bugün
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- bir gecede cahil kaldık5
- velvet22
- kemalist dünya19
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- herzevekil'in biraz şey olması3
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı2
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim5
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası7
- birader yazar olmak13
- chp kemalist değil sosyal demokrat bir partidir2
- allah9
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- dilovası katliamı konuşulurken akp'lilerin gülmesi6
- canımın sürekli hamburger çekmesi5
- duş almak2
- bakir erkek istiyoruz kampanyası4
- adana kızları2
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar2
- aile evinde yaşamak7
- galatasaray lobisi9
- üniversitelerin gereksiz olması9
- özelden bir hanım yazar tarafından zorbalanmak2
- hızlı para kazanmanın yolları12
- türkiyede açık hava genelevi gibi6
- cemevinde hain kemal sloganları8
- evlenene kadar sadece anal yapan kız3
- 2026 dünya kupası24
- cik cik vs bik bik3
- futbol19
- do do do do do do do do do do do do do do do3
- seri gizli artı oy veren melek3
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması6
- macron sabah koşusu yapacak diye park kapatmak6
- sigmund freud'un koltuğu4
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor14
- amerika birleşik devletleri7
- 26 haziran 20264
- türkiye9
- egay sucukcu birader2
- devletin her şeye karışması3
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı8
- arda güler4
- kemalistler9
- karınızın adını asfalta yazar mısınız2
- biraderilli del biraderiye2
- ona bir şey söyle9
- arda güler'in 24 yıl sonra dünya kupası golü4
Alexander Parvus, bir Rus Yahudisi, Almanya'da Maliye doktorası yapmış ve almanya sosyal demokrat partisi spd'de önemli görevler almış bir iktisatçı. 1910-15 arasında Türkiye'de bulunmuş, Osmanlı ekonomisini incelemiş ve gerek Türkiye'nin mali tutsaklığı adıyla çevrilen eserde gerekse Türk yurdu ve Bilgi dergileri için yazdığı, eserin devamında verilen makalelerde çok kötü durumda olan Osmanlı iktisadı ve maliyesi için çeşitli çözüm önerilerinde bulunmuş.
Sözgelimi duyun-u umumiye'ye borçları çok çok aşan güvencelerin verildiğini, bu kurumla anlaşılarak borçların yapılandırılmasını, tütün rejisinin osmanlı ekonomisindeki canlı tütün ticaretine ve üretimine sekte vurduğunu ve kaçak tütün satışını körüklediğini, borç itfası gibi avrupa'da çoktan terk edilmiş mali yöntemlerin osmanlı'ya zarar verdiğini ve bırakılması gerektiğini belirtmiş, sanayi ve tarımın geliştirilmesi bakımından bazı fikirler ortaya koymuş.
Osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün sefaletini; doymak bilmez galata bankerlerinin, Osmanlı bankası'nın, duyun-u umumiyenin, uluslararası finans kuruluşlarının ve avrupa devletlerinin kıskacında köylünün ve osmanlı'nın nasıl bitap düştüğünü sayısal verilere sıkça başvurarak bir maliyeci titizliğiyle açıklamış. Makalelerde ise mali bakımdan detaylı inceleme yapmayıp daha önce söylediklerini derlemekle ve ufak eklemeler yapmakla yetinmiş.
Çeviride ticaret yerine tecim, hareket yerine devini, mevki yerine orun, hasta yerine sayrı gibi öztürkçe sözcüklerin kullanılmış ve bildiğimiz sözcüklerin de parantez içinde, yanda verilmiş olması çok hoş, Türk dilinin sadeliğini ve güzelliğini bir kez daha ortaya koymuş. Bunun için çevirmene teşekkür etmek gerek.
Kitapta ayrıca yanılmıyorsam çevirmen tarafından yazılmış, 1970li yılların sonunda türk ekonomisini inceleyen, dönem hükumetlerinin halkı değil iktidarda kalmayı düşünerek ortaya koyduğu rezil ekonomi yönetimini gösteren, dış borç meselesini ele alan ve kalkınma çareleri sunan güzel bir makalenin daha olduğunu da belirtmekte fayda var.
Çevirmenin cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki tam bağımsızlık hedefine "terane" demesi ve türk yunan savaşı'nın 1913'te tezgahlandığı şeklindeki gülünç fikirlerini bir kenara bırakırsak, osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün o dönem nasıl sıkıntılar çektiğini görmek, daha iyi anlamak açısından faydalı bir eser, okumaktan zevk aldım. Zaten bugün içinde bulunduğumuz mali durum da o günkünden çok farklı değil.
Şeklinde bir yazı hazırlayıp uludağ sözl*k denen siteye geldim ki bir de ne göreyim, ekonomiyi doğrultmak için akılcı çözüm önerilerinde bulunan bu adam meğer alman ajanı ve siyonist bir orospu çocuğuymuş, 1. Dünya savaşı'nı çıkarmış, ekim devrimi'ni tezgahlamış. Vay ki ne vay. (Burada dombıra çalmaya başlıyor) Yaa kardeşim ne sandınız bu millet yemiyor bu oyunları. Büyük resmi görmüşüz yine.
Sözgelimi duyun-u umumiye'ye borçları çok çok aşan güvencelerin verildiğini, bu kurumla anlaşılarak borçların yapılandırılmasını, tütün rejisinin osmanlı ekonomisindeki canlı tütün ticaretine ve üretimine sekte vurduğunu ve kaçak tütün satışını körüklediğini, borç itfası gibi avrupa'da çoktan terk edilmiş mali yöntemlerin osmanlı'ya zarar verdiğini ve bırakılması gerektiğini belirtmiş, sanayi ve tarımın geliştirilmesi bakımından bazı fikirler ortaya koymuş.
Osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün sefaletini; doymak bilmez galata bankerlerinin, Osmanlı bankası'nın, duyun-u umumiyenin, uluslararası finans kuruluşlarının ve avrupa devletlerinin kıskacında köylünün ve osmanlı'nın nasıl bitap düştüğünü sayısal verilere sıkça başvurarak bir maliyeci titizliğiyle açıklamış. Makalelerde ise mali bakımdan detaylı inceleme yapmayıp daha önce söylediklerini derlemekle ve ufak eklemeler yapmakla yetinmiş.
Çeviride ticaret yerine tecim, hareket yerine devini, mevki yerine orun, hasta yerine sayrı gibi öztürkçe sözcüklerin kullanılmış ve bildiğimiz sözcüklerin de parantez içinde, yanda verilmiş olması çok hoş, Türk dilinin sadeliğini ve güzelliğini bir kez daha ortaya koymuş. Bunun için çevirmene teşekkür etmek gerek.
Kitapta ayrıca yanılmıyorsam çevirmen tarafından yazılmış, 1970li yılların sonunda türk ekonomisini inceleyen, dönem hükumetlerinin halkı değil iktidarda kalmayı düşünerek ortaya koyduğu rezil ekonomi yönetimini gösteren, dış borç meselesini ele alan ve kalkınma çareleri sunan güzel bir makalenin daha olduğunu da belirtmekte fayda var.
Çevirmenin cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki tam bağımsızlık hedefine "terane" demesi ve türk yunan savaşı'nın 1913'te tezgahlandığı şeklindeki gülünç fikirlerini bir kenara bırakırsak, osmanlı ekonomisinin ve anadolu köylüsünün o dönem nasıl sıkıntılar çektiğini görmek, daha iyi anlamak açısından faydalı bir eser, okumaktan zevk aldım. Zaten bugün içinde bulunduğumuz mali durum da o günkünden çok farklı değil.
Şeklinde bir yazı hazırlayıp uludağ sözl*k denen siteye geldim ki bir de ne göreyim, ekonomiyi doğrultmak için akılcı çözüm önerilerinde bulunan bu adam meğer alman ajanı ve siyonist bir orospu çocuğuymuş, 1. Dünya savaşı'nı çıkarmış, ekim devrimi'ni tezgahlamış. Vay ki ne vay. (Burada dombıra çalmaya başlıyor) Yaa kardeşim ne sandınız bu millet yemiyor bu oyunları. Büyük resmi görmüşüz yine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar