bugün

ankara

ne kadar nefret edilse de bir ankaralı kesinlikle başka yerde bir ömür aralıksız olarak yapamaz. 6 ayda bir gelir, yılda iki gün gelir ama gelir. ankara'nın bu özelliği kesinlikle çok tuhaftır. gridir, resmidir, sıkıcıdır, soğuktur, dinsizi dine döndürür, dindarı zıvanadan çıkartır ama 1 yıl ayrı kalsanız adlandıramadığınız bir şekilde sıkıntıya düşersiniz. ve çoğu zaman bunun bir 'ankarasızlık' olduğunu fark etmezsiniz. 'yahu ne oluyor bana?' dediğinizde tinkerbell tipinde minik bir perinin 'ankarasızlık çekiyorsun şapşal, ankara'ya 2 gün git gel geçer' demesi gerekir. bu minik peri eşiniz mi olur, sevgiliniz mi, anneniz mi bilemem ama birisi bunu size demezse siz 'selamlar depresyon' dersiniz. böyle tuhaftır ankara.

'Senin Ego'na biz Ankara'da otobüs diye bineriz aslanım.' diye bir lafı vardır yada... kültürü eğlenceli, kendisi sıkıcıdır. uyumsuzluklar silsilesi yürüyen merdivenlerden başlar. istanbul'un boğası gibi ankara'nın da yürüyen merdivenleri vardır. ancak merdivenler yürümez. hatta günümüzde ortada merdiven bile yok. hoşdere de dere yoktur. dereyi geçin süs havuzu bile bulunmaz.

ah bir de yolda dinlemek isterseniz şarkı linki koyuyorum buraya. aman ritme kaptırıp dans edip rezil olmayın *
https://www.youtube.com/watch?v=REj823XLUzs
© copyright 2005 - 2026