bugün

mustafa islamoğlu

kendisinin vakti zamanında düşünce ögürlüğü konulu siyaset meydanında yapmış olduğu konuşma, demokrasi dersi niteliğindeymiş. izledim, gördüm.. sivas katliamı'nı da kınıyor, kürtlerden ve alevilerden de söz ediyor, sermaye karşıtı söylemi de var. kemalist bir kişinin yaklaşamayacağı ölçüde radikal bir demokrat tavrıyla yaklaşmış var olan sorunlara ve dahi "susurluk falan hikaye, asıl mesele sistemde. sistemi eleştirmeliyiz.." mealinde konuşarak takdirimi kazanmıştır... dilipak'tan sonra ikinci bir eli yüzü düzgün islami aydın keşfinin mutluluğuyla, vakti zamanında
nuveyba limanından gördüğü esir filistin topraklar için yazdığı bir şiiri paylaşıyorum:

nuveyba

öfkemin hançerine su ver sen

kalkalım bir seher vakti nuveyba

işgaledilmiş topraklarımız üstüne

güneş doğmadan önce

her taşın dibine bir yıldız gömmüşler

şu denizden hala kırbaç sesi gelir

atlıları en son ne zaman görmüştün nuveyba

nezaman öpmüştün ayağını selahaddin'in

kol kırılır yen içinde kalır

ya baş koparsa nuveyba

bu gövde bir düşerse yere ya

kan tutar dağları, atom santrallerini

yeryüzünü ve umutları sel alır

geriye andın, aşkın ve adın kaldı

andını çocuklar içti nuveyba

aşkın yüreklere düştü

adın cellatların kirli elinde

filistin askısına dönüştü

kan akacak bu topraklarda kan

kendileri benimkini

demirden atları seninkini içecek

bir can düşecek toprağa

sabra

bir can kalkacak.

ramallah'ta tarlalara çocuk ektik nuveyba

taşlarıyla ebabiller dönüştü tomurcuğa

güz ekinidir bilirsin verirse mevla

yüreklerin buz kestiği bir mevsimin ardından

her bir çiçek kesebilir çocuğa

sihirbazın çırağını hatırlarsın nuveyba

o hendekte hala tüter annelerin şarkısı

o gün bu gün hala utanır güneş

adın ateş, andın ateş, aşkın ateş.

1990
© copyright 2005 - 2026