bugün
- balıkesir denince akla ilk gelenler7
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması5
- ruh halini tek cümlede anlatmak4
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- arkadaşlar beni özlediniz mi4
- ciguli kral4
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- hindistanlı kızlar5
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi3
- uludagsozluk33
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- ülke whatsapp grubu kurmak2
- mony tontana3
- nato zirvesi2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- cehaletln cazibesi11
- gazete arşivi3
- görükle2
- çok eski erkek arkadaş gurubu2
- en güzel kahve2
- 19 haziran 2026 meksika güney kore maçı2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- aykolik'in ayak bastığı şehirler2
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- allah atatürk ten razı olsun4
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- pandela4
- kiremit rengi ruj2
- ismail kartal13
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- sekerlivanilinn4
- bütün meseleleri harikulade saptırmak2
- kağıt toplayan çocuklar3
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- komşunun çaya davet etmesi3
- edip cansever okumak4
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- cemil tugay'ın chp'den istifa etmesi3
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- hazreti musa israillileri görse ne derdi2
- memur olma umuduyla üniversite okumak2
- saygılı olmak3
- edip cansever in daktilosu3
- zeytin salatası2
- devletin görev ve sorumlulukları2
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası3
- kilo verdiren gıda7
saçma bir yalandır. buyrun okuyun;
--spoiler--
“oruç, insan sağlığına zararlıdır” diyen kişilerin ne bilim dünyasından, ne de mevcut araştırmalardan haberi yoktur.
bu iddiayı ciddi şekilde incelemek adına objektif bir araştırmaya giriştim ve olabildiğince çeşitli kaynaklardan faydalandım. elbette en büyük kriterim, bu araştırmaların “hakemli dergilerde” olmasıydı. falanca bilim insanının bireysel yaptığı çalışmaları değil, bilim dünyasında çeşitli denetlemelerle kabul görmüş ve yeterli verilerle desteklenmiş çalışmalardan söz ediyorum.
bunun için de elbette en fazla başvurduğum kaynak pubmed oldu. pubmed linkine sahip olmadığı halde yine toplu çalışmalara bakılan kaynaklardan da olabildiğince istifade etmeye çalıştım.
bir kere, bilim dünyası kesin bir şekilde “oruç fiziksel olarak zararlıdır” ve “oruç fiziksel faydalıdır” da diyemiyor. bunun sebebi, orucun kimi bünyelerde olumsuz tepkilere yol açabilmesi, kimi bünyelerde ise sağlıklı sonuçlar verebilmesidir. bunun da islami anlamda bir tezatlık noktası yoktur. çünkü islam zaten, “fiziksel rahatsızlık yaşayan ve orucun kendisine zarar vereceği bireylerin oruçtan muaf olacağını” söylemektedir.
bu hususta çalışmalardan bazılarının türkçe tercümelerini özet olarak verelim:
“effects of ramadan fasting on the health of muslims” başlıklı araştırmada, özet olarak: “orucun çeşitli fiziksel değişimlere yol açtığı gerçek, fakat sağlıklı bireylerin bu faktörlerden etkileneceklerini söylemek zor. ramazan orucu hipertansiyon, hiperkolestrolemi, kalp ve böbrek hastalıkları olan kişilerin hastalıklarını arttırıcı bir etken olabilir” cümleleri ifade ediliyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10714147
“physiological changes during fasting in ramadan” başlıklı diğer araştırmada, ramazan orucunun kırmızı ve beyaz kan hücrelerini arttırdığını, kan kolestrolü ve triglesiti düşürdüğü, vücut yağ oranı, vücut kitle indeksi ve endişeyi azalttığı belirtiliyor. bunun yanında inflamasyon ve kanser riskini düşürdüğüne dair kayıtlar olduğu ve “ramazan orucu sağlıklı bireyler için problem teşkil etmez, ancak diyabet ve koroner arter rahatsızlığı gibi durumlarda ise riski büyüteceği” ifade ediliyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26013791
“effects of ramadan fasting on physical performance” başlıklı araştırmada orucun sporcular üzerindeki etkisi tartışılıyor, orucun sporcularda melatonini düşürdüğü ve adrenalin ile noradrenalini arttırdığı, enerji anlamında ve hormonal bazda değişikliklere yol açtığı ifade ediliyor. makale tavsiye olarak da: “oruç tutan sporcuların günlük iş yükünü azaltmalarını ve gün içinde uyumalarının orucun bu tip etkilerini düşüreceğinin” altını çiziyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19767792
“the impact of religious fasting on human health” başlıklı diğer çalışma ise sanıyorsam bu konuda en kapsamlısı. orucun “enerji, karbonhidrat, vücut kitle ağırlığı, kan şekeri, kan lipidleri” anlamında ne gibi etkileri olduğuna dair yapılan birçok farklı araştırmayı bir araya getirip tablolaştırmış. bu hususta zararlı olduğunu gösteren veriler de dahil, sonuçların birbirleri ile çelişkili olduğunu ifade ediyor ve buradan “orucun, sigara içenler ve içmeyenler gibi farklı bünye ve bünyenin bulunduğu şartlara göre etkilerinin farklılaşacağını” vurguluyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/…/articles/pmc2995774/
“ramadan fasting and infectious diseases” başlıklı bir diğer kaynaktan çalışma ise orucun enfeksiyona dayalı hastalıklara etkisini inceliyor. diyabetlilere orucu önermeyen makale, ishal gibi problemlerde orucun bir etkisinin hiç ya da hiçe yakın olduğunu ifade ediyor. bağırsak kurtlarına sahip bireylere de orucun herhangi bir etkisi gözlemlenmediğini vurguluyor. “aktif ülser”e sahip olmayan bireylerin de ramazan orucu tutabileceği ifade edilirlen, buna karşın aktif ülserli hastaların oruç tutması tavsiye edilmiyor.
kaynak link: https://www.esciencecentral.org/…tious-diseases.php
daha araştırma ekleyeyim mi? bence gerek yok. bahsettiğim araştırmaların büyük kısmı da ramazan orucunun saatlerinin uzayıp kısalması durumunu da göz önünde bulunduruyor. gördüğünüz üzere sağlam bir araştırma çıkıp da “oruç herkese zararlıdır, kesin tutmayın” gibi bir cümle kurmuyor. aksine bu alandaki araştırmaların ortak noktası, orucun bünyeden bünyeye etkisinin değişiklik göstereceği; kişinin sağlıklı veya hasta olup olmamasının orucunda bir etken olduğunu vurgulamaktan ibaret.
üstelik bunlar işin biyolojik yönünün yanında, değişen uyku düzeni ve enerji etkisi gibi fiziksel yansımalarından ibaretti. orucun psikolojik anlamda, inanan bireyleri olumlu etkileyebileceğine dair bir dizi araştırma da var. hatta bir makalede, orucun kanser hastalarına maneviyat hissi açısından izin verilebileceğine dair bir ifade ile karşılaştım. buna dair de ortaya konulan görüşler var. entry genişliği açısından bu konuya da girmek istemiyorum.
çalışmaların kafanızdaki tasavvuru nedir bilmiyorum ama "çok zararlı öyleyse hemen kanser hastalarına da önerelim." demiyor bilim.
orucun söz konusu etkilerini gidermek için de, bilinçli bir şekilde iftar yapma ve sahuru aksatmamak tavsiye ediliyor. iftar ve sahur yiyeceklerinin hafif ve besin değeri açısından zengin, doğal olması ise tavsiye edilenler arasında. bunları zaten yıllardır biliyoruz.
dolayısıyla, artık özellikle dini ritüeller aleyhinde, bilimle alakası olmayan safsatalarınızı bırakın. bir inancı benimsemiyor olmanız, sizi bilimsel yaklaşımdan uzaklaştırmamalı. bunu bir müslümandan duymayı belki ilginç buluyorsunuz ama alışmanız gerekiyor. zira karşınızda boş insanlar yok. hatta mevcut gözlemlerim ve projeler açısından, daha yetkin bir kitle ile karşılaşacaksınız. elbette bu her iki taraf için de bir nebze olumlu bir durumdur.
--spoiler--
iktibas:http://dusunenmusluman.co...r-iddiasi-bilimsel-midir/- Ekşi Sözlük/sidon
--spoiler--
“oruç, insan sağlığına zararlıdır” diyen kişilerin ne bilim dünyasından, ne de mevcut araştırmalardan haberi yoktur.
bu iddiayı ciddi şekilde incelemek adına objektif bir araştırmaya giriştim ve olabildiğince çeşitli kaynaklardan faydalandım. elbette en büyük kriterim, bu araştırmaların “hakemli dergilerde” olmasıydı. falanca bilim insanının bireysel yaptığı çalışmaları değil, bilim dünyasında çeşitli denetlemelerle kabul görmüş ve yeterli verilerle desteklenmiş çalışmalardan söz ediyorum.
bunun için de elbette en fazla başvurduğum kaynak pubmed oldu. pubmed linkine sahip olmadığı halde yine toplu çalışmalara bakılan kaynaklardan da olabildiğince istifade etmeye çalıştım.
bir kere, bilim dünyası kesin bir şekilde “oruç fiziksel olarak zararlıdır” ve “oruç fiziksel faydalıdır” da diyemiyor. bunun sebebi, orucun kimi bünyelerde olumsuz tepkilere yol açabilmesi, kimi bünyelerde ise sağlıklı sonuçlar verebilmesidir. bunun da islami anlamda bir tezatlık noktası yoktur. çünkü islam zaten, “fiziksel rahatsızlık yaşayan ve orucun kendisine zarar vereceği bireylerin oruçtan muaf olacağını” söylemektedir.
bu hususta çalışmalardan bazılarının türkçe tercümelerini özet olarak verelim:
“effects of ramadan fasting on the health of muslims” başlıklı araştırmada, özet olarak: “orucun çeşitli fiziksel değişimlere yol açtığı gerçek, fakat sağlıklı bireylerin bu faktörlerden etkileneceklerini söylemek zor. ramazan orucu hipertansiyon, hiperkolestrolemi, kalp ve böbrek hastalıkları olan kişilerin hastalıklarını arttırıcı bir etken olabilir” cümleleri ifade ediliyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10714147
“physiological changes during fasting in ramadan” başlıklı diğer araştırmada, ramazan orucunun kırmızı ve beyaz kan hücrelerini arttırdığını, kan kolestrolü ve triglesiti düşürdüğü, vücut yağ oranı, vücut kitle indeksi ve endişeyi azalttığı belirtiliyor. bunun yanında inflamasyon ve kanser riskini düşürdüğüne dair kayıtlar olduğu ve “ramazan orucu sağlıklı bireyler için problem teşkil etmez, ancak diyabet ve koroner arter rahatsızlığı gibi durumlarda ise riski büyüteceği” ifade ediliyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26013791
“effects of ramadan fasting on physical performance” başlıklı araştırmada orucun sporcular üzerindeki etkisi tartışılıyor, orucun sporcularda melatonini düşürdüğü ve adrenalin ile noradrenalini arttırdığı, enerji anlamında ve hormonal bazda değişikliklere yol açtığı ifade ediliyor. makale tavsiye olarak da: “oruç tutan sporcuların günlük iş yükünü azaltmalarını ve gün içinde uyumalarının orucun bu tip etkilerini düşüreceğinin” altını çiziyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19767792
“the impact of religious fasting on human health” başlıklı diğer çalışma ise sanıyorsam bu konuda en kapsamlısı. orucun “enerji, karbonhidrat, vücut kitle ağırlığı, kan şekeri, kan lipidleri” anlamında ne gibi etkileri olduğuna dair yapılan birçok farklı araştırmayı bir araya getirip tablolaştırmış. bu hususta zararlı olduğunu gösteren veriler de dahil, sonuçların birbirleri ile çelişkili olduğunu ifade ediyor ve buradan “orucun, sigara içenler ve içmeyenler gibi farklı bünye ve bünyenin bulunduğu şartlara göre etkilerinin farklılaşacağını” vurguluyor.
kaynak link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/…/articles/pmc2995774/
“ramadan fasting and infectious diseases” başlıklı bir diğer kaynaktan çalışma ise orucun enfeksiyona dayalı hastalıklara etkisini inceliyor. diyabetlilere orucu önermeyen makale, ishal gibi problemlerde orucun bir etkisinin hiç ya da hiçe yakın olduğunu ifade ediyor. bağırsak kurtlarına sahip bireylere de orucun herhangi bir etkisi gözlemlenmediğini vurguluyor. “aktif ülser”e sahip olmayan bireylerin de ramazan orucu tutabileceği ifade edilirlen, buna karşın aktif ülserli hastaların oruç tutması tavsiye edilmiyor.
kaynak link: https://www.esciencecentral.org/…tious-diseases.php
daha araştırma ekleyeyim mi? bence gerek yok. bahsettiğim araştırmaların büyük kısmı da ramazan orucunun saatlerinin uzayıp kısalması durumunu da göz önünde bulunduruyor. gördüğünüz üzere sağlam bir araştırma çıkıp da “oruç herkese zararlıdır, kesin tutmayın” gibi bir cümle kurmuyor. aksine bu alandaki araştırmaların ortak noktası, orucun bünyeden bünyeye etkisinin değişiklik göstereceği; kişinin sağlıklı veya hasta olup olmamasının orucunda bir etken olduğunu vurgulamaktan ibaret.
üstelik bunlar işin biyolojik yönünün yanında, değişen uyku düzeni ve enerji etkisi gibi fiziksel yansımalarından ibaretti. orucun psikolojik anlamda, inanan bireyleri olumlu etkileyebileceğine dair bir dizi araştırma da var. hatta bir makalede, orucun kanser hastalarına maneviyat hissi açısından izin verilebileceğine dair bir ifade ile karşılaştım. buna dair de ortaya konulan görüşler var. entry genişliği açısından bu konuya da girmek istemiyorum.
çalışmaların kafanızdaki tasavvuru nedir bilmiyorum ama "çok zararlı öyleyse hemen kanser hastalarına da önerelim." demiyor bilim.
orucun söz konusu etkilerini gidermek için de, bilinçli bir şekilde iftar yapma ve sahuru aksatmamak tavsiye ediliyor. iftar ve sahur yiyeceklerinin hafif ve besin değeri açısından zengin, doğal olması ise tavsiye edilenler arasında. bunları zaten yıllardır biliyoruz.
dolayısıyla, artık özellikle dini ritüeller aleyhinde, bilimle alakası olmayan safsatalarınızı bırakın. bir inancı benimsemiyor olmanız, sizi bilimsel yaklaşımdan uzaklaştırmamalı. bunu bir müslümandan duymayı belki ilginç buluyorsunuz ama alışmanız gerekiyor. zira karşınızda boş insanlar yok. hatta mevcut gözlemlerim ve projeler açısından, daha yetkin bir kitle ile karşılaşacaksınız. elbette bu her iki taraf için de bir nebze olumlu bir durumdur.
--spoiler--
iktibas:http://dusunenmusluman.co...r-iddiasi-bilimsel-midir/- Ekşi Sözlük/sidon
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar