bugün
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- recep tayyip erdoğan12
- laik teyzelerin fenotipi34
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı5
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- dem partili yazar7
- yavuz ağıralioğlu7
- beşiktaş11
- milliyetçi hareket partisi4
- seçime 40 gün kala ayakkabı ile seccadeye basmak3
- honore de balzac4
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir4
- günün yazar kavgası bahisleri3
- amın arasına giren mayo3
- cumhuriyet halk partisi6
- ekrem imamoğlu8
- unutulmaz twitler2
- selahattin demirtaş4
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- para kazanmanın en kolay oldugu devir2
- gençlere çalışın tavsiyesi veren ihtiyar2
- 3 numara saç kirli sakal5
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- geceye bir şiir bırak4
- kitap okumaya geç başlamak4
- haydi güzelim şeker ezelim4
- tarihci76 ya bir şiir yaz2
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- mansur yavaş11
- vincenzo italiano5
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- yokluğuyla dünyayı cezalandırma düşüncesi2
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- islam barış dinidir13
- müzikten soğumak3
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- huzursuz insan4
- abdülhamid'in sanat zevki3
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- özgür özel2
- zamanda geriye gitmek2
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- yeni parti8
- hamam oğlanı3
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
gelmemelidir. 21. yy da bunu tartışmak bile bir hata. neden mi gelmemelidir ?
1) idam cezasına hükmedecek nitelikte bir yargımız yok :
senelerce torpille hakim savcı alındı. fetöcülerün ayıklandığı yargıdaki kadrolar 1-2 sene içinde dolduğunda tekrardan liyakatin pas geçilip torpille alım yapılmayacağının bir garantisi yok. içi boş, kararlarında doktrine atıf yapmayan, araştırmayan bir hakim nesli yetişiyor. zaten son yıllarda kaliteli hukuk yapılmıyor. iş yükünden kaçmak için önüne gelene hagb veren zihniyetin kusura bakmayın ama idam hükmü verebilecek niteliğe sahip olduğunu düşünmüyorum. belki tam yerini tutmayacak ama size hızlı bir örnek vereceğim. aslında suçlu olmayan birisinin hapis cezası aldığını varsayın. suçsuzluğu ispat edilince özgürlüğüne kavuşabilir hatta hapis yattığı süreler için devletten tazminat dahi alabilir. ancak idamda bunun geri dönüşü yok. ayrıca bu yanlışlıkların önüne geçmek için idam cezası infaz edilene kadar uzunca bir süre hapis yatsalar dahi normal bir mahkum ile idamlık bir mahkumun psikolojisi de hiçbir zaman bir olmayacaktır.
2) halkın gazına gelmeden tartılmalı, ekonomik etkiler göze alınmalıdır.
halkın adalet duygusu mahkemelerden farklıdır. küçük bir hırsızlık olayında dahi hırsızı malı çalınan yargılasa, yarın bir gün bunun çoluğu çocuğu da hırsız olur diyerek hırsızın tüm sülalesinin idam edilmesini dahi düşünebilir. ama mahkemeler bu şekilde hareket etmez. senelerce üzerinde tartışılan, kanunlar ve daha da önemlisi "ilkeler çerçevesinde" kararlar verir. nedir mesela ? en güzel örneği "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz." ve tabiki "Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.". ayrıca biliyorum halkımız özellikle isim vermeyeceğim o 3-5 suçlunun mutlaka idam edilmesini istiyor ama üzgünüm dostlar idam cezası da olsa kanunların geriye yürümezliği ilkesi denen bir şey var. veya eski türkçeyle "makable şamil olmaz." bu yeni çıkan yasayla eskiden yargılanıp hüküm giymiş kimseye idam veremezsiniz. dolayısıyla siyasilerin toplumdaki gazla, yıllardan beri içimizde bir yerlerde bulunan intikam duygusuyla hareket etmemesi, önce 1. maddedeki nitelik konusunu sorgulamaları gerek.
3) amerikada idam olması bizde de olması gerektiği anlamına gelmez.
her ülkenin hukuk sistemi, genel yaşantısı ve kültürü farklıdır. bugün bir amerikalıya türkiye nerede diye sorduğunuzda adamlar brezilyanın oralarda herhalde dmi diye cevap veriyorlar. ancak bir avrupalıya türkiyeyi sorduğunuzda adamlar sizin dış işleri bakanınızın en son ziyaret ettiği ülkede söylediği sözleri dahi eleştirecek kadar konuşabiliyor. dolayısıyla amerika ile olan bağımız tamamen diplomasi düzeyindedir. fakat gelişen avrupayla kimsenin yadsıyamayacağı organik bir bağımız var. gerek coğrafi olarak, gerek ekonomik, gerek siyasi gerekse orada yaşayan milyonlarca vatandaşımızın olduğu gerçeğiyle, üzgünüm dostlar ama örnek alınacak bir hukuk sistemi varsa o da amerika değil avrupa olmalı bizler için. ayrıca her fırsatta müslüman ülkeyiz vurgusu yapılan bir toplumda, dahası "Allah'ın verdiği canı ondan başkası alamaz" öğretisinin hayatımızın her döneminde ilmek ilmek işlendiği bir toplumda bunu da geçtim 21. yy da idam gibi çağdışı bir uygulamanın tartışması düpedüz zaten topallayan ekonomimize bir kurşun da bizim sıkmamızdan başka bir şey değildir. üzgünüm ama avrupanın ve diğer ulusların vereceği ekonomik tepkileri göze almak "artık zorundayız". ekonomimiz topallıyor. günümüz dünyasında ülkeler tüfekle süngüyle savaşmıyor. üreten, dışarıya teknoloji ve sanayi satan ülkeler kazanıyor. bizde ise yediğimiz ekmeğin üretildiği buğday tohumu dahi dışarıdan ithal ediliyor. hiçbir doğal kaynağımız da yok. dolar olmuş 3.7 dolayısıyla artık sadece idam konusunda değil attığımız her adımda 10 düşünüp 1 hareket etmemiz gerekiyor.
1) idam cezasına hükmedecek nitelikte bir yargımız yok :
senelerce torpille hakim savcı alındı. fetöcülerün ayıklandığı yargıdaki kadrolar 1-2 sene içinde dolduğunda tekrardan liyakatin pas geçilip torpille alım yapılmayacağının bir garantisi yok. içi boş, kararlarında doktrine atıf yapmayan, araştırmayan bir hakim nesli yetişiyor. zaten son yıllarda kaliteli hukuk yapılmıyor. iş yükünden kaçmak için önüne gelene hagb veren zihniyetin kusura bakmayın ama idam hükmü verebilecek niteliğe sahip olduğunu düşünmüyorum. belki tam yerini tutmayacak ama size hızlı bir örnek vereceğim. aslında suçlu olmayan birisinin hapis cezası aldığını varsayın. suçsuzluğu ispat edilince özgürlüğüne kavuşabilir hatta hapis yattığı süreler için devletten tazminat dahi alabilir. ancak idamda bunun geri dönüşü yok. ayrıca bu yanlışlıkların önüne geçmek için idam cezası infaz edilene kadar uzunca bir süre hapis yatsalar dahi normal bir mahkum ile idamlık bir mahkumun psikolojisi de hiçbir zaman bir olmayacaktır.
2) halkın gazına gelmeden tartılmalı, ekonomik etkiler göze alınmalıdır.
halkın adalet duygusu mahkemelerden farklıdır. küçük bir hırsızlık olayında dahi hırsızı malı çalınan yargılasa, yarın bir gün bunun çoluğu çocuğu da hırsız olur diyerek hırsızın tüm sülalesinin idam edilmesini dahi düşünebilir. ama mahkemeler bu şekilde hareket etmez. senelerce üzerinde tartışılan, kanunlar ve daha da önemlisi "ilkeler çerçevesinde" kararlar verir. nedir mesela ? en güzel örneği "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz." ve tabiki "Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.". ayrıca biliyorum halkımız özellikle isim vermeyeceğim o 3-5 suçlunun mutlaka idam edilmesini istiyor ama üzgünüm dostlar idam cezası da olsa kanunların geriye yürümezliği ilkesi denen bir şey var. veya eski türkçeyle "makable şamil olmaz." bu yeni çıkan yasayla eskiden yargılanıp hüküm giymiş kimseye idam veremezsiniz. dolayısıyla siyasilerin toplumdaki gazla, yıllardan beri içimizde bir yerlerde bulunan intikam duygusuyla hareket etmemesi, önce 1. maddedeki nitelik konusunu sorgulamaları gerek.
3) amerikada idam olması bizde de olması gerektiği anlamına gelmez.
her ülkenin hukuk sistemi, genel yaşantısı ve kültürü farklıdır. bugün bir amerikalıya türkiye nerede diye sorduğunuzda adamlar brezilyanın oralarda herhalde dmi diye cevap veriyorlar. ancak bir avrupalıya türkiyeyi sorduğunuzda adamlar sizin dış işleri bakanınızın en son ziyaret ettiği ülkede söylediği sözleri dahi eleştirecek kadar konuşabiliyor. dolayısıyla amerika ile olan bağımız tamamen diplomasi düzeyindedir. fakat gelişen avrupayla kimsenin yadsıyamayacağı organik bir bağımız var. gerek coğrafi olarak, gerek ekonomik, gerek siyasi gerekse orada yaşayan milyonlarca vatandaşımızın olduğu gerçeğiyle, üzgünüm dostlar ama örnek alınacak bir hukuk sistemi varsa o da amerika değil avrupa olmalı bizler için. ayrıca her fırsatta müslüman ülkeyiz vurgusu yapılan bir toplumda, dahası "Allah'ın verdiği canı ondan başkası alamaz" öğretisinin hayatımızın her döneminde ilmek ilmek işlendiği bir toplumda bunu da geçtim 21. yy da idam gibi çağdışı bir uygulamanın tartışması düpedüz zaten topallayan ekonomimize bir kurşun da bizim sıkmamızdan başka bir şey değildir. üzgünüm ama avrupanın ve diğer ulusların vereceği ekonomik tepkileri göze almak "artık zorundayız". ekonomimiz topallıyor. günümüz dünyasında ülkeler tüfekle süngüyle savaşmıyor. üreten, dışarıya teknoloji ve sanayi satan ülkeler kazanıyor. bizde ise yediğimiz ekmeğin üretildiği buğday tohumu dahi dışarıdan ithal ediliyor. hiçbir doğal kaynağımız da yok. dolar olmuş 3.7 dolayısıyla artık sadece idam konusunda değil attığımız her adımda 10 düşünüp 1 hareket etmemiz gerekiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar