bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam24
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- galatasaraylıya sormuşlar3
- gülşen in memeleri14
- toplumsal çürüme4
- kızıl saçlılar5
- mika raun vardı nerede şimdi7
- tuborg ice4
- gençlere tavsiyeler3
- angel bhathal2
- yeşil göz4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- ese dezze13
- isabel mbomio2
- yol vermek2
- diziler toplumu etkiliyor2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- hamas denince akla gelenler11
- jason voorhees vs michael myers2
- iyi parti2
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- caitlin worthington3
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- michael myers in kız kardeşi2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- fie rose lindegaard2
- hızlı ve çok okumak4
- müslüman5
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- ben geldim naneler5
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı4
- tuborg içen erkek2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- verzeihung2
- orealia thomas2
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- erlik5
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- nar taneleyen gelin adayı2
bu da röportaj: -önder çakarla beraber yapıldığı için kesik kesik gibi oldu sadece onun cevaplarını kopyalayınca. idare edin-
Sizin için Takva'da ve diğer filmlerinizde hazırlık aşaması nasıl gelişiyor? Takva dışında Gemide filminde de özellikle dikkat çekici bir roldesiniz;
ERKAN CAN: Önce senaryoyu okuyoruz. Ondan sonra rol hakkında okuyacağımız veya seyredeceğimiz bir şey varsa onları araştırıyoruz. Rol neyi gerektiriyorsa gerek okuyarak, gerek seyrederek ve gerekse hayatın içerisinde bunları fark ederek, gözlem yapıyoruz. Ama bu gözlem "Şimdi ben gözlem yapacağım!" diyip de yapmak gibi bir şey değil. Bizde zaten oyuncular olarak bu gözlem durumu otomatik gelişmiş durumda. Yani hep radarlarımız açık ve beynimizin içinde sürekli çalışıyoruz. O rolü hep gezdiriyoruz, onunla yatıyoruz, onunla yemek yiyoruz, o kafamızda oluşuyor ve zamanı geldiğinde ilk replikte nasıl başlıyorsak öyle gidiyor.
Gemide, benim ilk uzun metrajlı başrol filmim, ilk göz ağrım. Yeni Sinemacıların en önemli filmidir. Takvayı çekebildiysek bu onun sayesindedir. Ama Gemide bambaşka bir rol, bu bambaşka bir rol, Dar Alanda Kısa Paslaşmalarda ki Suat apayrı. Başka başka şeyler seçmeye çalışıyorum. Böyle olması bir oyuncu için önemli. Aynı şeyleri tekrarlamamak. Dolayısıyla hep kendimizle uğraşıyoruz biz. Hepimiz için 5 yıl sürdü Takva'nın hazırlık aşaması. Herkes kendi alanında Takva'yı araştırdı.
Farklı rollerde oynamak istediğinizden bahsettiniz ama dizilerde de Karadenizli hoca tiplemesiyle birçok projede karşımıza çıktınız
ERKAN CAN: işte onu Gemideyle kırdık. Dizileri saymayın. Diziler o kadar derinlikli şeyler değil. Diziyi oynadığın an o dizi yok, gelecek için hiçbir şey vaat etmiyor. O yüzden sinema daha önemli tabi ki ama diziler de bizim çalışmak zorunda olduğumuz projeler. Antrenman yapıyoruz boş durmaktansa işleyen demir ışıldar misali, orda da oynuyoruz ve dizi formatları içerisinde en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Kötü yaparsak dükkan bizim bize zararı olur.
Yeni Sinemacılara girişiniz nasıl oldu? Ve şu an işler nasıl yürüyor? Nasıl toplanıyorsunuz?
ERKAN CAN: Sinema bütün sanat dallarının toplamıdır. Bir çok şey aktarılabilinir. Tüm düşüncelerini, hayalini, duygunu insanlara çok iyi anlatabilirsin.
Hepimizin dünyayla bir derdi var. Yer almamın tek nedeni de sinema. Düşündüklerimizi çekmek, Dünyanın sorunlarını ve dertlerimizi anlatmak istiyoruz. insanın bir derdi varsa sinema yapar. Bende bu yüzden bu işe girdim.
Hazırlık aşaması ise filmi yapıyoruz diyoruz ve hemen 50-60 kişi toplanıyoruz. Sonra herkes ne yapacağını biliyor, ekibini topluyor. Işıkçısı, dekorcusu, kostümcüsü, kamera asistanları.. Şu anda herkes dağılmış vaziyette."Toplan!" işaretini duyunca herkes gelir. Önce senaryoya bakılır. Ona genel sanat yönetmeni bakar. Ne kadar masraf gidecek? Dekor nasıl olacak? Kostümler mekanlar.. Ben de oyuncuyum, onunla ilgilenirim. Herkes işini en iyi şekilde yapmaya çalışır. Bundan sonrada böyle gider. Zaten Yeni Sinemacılara hep eklenenler oluyor. Eğer bizden sonrada bu işe sahip çıkarlarsa böyle devam eder.
Oyunculuk nasıl başladı ?
15-16 yaşlarında başladım. Bursa Devlet Tiyatrosunun kurslarına gittim. Orada hem oynadım hem kurslara devam ettim. 15 yıl da Devlet Tiyatrosunda oynadım. Arada özel tiyatrolar yaptık. Sonra konservatuarı kazandım. Hem okuduk hem tiyatro yaptık. Sonra televizyon çıktı, televizyona geçtik. Daha sonra Bakırköy Şehir Tiyatrolarına girdim. Orda 7 sene oynadım ve oradan istifa ettim. Dizi, sinema derken senelerdir tiyatro yapmıyorum.10-12 senedir... Ama 2010da istanbul Kültür Başkenti olacak. Bizim de bir tiyatro projemiz var ona çalışıyoruz şimdi. Bu arada da dizi devam ediyor. Ayrıca 2008de de bir film çekeceğiz.
Tiyatro nerede sizin için?
Tiyatro ayrı bir şey. Ama sinema insanlara, kitlelere ulaşmak açısından çok daha başka benim için. Tiyatro kısıtlı biraz, ama tiyatro da yapacağız, tiyatroda da çok şey anlatacağız. Yakında bir tiyatro projem de var.
Yeni diziniz hakkında ne düşünüyorsunuz? Dizi içinde daha fazla ön plana çıkacak mısınız?
Yazarlara bağlı bu. Yazarların biraz Numan karakterine de döneceğini düşünüyorum. Güzel bi dizi çekiyoruz. Dizi formatı içerisinde eli yüzü düzgün, başı sonu var. Zaten bir sene oynayacağız bunu, tadında bırakacağız . Bu yüzden cazip geldi bana.
Seslendirme yapmayı düşündünüz mü?
Hayır pek düşünmedim. Hayatım seslendirme stüdyosunda geçti ama ben hiç yapmadım. Hep arkadaşlarım yaptı. Kendimin haricinde kimseyi seslendirmedim. Sadece Asterix filminde Temelius vardı onu seslendirdim. Belki ileride çok ekstra bir şey gelirse düşünebilirim. Özellikle çizgi film olabilir.
Sizin için Takva'da ve diğer filmlerinizde hazırlık aşaması nasıl gelişiyor? Takva dışında Gemide filminde de özellikle dikkat çekici bir roldesiniz;
ERKAN CAN: Önce senaryoyu okuyoruz. Ondan sonra rol hakkında okuyacağımız veya seyredeceğimiz bir şey varsa onları araştırıyoruz. Rol neyi gerektiriyorsa gerek okuyarak, gerek seyrederek ve gerekse hayatın içerisinde bunları fark ederek, gözlem yapıyoruz. Ama bu gözlem "Şimdi ben gözlem yapacağım!" diyip de yapmak gibi bir şey değil. Bizde zaten oyuncular olarak bu gözlem durumu otomatik gelişmiş durumda. Yani hep radarlarımız açık ve beynimizin içinde sürekli çalışıyoruz. O rolü hep gezdiriyoruz, onunla yatıyoruz, onunla yemek yiyoruz, o kafamızda oluşuyor ve zamanı geldiğinde ilk replikte nasıl başlıyorsak öyle gidiyor.
Gemide, benim ilk uzun metrajlı başrol filmim, ilk göz ağrım. Yeni Sinemacıların en önemli filmidir. Takvayı çekebildiysek bu onun sayesindedir. Ama Gemide bambaşka bir rol, bu bambaşka bir rol, Dar Alanda Kısa Paslaşmalarda ki Suat apayrı. Başka başka şeyler seçmeye çalışıyorum. Böyle olması bir oyuncu için önemli. Aynı şeyleri tekrarlamamak. Dolayısıyla hep kendimizle uğraşıyoruz biz. Hepimiz için 5 yıl sürdü Takva'nın hazırlık aşaması. Herkes kendi alanında Takva'yı araştırdı.
Farklı rollerde oynamak istediğinizden bahsettiniz ama dizilerde de Karadenizli hoca tiplemesiyle birçok projede karşımıza çıktınız
ERKAN CAN: işte onu Gemideyle kırdık. Dizileri saymayın. Diziler o kadar derinlikli şeyler değil. Diziyi oynadığın an o dizi yok, gelecek için hiçbir şey vaat etmiyor. O yüzden sinema daha önemli tabi ki ama diziler de bizim çalışmak zorunda olduğumuz projeler. Antrenman yapıyoruz boş durmaktansa işleyen demir ışıldar misali, orda da oynuyoruz ve dizi formatları içerisinde en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Kötü yaparsak dükkan bizim bize zararı olur.
Yeni Sinemacılara girişiniz nasıl oldu? Ve şu an işler nasıl yürüyor? Nasıl toplanıyorsunuz?
ERKAN CAN: Sinema bütün sanat dallarının toplamıdır. Bir çok şey aktarılabilinir. Tüm düşüncelerini, hayalini, duygunu insanlara çok iyi anlatabilirsin.
Hepimizin dünyayla bir derdi var. Yer almamın tek nedeni de sinema. Düşündüklerimizi çekmek, Dünyanın sorunlarını ve dertlerimizi anlatmak istiyoruz. insanın bir derdi varsa sinema yapar. Bende bu yüzden bu işe girdim.
Hazırlık aşaması ise filmi yapıyoruz diyoruz ve hemen 50-60 kişi toplanıyoruz. Sonra herkes ne yapacağını biliyor, ekibini topluyor. Işıkçısı, dekorcusu, kostümcüsü, kamera asistanları.. Şu anda herkes dağılmış vaziyette."Toplan!" işaretini duyunca herkes gelir. Önce senaryoya bakılır. Ona genel sanat yönetmeni bakar. Ne kadar masraf gidecek? Dekor nasıl olacak? Kostümler mekanlar.. Ben de oyuncuyum, onunla ilgilenirim. Herkes işini en iyi şekilde yapmaya çalışır. Bundan sonrada böyle gider. Zaten Yeni Sinemacılara hep eklenenler oluyor. Eğer bizden sonrada bu işe sahip çıkarlarsa böyle devam eder.
Oyunculuk nasıl başladı ?
15-16 yaşlarında başladım. Bursa Devlet Tiyatrosunun kurslarına gittim. Orada hem oynadım hem kurslara devam ettim. 15 yıl da Devlet Tiyatrosunda oynadım. Arada özel tiyatrolar yaptık. Sonra konservatuarı kazandım. Hem okuduk hem tiyatro yaptık. Sonra televizyon çıktı, televizyona geçtik. Daha sonra Bakırköy Şehir Tiyatrolarına girdim. Orda 7 sene oynadım ve oradan istifa ettim. Dizi, sinema derken senelerdir tiyatro yapmıyorum.10-12 senedir... Ama 2010da istanbul Kültür Başkenti olacak. Bizim de bir tiyatro projemiz var ona çalışıyoruz şimdi. Bu arada da dizi devam ediyor. Ayrıca 2008de de bir film çekeceğiz.
Tiyatro nerede sizin için?
Tiyatro ayrı bir şey. Ama sinema insanlara, kitlelere ulaşmak açısından çok daha başka benim için. Tiyatro kısıtlı biraz, ama tiyatro da yapacağız, tiyatroda da çok şey anlatacağız. Yakında bir tiyatro projem de var.
Yeni diziniz hakkında ne düşünüyorsunuz? Dizi içinde daha fazla ön plana çıkacak mısınız?
Yazarlara bağlı bu. Yazarların biraz Numan karakterine de döneceğini düşünüyorum. Güzel bi dizi çekiyoruz. Dizi formatı içerisinde eli yüzü düzgün, başı sonu var. Zaten bir sene oynayacağız bunu, tadında bırakacağız . Bu yüzden cazip geldi bana.
Seslendirme yapmayı düşündünüz mü?
Hayır pek düşünmedim. Hayatım seslendirme stüdyosunda geçti ama ben hiç yapmadım. Hep arkadaşlarım yaptı. Kendimin haricinde kimseyi seslendirmedim. Sadece Asterix filminde Temelius vardı onu seslendirdim. Belki ileride çok ekstra bir şey gelirse düşünebilirim. Özellikle çizgi film olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar