bugün
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- nickten isim tahmini yapmak72
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler15
- kalabalıklar içinde yalnız olmak9
- uyumayın konuşalım5
- rüyamda kadın olmuştum6
- hayattan zevk alamamak15
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- gocunun nerede olması12
- hikayeyi devam ettir30
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- yazarların öldükten sonraki planları4
- makine mühendisliği3
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- sokakta kavga teknikleri3
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- biber dolması olsa da yesek5
- en güzel tatlı2
- yeşilçam filmi izlemek6
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- temiz nevresimler içinde uyumak3
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- kadın2
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- uysaljakoben16
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- cioran neden intihar etmedi3
- fake yazarlar2
- narsisizm2
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- çağımızın hastalığı2
- yeni parti50
- aziz nikola3
- jackie chan2
--spoiler--
Sineklerin Tanrısı; ıssız adaya düşen Ralph ve Domuzcuk’un tanışmasıyla başlıyor. Ralph sevgi dolu, eşitlikçi, iyi bir çocuktur. Kurtarılıncaya dek bu ıssız adada eğlenecekleri sevincini taşımaktadır.Domuzcuk ise dışlanan ve fiziksel kusurları sebebiyle gerçek adını bilmediğimiz; akıl ve sağduyu dolu bir çocuktur. Bir nevi aklın ve sağduyunun sesidir. Domuzcuk’a göre dağılmış çocuklar bir araya getirilmeli ve kurtarılmak için bir şeyler yapılmalıdır. Ralph ve Domuzcuk’un bulduğu deniz kabuğunu Ralph üfleyerek; dağılmış çocukları bir araya getirir ve toplantıya çağırır. Toplantıda alınan ilk karar; deniz kabuğunu elinde tutanın söz ve konuşma hakkına sahip olmasıdır. Bundan hareketle deniz kabuğu; iktidarın, demokrasinin ve düşünce özgürlüğünün sembolü haline gelir. Deniz kabuğunun çıkardığı ses; düzene çağrıdır. Deniz kabuğunun verdiği manevi güçle ve Ralph’in dış görünüşünün verdiği etki ile çocuklar lider olarak Ralph’i seçer. Buna karşı çıkan tek kişi Jack’tir. Jack ise baskıcı,şiddet dolu ve zalimdir. Jack; bir çocuk koro grubunun lideridir ve bu grup kendine has üniformaları ve üniforma üzerindeki gümüş haç ve işlemeleri, disiplinleri ve Jack’e karşı itaatleri ile Hitler faşizm’ini sembolize eder. Zira, ileride Jack her sözünü bitirdiğinde çocuklar “Şef söyleyeceğini söyledi!” tepkisi ile Hitler’in konuşmalarından sonra söylenen “Heil Hitler!”i hatırlatmaktadır. Jack için sadece meyve yiyip, korkudan geceleri uyuyamayan ve kabus gören güçsüz çocuklar yaşamaması gereken varlıklardır. Ralph ise; özgürlükçü ve eşitlikçi bir toplumu temsil eder. Bu iki farklı toplum arasındaki çatışmanın şiddetlenmesini ileride iktidar mücadelesi ışığında göreceğiz. Jack ve grubu her daim Domuzcuğa karşı nefret beslemektedir bu da, baskıcı toplumlarda aydın ve aklın sesine karşı olan kinin bir mesajıdır.
...
...
...
Sonuç olarak; Sineklerin Tanrısı, 2. Dünya Savaşını görmüş ve içinde bulunmuş William Golding tarafından; umudu yitirilmiş, vahşeti ve zalimliği görmüş bir zihinle dile getirilen, distopik bir toplum alegorisidir. Sineklerin Tanrısı, insanların içerisindeki kötülüğü sembolize edip; bu romanın ve filmin ıssız bir adada “çocuklar” üzerinden işlenmesi ise, en masum kişilerin bile toplumdan ve kurallardan uzak halde korku ve vahşet duygularıyla ne kadar kötülüğe kayabileceklerini ve iyilikten kopabileceklerini acı bir şekilde göstermektedir. Fakat Simon’un, Ralph’in ve Domuzcuk’un her ne olursa olsun, doğru yoldan sapmamaları, kötülüğe karşı yenilmemeleri ise Golding’in zihninde bütün gördüğü vahşete rağmen bulunan optimist bir umuttur.
--spoiler--
ilginizi çektiyse tamamı için bakabilirsiniz;
http://www.marjinalaforiz...ik-incelemesi-ve-analizi/
Sineklerin Tanrısı; ıssız adaya düşen Ralph ve Domuzcuk’un tanışmasıyla başlıyor. Ralph sevgi dolu, eşitlikçi, iyi bir çocuktur. Kurtarılıncaya dek bu ıssız adada eğlenecekleri sevincini taşımaktadır.Domuzcuk ise dışlanan ve fiziksel kusurları sebebiyle gerçek adını bilmediğimiz; akıl ve sağduyu dolu bir çocuktur. Bir nevi aklın ve sağduyunun sesidir. Domuzcuk’a göre dağılmış çocuklar bir araya getirilmeli ve kurtarılmak için bir şeyler yapılmalıdır. Ralph ve Domuzcuk’un bulduğu deniz kabuğunu Ralph üfleyerek; dağılmış çocukları bir araya getirir ve toplantıya çağırır. Toplantıda alınan ilk karar; deniz kabuğunu elinde tutanın söz ve konuşma hakkına sahip olmasıdır. Bundan hareketle deniz kabuğu; iktidarın, demokrasinin ve düşünce özgürlüğünün sembolü haline gelir. Deniz kabuğunun çıkardığı ses; düzene çağrıdır. Deniz kabuğunun verdiği manevi güçle ve Ralph’in dış görünüşünün verdiği etki ile çocuklar lider olarak Ralph’i seçer. Buna karşı çıkan tek kişi Jack’tir. Jack ise baskıcı,şiddet dolu ve zalimdir. Jack; bir çocuk koro grubunun lideridir ve bu grup kendine has üniformaları ve üniforma üzerindeki gümüş haç ve işlemeleri, disiplinleri ve Jack’e karşı itaatleri ile Hitler faşizm’ini sembolize eder. Zira, ileride Jack her sözünü bitirdiğinde çocuklar “Şef söyleyeceğini söyledi!” tepkisi ile Hitler’in konuşmalarından sonra söylenen “Heil Hitler!”i hatırlatmaktadır. Jack için sadece meyve yiyip, korkudan geceleri uyuyamayan ve kabus gören güçsüz çocuklar yaşamaması gereken varlıklardır. Ralph ise; özgürlükçü ve eşitlikçi bir toplumu temsil eder. Bu iki farklı toplum arasındaki çatışmanın şiddetlenmesini ileride iktidar mücadelesi ışığında göreceğiz. Jack ve grubu her daim Domuzcuğa karşı nefret beslemektedir bu da, baskıcı toplumlarda aydın ve aklın sesine karşı olan kinin bir mesajıdır.
...
...
...
Sonuç olarak; Sineklerin Tanrısı, 2. Dünya Savaşını görmüş ve içinde bulunmuş William Golding tarafından; umudu yitirilmiş, vahşeti ve zalimliği görmüş bir zihinle dile getirilen, distopik bir toplum alegorisidir. Sineklerin Tanrısı, insanların içerisindeki kötülüğü sembolize edip; bu romanın ve filmin ıssız bir adada “çocuklar” üzerinden işlenmesi ise, en masum kişilerin bile toplumdan ve kurallardan uzak halde korku ve vahşet duygularıyla ne kadar kötülüğe kayabileceklerini ve iyilikten kopabileceklerini acı bir şekilde göstermektedir. Fakat Simon’un, Ralph’in ve Domuzcuk’un her ne olursa olsun, doğru yoldan sapmamaları, kötülüğe karşı yenilmemeleri ise Golding’in zihninde bütün gördüğü vahşete rağmen bulunan optimist bir umuttur.
--spoiler--
ilginizi çektiyse tamamı için bakabilirsiniz;
http://www.marjinalaforiz...ik-incelemesi-ve-analizi/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar