bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri43
- insan ne ister5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak3
- cok da abartmaya gerek uok6
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- yazarların akşam yemekleri5
- önyargı2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- kadınlar6
- true ile tatlı sert3
- morkstar2
- true'nun engelli olması6
- sözlük kızlarının kekleri24
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- allah11
- okan buruk9
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- anın görüntüsü24
- seni tanıyorum4
- alışkanlığı karakter sanmak2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sevdiğiniz yazarlar8
- victor osimhen2
- amedspor maçından korkmak3
- islamda namaz yoktur30
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- kendini yok etmek istemek2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- fusya semsiyeli yabanci22
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- kürdistan10
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- uğurcan çakır3
- gecenin şarkısı14
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
iki aylığım. saat gece yarısı 2 buçuk. acıkmışım yine, ağlıyorum, ölümüne ağlıyorum. annem başımda beni oyalıyor. babam süt ısıtıyor, ufacık bir cezvede gözleri. serçe parmağıyla bakıyor sütün sıcaklığına. koşarak yanıma geliyor. duruyor gözümdeki yaşlar. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
üç yaşındayım. komşunun kızıyla birşeyler oynuyoruz. kimbilir ne diyorum ki, kız itiyor beni var gücüyle. düşüyorum. sol kaşımda ufacık bir yarık. gözyaşlarımla karışan kan. babam koşuyor gene yanıma. tutup kucağına alıyor beni. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
dört yaşındayım. abi olmuşum bir yaşında bir kız kardeşim var. sahildeyiz. güneş vazgeçmek üzere dünyayı aydınlatmaktan. kardeşimi kandırıp çardakdaki kilimi denize atıyoruz. üstüne oturup kaçacağız. cup diye düşüyoruz suya. kendisini unutup kardeşini kurtarmaya çalışan bir abi. annemin kulağımı tırmalayan çığlığı. babam koşarak geliyor yanımıza. tutup çıkarıyor bizi dışarıya. yanağımla buluşan bir avuç içi. sırılsıklam ağlayan iki kardeş. iki kardeş babanın şefkatini arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
altı yaşındayım. fıtık olmuşum ağlamaktan. ameliyat diyor doktor. babamın kucağındayım. kalabalık bir hastane girişi. üzerimi kaplayan yeşil, buz gibi bir örtü. koluma saplanan ufacık bir şırınga. kapaklarını taşıyamayan iki göz. yavaş yavaş ayılıyorum. babamı sayıklıyorum. halam başımda. zorla seçiyorum başımdakileri. babam aşağıdaymış. kalkıyorum yataktan. dikişler acıyor, tam doğrulamıyorum. inmesi ölüm merdivenler. baba uğruna yıllar sürse de inilesi merdivenler. babam karşılıyor merdivenlerin yarısında. babamı görmenin sevinci dikişlerin acısını bastıramıyor. ağlamaya başlıyorum. yine babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
sekiz yaşındayım. misafir var evimizde. ufacık bizim evimiz. iki odası var. yine bir yaramazlık yapıyorum ki sinirleniyor babam. cezam tek ayak üstünde beklemek. kıyamıyor babam öbür odaya gönderiyor oturayım diye. aklımdan bile geçmiyor oturmak. tek ayak üstünde bekliyorum. bir ses duyuluyor içeriye. babam koşuyor bana doğru. uyuyakalmışım tek ayak üzerinde. uyuşan ayağımı tutuyorum, ağlamaklı gözlerim. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on bir yaşındayım. zeytin bahçesindeyiz dedemin. belimde peştamal zeytin topluyorum. boyum kısa geliyor, peştamal bacağıma dolanıyor. karşımda arı kovanları birsürü. üzerime doğru geliyor kocaman bir arı. koşmaya başlıyorum, belimde peştamal içinde zeytinler. düşüp yuvarlanıyorum. arı yok ama kanayan bir çift diz. babam koşup geliyor yanıma. babamın kucağındayım yeniden. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on beş yaşındayım. liseye başlamama bir hafta var. evde değişiklik var yine. rahat durmuyoruz babamla. annem bıkmış artık karışmıyor. kanepenin üzerinde dikçe duran üç vida. kanepenin yan tarafları çıkarılmış, kapıdan geçsin diye. eğil diyor babam. "tut da götürelim şunu". öyle bir eğiliyorum ki sanki dünyayı kaldıracağım. gözümün dibine saplanan bir vida. yarılan bir gözyaşı kanalı. "baba" diyor kardeşim. "baba abimin gözü kanıyor" gözümden kan süzülüyor yaş yerine. on beş yaşında babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on sekiz yaşındayım. "hadi" diyor babam. "hadi baba oğul çarşıya çıkalım". bankanın önündeyiz. kredi kartımın ödemesinin son günü. "biraz" diyor babam. "biraz fazla harcamışsın bu ay". gözlerim babamın gözlerinde sığınacak bir yer arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
değişmiyor babamın bakışları. on sekiz yıldır babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
üç yaşındayım. komşunun kızıyla birşeyler oynuyoruz. kimbilir ne diyorum ki, kız itiyor beni var gücüyle. düşüyorum. sol kaşımda ufacık bir yarık. gözyaşlarımla karışan kan. babam koşuyor gene yanıma. tutup kucağına alıyor beni. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
dört yaşındayım. abi olmuşum bir yaşında bir kız kardeşim var. sahildeyiz. güneş vazgeçmek üzere dünyayı aydınlatmaktan. kardeşimi kandırıp çardakdaki kilimi denize atıyoruz. üstüne oturup kaçacağız. cup diye düşüyoruz suya. kendisini unutup kardeşini kurtarmaya çalışan bir abi. annemin kulağımı tırmalayan çığlığı. babam koşarak geliyor yanımıza. tutup çıkarıyor bizi dışarıya. yanağımla buluşan bir avuç içi. sırılsıklam ağlayan iki kardeş. iki kardeş babanın şefkatini arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
altı yaşındayım. fıtık olmuşum ağlamaktan. ameliyat diyor doktor. babamın kucağındayım. kalabalık bir hastane girişi. üzerimi kaplayan yeşil, buz gibi bir örtü. koluma saplanan ufacık bir şırınga. kapaklarını taşıyamayan iki göz. yavaş yavaş ayılıyorum. babamı sayıklıyorum. halam başımda. zorla seçiyorum başımdakileri. babam aşağıdaymış. kalkıyorum yataktan. dikişler acıyor, tam doğrulamıyorum. inmesi ölüm merdivenler. baba uğruna yıllar sürse de inilesi merdivenler. babam karşılıyor merdivenlerin yarısında. babamı görmenin sevinci dikişlerin acısını bastıramıyor. ağlamaya başlıyorum. yine babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
sekiz yaşındayım. misafir var evimizde. ufacık bizim evimiz. iki odası var. yine bir yaramazlık yapıyorum ki sinirleniyor babam. cezam tek ayak üstünde beklemek. kıyamıyor babam öbür odaya gönderiyor oturayım diye. aklımdan bile geçmiyor oturmak. tek ayak üstünde bekliyorum. bir ses duyuluyor içeriye. babam koşuyor bana doğru. uyuyakalmışım tek ayak üzerinde. uyuşan ayağımı tutuyorum, ağlamaklı gözlerim. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on bir yaşındayım. zeytin bahçesindeyiz dedemin. belimde peştamal zeytin topluyorum. boyum kısa geliyor, peştamal bacağıma dolanıyor. karşımda arı kovanları birsürü. üzerime doğru geliyor kocaman bir arı. koşmaya başlıyorum, belimde peştamal içinde zeytinler. düşüp yuvarlanıyorum. arı yok ama kanayan bir çift diz. babam koşup geliyor yanıma. babamın kucağındayım yeniden. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on beş yaşındayım. liseye başlamama bir hafta var. evde değişiklik var yine. rahat durmuyoruz babamla. annem bıkmış artık karışmıyor. kanepenin üzerinde dikçe duran üç vida. kanepenin yan tarafları çıkarılmış, kapıdan geçsin diye. eğil diyor babam. "tut da götürelim şunu". öyle bir eğiliyorum ki sanki dünyayı kaldıracağım. gözümün dibine saplanan bir vida. yarılan bir gözyaşı kanalı. "baba" diyor kardeşim. "baba abimin gözü kanıyor" gözümden kan süzülüyor yaş yerine. on beş yaşında babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on sekiz yaşındayım. "hadi" diyor babam. "hadi baba oğul çarşıya çıkalım". bankanın önündeyiz. kredi kartımın ödemesinin son günü. "biraz" diyor babam. "biraz fazla harcamışsın bu ay". gözlerim babamın gözlerinde sığınacak bir yer arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
değişmiyor babamın bakışları. on sekiz yıldır babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar