bugün
- millette manyak para var10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- cam açık uyumak7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması7
- sözlük kürdü54
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- yogartiksen4
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri4
- kitap okuyamamak3
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- dem partili kezo3
- arkadaş edinme yolları5
- sözlükteki halloween kavgası3
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- demlenmiş chp2
- kemal sunal'ın en kötü filmi2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- ismail kartal25
- rami kütüphanesi4
- çok konuşan insanlarla aramdaki fark2
- türklerin ırkçı olması8
- ultimate korku2
- osman pamukoğlu14
- asgari ücret5
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- hafta sonu2
- flört uygulamalarında algoritma2
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- badoo4
- istanbul13
- annenin ölmesi5
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- hayata dair iç burkan detaylar3
- nev3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- hamile fotoğrafı3
- askerlik anıları5
- istanbul boğazı2
- happn4
- durkheimın intihar teorisi3
- içtim şarabı siktim arabı2
müziklerine (yerli/yabancı) her daim saygım olacak olan yıllar.
diğerleri için;
(bkz: 80 s)
(bkz: 70 s)
(bkz: 60 s)
her şeyiyle çok güzeldi. aşırı yaratıcı çocuklardık mesela. oyun üretmekte üstümüze yoktu.
cep telefonu olmadığı için, aynı binanın giriş katında oturan arkadaşım ile, ezandan sonra evde olmamız gerektiği için, konuşamıyorduk istediğimiz gibi. bir dergide görmüştük, bardak telefon diye. o kadar basit ki yapımı. ama o kadar eğlenmiştik ki yaparken... herkese gösterdik gururla, herkes taktir etti bizi. sanki bilmiyorlar iki plastik bardağın altını delip sadece ip bağladığımızı. neyse, bu telefonlarla sabah akşam konuşurduk. zil sistemi bile getirmiştik. iki ucuna da zil bağlamıştık. aramak için, ipi oynatıp çekmek yetiyordu. bazen annesi geliyordu;
+zeynep! zeynep!
-alo! artemistik.
+sakine teyze, zeynep yok mu?
- ekmek almaya yolladım bakkala, gelsin çaldırsın seni *
başka çocuklar da özendi. herkes yaptı kendine bir tane. hatta aynı apartman değil, karşı apartmanlar da girdi işin içine. tek telefon yetmemeye başladı. artık herkeste en az 2 hat vardı. biri kankası, diğeri hoşlandığı kız/oğlan.
yaptığımız hiç bir şey yoktu belki de ama, geçirdiğimiz en güzel yaz tatillerinden biriydi bizim için.
komşuluk çok güzeldi en başta. aşırı samimi, içten, yalan dolandan uzaktı. ben hatırlıyorum, babam bir komşumuzun yanında uzanır uyurdu. kalkardı, yüzünü yıkamadan,
+ünzile abla sen hiç bakmıyorsun bize!!
-töbe. nerden çıktı şimdi?
+eskiden kete yapardın, börek yapardın, beslerdin bizi.
sonrası tam bir curcuna. eksik malzemeler için gönderirlerdi markete. unun yumurtanın yanında alırdık cipsleri, para çikolataları. sonra yazdır, ay başında öde. mis gibi. o başka bir heyecan zaten. neyse, malzemelerle eve dönerdim ki, tüm bina bize gelmiş. erkekler geçmiş salona, sigara içip, siyaset, futbol konuşuyorlar. kadınlar mutfağa girişmiş, biri börek açıyor, biri kek karıştırıyor, biri kısır ıslatmış, biri evin kapısını açıp giriyor, elinde çaydanlık... 4lü ocağın dördü de çaydanlıkla dolu. herkesin yeri belliydi. babalar salonda, anneler mutfakta, genç kızlar oturma odasında ya da balkonda. çocuklar ise her yerdeydi. kapılara tırmanmalar, hırsız polis oynamalar. sümüklünün biri gelirdi,
+anna, biz memetle aşağa iniyoz!
-bok mu vamış dışada? otun şuda oynayın.
+ya top oynucaz!
-bu havada töbe olmaz. hasta olcen geçen seferki gibi.
+olmam anna çog güzel hava. sal bizi dışarı.
-iğne verse dohtor karışmam bak!
+terlemicem anna valla.
-iyi hade çıkın madem. bak seslenince gelmezsen babana diyiverin. oyar seni!
+tağammm!
-bakcen aşarı bak, kapının önünden ayrılmak yok!!!
+tağammm!
derken tüm yemekler hazırlanır, oturulurdu sofralara ki, yine babalar için ayrı, anneler için ayrı, çocuklar için genelde mutfakte, yer sofrasına sofra hazırlanırdı. 4, 5 belki 6 saat o sofralarda geçerdi saat. en son uykuya yenik düşerdik, yerimize nasıl geçtiğimiz hatırlamazdık. dolu dolu geçerdi günlerimiz.
kollardık birbirimizi. güvenirdikte. bir keresinde kardeşimin başına taş atan berber çıkarığını, yukarıda bahsi geçen sakine teyzemiz, hastanelik etmişti dövmekten. şimdi insanlar, dışarıdan kavga sesleri geldiği zaman ışıklarını kapatıp perde arasından izliyor..
milyonlarca örnek verilip, anılar anlatılır doksanlarda geçen. ama özeti hep aynıdır.
çok samimi, sade geçen ve bize yeten zamanlardı.
diğerleri için;
(bkz: 80 s)
(bkz: 70 s)
(bkz: 60 s)
her şeyiyle çok güzeldi. aşırı yaratıcı çocuklardık mesela. oyun üretmekte üstümüze yoktu.
cep telefonu olmadığı için, aynı binanın giriş katında oturan arkadaşım ile, ezandan sonra evde olmamız gerektiği için, konuşamıyorduk istediğimiz gibi. bir dergide görmüştük, bardak telefon diye. o kadar basit ki yapımı. ama o kadar eğlenmiştik ki yaparken... herkese gösterdik gururla, herkes taktir etti bizi. sanki bilmiyorlar iki plastik bardağın altını delip sadece ip bağladığımızı. neyse, bu telefonlarla sabah akşam konuşurduk. zil sistemi bile getirmiştik. iki ucuna da zil bağlamıştık. aramak için, ipi oynatıp çekmek yetiyordu. bazen annesi geliyordu;
+zeynep! zeynep!
-alo! artemistik.
+sakine teyze, zeynep yok mu?
- ekmek almaya yolladım bakkala, gelsin çaldırsın seni *
başka çocuklar da özendi. herkes yaptı kendine bir tane. hatta aynı apartman değil, karşı apartmanlar da girdi işin içine. tek telefon yetmemeye başladı. artık herkeste en az 2 hat vardı. biri kankası, diğeri hoşlandığı kız/oğlan.
yaptığımız hiç bir şey yoktu belki de ama, geçirdiğimiz en güzel yaz tatillerinden biriydi bizim için.
komşuluk çok güzeldi en başta. aşırı samimi, içten, yalan dolandan uzaktı. ben hatırlıyorum, babam bir komşumuzun yanında uzanır uyurdu. kalkardı, yüzünü yıkamadan,
+ünzile abla sen hiç bakmıyorsun bize!!
-töbe. nerden çıktı şimdi?
+eskiden kete yapardın, börek yapardın, beslerdin bizi.
sonrası tam bir curcuna. eksik malzemeler için gönderirlerdi markete. unun yumurtanın yanında alırdık cipsleri, para çikolataları. sonra yazdır, ay başında öde. mis gibi. o başka bir heyecan zaten. neyse, malzemelerle eve dönerdim ki, tüm bina bize gelmiş. erkekler geçmiş salona, sigara içip, siyaset, futbol konuşuyorlar. kadınlar mutfağa girişmiş, biri börek açıyor, biri kek karıştırıyor, biri kısır ıslatmış, biri evin kapısını açıp giriyor, elinde çaydanlık... 4lü ocağın dördü de çaydanlıkla dolu. herkesin yeri belliydi. babalar salonda, anneler mutfakta, genç kızlar oturma odasında ya da balkonda. çocuklar ise her yerdeydi. kapılara tırmanmalar, hırsız polis oynamalar. sümüklünün biri gelirdi,
+anna, biz memetle aşağa iniyoz!
-bok mu vamış dışada? otun şuda oynayın.
+ya top oynucaz!
-bu havada töbe olmaz. hasta olcen geçen seferki gibi.
+olmam anna çog güzel hava. sal bizi dışarı.
-iğne verse dohtor karışmam bak!
+terlemicem anna valla.
-iyi hade çıkın madem. bak seslenince gelmezsen babana diyiverin. oyar seni!
+tağammm!
-bakcen aşarı bak, kapının önünden ayrılmak yok!!!
+tağammm!
derken tüm yemekler hazırlanır, oturulurdu sofralara ki, yine babalar için ayrı, anneler için ayrı, çocuklar için genelde mutfakte, yer sofrasına sofra hazırlanırdı. 4, 5 belki 6 saat o sofralarda geçerdi saat. en son uykuya yenik düşerdik, yerimize nasıl geçtiğimiz hatırlamazdık. dolu dolu geçerdi günlerimiz.
kollardık birbirimizi. güvenirdikte. bir keresinde kardeşimin başına taş atan berber çıkarığını, yukarıda bahsi geçen sakine teyzemiz, hastanelik etmişti dövmekten. şimdi insanlar, dışarıdan kavga sesleri geldiği zaman ışıklarını kapatıp perde arasından izliyor..
milyonlarca örnek verilip, anılar anlatılır doksanlarda geçen. ama özeti hep aynıdır.
çok samimi, sade geçen ve bize yeten zamanlardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar