şermin

muhallebim ve mektebim

ninem sordu, şermin, kimi
çok seversin? - oo, ninemi!
- başka? - babamı şüphesiz,
- daha? - izin verirseniz

sayayım, muhallebimi,
sütlacımı, şekerimi,
hep şekerlemelerimi,
biraz da gevrek severim

fakat en çok mektebimi,
mektebimi pek severim.
âlî bina!
neler öğretir o bana

tam bir hafta oluyor ki
biliyorum; dünya iki
ayrı ve büyük parçadır
avrupa, asya, afrika

bunlar eski,
evet, bunlar eski dünya,
öteki de amerika
ve adalar... neydi ismi?

avustralya, değil mi?
eve, o; avustralya
bunlar yeni dünya... demek
toprağımız beş kıt'adan

birçok karayla, adadan
ve, denizlerden ibaret
karaların isimleri
işte hatırımda, kendim

kitabımı dünden beri
karıştırdım ve öğrendim
birkaç büyük deniz... elbet
hocalarımız bugün onlardan

bize bahsedecek ve ben
sayacağım ezberimden
bahr-i siyah, bahr-i sefîd,
bahr-i muhît-i atlasî

iki de bahr-i müncemid
bahr-i umman... işte hepsi
yok, daha vardı lâkin
hatırımdan çıkmış, demin

biliyorum... kalın kafa!
insan öğrendiği şeyi
daha iyi
öğrenmeli... şimdi bana

bıldır iyi bellediğim
hafızamdan çıkmaz, çıkar
fakat onlar dikkatsizce
öğrendiğim şeylerdir hep

bugün ders alırım, gece
hazırlanırım, yarın mektepte dinleyin
------- bilmiyorsam
eğer hepsini tastamam
sizin olsun muhallebim
bana yetişir mektebim!

t. fikret

not: bıldır: geçen yıl. âlî: yüksek, yüce.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026