bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- insan ne ister5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- meriç dükalığı8
- kadınlar7
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- sevdiğiniz yazarlar8
- en iyi kurt adam filmi3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- allah11
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- ölümden korkuyor musunuz17
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kültür2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kuran2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- intothenirvana2
- günün sözü16
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- tai lung8
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ile tatlı sert3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- intihar etmek4
- gary oldman2
- sözlüğün ölü gibi olması5
osmanlı'nın son dönemini çoğumuz biliriz. ama kısaca bir değineyim.
osmanlı üretmeyen, batının teknolojisine yetişemeyen bir ülke olduğu için batı tarafından bölüşmek üzere işgal edildi. türk nüfusunun yoğunlukta olmadığı tüm toprakları planlara uygun şekilde bölüştü. anadoluyu da bölüşüyordu ki hepimizin bildiği gibi kurtuluş mücadelesini verdik ve en azından anadoluyu kurtardık. bu vesileyle osmanlı resmen sona ermiş oldu.
savaşın hemen ardından anadolu tam bir enkaz idi. okuma yazma bilmeyen bir halk, eğitim seviyesi osmanlı medreselerinden kalma ya da hiç okumamış yarı eğitimli veya zır cahil bir gençlik ile başbaşaydık.
topraklar büyük ölçüde işlenmez durumda veya işlenenler de zengin toprak ağalarının elindeydi. sanayi üretimimiz ise hiç yoktu.
önce dilimizin fonetiğine uygun olmayan arap alfabesini kaldırıp latin kökenli, türk dili fonetik yapısına uygun, yeni türk alfabesini kullanmaya başladık. dört bir yanda eğitim seferberliği başladı. insanlar hem okumayı yazmayı öğrendi, hem topraklarında daha fazla üretim yapması için teşvik edildi. hızlı bir girişle bir kaç yıl içinde eğitim konusunda belki de dünya tarihindeki en büyük ilerlemeyi kaydettik.
bu ilerlemeleri takiben uçak fabrikaları, kağıt fabrikaları, şeker fabrikaları, demir-çelik fabrikaları peşi sıra üretime başladı. mustafa kemal atatürk bir mucize yaratmıştı. adeta yetim bir çocuğu alıp üniversite okutmak gibiydi bu mucize.
neyse yıllar ilerledi, o zayıf ülke dünya politikasında söz sahibi olmaya başladı. halk fakirdi ama devlet güçlüydü. üreten ve avrupa ile yarışan bir toplum inşa edilmişti. ikinci dünya savaşı esnasında ankaraya gelen alman dış işleri bakanı almanya'ya şöyle rapor ediyordu türkiye'yi;
"türkler 1. dünya savaşında içinden geçtiğim ankara adındaki köyü avrupada bile eşi benzere görülmemiş muhteşem bir başkente çevirmişler. Avrupalılar türklere karşı önlem almak mecburiyetindedirler."
neyse ikinci dünya savaşına girmeyen türkiye bu savaştan çok büyük zarar görmüştü. 39-45 yılları arasında gerçekleşen savaş esnasında türkiye ciddi tedbirler almıştı. devlet tasarrufa gitmiş, uluslararası ticaret durma noktasına gelmiş, ülke kıtlığa düşmüştü. bu evrensel çalkantıda türkiyede de mevcut ismet inönü iktidarı çalkalanmaktaydı. savaşın ardından her ne kadar anadolunun eli önceye göre bollaşsa da artık hükümete karşı güven kırılmıştı.
chp içinde zengin bir bey oğlu menderes parti içi muhalefete başladı. çok sürmeden partiden ayrılıp yeni parti kurdu. demokrat parti ile halk arasında itibarı yükseliyordu ve gençlik yıllarını yaşadığı amerikada başkan olması beklenen kennedy arkadaşıydı.
devam edeceğim epey uzun olacak işim çıktı.
osmanlı üretmeyen, batının teknolojisine yetişemeyen bir ülke olduğu için batı tarafından bölüşmek üzere işgal edildi. türk nüfusunun yoğunlukta olmadığı tüm toprakları planlara uygun şekilde bölüştü. anadoluyu da bölüşüyordu ki hepimizin bildiği gibi kurtuluş mücadelesini verdik ve en azından anadoluyu kurtardık. bu vesileyle osmanlı resmen sona ermiş oldu.
savaşın hemen ardından anadolu tam bir enkaz idi. okuma yazma bilmeyen bir halk, eğitim seviyesi osmanlı medreselerinden kalma ya da hiç okumamış yarı eğitimli veya zır cahil bir gençlik ile başbaşaydık.
topraklar büyük ölçüde işlenmez durumda veya işlenenler de zengin toprak ağalarının elindeydi. sanayi üretimimiz ise hiç yoktu.
önce dilimizin fonetiğine uygun olmayan arap alfabesini kaldırıp latin kökenli, türk dili fonetik yapısına uygun, yeni türk alfabesini kullanmaya başladık. dört bir yanda eğitim seferberliği başladı. insanlar hem okumayı yazmayı öğrendi, hem topraklarında daha fazla üretim yapması için teşvik edildi. hızlı bir girişle bir kaç yıl içinde eğitim konusunda belki de dünya tarihindeki en büyük ilerlemeyi kaydettik.
bu ilerlemeleri takiben uçak fabrikaları, kağıt fabrikaları, şeker fabrikaları, demir-çelik fabrikaları peşi sıra üretime başladı. mustafa kemal atatürk bir mucize yaratmıştı. adeta yetim bir çocuğu alıp üniversite okutmak gibiydi bu mucize.
neyse yıllar ilerledi, o zayıf ülke dünya politikasında söz sahibi olmaya başladı. halk fakirdi ama devlet güçlüydü. üreten ve avrupa ile yarışan bir toplum inşa edilmişti. ikinci dünya savaşı esnasında ankaraya gelen alman dış işleri bakanı almanya'ya şöyle rapor ediyordu türkiye'yi;
"türkler 1. dünya savaşında içinden geçtiğim ankara adındaki köyü avrupada bile eşi benzere görülmemiş muhteşem bir başkente çevirmişler. Avrupalılar türklere karşı önlem almak mecburiyetindedirler."
neyse ikinci dünya savaşına girmeyen türkiye bu savaştan çok büyük zarar görmüştü. 39-45 yılları arasında gerçekleşen savaş esnasında türkiye ciddi tedbirler almıştı. devlet tasarrufa gitmiş, uluslararası ticaret durma noktasına gelmiş, ülke kıtlığa düşmüştü. bu evrensel çalkantıda türkiyede de mevcut ismet inönü iktidarı çalkalanmaktaydı. savaşın ardından her ne kadar anadolunun eli önceye göre bollaşsa da artık hükümete karşı güven kırılmıştı.
chp içinde zengin bir bey oğlu menderes parti içi muhalefete başladı. çok sürmeden partiden ayrılıp yeni parti kurdu. demokrat parti ile halk arasında itibarı yükseliyordu ve gençlik yıllarını yaşadığı amerikada başkan olması beklenen kennedy arkadaşıydı.
devam edeceğim epey uzun olacak işim çıktı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar