bugün
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı42
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler14
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- fenerbahçe17
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar4
- ne kadar mutlusun5
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek13
- fenerin şl de ziki tutacak olması2
- kapadokya20
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor5
- ne okudunuz7
- islam barış dinidir43
- yeni partili sözlük yazarları26
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek4
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- sarapci koala51
- fener lyon'u yener mi4
- pizza2
- sözlüğe fotoğraf atmak6
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları6
- geleceğe bir not bırak4
- tamircisi ölünce satılan araba3
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- türk vatandaşı olmak istemeyni vatandaşlktan atmak3
- anın görüntüsü20
- mason greenwood7
- fenerbahçe'ye bir cisim yaklaşması2
- günlük dua zikir tesbih ve ibadetler3
- cingan kasa transit4
- friedrich hegel la bi cay icek12
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- ankete gelin beyler31
- fenerbahçe siker adamı2
- ne kadar yaşlısın22
- tai lung47
- dünyanın en yaşlı insanı2
- balık3
- recep tayyip erdoğan25
- iyilik vs dürüstlük5
- akp bitince troller nolacak4
- velvet45
- birader yazarlar bay beydirler2
- su içmek2
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- zeki insanların sevilmemesi5
- öbür sözlükte yazmanın ayıp karşılanması3
- duştayken gelen varoluşsal sancılar3
- karıma seve seve köle olurum3
Alexander Parvus, bir Rus Yahudisi, Almanya'da Maliye doktorası yapmış ve almanya sosyal demokrat partisi spd'de önemli görevler almış bir iktisatçı. 1910-15 arasında Türkiye'de bulunmuş, Osmanlı ekonomisini incelemiş ve gerek Türkiye'nin mali tutsaklığı adıyla çevrilen eserde gerekse Türk yurdu ve Bilgi dergileri için yazdığı, eserin devamında verilen makalelerde çok kötü durumda olan Osmanlı iktisadı ve maliyesi için çeşitli çözüm önerilerinde bulunmuş.
Sözgelimi duyun-u umumiye'ye borçları çok çok aşan güvencelerin verildiğini, bu kurumla anlaşılarak borçların yapılandırılmasını, tütün rejisinin osmanlı ekonomisindeki canlı tütün ticaretine ve üretimine sekte vurduğunu ve kaçak tütün satışını körüklediğini, borç itfası gibi avrupa'da çoktan terk edilmiş mali yöntemlerin osmanlı'ya zarar verdiğini ve bırakılması gerektiğini belirtmiş, sanayi ve tarımın geliştirilmesi bakımından bazı fikirler ortaya koymuş.
Osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün sefaletini; doymak bilmez galata bankerlerinin, Osmanlı bankası'nın, duyun-u umumiyenin, uluslararası finans kuruluşlarının ve avrupa devletlerinin kıskacında köylünün ve osmanlı'nın nasıl bitap düştüğünü sayısal verilere sıkça başvurarak bir maliyeci titizliğiyle açıklamış. Makalelerde ise mali bakımdan detaylı inceleme yapmayıp daha önce söylediklerini derlemekle ve ufak eklemeler yapmakla yetinmiş.
Çeviride ticaret yerine tecim, hareket yerine devini, mevki yerine orun, hasta yerine sayrı gibi öztürkçe sözcüklerin kullanılmış ve bildiğimiz sözcüklerin de parantez içinde, yanda verilmiş olması çok hoş, Türk dilinin sadeliğini ve güzelliğini bir kez daha ortaya koymuş. Bunun için çevirmene teşekkür etmek gerek.
Kitapta ayrıca yanılmıyorsam çevirmen tarafından yazılmış, 1970li yılların sonunda türk ekonomisini inceleyen, dönem hükumetlerinin halkı değil iktidarda kalmayı düşünerek ortaya koyduğu rezil ekonomi yönetimini gösteren, dış borç meselesini ele alan ve kalkınma çareleri sunan güzel bir makalenin daha olduğunu da belirtmekte fayda var.
Çevirmenin cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki tam bağımsızlık hedefine "terane" demesi ve türk yunan savaşı'nın 1913'te tezgahlandığı şeklindeki gülünç fikirlerini bir kenara bırakırsak, osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün o dönem nasıl sıkıntılar çektiğini görmek, daha iyi anlamak açısından faydalı bir eser, okumaktan zevk aldım. Zaten bugün içinde bulunduğumuz mali durum da o günkünden çok farklı değil.
Şeklinde bir yazı hazırlayıp uludağ sözl*k denen siteye geldim ki bir de ne göreyim, ekonomiyi doğrultmak için akılcı çözüm önerilerinde bulunan bu adam meğer alman ajanı ve siyonist bir orospu çocuğuymuş, 1. Dünya savaşı'nı çıkarmış, ekim devrimi'ni tezgahlamış. Vay ki ne vay. (Burada dombıra çalmaya başlıyor) Yaa kardeşim ne sandınız bu millet yemiyor bu oyunları. Büyük resmi görmüşüz yine.
Sözgelimi duyun-u umumiye'ye borçları çok çok aşan güvencelerin verildiğini, bu kurumla anlaşılarak borçların yapılandırılmasını, tütün rejisinin osmanlı ekonomisindeki canlı tütün ticaretine ve üretimine sekte vurduğunu ve kaçak tütün satışını körüklediğini, borç itfası gibi avrupa'da çoktan terk edilmiş mali yöntemlerin osmanlı'ya zarar verdiğini ve bırakılması gerektiğini belirtmiş, sanayi ve tarımın geliştirilmesi bakımından bazı fikirler ortaya koymuş.
Osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün sefaletini; doymak bilmez galata bankerlerinin, Osmanlı bankası'nın, duyun-u umumiyenin, uluslararası finans kuruluşlarının ve avrupa devletlerinin kıskacında köylünün ve osmanlı'nın nasıl bitap düştüğünü sayısal verilere sıkça başvurarak bir maliyeci titizliğiyle açıklamış. Makalelerde ise mali bakımdan detaylı inceleme yapmayıp daha önce söylediklerini derlemekle ve ufak eklemeler yapmakla yetinmiş.
Çeviride ticaret yerine tecim, hareket yerine devini, mevki yerine orun, hasta yerine sayrı gibi öztürkçe sözcüklerin kullanılmış ve bildiğimiz sözcüklerin de parantez içinde, yanda verilmiş olması çok hoş, Türk dilinin sadeliğini ve güzelliğini bir kez daha ortaya koymuş. Bunun için çevirmene teşekkür etmek gerek.
Kitapta ayrıca yanılmıyorsam çevirmen tarafından yazılmış, 1970li yılların sonunda türk ekonomisini inceleyen, dönem hükumetlerinin halkı değil iktidarda kalmayı düşünerek ortaya koyduğu rezil ekonomi yönetimini gösteren, dış borç meselesini ele alan ve kalkınma çareleri sunan güzel bir makalenin daha olduğunu da belirtmekte fayda var.
Çevirmenin cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki tam bağımsızlık hedefine "terane" demesi ve türk yunan savaşı'nın 1913'te tezgahlandığı şeklindeki gülünç fikirlerini bir kenara bırakırsak, osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün o dönem nasıl sıkıntılar çektiğini görmek, daha iyi anlamak açısından faydalı bir eser, okumaktan zevk aldım. Zaten bugün içinde bulunduğumuz mali durum da o günkünden çok farklı değil.
Şeklinde bir yazı hazırlayıp uludağ sözl*k denen siteye geldim ki bir de ne göreyim, ekonomiyi doğrultmak için akılcı çözüm önerilerinde bulunan bu adam meğer alman ajanı ve siyonist bir orospu çocuğuymuş, 1. Dünya savaşı'nı çıkarmış, ekim devrimi'ni tezgahlamış. Vay ki ne vay. (Burada dombıra çalmaya başlıyor) Yaa kardeşim ne sandınız bu millet yemiyor bu oyunları. Büyük resmi görmüşüz yine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar