bugün

istanbul

sis

sarmış yine afakını bir düd-ı muannid
bir zulmet-i beyza ki peyapey mütezayid

tazyikının altında silinmiş gibi eşbah
bir tozlu kesafetten ibaret bütün elvah;

ey sahn-ı mezalim...evet ey sahne-i garra
ey sahne-i zi-şaşaa-i haile-pira

ey marmaranın mai der-agüşu içinde
ölmüş gibi dalgın uyuyan tüde-i zinde

ey köhne bizans ,ey koca fertüt-i musahhir
ey bin kocadan arta kalan bive-i bakir;

örtün , evet ey haile ...örtün evet , ey şehir,
örtün ve müebbed uyu , ey facire-i dehr!..

tevfik fikret

Siste söyleniş
birden kapandı birbiri ardınca perdeler ...
kandilli , göksu , kanlıca , istinye nerdeler ?

som zümrüt ortasında ,muzaffer ,akıp giden
firüze nehri nerede?bugün saklıdır ,neden ?

benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;
eylül sonunda böyledir isviçre gölleri.

bir devri lanati ile boğn şairin Sisi,
vicdan ve ruh elemlerin en zehirlisi,

hulyama bir eza gibi aksetti bir daha;
örtün müebbed uyu ! ey şehir ! o beddua..

yahya kemal beyatlı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026