bugün
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması12
- 17 dosyam var diye hava atan tip6
- trump'ın erdoğan her istediğimi yaptı demesi3
- sözlüğün kahve olması5
- karınız başka birisiyle sevişirken onları seyredin2
- nato zirvesinde nato türkiye den ne isteyebilir2
- bazı milletlerin çok gürültücü olması3
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak2
- ilk otuzbir8
- ela rumeysa cebeci5
- piston mancınıklanmış atımı getirin2
- herkes uyudu mu5
- zincir çeken kezo3
- gölgenin konuşması2
- hoşgörü dini islam13
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak6
- amerika israil arası kızışma3
- evlenmekten korkmak4
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi6
- sevgiliyle ilk sevişme4
- sevgiliyle mesajlaşırken küçük johnnyin uyanması2
- dünya kupasında türkiye ile dalga geçen videolar2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı9
- kafaya takan kezo2
- insanlara hakaret etmeyin2
- ekşi sözlük14
- utanma ve ayıp2
- flörtün strapon hediye etmesi6
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi3
- tai lung24
- harry kane4
- amcığın tadını unutmak3
- sevgiliyi bağırtmak4
- salma hayek seksiliği8
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- sabah olmuş2
- fusya semsiyeli yabanci10
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme3
- kırmızı noktalı film4
- pandela28
- kova burcu erkeği2
- a milli takım da psikolog sorunu2
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir16
- ctrlx6
- spor yapmayan erkek13
- 2026 dünya kupası36
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
bergman'ın savaş psikolojisini, savaşta bir çiftin ruhsal değişim sürecinin nasıl geliştiğini ele aldığı film.
yaşama içgüdüsünün savaş esnasında dışavurumu, insanın bu yaşama içgüdüsü uğruna neler yapabileceği fazlasıyla yıkıcı bir biçimde gözler önüne serilir filmde. max von sydow'un canlandırdığı "jan" karakterinde bunu görebilmek fazlasıyla mümkün. öte yandan yine bir liv ullmann harikuladeliği. bu kadın kadar yüz ifadesiyle, bakışlarla duygu anlatımını bu denli etkileyici biçimde yapabilen pek az oyuncu vardır.
ve filmde harikulade güzellikte kareler vardır.
görsel
görsel
ve filmde geçen "bazen her şey bir rüya gibi geliyor. benim gördüğüm bir rüya değil, rol almak zorunda olduğum bir başkasının rüyası.. peki bizi rüyasında gören kişi uyandığında "utanç" duyarsa ne olacak?" repliği, savaşın en güzel anlatımlarından birisidir belki de.
görsel
görsel
görsel
ve film şu sözlerle son bulur:
"bir rüya gördüm. çok güzel bir sokakta yürüyordum ve yolun bir yanında yüksek kemer ve sütunları olan beyaz evler vardı. diğer yanda ise gölgeler içinde bir park vardı. sokağın yakınında yeşeren ağaçların altında da koyu yeşil renkte bir dere akmaktaydı. ve sonra yüksek bir duvarın yanına geldim, üstü güllerle kaplanmıştı. ve sonra bir uçak geldi ve bütün gülleri ateşe verdi. çok güzel olduğu için o kadar da korkunç değildi. sudaki yansımaları seyrettim. ve güllerin nasıl yandığını gördüm. ve kollarımda küçük bir çocuk vardı. kızımızdı. bana sıkıca sarıldı ve yanağıma değen dudaklarını hissettim. ve tüm bu zaman boyunca birisinin söylemiş olduğu bir şeyi hatırlamam gerektiği aklımdaydı. ama ne olduğunu unutmuştum."
ve ekran kararır, eva'nın acıyı ve çaresizliği buram buram hissettiren bakışlarıyla.
görsel
yaşama içgüdüsünün savaş esnasında dışavurumu, insanın bu yaşama içgüdüsü uğruna neler yapabileceği fazlasıyla yıkıcı bir biçimde gözler önüne serilir filmde. max von sydow'un canlandırdığı "jan" karakterinde bunu görebilmek fazlasıyla mümkün. öte yandan yine bir liv ullmann harikuladeliği. bu kadın kadar yüz ifadesiyle, bakışlarla duygu anlatımını bu denli etkileyici biçimde yapabilen pek az oyuncu vardır.
ve filmde harikulade güzellikte kareler vardır.
görsel
görsel
ve filmde geçen "bazen her şey bir rüya gibi geliyor. benim gördüğüm bir rüya değil, rol almak zorunda olduğum bir başkasının rüyası.. peki bizi rüyasında gören kişi uyandığında "utanç" duyarsa ne olacak?" repliği, savaşın en güzel anlatımlarından birisidir belki de.
görsel
görsel
görsel
ve film şu sözlerle son bulur:
"bir rüya gördüm. çok güzel bir sokakta yürüyordum ve yolun bir yanında yüksek kemer ve sütunları olan beyaz evler vardı. diğer yanda ise gölgeler içinde bir park vardı. sokağın yakınında yeşeren ağaçların altında da koyu yeşil renkte bir dere akmaktaydı. ve sonra yüksek bir duvarın yanına geldim, üstü güllerle kaplanmıştı. ve sonra bir uçak geldi ve bütün gülleri ateşe verdi. çok güzel olduğu için o kadar da korkunç değildi. sudaki yansımaları seyrettim. ve güllerin nasıl yandığını gördüm. ve kollarımda küçük bir çocuk vardı. kızımızdı. bana sıkıca sarıldı ve yanağıma değen dudaklarını hissettim. ve tüm bu zaman boyunca birisinin söylemiş olduğu bir şeyi hatırlamam gerektiği aklımdaydı. ama ne olduğunu unutmuştum."
ve ekran kararır, eva'nın acıyı ve çaresizliği buram buram hissettiren bakışlarıyla.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar