bugün
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- mazotun yarım litresi 50 tl4
- sevilen hitap şekilleri5
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- kanadalı ünlüler10
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- sabahları nefret edilen şeyler19
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- durduk yere bir yere rezervasyon yaptırmak2
- güne almanca bir cümle bırak4
- vardiyalı çalışmak2
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması6
- hava muhalefeti2
- ikinci abdülhamid abartılmış bir balondur2
- gülsen tuncer2
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- sabahları sevilen şeyler8
- bin entry girmek2
- beni kaybettin diyen erkek14
- mazotun litresi 101 lira35
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- iç sıkıntısı7
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- anın görüntüsü24
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- vermio4
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sadece filistin'i önemsemek15
- ekşiye gidiyorum ben10
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- gocu38
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- g i l d e d l i l y27
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- ana haber bülteni2
- iblis'in sesini duymak11
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
ben bir çiçeğim. görenlerin hemen farkettiği ve vahşice koparıp almaya çalıştığı yıpranmış, narin bir çiçek. aslında o güzel beyaz çiçeklerim altında çok sağlam bir köküm de vardı, kimse görmedi.
her söküldüğünde can damarlarından parçalar yitirmiş bu çiçek topraklarını terk etmemeye yemin etmişti uzun zaman önce. basit ve sıradan bir döngüye razı olmuştu. ama öyle bir şey olduki, öyle bir toprakla karşılaştıki, nasıl olduysa kolayca içine kıvrılıvermişti kökleri. toprak onun kökleri kadar narin ama bir o kadar koruyucu, engin ve rahattı. çiçek toprakla buluşana kadar hiç bu kadar güzel açmamıştı. Kısa sürede suyun içinde dağılan boya gibi birbirilerine geçmiş bütün olmuşlardı. hiç bu kadar derine ilerlediğini hatırlamıyordu çiçek, korkusuzca hızla derinlerine iniyordu. sanki hiç kopmayacakmış gibi.
sonra bir deprem oldu. ne olmuştu sahi öyle?
Ne olduğunu anlamaya çalışırken bir anda acıyla kopmuştu çiçek. köklerinin çoğu toprakta kaldı. çok yara aldı, hiç çiçeği kalmadı. toprakta kalan ruhunun parçalarıydı, onu besleyen suyunu veren damarları. keşke yaşayabilselerdi ama onlar da diğer kopmuş kökler gibi kuruyup gitmeye, unutulmaya mahkumdu. Ve ne acıdır ki yeni gelen güzelliklere can vereceklerdi hatta. çiçeğin canı çok yandı, parça parça olmuş köklerinin tutunacak kimsesi kalmamıştı. Onun toprakları artık onun değildi. Oysa her gün biraz daha yayılacağını sanarken, tam koptuğu an anladı. Onun minicik canı o kocaman çalkantılı toprakta iyileşmesi çok zor bir yara aldı.
her söküldüğünde can damarlarından parçalar yitirmiş bu çiçek topraklarını terk etmemeye yemin etmişti uzun zaman önce. basit ve sıradan bir döngüye razı olmuştu. ama öyle bir şey olduki, öyle bir toprakla karşılaştıki, nasıl olduysa kolayca içine kıvrılıvermişti kökleri. toprak onun kökleri kadar narin ama bir o kadar koruyucu, engin ve rahattı. çiçek toprakla buluşana kadar hiç bu kadar güzel açmamıştı. Kısa sürede suyun içinde dağılan boya gibi birbirilerine geçmiş bütün olmuşlardı. hiç bu kadar derine ilerlediğini hatırlamıyordu çiçek, korkusuzca hızla derinlerine iniyordu. sanki hiç kopmayacakmış gibi.
sonra bir deprem oldu. ne olmuştu sahi öyle?
Ne olduğunu anlamaya çalışırken bir anda acıyla kopmuştu çiçek. köklerinin çoğu toprakta kaldı. çok yara aldı, hiç çiçeği kalmadı. toprakta kalan ruhunun parçalarıydı, onu besleyen suyunu veren damarları. keşke yaşayabilselerdi ama onlar da diğer kopmuş kökler gibi kuruyup gitmeye, unutulmaya mahkumdu. Ve ne acıdır ki yeni gelen güzelliklere can vereceklerdi hatta. çiçeğin canı çok yandı, parça parça olmuş köklerinin tutunacak kimsesi kalmamıştı. Onun toprakları artık onun değildi. Oysa her gün biraz daha yayılacağını sanarken, tam koptuğu an anladı. Onun minicik canı o kocaman çalkantılı toprakta iyileşmesi çok zor bir yara aldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar