur30
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- okan çık hesap ver4
- rafael leao2
- fusya semsiyeli yabanci22
- galatasaray10
- habire124
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- kadir inanır'ın mirası4
- leroy sane2
- sözlüğün ölü gibi olması5
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- allah8
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- kürdistan10
- etli biber dolması5
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray rezil oldu2
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- bana onu sormayin8
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- kıçını yırtsan sonu tabut3
EN BAŞARILI BAŞARISIZLIK
Günümüz dünyasında en popüler slogan kazanmanın her şey olduğudur. Kimi insanlara göre fırtınayla nasıl baş ettiğinizin bir önemi yoktur, kimileri yalnızca elde ettiğiniz başarılara bakar. Benim anlatmak istediğim hikaye de bu konu hakkında. Dünyanın en başarılı başarısızlıklarından bir hikaye.
Bazen kazanmak her şey değildir.
Bu adamı tanıyor musunuz? Adı John Britten. O Yeni Zelandalı bir dahi. Britten bir Ducati motorunu alır ve üzerinde oynar. 1991 yılında Amerika’da motorlu sporların başkenti olan daytona speedway pistinde Battle Of The Twins’te yarışır. John’un amacı günün birinde tamamiyle kendi üretimi olan motosikletiyle yeniden Daytona’da yarışmaktır.
Britten işe motosikletinin telden bir modelini yaparak başlar. Britten’a göre işin sırrı aerodinamikte gizlidir. O güne kadar diğer motosiklet üreticilerinin el atmadığı bir alana odaklanır ve daha önce kimsenin hayal edemediği bir motosiklet tasarımı yapar. John kullandığı dinamiklerin çoğunu F1 teknolojisinden alır.
Motor bloğu da dahil olmak üzere motosikletinin çoğu parçasını karısının çömlek fırınında döker. John, motosikleti için 6.000’in üzerinde parçayı elleriyle üretir. Şase için çelik ve karbon fiber karışım kullanır.
Sonunda motosiklet bittiğinde test için piste çıkarılır. Kendi adını verdiği Britten v1000 motosikleti testler sırasında ortadan ikiye bölünür. Çünkü motor bloğu şaseyi ikiye bölecek kadar güç üretebiliyordu.
1992 yılı geldiğinde ise John Daytona’ya tepeden tırnağa kendi üretimi olan motosikletiyle katılır.
Büyük firmaların tırlar dolusu ekipman ve onlarca personelle katılırken Britten yalnızca motosikletini taşımak için getirdiği kamyonetiyle oraya gitmiştir.
Yarışa bir gün kala kontroller sırasında Britten’ın piston gömleğinde çatlak tespit edilir ve Britten yarış dışı kalır. Uykusuz geçen bütün bir gecenin ardından ayaküstü yapılan lehimlerle piston hayata döndürülür. Yarış başladığında daha ilk tur bitmeden Britten 2. sıraya yerleşir. Britten öyle güçlüdür ki sürücü hangi viteste olursa olsun tekerini yerde tutmakta zorlanmaktadır.
Ürettiği bu güç piste de yansır. Britten’ın motosikleti Ducati, Yamaha, Honda gibi devlerin yanından tekere kalkarak geçmektedir. Bu öyle bir manzaraydı ki, diğer motosiklet çıkabildikleri en üst devirde çırpınırken Britten onların yanından tekere kalkarak geçebiliyordu.
Yarışın 16. turunda Britten V1000 aniden susar ve motosiklet bütün çabalara rağmen yeniden çalıştırılamaz. Bütün bu tasarımın harikasının sonunu getiren şey yalnızca hırdavatçıdan 5 dolara alınan akü kablosu olur.
Yine de Britten bütün dikkatleri üzerine toplamayı başarır ve daha sonra yeniden yarışmak üzere yeni motosikletler üretir. irili ufaklı başarılar elde etmeye devam eder.
1995 yılında kansere yenik düşerek aramızdan ayrılır.
John o yarışı kazanamadı.
Ama John pek az insanın kazanabileceği şeyler kazandı.
Bazen kazanmak her şey değildir
Çünkü kötü veya yetersiz olmak başarısızlığın sebebi değildir.
Bazen insanların dikkatini ne kadar çabaladığınız çeker.
görsel
Günümüz dünyasında en popüler slogan kazanmanın her şey olduğudur. Kimi insanlara göre fırtınayla nasıl baş ettiğinizin bir önemi yoktur, kimileri yalnızca elde ettiğiniz başarılara bakar. Benim anlatmak istediğim hikaye de bu konu hakkında. Dünyanın en başarılı başarısızlıklarından bir hikaye.
Bazen kazanmak her şey değildir.
Bu adamı tanıyor musunuz? Adı John Britten. O Yeni Zelandalı bir dahi. Britten bir Ducati motorunu alır ve üzerinde oynar. 1991 yılında Amerika’da motorlu sporların başkenti olan daytona speedway pistinde Battle Of The Twins’te yarışır. John’un amacı günün birinde tamamiyle kendi üretimi olan motosikletiyle yeniden Daytona’da yarışmaktır.
Britten işe motosikletinin telden bir modelini yaparak başlar. Britten’a göre işin sırrı aerodinamikte gizlidir. O güne kadar diğer motosiklet üreticilerinin el atmadığı bir alana odaklanır ve daha önce kimsenin hayal edemediği bir motosiklet tasarımı yapar. John kullandığı dinamiklerin çoğunu F1 teknolojisinden alır.
Motor bloğu da dahil olmak üzere motosikletinin çoğu parçasını karısının çömlek fırınında döker. John, motosikleti için 6.000’in üzerinde parçayı elleriyle üretir. Şase için çelik ve karbon fiber karışım kullanır.
Sonunda motosiklet bittiğinde test için piste çıkarılır. Kendi adını verdiği Britten v1000 motosikleti testler sırasında ortadan ikiye bölünür. Çünkü motor bloğu şaseyi ikiye bölecek kadar güç üretebiliyordu.
1992 yılı geldiğinde ise John Daytona’ya tepeden tırnağa kendi üretimi olan motosikletiyle katılır.
Büyük firmaların tırlar dolusu ekipman ve onlarca personelle katılırken Britten yalnızca motosikletini taşımak için getirdiği kamyonetiyle oraya gitmiştir.
Yarışa bir gün kala kontroller sırasında Britten’ın piston gömleğinde çatlak tespit edilir ve Britten yarış dışı kalır. Uykusuz geçen bütün bir gecenin ardından ayaküstü yapılan lehimlerle piston hayata döndürülür. Yarış başladığında daha ilk tur bitmeden Britten 2. sıraya yerleşir. Britten öyle güçlüdür ki sürücü hangi viteste olursa olsun tekerini yerde tutmakta zorlanmaktadır.
Ürettiği bu güç piste de yansır. Britten’ın motosikleti Ducati, Yamaha, Honda gibi devlerin yanından tekere kalkarak geçmektedir. Bu öyle bir manzaraydı ki, diğer motosiklet çıkabildikleri en üst devirde çırpınırken Britten onların yanından tekere kalkarak geçebiliyordu.
Yarışın 16. turunda Britten V1000 aniden susar ve motosiklet bütün çabalara rağmen yeniden çalıştırılamaz. Bütün bu tasarımın harikasının sonunu getiren şey yalnızca hırdavatçıdan 5 dolara alınan akü kablosu olur.
Yine de Britten bütün dikkatleri üzerine toplamayı başarır ve daha sonra yeniden yarışmak üzere yeni motosikletler üretir. irili ufaklı başarılar elde etmeye devam eder.
1995 yılında kansere yenik düşerek aramızdan ayrılır.
John o yarışı kazanamadı.
Ama John pek az insanın kazanabileceği şeyler kazandı.
Bazen kazanmak her şey değildir
Çünkü kötü veya yetersiz olmak başarısızlığın sebebi değildir.
Bazen insanların dikkatini ne kadar çabaladığınız çeker.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar