bugün
- sağa sinyal verip sola dönmek5
- japonya18
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- battal gazi3
- en iyi simit hangi şehirdedir22
- klima çarpması4
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı2
- silah çekildiği zaman patlar3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin13
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması2
- prensesler gibi uyanmak3
- üşüyen erkek2
- gürcistan25
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- ctrlx22
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması3
- suca suruklenen cocuk8
- geceniz nasıl geçiyor7
- çin8
- latin atasözleri6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- geceye bir şarkı bırak17
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- yeni yazarlara öneriler3
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- lahmacunu elle yiyen kız14
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- alison blaire2
- ilgi isteyen kız16
- antalya şu an 28 derece4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- içim yanıyor be sözlük7
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- sözlük sağ baştan saysın2
- hikayeyi devam ettir52
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- nickten isim tahmini yapmak71
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- isveç3
- erkeklerin öküzlük sorunu12
sözlükte inançlı kişiler içinde dikkate aldığım tek insan şu zamana kadar. gerçi başka başlıklarda da ima etmiştim, islam'a mantık çerçevesinden bakmasıyla bir çelişki içinde bana göre, çünkü dinler dönemin şartlarını ele alan dogmalardır, dönemine göre ne kadar ilerici olurlarsa olsunlar insanın zihinsel evrimi ile birlikte gerilemeye muhtaçtırlar, diğer bir deyişle dinler olduğu yerde kalır, ama insan ilerler, dinleri ilerleyen insanın medeniyet seviyesine çekmek de boş ve başarılı olamayacak bir uğraştır benim düşünceme göre..
ancak en azından olaylara mantık çerçevesinden bakması, özneye insanı ve insani değerleri yerleştirmesi, bel altından vurduğunda bu hatayı kabul edebilecek erdem seviyesine nail olması ve kendisinden farklı olan düşüncelere çoğunlukla argümanlarla karşı yanıt vermesi, tartışmayla saldırmanın arasındaki temel ayrımın farkında olması gibi özellikleriyle tartışmaktan büyük keyif aldığım birisi.
ilk olarak yanılmıyorsam ezana tahammül edemeyenler başlığında tartışmıştık, sonra tartışmayı özelden devam ettirdik. o beni ordaki elitist, üç kuruşa onların pisliğini temizlemek zorunda bırakılan temizlikçi kadınlarımızı aşağılayan konken teyzelerini savunmakla itham etmişti, bense bunun böyle olmadığını, ezana tahammülün başka nedenlerinin de olabileceğini izah etmeye çalıştım kendisine, bi şekilde ikimiz de ikna olduk sanırım ki tartışma noktalandı.
o gün bugündür takip ediyorum yazılarını, ne zamandır da yazmaya niyetim var görüşlerimi rumuz altına. en son da sağolsun benim rumuz altıma dangalakça bi ithamda bulunan dangalağa (ki dangalaktan akıllıca bişey beklenmesi mantık dışıdır zaten) karşı kendimi savunmak durumunda kaldığımda bana boşver, takma kafanı şeklindeki teselli mesajı yollayarak vefasını da gösterdi. bu noktadan sonra da yazmanın bir vicdan borcu olduğuna kanaat getirip bre bismil dedim ben de işte.
sözün özü, o -gözlemleyebildiğim kadarıyla- tasavvuf inancıyla, bense -nacizane- mantığımın çıkarımıyla, yani farklı yollardan aynı sonuca varan, özneyi insan alan insansoyunun yaşayan iki evladıyız. yollar ne olursa olsun insan ve insan sevgisiyse aklın ve vicdanın ortak çıkarımı, bana saygıyla eğilmek kalır. ha gene de belirteyim, diyeceğimden geri kalmam, lafımı asla sakınmam bilesin.*
ayar için pusuda yatan okuyucuya dipnot: rumuz altı başlığıdır, yok uzun, yok yağ çekmişsin, şudur budur diye gak guk edeceklere sezen aksu'dan ''okumasaydınız kardeşim'' şarkısını armağan ederim.
ek/düz: gerekli düzenlemeleri yapmış bulunuyorum efendim. sürçi lisan ettiysek affola.
ancak en azından olaylara mantık çerçevesinden bakması, özneye insanı ve insani değerleri yerleştirmesi, bel altından vurduğunda bu hatayı kabul edebilecek erdem seviyesine nail olması ve kendisinden farklı olan düşüncelere çoğunlukla argümanlarla karşı yanıt vermesi, tartışmayla saldırmanın arasındaki temel ayrımın farkında olması gibi özellikleriyle tartışmaktan büyük keyif aldığım birisi.
ilk olarak yanılmıyorsam ezana tahammül edemeyenler başlığında tartışmıştık, sonra tartışmayı özelden devam ettirdik. o beni ordaki elitist, üç kuruşa onların pisliğini temizlemek zorunda bırakılan temizlikçi kadınlarımızı aşağılayan konken teyzelerini savunmakla itham etmişti, bense bunun böyle olmadığını, ezana tahammülün başka nedenlerinin de olabileceğini izah etmeye çalıştım kendisine, bi şekilde ikimiz de ikna olduk sanırım ki tartışma noktalandı.
o gün bugündür takip ediyorum yazılarını, ne zamandır da yazmaya niyetim var görüşlerimi rumuz altına. en son da sağolsun benim rumuz altıma dangalakça bi ithamda bulunan dangalağa (ki dangalaktan akıllıca bişey beklenmesi mantık dışıdır zaten) karşı kendimi savunmak durumunda kaldığımda bana boşver, takma kafanı şeklindeki teselli mesajı yollayarak vefasını da gösterdi. bu noktadan sonra da yazmanın bir vicdan borcu olduğuna kanaat getirip bre bismil dedim ben de işte.
sözün özü, o -gözlemleyebildiğim kadarıyla- tasavvuf inancıyla, bense -nacizane- mantığımın çıkarımıyla, yani farklı yollardan aynı sonuca varan, özneyi insan alan insansoyunun yaşayan iki evladıyız. yollar ne olursa olsun insan ve insan sevgisiyse aklın ve vicdanın ortak çıkarımı, bana saygıyla eğilmek kalır. ha gene de belirteyim, diyeceğimden geri kalmam, lafımı asla sakınmam bilesin.*
ayar için pusuda yatan okuyucuya dipnot: rumuz altı başlığıdır, yok uzun, yok yağ çekmişsin, şudur budur diye gak guk edeceklere sezen aksu'dan ''okumasaydınız kardeşim'' şarkısını armağan ederim.
ek/düz: gerekli düzenlemeleri yapmış bulunuyorum efendim. sürçi lisan ettiysek affola.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar