bugün
- kapadokya13
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak4
- islam barış dinidir43
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- yeni partili sözlük yazarları26
- çanta5
- sözlük yazarlarının doğaüstü deneyimleri3
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- balon4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı18
- sarapci koala53
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- yazdıklarına göre değil yazara göre oylama yapmak3
- mesaj alımını kapatmak3
- çapulculardan hiç erkek adam çıkmaması4
- sözlüğe küsmek9
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- dizi filmlerdeki gizli mesajları görebiliyorum2
- ziraat kupası için artı iki yabancı kontenjanı3
- köpek günü3
- hard seven hatun6
- mesaj alımını aç diye ağlayan erkek2
- tespih2
- ne kadar yaşlısın22
- muslettin amca adam değildir3
- yazarların şu an okudukları kitap4
- askerliğin insana kazandırdıkları4
- beyin nakli mümkün mü2
- kemal kılıçdaroğlu5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz8
- özel mesajı kapalı kezoya nasıl ulaşılır sorunsalı2
- akp mhp dem ittifakı8
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- velvet45
- sih yazarlar2
- başkan2
- ona bir şey söyle7
- 2015 de sözlükte olan yazarlar3
- avanos6
- zeki insanların sevilmemesi2
- gilded'ın yürekleri ağza getirmesi4
- sözlükteki iki yüzlülük4
- sözlükte sapık var mı6
- ankete gelin beyler31
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
- boşanma davaları3
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma5
- seven sevdiğine2
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur7
dünyanın en büyük devletlerinden Rusya'nın Ankara büyükelçisinin katledilmesidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı en büyük politik krizlerden birine neden olacaktır.
Bu hikâye bugün başlamadı. Bir ülkenin yaşadığı iç savaşta yer alan muhalifleri Haliç kıyısında topladığın an belliydi bunun nerelere varabileceği. Ego içgüdüleriyle, ideolojik saplantılarla, toplum mühendisliği ihtirasıyla bir ülkenin dış politikası çöktü. Daha birkaç gün önce istiklal Caddesi'nde Rusya ve sonrasında iran konsolosluğuna yığınla yobaz yürüdüğünde, sözde insanlık kisvesi altında konsolosluk kapılarına dayandığında kimse müdahale etmedi. O gün, bugünün habercisiydi ama kimse takmadı. Çünkü Suud tankları Bahreyn'e girdiğinde, Yemen'de 380 küsur kişi tek bir saldırıda katledildiğinde sesi çıkmayan "öfkeli çocuklar", hedef alınan insanlar farklı olduğunda kızgınlıklarını göstermeliydi. Tıpkı Danıştay saldırısında olduğu gibi, birileri alenen hedef gösterildi ve üzerine salınacak güruha bol miktarda şovenist-dinci propaganda basıldı, sonucun bu olması asla şaşırtıcı değil. Buyrun işte, Türkiye Cumhuriyeti en büyük politik krizlerinden biriyle karşı karşıya geldi. Öyle bir olay ki bu sefer yapılacak geri vitesler de bir işe yaramaz. Bir ülkenin büyükelçisi ülkemizde öldürüldü farkında mısınız? Gerçi kendi vatandaşını koruyamayan bir yer yabancı misyon şefini nasıl koruyacak ki? Hata biraz da ondaymış (!), bir tane yakın koruması yokmuş ve başkaları gibi binlerce korumayla gezmiyormuş. Tam anlamıyla bir üçüncü dünya ülkesine döndük, her gün başka bir olayla uluslararası basına malzeme oluyoruz, bu da işte onların zirvesiydi sanırım. Tek bildiğim böyle bir toplumun parçası olmaktan utandığım, zira üzüntümü tarif edebilecek hiçbir kelimem yok, kalmadı, hiçbirimizin kalmadı. Ama olsun, bizim tünellerimiz, metrolarımız, hızlı trenlerimiz var, yetmez mi? (!)
Bu hikâye bugün başlamadı. Bir ülkenin yaşadığı iç savaşta yer alan muhalifleri Haliç kıyısında topladığın an belliydi bunun nerelere varabileceği. Ego içgüdüleriyle, ideolojik saplantılarla, toplum mühendisliği ihtirasıyla bir ülkenin dış politikası çöktü. Daha birkaç gün önce istiklal Caddesi'nde Rusya ve sonrasında iran konsolosluğuna yığınla yobaz yürüdüğünde, sözde insanlık kisvesi altında konsolosluk kapılarına dayandığında kimse müdahale etmedi. O gün, bugünün habercisiydi ama kimse takmadı. Çünkü Suud tankları Bahreyn'e girdiğinde, Yemen'de 380 küsur kişi tek bir saldırıda katledildiğinde sesi çıkmayan "öfkeli çocuklar", hedef alınan insanlar farklı olduğunda kızgınlıklarını göstermeliydi. Tıpkı Danıştay saldırısında olduğu gibi, birileri alenen hedef gösterildi ve üzerine salınacak güruha bol miktarda şovenist-dinci propaganda basıldı, sonucun bu olması asla şaşırtıcı değil. Buyrun işte, Türkiye Cumhuriyeti en büyük politik krizlerinden biriyle karşı karşıya geldi. Öyle bir olay ki bu sefer yapılacak geri vitesler de bir işe yaramaz. Bir ülkenin büyükelçisi ülkemizde öldürüldü farkında mısınız? Gerçi kendi vatandaşını koruyamayan bir yer yabancı misyon şefini nasıl koruyacak ki? Hata biraz da ondaymış (!), bir tane yakın koruması yokmuş ve başkaları gibi binlerce korumayla gezmiyormuş. Tam anlamıyla bir üçüncü dünya ülkesine döndük, her gün başka bir olayla uluslararası basına malzeme oluyoruz, bu da işte onların zirvesiydi sanırım. Tek bildiğim böyle bir toplumun parçası olmaktan utandığım, zira üzüntümü tarif edebilecek hiçbir kelimem yok, kalmadı, hiçbirimizin kalmadı. Ama olsun, bizim tünellerimiz, metrolarımız, hızlı trenlerimiz var, yetmez mi? (!)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar