bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- forma7
- metamfetamin7
- ırak5
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi4
- aç uyumak10
- insan sevmemek3
- sevgi vs aşk9
- umman4
- ayağı şiir kokan kadın6
- gece gece kokoreç gömmek7
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- betray me6
- sözlüğün kralı4
- salçalı makarna10
- sözlüğün kraliçesi4
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- doğru don seçimi2
- ilhan irem dinleyen erkek6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- çin9
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- büreyde3
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- jaws filmindeki sikko balik2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- hamile fotoğrafı5
- geçmişe götüren şarkılar5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- filistin5
- bir günde 1500 kalori almak4
- sandalet ayak bikinisidir4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- evlenmek2
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- evrende hareket nasıl oluyor5
- balık yanına en yakışan çorba9
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- nemlendirici krem20
- özerhisar ayran3
- açlıktan bayılmak4
Bazıları gerçekten iş ahlakından yoksun ve kendileri tilki sanabiliyor.
Bugün yaşadığım bir olay beni çok etkilediği için uzunca bu örnek üzerinden anlatmak istiyorum.
Her zaman gittiğim sahafa gidip maddi değeri epey yüksek olan atmaya kıyamadığım almanca ve ingilizce kitaplarımı götürdüm. Oldukça kalın ve çok yerde bulunmayan kitaplar. Yani geri dönüşüme atmak yerine sahafa kadar götürüp birilerinin faydalanması için vermek istedim. Her zaman gittiğim sahaf kapalı olduğu için başka bir sahafa kitapları göstermek üzere gittim. Elbette o kadar değerli kitabı verdikten sonra gözüme çarpan birkaç roman seçecektim. Yaşlı tonton bir amcayla karşılaştım. Içimden de ne sevimli ya kendisi kadar sevimli bir dükkanı var, bundan sonra buraya da uğrayabilirim diye iyilik meleğiymişcesine iyi seyler düşünüp iyi dilekler diliyorum iyi bir insan olduğuna kanaat getirip.
Adam kitapların sayfalarını tek tek inceledi. Çoğunun boş olduğunu söyledim. Bana kitapta bir iki altı çizilmiş yer bulup "işte hıı" diye işaret ederek gösterdi. Olabilir tabi biraz kullandım dedim. Halbuki sıfır kitabı neden sana getireyim ki toptancı mıyım ben? Hala yaşlı ve tonton olduğunu düşünErek ters bir şey söylemedim. Ve ben çoğu yerde bulamadığım bir kitabı sorduğumda bana öncelikle var dedi. Sonra 10 sn daha düşünüp "yok, kalmadı" dedi. Yaklaşık 8 kitabı verip 1 tane bulamadığım kitabı alıp gitmekti planım. Ederi 5-10 kitap aslında. Ben aradığım kitabı bulmanın derdindeyim. Kitapları 2.kez gözlüğünü takarak inceledi amcamız. Ben de kitabı arıyorum romanlar arasında. Kaç kitap alabileceğimi sorduğumda istediğin bir roman alabilirsin dedi. içimden kitaplar elden çıksın yeter ki aradığım kitabı da alıp gideyim diyorum. Adamın kazıklamaya çalıştığının farkındayım. Ben Kitapları incelerken getirdiğim 8 kitabı gösterip "bunlar değersiz kitaplar, bir tane kitap bile etmez aslında" dedi. Hala sakinliğimi koruyorum. Susmadı ve bana en az 35 senelik çizgi roman tarzı kitapları göstererek "hatta onlara da bakma, bunları verebilirim" dedi. Adamın yapmak istediği kitapları ona hibe etmem ve oradan çekip gitmemdi. FAkat öyle yapmadım. ters bir şey söyleyip diyaloğa girmek istemediğim için iyi günler dileyip kitaplarımı tekrar üşenmeden çantama yerleştirip dükkandan ayrıldım. Sen sahafsın. Ve işin kitap alıp satmak ya da verilen kitapların değerine göre takas yapmak. Sen sadece bunun alma kısmını yapıyorsun. Ne iğrenç bir iş ahlakı. iş ahlakı çoğu meslekte kalmadı bunu biliyoruz. Fakat sen de mi be küçük esnaf? Sen de mi yaşlı tonton amca? Sen bunu yaparsan kimler neler yapmaz bize. Yapmayın gözünüzü seveyim. Zaten soğuttunuz şu şehirden, insanlarından da soğutmayın.
Bugün yaşadığım bir olay beni çok etkilediği için uzunca bu örnek üzerinden anlatmak istiyorum.
Her zaman gittiğim sahafa gidip maddi değeri epey yüksek olan atmaya kıyamadığım almanca ve ingilizce kitaplarımı götürdüm. Oldukça kalın ve çok yerde bulunmayan kitaplar. Yani geri dönüşüme atmak yerine sahafa kadar götürüp birilerinin faydalanması için vermek istedim. Her zaman gittiğim sahaf kapalı olduğu için başka bir sahafa kitapları göstermek üzere gittim. Elbette o kadar değerli kitabı verdikten sonra gözüme çarpan birkaç roman seçecektim. Yaşlı tonton bir amcayla karşılaştım. Içimden de ne sevimli ya kendisi kadar sevimli bir dükkanı var, bundan sonra buraya da uğrayabilirim diye iyilik meleğiymişcesine iyi seyler düşünüp iyi dilekler diliyorum iyi bir insan olduğuna kanaat getirip.
Adam kitapların sayfalarını tek tek inceledi. Çoğunun boş olduğunu söyledim. Bana kitapta bir iki altı çizilmiş yer bulup "işte hıı" diye işaret ederek gösterdi. Olabilir tabi biraz kullandım dedim. Halbuki sıfır kitabı neden sana getireyim ki toptancı mıyım ben? Hala yaşlı ve tonton olduğunu düşünErek ters bir şey söylemedim. Ve ben çoğu yerde bulamadığım bir kitabı sorduğumda bana öncelikle var dedi. Sonra 10 sn daha düşünüp "yok, kalmadı" dedi. Yaklaşık 8 kitabı verip 1 tane bulamadığım kitabı alıp gitmekti planım. Ederi 5-10 kitap aslında. Ben aradığım kitabı bulmanın derdindeyim. Kitapları 2.kez gözlüğünü takarak inceledi amcamız. Ben de kitabı arıyorum romanlar arasında. Kaç kitap alabileceğimi sorduğumda istediğin bir roman alabilirsin dedi. içimden kitaplar elden çıksın yeter ki aradığım kitabı da alıp gideyim diyorum. Adamın kazıklamaya çalıştığının farkındayım. Ben Kitapları incelerken getirdiğim 8 kitabı gösterip "bunlar değersiz kitaplar, bir tane kitap bile etmez aslında" dedi. Hala sakinliğimi koruyorum. Susmadı ve bana en az 35 senelik çizgi roman tarzı kitapları göstererek "hatta onlara da bakma, bunları verebilirim" dedi. Adamın yapmak istediği kitapları ona hibe etmem ve oradan çekip gitmemdi. FAkat öyle yapmadım. ters bir şey söyleyip diyaloğa girmek istemediğim için iyi günler dileyip kitaplarımı tekrar üşenmeden çantama yerleştirip dükkandan ayrıldım. Sen sahafsın. Ve işin kitap alıp satmak ya da verilen kitapların değerine göre takas yapmak. Sen sadece bunun alma kısmını yapıyorsun. Ne iğrenç bir iş ahlakı. iş ahlakı çoğu meslekte kalmadı bunu biliyoruz. Fakat sen de mi be küçük esnaf? Sen de mi yaşlı tonton amca? Sen bunu yaparsan kimler neler yapmaz bize. Yapmayın gözünüzü seveyim. Zaten soğuttunuz şu şehirden, insanlarından da soğutmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar