bugün
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı6
- nervio'nun erkek olması12
- özelden muzunu atan yazar9
- dede bu saate niye aktif ki8
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- game of thrones taki kerhaneci15
- etli nohut vs kuru fasulye6
- nervionun sevgili yapması8
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- kadın cinayetleri4
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- renkli gözlü insanlar7
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- iltica27
- bana onu sormayin15
- exlerini anlatan fingirfoş4
- izmir bombası7
- gece aynadaki yansımanın gülmesi2
- sözlük kavgasında karşıdan yanıt gelmeme gerilimi3
- uğurcan çakır10
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- sarapci koala hatayi6
- 2 2 milyar tl3
- osman arıkan nacar3
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- lazanya vs yağlama3
- ibnelik yapmak2
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- trafikte gereksiz korna çalma dürtüsü2
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- anın görüntüsü26
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- en verimli koyun çeşidi3
- mercimeği fırına verelim diyen kız2
- jelibon madeni3
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- akp seçmeni18
- yazarların kiraz yeme şekli4
- linkedin de eski sevgili kariyeri takip etmek3
- yazarların akşam olunca yediği şeyler4
kuran şiirsel bir dille yazıldığı için türkçe okunuşu orjinali ile aynı etkiyi vermiyor. mesela çok sevdiğim bir yazar olan edgar allan poe nun the raven` adlı şiirini ele alalım. şiirin ilk ve son kıtasını ingilizce-tükçe açıklaması ile vereceğim. akıcılık, fonetik v.s. orjinali ile aynı tadı vermesi hatta anımsatması bile imkansız. çeviri sadece anlamını fısıldıyor ruhunu değil..
The Raven
ilk kıta;
Once upon a midnight dreary, while I pondered, weak and weary,
Over many a quaint and curious volume of forgotten lore—
While I nodded, nearly napping, suddenly there came a tapping,
As of some one gently rapping, rapping at my chamber door.
Only this and nothing more.”
Ortasında bir gecenin, düşünürken yorgun, bitkin
O acayip kitapları, gün geçtikçe unutulan,
Neredeyse uyuklarken, bir tıkırtı geldi birden,
Çekingen biriydi sanki usulca kapıyı çalan;
"Bir ziyaretçidir" dedim, "oda kapısını çalan,
Başka kim gelir bu zaman? "
son kıta;
And the Raven, never flitting, still is sitting, still is sitting
On the pallid bust of Pallas just above my chamber door;
And his eyes have all the seeming of a demon’s that is dreaming,
And the lamp-light o’er him streaming throws his shadow on the floor;
And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
Shall be lifted—nevermore!
Kuzgun bir an olsun ayrılmadı, oturdukça oturdu,
Oturdukça oturdu oda kapımın hemen üstündeki Pallas büstünde;
Benziyordu gözleri hayal kuran bir şeytanın görüntüsüne,
Vuruyordu kara gölgesini yere lambadan yansıyan ışık;
Kapalı kaldu ruhum bu kara gölgenin içinde,
Kurtulamayacak - Hiçbir zaman!
The Raven
ilk kıta;
Once upon a midnight dreary, while I pondered, weak and weary,
Over many a quaint and curious volume of forgotten lore—
While I nodded, nearly napping, suddenly there came a tapping,
As of some one gently rapping, rapping at my chamber door.
Only this and nothing more.”
Ortasında bir gecenin, düşünürken yorgun, bitkin
O acayip kitapları, gün geçtikçe unutulan,
Neredeyse uyuklarken, bir tıkırtı geldi birden,
Çekingen biriydi sanki usulca kapıyı çalan;
"Bir ziyaretçidir" dedim, "oda kapısını çalan,
Başka kim gelir bu zaman? "
son kıta;
And the Raven, never flitting, still is sitting, still is sitting
On the pallid bust of Pallas just above my chamber door;
And his eyes have all the seeming of a demon’s that is dreaming,
And the lamp-light o’er him streaming throws his shadow on the floor;
And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
Shall be lifted—nevermore!
Kuzgun bir an olsun ayrılmadı, oturdukça oturdu,
Oturdukça oturdu oda kapımın hemen üstündeki Pallas büstünde;
Benziyordu gözleri hayal kuran bir şeytanın görüntüsüne,
Vuruyordu kara gölgesini yere lambadan yansıyan ışık;
Kapalı kaldu ruhum bu kara gölgenin içinde,
Kurtulamayacak - Hiçbir zaman!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar