bugün
- kolye140
- rüzgar11
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- rüzgar türbini2
- gece gece sinirlenmek4
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- fil9
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- at6
- flamingo3
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kaplan17
- z kusagi4
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- evi ev yapan şeyler14
- kötüyü alaşağı etmek4
- brezilya7
- anın görüntüsü22
- sevgili nedir7
- aslan15
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- bileklik19
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- erken ölüm2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- ankara8
- yogartiksen39
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- paralel evren2
- sarı teker kim sorunsalı8
- spider man brand new day2
- zebra7
bir çocuk ismi.
Adını demin televizyon'da duydum. istanbul'un bir semtinde, bir binanın izbe bir köşesinde üstünde iç çamaşırlarından başka birşey olmadan tahta bir kapının ardından kocaman kahverengi göslerle bakıyordu. Çocuk daha. Boğuk bir sesle konuşuyordu. sakin sakin anlatıyordu herşeyi. Akşamları annesiyle üvey abası bırakıp gidiyorlarmış "korkuyorum geceleri. sabaha kadar tek başma oturuyorum karanlıkta napim" diyor. Gözlerinin altı mor, bacaklarına çocuk elleriyle tomar tomar krem sürmüş yaralarını iyileştirsin diye. Konuşması boğuk, boğuk çünkü burnunu kırmış üvey babası olan yaratık. Şişmiş burnunun iki tarafı. Gazeteci soruyor; "gözüne de mi vurdular? mor olmuş" diye. anlamıyor, o kadar morluk var ki üstünde. Gırtlağımda hayatımın en büyük yumrusu oluştu. "Köpek havlıyor ya one yemek veriyorlar bana yemek vermiyorlar" diyor. "Açım" diye ekliyor. En çok oktay babasını özlemiş, öz babası. "Bir kere vurdu bana bende küstüm, sonra türlü oyunlar yaptı barışmak için barıştım en çok onu özledim" diyor.
Çocuk konuşuyor her cümlesi kalbime işliyor.
Özlem bir çocuk adı ve aynı zamanda derinden hissettiği bir duygu bu çocuğun.
Allah güzel kaderler yazsın sana çocuk. Allah yardımcın olsun özlem.
Adını demin televizyon'da duydum. istanbul'un bir semtinde, bir binanın izbe bir köşesinde üstünde iç çamaşırlarından başka birşey olmadan tahta bir kapının ardından kocaman kahverengi göslerle bakıyordu. Çocuk daha. Boğuk bir sesle konuşuyordu. sakin sakin anlatıyordu herşeyi. Akşamları annesiyle üvey abası bırakıp gidiyorlarmış "korkuyorum geceleri. sabaha kadar tek başma oturuyorum karanlıkta napim" diyor. Gözlerinin altı mor, bacaklarına çocuk elleriyle tomar tomar krem sürmüş yaralarını iyileştirsin diye. Konuşması boğuk, boğuk çünkü burnunu kırmış üvey babası olan yaratık. Şişmiş burnunun iki tarafı. Gazeteci soruyor; "gözüne de mi vurdular? mor olmuş" diye. anlamıyor, o kadar morluk var ki üstünde. Gırtlağımda hayatımın en büyük yumrusu oluştu. "Köpek havlıyor ya one yemek veriyorlar bana yemek vermiyorlar" diyor. "Açım" diye ekliyor. En çok oktay babasını özlemiş, öz babası. "Bir kere vurdu bana bende küstüm, sonra türlü oyunlar yaptı barışmak için barıştım en çok onu özledim" diyor.
Çocuk konuşuyor her cümlesi kalbime işliyor.
Özlem bir çocuk adı ve aynı zamanda derinden hissettiği bir duygu bu çocuğun.
Allah güzel kaderler yazsın sana çocuk. Allah yardımcın olsun özlem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar