bugün
- yogartiksen10
- silvermist13
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi8
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- sözlük hesabını sil perileri7
- gocu'ya özgürlük11
- gitmek iyileştirir mi3
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- aisu3
- gocu11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın7
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- tek başına hastaheneye gitmek2
- sabahları nefret edilen şeyler12
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- aşk7
- fatma betül sayan kaya49
- şiiri ayak kokan kadın4
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- türbanlı kız arkadaşıyla sevişmeyi düşünen erkek2
- farklı mısın4
- yeşil parka giyen kız5
- tulumba tatlısı4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- sarımsak6
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- cin filmleri4
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- ideal bira bardağı3
- sözlük gıybeti12
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı3
- pizza5
- türk korku filmi klişeleri3
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- yıldız tilbe kızılı2
- cemil ipekçi2
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- hangi tatlısınız10
- arkadaşlar çok uykum var2
- hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım2
- akp seçmeni16
bilgi felsefesinin alakadar olduğu meselelerden yalnızca biri. doğruluğu sınanacak olan şeyin doğası her ne olursa olsun, öncelikle doğruluk kriterini masaya yatırmak zorundayız. çünkü kriterlerimizin meşruiyeti sağlanmadan, doğru olup olmadığını ölçeceğimiz şeyin, doğru olduğuna karar verme eylemimizi haklılandıramayız. doğruluk kriterleriyle ilgili de bir sürü teori vardır. bunların arasında, tutarlılık, başka sistemlerle çelişmeme, çoğunluğun kabul etmesi gibi kriterler yer alır. bu kriterler arasında da, birinin diğerinden daha geçerli olduğuna dair başka sorgulamalara yol açılır. eğer çoğunluğun dediği doğru olsaydı, savaşların olmaması gerekirdi gibi örneklere başvuranlar çoktur.
pratik hayatımızda bir şeyi kabul etmedeki doğruluk koşulumuzu etkileyen iki gerzek unsur var: birincisi, o savı,ifadeyi,yargıyı beğeniyor olmamız/işimize gelmesi; ikincisi, kendi içerisinde mantıklı olması. neden gerzek diyorum? önermeleri sırf bizim dönemsel ve subjektif algılarımıza hitap ediyor diye, önkabul olarak kabul ettiğimiz ama aslında hakkında yanıldığımız sayısız tecrübenin olmasıdır. örneğin, hayvanların öldürülmesinin yanlış olmadığı düşüncesini kabul etmek. et yiyiciler, ister istemez, et yiyiciliğini onayan ifadeleri doğru olarak kabul etme eğiliminde olurlar genelde. aynı şey veganlar için de geçerli, veganlar da, kendilerine sunulan, ne kadar çok hayvan öldürülürse, o kadar ekolojik denge bozulur düşüncesini kabul etme eğiliminde olurlar. çünkü içten içe, kabul etmek istedikleri görüşü destekleyen ifadeleri, savları kabul etmeye yönelirler. belki de bacon'ın idolleriyle kastettiği bu da olabilir. kendi beynimizde kontrol edemediğimiz hasarlı şeyler yüzünden objektif olamıyoruz , kim bilir.
ikinci gerzek unsur ise, bir felsefi sisteminin vardığı sonucu, sistem kendi içerisinde tutarlı olduğu için kabul etmemiz. hani şu mantıklı deyip, geçiştirdiğimiz düşünceler var ya heh onlar. sırf kendi içinde mantıklı olması o sistemin doğru olduğunu göstermeyecektir. çünkü kendi içerisinde doğru olan başka bir felsefi sistemle çelişiyor olabilir. ee hangisini doğru kabul edeceğiz, canımın en içi?
lan aklıma üçüncü unsur geldi, çoğunluğun onayladığı şeyi, kabul edin dostlarım, kabul etmek istiyoruz. elimizde değil. deney yapabilirsiniz. bir tane saçma sapan paylaşımı beğeninin. hatta facebook'ta arkadaşlarınızı örgütleyin, 100 kişi onu beğensin. sonra bir bakmışsınız, o beğeni sayısı tavan yapmış. içerikmiş, çelişkiymiş, rakip görüşlerin yanlışlanmasıymış hikaye!
benim demem o ki, doğruluk ölçütümüz ne olursa olsun, doğru kabul ettiğimiz şeylerin aslında bu ölçütlere her koşulda uymasına özen mözen göstermiyoruz, ki ölçütümüz meşruiyeti bile sorguya açık. kafamıza eseni beğeniyoruz, canımızın istediğini yanlış buluyoruz. artık o kadar rastgele ki, bunun gerisindeki sebep bile araştırılmaya değer olmaktan çıktı. postmodern özneler olduk. her an yeniden yaratıyoruz kendimizi ve ilkelerimizi. neyi niçin kabul ettiğimizi sorgulayana da, öyle bi diktiri çekiyoruz ki, o kişi sorduğuna pişman oluyor.
x: ahmet'ten hiç hoşlanmıyorum çünkü doğum günümü kutlamadı
y: ay, gerizekalı şey. ne kadar ayıp.
z:eee, y de senin doğum gününü kutlamadı x.
y: x de benimkini kutlamadı, ayrıca gerek duymadım.
z: o zaman ahmete neden gerizekalı dedin?
x,y: ya sanane yaa! aaa hacerin doğum günü partisi daveti var, gidelim mi, x?
z: geberin.
pratik hayatımızda bir şeyi kabul etmedeki doğruluk koşulumuzu etkileyen iki gerzek unsur var: birincisi, o savı,ifadeyi,yargıyı beğeniyor olmamız/işimize gelmesi; ikincisi, kendi içerisinde mantıklı olması. neden gerzek diyorum? önermeleri sırf bizim dönemsel ve subjektif algılarımıza hitap ediyor diye, önkabul olarak kabul ettiğimiz ama aslında hakkında yanıldığımız sayısız tecrübenin olmasıdır. örneğin, hayvanların öldürülmesinin yanlış olmadığı düşüncesini kabul etmek. et yiyiciler, ister istemez, et yiyiciliğini onayan ifadeleri doğru olarak kabul etme eğiliminde olurlar genelde. aynı şey veganlar için de geçerli, veganlar da, kendilerine sunulan, ne kadar çok hayvan öldürülürse, o kadar ekolojik denge bozulur düşüncesini kabul etme eğiliminde olurlar. çünkü içten içe, kabul etmek istedikleri görüşü destekleyen ifadeleri, savları kabul etmeye yönelirler. belki de bacon'ın idolleriyle kastettiği bu da olabilir. kendi beynimizde kontrol edemediğimiz hasarlı şeyler yüzünden objektif olamıyoruz , kim bilir.
ikinci gerzek unsur ise, bir felsefi sisteminin vardığı sonucu, sistem kendi içerisinde tutarlı olduğu için kabul etmemiz. hani şu mantıklı deyip, geçiştirdiğimiz düşünceler var ya heh onlar. sırf kendi içinde mantıklı olması o sistemin doğru olduğunu göstermeyecektir. çünkü kendi içerisinde doğru olan başka bir felsefi sistemle çelişiyor olabilir. ee hangisini doğru kabul edeceğiz, canımın en içi?
lan aklıma üçüncü unsur geldi, çoğunluğun onayladığı şeyi, kabul edin dostlarım, kabul etmek istiyoruz. elimizde değil. deney yapabilirsiniz. bir tane saçma sapan paylaşımı beğeninin. hatta facebook'ta arkadaşlarınızı örgütleyin, 100 kişi onu beğensin. sonra bir bakmışsınız, o beğeni sayısı tavan yapmış. içerikmiş, çelişkiymiş, rakip görüşlerin yanlışlanmasıymış hikaye!
benim demem o ki, doğruluk ölçütümüz ne olursa olsun, doğru kabul ettiğimiz şeylerin aslında bu ölçütlere her koşulda uymasına özen mözen göstermiyoruz, ki ölçütümüz meşruiyeti bile sorguya açık. kafamıza eseni beğeniyoruz, canımızın istediğini yanlış buluyoruz. artık o kadar rastgele ki, bunun gerisindeki sebep bile araştırılmaya değer olmaktan çıktı. postmodern özneler olduk. her an yeniden yaratıyoruz kendimizi ve ilkelerimizi. neyi niçin kabul ettiğimizi sorgulayana da, öyle bi diktiri çekiyoruz ki, o kişi sorduğuna pişman oluyor.
x: ahmet'ten hiç hoşlanmıyorum çünkü doğum günümü kutlamadı
y: ay, gerizekalı şey. ne kadar ayıp.
z:eee, y de senin doğum gününü kutlamadı x.
y: x de benimkini kutlamadı, ayrıca gerek duymadım.
z: o zaman ahmete neden gerizekalı dedin?
x,y: ya sanane yaa! aaa hacerin doğum günü partisi daveti var, gidelim mi, x?
z: geberin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar