bugün
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar15
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin7
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız5
- sinema tarihinde ayak fantazisi sahneleri5
- hot girl summer6
- favori sözlük deliniz2
- rtük duyurusu4
- fondöten sürmek10
- kızların yakışıklı ve zengin erkeklere güvenmemesi4
- kuran kursları2
- kadının azgını4
- türkiyede konuşma dilinin bozulma sebebi2
- sözlükten bir kıza basmak5
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- true ile sevişmek7
- en gıcık olunan insan davranışı8
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- istanbul merkezli 8 ilde terör operasyonu2
- zincir mağazaları haraca bağlamak2
- leandro trossard2
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- note aura silk ruj 05 desert rose2
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- cerave2
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu3
- velvet48
- arapperest2
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- peugeot2
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- pandela 319
- cd devrinin bitmesi6
- ona bir şey söyle10
- istanbulda hava durumu3
- sinsi3
- sandalye9
- yeni sevgiliden beklentiler6
- deniz göktaş35
- chp'yi salın4
- kemal kılıçdaroğlu20
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- kürt hareketinin devşirme olması15
- ankara da kapanması en çok üzen mekanlar2
- ilişkiyi mesajla bitirmek3
- bikini günü2
- sokuk yazarlar6
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın3
- aleyna tilki7
Yahudi olması nedeniyle 1935 yılında Dresden Üniversitesi'ndeki görevinden uzaklaştırılan ve toplama kampına gönderilmekten eşinin Aryan olması nedeniyle kurtulan bir dilbilimcidir.
Bir dilbilimci olarak Nazi rejiminin zehirli siyaset dilinin insanların iç dünyasında nasıl yer ettiğini, iktidar ideolojisinin gündelik dile usul usul nasıl nüfus ettiğini anlamak için 1933 ile 1945 arasında "Lingua Tertii imperii" "Nasyonel Sosyalizmin Dili adını verdiği bir günce tutar.
Anlamı, iktidar propagandasıyla bozulmuş, toplumun kollektif hafızasında yer ettiği şekilde kullanılmayan sözcüklerin, nefret duygularını besleyen, insanları biz ve onlar şeklinde bölen, düşmanlaştıran, hamasetle örülmüş bir yalan dilinin küçük arsenik dozajları gibi işlev göreceğini ve insanın muhakeme yetisini yavaş yavaş zehirleyeceğini dile getirir.
"Nazizm, insanların etine ve kanına tek tek kelimelerle, deyimlerle, cümle formlarıyla giriyor, milyonlarca defa tekrarlayarak kendini dayatıyor, bunların mekanik ve bilinçsiz bir şekilde devralınmasını sağlıyordu" diye yazar Klemperer.
Bir meseleyi dile getirirken nerede duruyoruz, tam olarak ne söylüyoruz, kimin sözünü çoğaltıyoruz sorularını bir diken gibi zihnimizin içine taşımak gerektiğini hatırlatır. Muhalif geçinerek iktidarın sözünü dolaşıma sokmak, hakim ideolojiyi perçinlemek gayet mümkündür. Dahası iktidarın yakıcı dilinin, ezdiği, mağdur ettiği insanların diline bile sinebileceğini acı verici örneklerle gösterir.
Klemperer'in anlattıkları sadece Nazi Almanya'sı dönemi ile sınırlı değil. Uyarısının önemi burada yatıyor. Ülkemizde "Su Varlıkları Yok Oluyor, Gelecek Kuşakların Sağlığı Tehlikede" diyenlere "Bunlar kalkınma düşmanı" diyen; barış için mücadele edenleri "Vatan haini" olarak damgalayan dildir Lingua Tertii iMperii'nin dili. Hiç kuşkusuz bu yıkıcı dil asıl gücünü iktidarın propaganga makinasından değil o dili onaylayan, sahiplenen insanların ortak duyusundan alır.
Sesi duyulmayanların sesini çoğaltmanın, gözden ırak olanları görünür kılmanın, söylediğimiz sözün meşruiyetini belirleyen "tek kriter" haline geldiği zamanlar vardır. içinde olduğumuz zamanlar gibi. Ülkemizdeki siyasal iktidar kendine muhalif bellediği her kişinin- kurumun üzerinde tepinirken iktidarın sözüne, icatlarına meşruiyet kazandıracak her söz, yapılan her eylem Lingua Tertii imperii'nin diliyle konuşmaktır, o dille davranmaktır; semantik kalpazanlıktır.
(Bülent Şık, 30.08.2017, Cumhuriyet, Akademi Eki)
Bir dilbilimci olarak Nazi rejiminin zehirli siyaset dilinin insanların iç dünyasında nasıl yer ettiğini, iktidar ideolojisinin gündelik dile usul usul nasıl nüfus ettiğini anlamak için 1933 ile 1945 arasında "Lingua Tertii imperii" "Nasyonel Sosyalizmin Dili adını verdiği bir günce tutar.
Anlamı, iktidar propagandasıyla bozulmuş, toplumun kollektif hafızasında yer ettiği şekilde kullanılmayan sözcüklerin, nefret duygularını besleyen, insanları biz ve onlar şeklinde bölen, düşmanlaştıran, hamasetle örülmüş bir yalan dilinin küçük arsenik dozajları gibi işlev göreceğini ve insanın muhakeme yetisini yavaş yavaş zehirleyeceğini dile getirir.
"Nazizm, insanların etine ve kanına tek tek kelimelerle, deyimlerle, cümle formlarıyla giriyor, milyonlarca defa tekrarlayarak kendini dayatıyor, bunların mekanik ve bilinçsiz bir şekilde devralınmasını sağlıyordu" diye yazar Klemperer.
Bir meseleyi dile getirirken nerede duruyoruz, tam olarak ne söylüyoruz, kimin sözünü çoğaltıyoruz sorularını bir diken gibi zihnimizin içine taşımak gerektiğini hatırlatır. Muhalif geçinerek iktidarın sözünü dolaşıma sokmak, hakim ideolojiyi perçinlemek gayet mümkündür. Dahası iktidarın yakıcı dilinin, ezdiği, mağdur ettiği insanların diline bile sinebileceğini acı verici örneklerle gösterir.
Klemperer'in anlattıkları sadece Nazi Almanya'sı dönemi ile sınırlı değil. Uyarısının önemi burada yatıyor. Ülkemizde "Su Varlıkları Yok Oluyor, Gelecek Kuşakların Sağlığı Tehlikede" diyenlere "Bunlar kalkınma düşmanı" diyen; barış için mücadele edenleri "Vatan haini" olarak damgalayan dildir Lingua Tertii iMperii'nin dili. Hiç kuşkusuz bu yıkıcı dil asıl gücünü iktidarın propaganga makinasından değil o dili onaylayan, sahiplenen insanların ortak duyusundan alır.
Sesi duyulmayanların sesini çoğaltmanın, gözden ırak olanları görünür kılmanın, söylediğimiz sözün meşruiyetini belirleyen "tek kriter" haline geldiği zamanlar vardır. içinde olduğumuz zamanlar gibi. Ülkemizdeki siyasal iktidar kendine muhalif bellediği her kişinin- kurumun üzerinde tepinirken iktidarın sözüne, icatlarına meşruiyet kazandıracak her söz, yapılan her eylem Lingua Tertii imperii'nin diliyle konuşmaktır, o dille davranmaktır; semantik kalpazanlıktır.
(Bülent Şık, 30.08.2017, Cumhuriyet, Akademi Eki)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar