bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo3
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- sigara içelim mi5
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- kabak tatlısını sevenler15
- otel odasında intihar etmek6
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- kızgın yağ yanığı4
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- alt haşortmanı4
- kitap önerisi4
- panama da kaybolan hollandalı kızlar4
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak3
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak3
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı4
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- sözlük yazarlarının gazları3
- rafet el roman3
- gençliğimizi trolleyen isimler2
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar2
- fingirdek sözlük erkeği6
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- kalkar kalkmaz sigara içmek2
- cevad prekazi2
- taksim delisi cenk7
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- gecenin şarkısı7
- kedi deve esneme egzersizi2
- anın görüntüsü25
- durkheimın intihar teorisi9
- barış alper yılmaz5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
Büyük yunan matematikçi.
Konikler hakkında yazdığı içerisinde yüzlerce teori bulunan 8 ciltlik bir eserinin ilk 7 cildi günümüze kadar ulaşmıştır. Bu eserin günümüze ulaşmasında fatımiler döneminde yaşamış arap matematikçi ibn-i heysem'in büyük payı vardır. Bazı yanlışları düzelterek Kitabı arapça'ya kitab-ı mahrurât ismiyle tercüme etmiştir. Bu kitap daha sonra batı'ya aktarılıp birçok gelişmenin kapısını aralamıştır. Kitabın oxford, tahran nüshalarının yanında bir de süleymaniye kütüphanesi'nde de bir nüshası bulunmaktadır. Kayıp olan 8. Cilt yerine ibn-i heysem kendisi bir eser yazmış fakat bu yazdığı eser asırlarca kütüphanelerde gizli kalmıştır. Yanılmıyorsam batılı bir matematikçi de -yine yanılmıyorsam halley- böyle bir işe girişmiş ve 8.cildi kendince yazmıştır.
Aslında bu son ciltlerin kayıp olması biraz ilginç bir konu. Birkaç matematikçinin daha kitaplarının son ciltleri kayıp ve son ciltlerde de genellikle izlenilen metotlar ve önceki ciltlerdekinden daha girift problemler ele alınacağı söylenegeliyor. Belki de matematikçiler o son cildi hiç yaz(a)mayıp yalnızca sonrakilere bir insanın bir şeyleri çözebileceği, keşfedebileceği anlamında bir umut aşılamak için bunu yapmışlardır.
Kepler de Pergeli apollonius veya ablamyus'dan(batlamyus'la alakası yok) yararlanıp onun geometrik şekillerini astronomiye uygulayanlar arasındadır. Hocasının keşfettiği gezegenleri çember bir yörüngeye oturtamayınca bir gece aklına apollonius'un elipsleri gelir. Güneş sistemindeki gezegenlerin yörüngeleri buna uymaktadır.
Ayrıca biraz alakasız olmakla birlikte ayasofya'nın iki mimarı trallesli anthemius ve miletli isidoros da pergeli apollonius ile aynı havzanın çocuklarıdır. *
Not:
Batı'ya aktarılan "kitab-ı mahrurât"ın başında aslında ibn-i heysem'in adı yazmıyor. islam medeniyeti'yle batı medeniyeti arasındaki önemli farklardan birisi de aslında burada yatıyor. islam alimleri kitapların başına isimlerini yazmaktan genellikle kaçınmışlardır. Bunun sebebi daha sonra meydana gelecek bir böbürlenmeden, kibirden korktukları için olsa gerek diye düşünüyorum. Bu yüzden islamın bir zamanlar hüküm sürdüğü coğrafyadan çıkan eserlere bakarsanız girişlerinde kitabı yazana dair nadir şeyler bulursunuz(tabii bu her zaman böyle değildir). Bunlar daha sonra araştırılarak kime ait oldukları ortaya çıkarılır. ibn-i heysem'e ait olduğu da kitaptaki ipuçlarından yola çıkılarak bulunmuştur.
Konikler hakkında yazdığı içerisinde yüzlerce teori bulunan 8 ciltlik bir eserinin ilk 7 cildi günümüze kadar ulaşmıştır. Bu eserin günümüze ulaşmasında fatımiler döneminde yaşamış arap matematikçi ibn-i heysem'in büyük payı vardır. Bazı yanlışları düzelterek Kitabı arapça'ya kitab-ı mahrurât ismiyle tercüme etmiştir. Bu kitap daha sonra batı'ya aktarılıp birçok gelişmenin kapısını aralamıştır. Kitabın oxford, tahran nüshalarının yanında bir de süleymaniye kütüphanesi'nde de bir nüshası bulunmaktadır. Kayıp olan 8. Cilt yerine ibn-i heysem kendisi bir eser yazmış fakat bu yazdığı eser asırlarca kütüphanelerde gizli kalmıştır. Yanılmıyorsam batılı bir matematikçi de -yine yanılmıyorsam halley- böyle bir işe girişmiş ve 8.cildi kendince yazmıştır.
Aslında bu son ciltlerin kayıp olması biraz ilginç bir konu. Birkaç matematikçinin daha kitaplarının son ciltleri kayıp ve son ciltlerde de genellikle izlenilen metotlar ve önceki ciltlerdekinden daha girift problemler ele alınacağı söylenegeliyor. Belki de matematikçiler o son cildi hiç yaz(a)mayıp yalnızca sonrakilere bir insanın bir şeyleri çözebileceği, keşfedebileceği anlamında bir umut aşılamak için bunu yapmışlardır.
Kepler de Pergeli apollonius veya ablamyus'dan(batlamyus'la alakası yok) yararlanıp onun geometrik şekillerini astronomiye uygulayanlar arasındadır. Hocasının keşfettiği gezegenleri çember bir yörüngeye oturtamayınca bir gece aklına apollonius'un elipsleri gelir. Güneş sistemindeki gezegenlerin yörüngeleri buna uymaktadır.
Ayrıca biraz alakasız olmakla birlikte ayasofya'nın iki mimarı trallesli anthemius ve miletli isidoros da pergeli apollonius ile aynı havzanın çocuklarıdır. *
Not:
Batı'ya aktarılan "kitab-ı mahrurât"ın başında aslında ibn-i heysem'in adı yazmıyor. islam medeniyeti'yle batı medeniyeti arasındaki önemli farklardan birisi de aslında burada yatıyor. islam alimleri kitapların başına isimlerini yazmaktan genellikle kaçınmışlardır. Bunun sebebi daha sonra meydana gelecek bir böbürlenmeden, kibirden korktukları için olsa gerek diye düşünüyorum. Bu yüzden islamın bir zamanlar hüküm sürdüğü coğrafyadan çıkan eserlere bakarsanız girişlerinde kitabı yazana dair nadir şeyler bulursunuz(tabii bu her zaman böyle değildir). Bunlar daha sonra araştırılarak kime ait oldukları ortaya çıkarılır. ibn-i heysem'e ait olduğu da kitaptaki ipuçlarından yola çıkılarak bulunmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com