bugün
- herzevekil19
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- türkler ırkçı mıdır10
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı21
- üstteki yazarı öv6
- gençler iş beğenmiyor13
- geri zekalı demek hakaret mi21
- seni onaracağım diyen kadın16
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- norveç11
- ta ki seni görene kadar6
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- geniş omuzlu kadınlar5
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- 2026 dünya kupası29
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- biraderlere laf edenler5
- bir kadının ensemi okşaması10
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- sabah dörtte kalkmak5
- futbol22
- penis boyu takıntısı14
- alexander sörloth3
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- sigarayı azaltmak4
- hayatında ilk defa kendini akışa teslim etmek2
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- her şeye sarımsak koyan insan11
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- geceye bi şarkı bırak5
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- birleşik krallık4
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- izlanda başbakanına türklerden takip patlaması4
- evlenmek için para biriktirmek9
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması2
- sözlüğün mal dolması3
- marmaris datça yolu10
- israil basınından türkiye itirafı5
- bir soru sor2
- eski sevgiliyi başkasıyla görmek2
- kiraz cicegi kolonyasi45
- ingiltere8
- birader beylerin birader yazarlar olmaları4
- arjantin milli futbol takımı7
Dejavu
Dejavu, tam olarak "ben bu anı daha önce yaşamıştım" hissi.
Kavram olarak 19. YY da literatüre girmiş olsa da aslında varlığının keşfedilişi antik çağlara kadar dayanır küçük bir araştırma sonucu bunu görebiliriz.
Ama nerden gelir, nasıl gerçekleşir, aslında tam anlamıyla nedir bunu çok bilmiyoruz.
Öncelikle bu zihinsel durumu açıklayabilmek için birkaç teori öne atılabilir, tıpkı önceleri de yapıldığı gibi.
Bunları incelersek şu şekildedirler:
1.Mitler, toplum inanışları, dini anlayışlar
Bu başlık aslında biraz daha metafizik
alanda açıklanabilirliği olan bir konu ayrıca görece içerir.
Eğer örneklerle açıklayacak olursak: mitleri ele alalım. Bize antik çağdan miras kalmış bir görüşe göre insan ruhu kendini yenileyebilir bir bedende öldükten sonra başka bir şekilde var olabilir argümanıdır.
Bu reenkarne bir anlayıştır. Yani sizin ruhunuz aslında bir önceki hayatta bir başkasının ruhuydu ve o bir hatta birçok olay yaşadı, sonrasında bir bedende öldü.
Tekrardan başka bir bedende yaşaması gerekiyordu, bu beden siz veya bir başkasının bedeniydi ve bir şekilde ona birileri sahip oldu. Yani belki de siz ikinci el bir ruha sahip oldunuz.
Bu anlayışla dejavuyu açıklayanlar şunu öne sürer: "bedenin yaşamadığını ruhun yaşamış olması." Yani anlatılmak istenen daha önceki hayatta kullandığınız ikinci el ruhun, bedeninizin yaşamamış olduğu deneyimleri yaşaması ve siz bedeninizle buna benzer veya aynı bir aktivite içerisindeyken o andaki tanınmışlık hissi.
Toplumsal inanışlarsa bu ve benzeri şekildedir.
Dini inanışları açıklayacak olursak:
islam dinine tabii müslümanlığı ele alalım.
Bu inanışta ruhların bedenden önce yaratıldığı ve bu sayede kaderimizin azami derecede şekillenmiş oluşturulmuş olduğuna inanılır. Önce ruhlar yaşamış sonra bedenlere üflenmiştir. Yani ruhlarınız sizden daha eskidir.
Reenkarne anlayıştakine benzer bir şekilde bu da açıklanır. Yalnız buradaki tanınmışlık hissi kavramı biraz farklılıkla kendini gösterir.
Bu da şu demektir: ruhlarınızın çok önceden yaşadığını yaşıyor ve yine de çoğu yerde özgürce kararlar alabiliyorsunuz. (Burada biraz daha düşünmek ve araştırma yapmak gerekiyor)
Diğer bir teori ise tamamen sinirsel ve psikolojik araştırmalarla açıklanmıştır.
2.Nöropsikolojik araştırmalar
Bu görüşte insan beyni üzerinde birçok araştırma, deney yapılmış ve beynin bu olaylarla ilgilenen eş iki lob arasındaki etkileşimin anlık fonksiyonel kopukluklar yaşamasıyla açıklanmıştır.
Bu kısa süre de dejavunun gerçekleşme süresidir. Aslında bu anda beyin gerçeğin şüphesine düşecek zayıflıktadır, ve şizofrenik hastaların karşılaştığı halüsinasyon durumlarıyla benzerlik gösterir.
3.Psikolojik (psikanalitik) Yaklaşım
Psikolojik yaklaşım daha önceki başlıkta bahsettiğimiz verilerden yararlanarak bu anlamdaki görüşün temelini psikanaliz kuramın kurucusu freud atmış ve psikanalizle açıklamıştır.
Freud'a göre bu da tıpkı rüyalarımız da olduğu gibi çeşitli anlamlara gelmektedir ve burada da bastırılmış duygular, travmatik nedenler ön plandadır.
Aslında tanınan ve bilinenin bir süreliğine ayırt edilememesi durumudur. Ve bu beynin sinirsel etkileşim sırasında o birkaç saniyelik kopuklukla dışavurur.
Ama tabi ki asıl önemli olan freud'un tüm bunların temelinde yatanı açıklama şeklidir.
Geçmişte yaşanılan bir olayın detayları sonraları başka bir olayda benzerlikler içeriyorsa kişi dejavu hissine kapılır.
Örneğin: kısa süre önce bir konsere gitmiş bir genç, orada çoşku ve heyecan içindedir. Bu sevdiği bir müzik grubuysa çok eğlenir mutlu ve zevkli hisseder.
Bu duygular düşünceler mekanın her bir detayıyla ve zamanla özdeşleşir, bir tür kodlama yapılır. Akabinde onun farkında olamadığı bir algı oluşmuştur.
Bu genç bir süre sonra sevdiği başka bir grubun konserine gittiğinde o günki duyguların benzerini hisseder ise bir dejavu yaşayabilir.
Tanınan ve bilinen de bu şekilde açıklanır.
Dejavu, tam olarak "ben bu anı daha önce yaşamıştım" hissi.
Kavram olarak 19. YY da literatüre girmiş olsa da aslında varlığının keşfedilişi antik çağlara kadar dayanır küçük bir araştırma sonucu bunu görebiliriz.
Ama nerden gelir, nasıl gerçekleşir, aslında tam anlamıyla nedir bunu çok bilmiyoruz.
Öncelikle bu zihinsel durumu açıklayabilmek için birkaç teori öne atılabilir, tıpkı önceleri de yapıldığı gibi.
Bunları incelersek şu şekildedirler:
1.Mitler, toplum inanışları, dini anlayışlar
Bu başlık aslında biraz daha metafizik
alanda açıklanabilirliği olan bir konu ayrıca görece içerir.
Eğer örneklerle açıklayacak olursak: mitleri ele alalım. Bize antik çağdan miras kalmış bir görüşe göre insan ruhu kendini yenileyebilir bir bedende öldükten sonra başka bir şekilde var olabilir argümanıdır.
Bu reenkarne bir anlayıştır. Yani sizin ruhunuz aslında bir önceki hayatta bir başkasının ruhuydu ve o bir hatta birçok olay yaşadı, sonrasında bir bedende öldü.
Tekrardan başka bir bedende yaşaması gerekiyordu, bu beden siz veya bir başkasının bedeniydi ve bir şekilde ona birileri sahip oldu. Yani belki de siz ikinci el bir ruha sahip oldunuz.
Bu anlayışla dejavuyu açıklayanlar şunu öne sürer: "bedenin yaşamadığını ruhun yaşamış olması." Yani anlatılmak istenen daha önceki hayatta kullandığınız ikinci el ruhun, bedeninizin yaşamamış olduğu deneyimleri yaşaması ve siz bedeninizle buna benzer veya aynı bir aktivite içerisindeyken o andaki tanınmışlık hissi.
Toplumsal inanışlarsa bu ve benzeri şekildedir.
Dini inanışları açıklayacak olursak:
islam dinine tabii müslümanlığı ele alalım.
Bu inanışta ruhların bedenden önce yaratıldığı ve bu sayede kaderimizin azami derecede şekillenmiş oluşturulmuş olduğuna inanılır. Önce ruhlar yaşamış sonra bedenlere üflenmiştir. Yani ruhlarınız sizden daha eskidir.
Reenkarne anlayıştakine benzer bir şekilde bu da açıklanır. Yalnız buradaki tanınmışlık hissi kavramı biraz farklılıkla kendini gösterir.
Bu da şu demektir: ruhlarınızın çok önceden yaşadığını yaşıyor ve yine de çoğu yerde özgürce kararlar alabiliyorsunuz. (Burada biraz daha düşünmek ve araştırma yapmak gerekiyor)
Diğer bir teori ise tamamen sinirsel ve psikolojik araştırmalarla açıklanmıştır.
2.Nöropsikolojik araştırmalar
Bu görüşte insan beyni üzerinde birçok araştırma, deney yapılmış ve beynin bu olaylarla ilgilenen eş iki lob arasındaki etkileşimin anlık fonksiyonel kopukluklar yaşamasıyla açıklanmıştır.
Bu kısa süre de dejavunun gerçekleşme süresidir. Aslında bu anda beyin gerçeğin şüphesine düşecek zayıflıktadır, ve şizofrenik hastaların karşılaştığı halüsinasyon durumlarıyla benzerlik gösterir.
3.Psikolojik (psikanalitik) Yaklaşım
Psikolojik yaklaşım daha önceki başlıkta bahsettiğimiz verilerden yararlanarak bu anlamdaki görüşün temelini psikanaliz kuramın kurucusu freud atmış ve psikanalizle açıklamıştır.
Freud'a göre bu da tıpkı rüyalarımız da olduğu gibi çeşitli anlamlara gelmektedir ve burada da bastırılmış duygular, travmatik nedenler ön plandadır.
Aslında tanınan ve bilinenin bir süreliğine ayırt edilememesi durumudur. Ve bu beynin sinirsel etkileşim sırasında o birkaç saniyelik kopuklukla dışavurur.
Ama tabi ki asıl önemli olan freud'un tüm bunların temelinde yatanı açıklama şeklidir.
Geçmişte yaşanılan bir olayın detayları sonraları başka bir olayda benzerlikler içeriyorsa kişi dejavu hissine kapılır.
Örneğin: kısa süre önce bir konsere gitmiş bir genç, orada çoşku ve heyecan içindedir. Bu sevdiği bir müzik grubuysa çok eğlenir mutlu ve zevkli hisseder.
Bu duygular düşünceler mekanın her bir detayıyla ve zamanla özdeşleşir, bir tür kodlama yapılır. Akabinde onun farkında olamadığı bir algı oluşmuştur.
Bu genç bir süre sonra sevdiği başka bir grubun konserine gittiğinde o günki duyguların benzerini hisseder ise bir dejavu yaşayabilir.
Tanınan ve bilinen de bu şekilde açıklanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar