bugün
- iyi menemenin sırrı18
- gece gelen açlık6
- insanlık nasıl geliştirilebilir7
- sözlüğün yeni tasarımı13
- alexander nübel7
- muslettin amca23
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- hayatın anlamı ne6
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- sigara içmek8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- yeraltı varlıkları7
- arabayı satıp akülü araba almak3
- fatma betül sayan kaya8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- vincenzo italiano3
- sözlüğe ne oldu5
- beşiktaş4
- pankek8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- ucanpembekoala5
- mehmet şimşek5
- aşk bir yemek olsaydı8
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- gülden karaböcek3
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- uyudunuz mu2
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- memeliler kaça ayrılır3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- kendimi intihar edeceğim3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- futbol16
- gülşen in memeleri14
- michael myers3
- üniversite yıllarını özlemek4
- sansür devri2
- hangi yemek nerede yenir4
- caligula'nın korkusu5
- fransız arabaları2
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- kum dökmek4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
iki aylığım. saat gece yarısı 2 buçuk. acıkmışım yine, ağlıyorum, ölümüne ağlıyorum. annem başımda beni oyalıyor. babam süt ısıtıyor, ufacık bir cezvede gözleri. serçe parmağıyla bakıyor sütün sıcaklığına. koşarak yanıma geliyor. duruyor gözümdeki yaşlar. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
üç yaşındayım. komşunun kızıyla birşeyler oynuyoruz. kimbilir ne diyorum ki, kız itiyor beni var gücüyle. düşüyorum. sol kaşımda ufacık bir yarık. gözyaşlarımla karışan kan. babam koşuyor gene yanıma. tutup kucağına alıyor beni. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
dört yaşındayım. abi olmuşum bir yaşında bir kız kardeşim var. sahildeyiz. güneş vazgeçmek üzere dünyayı aydınlatmaktan. kardeşimi kandırıp çardakdaki kilimi denize atıyoruz. üstüne oturup kaçacağız. cup diye düşüyoruz suya. kendisini unutup kardeşini kurtarmaya çalışan bir abi. annemin kulağımı tırmalayan çığlığı. babam koşarak geliyor yanımıza. tutup çıkarıyor bizi dışarıya. yanağımla buluşan bir avuç içi. sırılsıklam ağlayan iki kardeş. iki kardeş babanın şefkatini arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
altı yaşındayım. fıtık olmuşum ağlamaktan. ameliyat diyor doktor. babamın kucağındayım. kalabalık bir hastane girişi. üzerimi kaplayan yeşil, buz gibi bir örtü. koluma saplanan ufacık bir şırınga. kapaklarını taşıyamayan iki göz. yavaş yavaş ayılıyorum. babamı sayıklıyorum. halam başımda. zorla seçiyorum başımdakileri. babam aşağıdaymış. kalkıyorum yataktan. dikişler acıyor, tam doğrulamıyorum. inmesi ölüm merdivenler. baba uğruna yıllar sürse de inilesi merdivenler. babam karşılıyor merdivenlerin yarısında. babamı görmenin sevinci dikişlerin acısını bastıramıyor. ağlamaya başlıyorum. yine babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
sekiz yaşındayım. misafir var evimizde. ufacık bizim evimiz. iki odası var. yine bir yaramazlık yapıyorum ki sinirleniyor babam. cezam tek ayak üstünde beklemek. kıyamıyor babam öbür odaya gönderiyor oturayım diye. aklımdan bile geçmiyor oturmak. tek ayak üstünde bekliyorum. bir ses duyuluyor içeriye. babam koşuyor bana doğru. uyuyakalmışım tek ayak üzerinde. uyuşan ayağımı tutuyorum, ağlamaklı gözlerim. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on bir yaşındayım. zeytin bahçesindeyiz dedemin. belimde peştamal zeytin topluyorum. boyum kısa geliyor, peştamal bacağıma dolanıyor. karşımda arı kovanları birsürü. üzerime doğru geliyor kocaman bir arı. koşmaya başlıyorum, belimde peştamal içinde zeytinler. düşüp yuvarlanıyorum. arı yok ama kanayan bir çift diz. babam koşup geliyor yanıma. babamın kucağındayım yeniden. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on beş yaşındayım. liseye başlamama bir hafta var. evde değişiklik var yine. rahat durmuyoruz babamla. annem bıkmış artık karışmıyor. kanepenin üzerinde dikçe duran üç vida. kanepenin yan tarafları çıkarılmış, kapıdan geçsin diye. eğil diyor babam. "tut da götürelim şunu". öyle bir eğiliyorum ki sanki dünyayı kaldıracağım. gözümün dibine saplanan bir vida. yarılan bir gözyaşı kanalı. "baba" diyor kardeşim. "baba abimin gözü kanıyor" gözümden kan süzülüyor yaş yerine. on beş yaşında babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on sekiz yaşındayım. "hadi" diyor babam. "hadi baba oğul çarşıya çıkalım". bankanın önündeyiz. kredi kartımın ödemesinin son günü. "biraz" diyor babam. "biraz fazla harcamışsın bu ay". gözlerim babamın gözlerinde sığınacak bir yer arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
değişmiyor babamın bakışları. on sekiz yıldır babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
üç yaşındayım. komşunun kızıyla birşeyler oynuyoruz. kimbilir ne diyorum ki, kız itiyor beni var gücüyle. düşüyorum. sol kaşımda ufacık bir yarık. gözyaşlarımla karışan kan. babam koşuyor gene yanıma. tutup kucağına alıyor beni. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
dört yaşındayım. abi olmuşum bir yaşında bir kız kardeşim var. sahildeyiz. güneş vazgeçmek üzere dünyayı aydınlatmaktan. kardeşimi kandırıp çardakdaki kilimi denize atıyoruz. üstüne oturup kaçacağız. cup diye düşüyoruz suya. kendisini unutup kardeşini kurtarmaya çalışan bir abi. annemin kulağımı tırmalayan çığlığı. babam koşarak geliyor yanımıza. tutup çıkarıyor bizi dışarıya. yanağımla buluşan bir avuç içi. sırılsıklam ağlayan iki kardeş. iki kardeş babanın şefkatini arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
altı yaşındayım. fıtık olmuşum ağlamaktan. ameliyat diyor doktor. babamın kucağındayım. kalabalık bir hastane girişi. üzerimi kaplayan yeşil, buz gibi bir örtü. koluma saplanan ufacık bir şırınga. kapaklarını taşıyamayan iki göz. yavaş yavaş ayılıyorum. babamı sayıklıyorum. halam başımda. zorla seçiyorum başımdakileri. babam aşağıdaymış. kalkıyorum yataktan. dikişler acıyor, tam doğrulamıyorum. inmesi ölüm merdivenler. baba uğruna yıllar sürse de inilesi merdivenler. babam karşılıyor merdivenlerin yarısında. babamı görmenin sevinci dikişlerin acısını bastıramıyor. ağlamaya başlıyorum. yine babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
sekiz yaşındayım. misafir var evimizde. ufacık bizim evimiz. iki odası var. yine bir yaramazlık yapıyorum ki sinirleniyor babam. cezam tek ayak üstünde beklemek. kıyamıyor babam öbür odaya gönderiyor oturayım diye. aklımdan bile geçmiyor oturmak. tek ayak üstünde bekliyorum. bir ses duyuluyor içeriye. babam koşuyor bana doğru. uyuyakalmışım tek ayak üzerinde. uyuşan ayağımı tutuyorum, ağlamaklı gözlerim. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on bir yaşındayım. zeytin bahçesindeyiz dedemin. belimde peştamal zeytin topluyorum. boyum kısa geliyor, peştamal bacağıma dolanıyor. karşımda arı kovanları birsürü. üzerime doğru geliyor kocaman bir arı. koşmaya başlıyorum, belimde peştamal içinde zeytinler. düşüp yuvarlanıyorum. arı yok ama kanayan bir çift diz. babam koşup geliyor yanıma. babamın kucağındayım yeniden. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on beş yaşındayım. liseye başlamama bir hafta var. evde değişiklik var yine. rahat durmuyoruz babamla. annem bıkmış artık karışmıyor. kanepenin üzerinde dikçe duran üç vida. kanepenin yan tarafları çıkarılmış, kapıdan geçsin diye. eğil diyor babam. "tut da götürelim şunu". öyle bir eğiliyorum ki sanki dünyayı kaldıracağım. gözümün dibine saplanan bir vida. yarılan bir gözyaşı kanalı. "baba" diyor kardeşim. "baba abimin gözü kanıyor" gözümden kan süzülüyor yaş yerine. on beş yaşında babamın kucağındayım. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
on sekiz yaşındayım. "hadi" diyor babam. "hadi baba oğul çarşıya çıkalım". bankanın önündeyiz. kredi kartımın ödemesinin son günü. "biraz" diyor babam. "biraz fazla harcamışsın bu ay". gözlerim babamın gözlerinde sığınacak bir yer arıyor. babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
değişmiyor babamın bakışları. on sekiz yıldır babam bana bakıyor gözlerinde şefkat, yüzünde ufacık bir tebessüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar