bugün
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister5
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek4
- youtuberların ideolojileri7
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik14
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz41
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları3
- dini baskılar ve kadın düşmanları3
- sosyal medya toplumun baş belasıdır5
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması6
- kravatlı yobaz3
- tora'ya göre musa rabbi eleştirebilir2
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- flörtöz erkek iticiliği12
- benekli mayo2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- zikzak çizerek rampa çıkmak2
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi6
- 21 yy da osmanlı'yı övmek3
- bedellici erkekle evlenir misiniz3
- şafak saymak3
- usame bin ladin3
- sabahları nefret edilen şeyler7
- hakan çalhanoğlu2
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- birgün tv2
- istanbul'un naif hafızasının ressamı acemyan3
- deccal'in tarikat şeyhi olma ihtimali2
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- pazarcıların seçtirmemesi5
- inanmak teslimiyetçi bi külte tabi olmak değildir3
- arkadaş2
- rakı4
- pazar sabahı3
- türkiye9
- tadelle2
- 12 eylül 2026 konyaspor trabzonspor maçı3
- günün şarkısı2
- futbol3
- anın betimlemesi2
- süper lig2
- trabzonspor2
- anın görüntüsü21
- dibek kahvesi2
- islamda namaz yoktur14
- bir gay yakışıklı bir erkeği nasıl tavlayabilir3
- ben üşümem6
- bir insanı tanıma yöntemleri3
- boyumun 2 cm kısalması28
helak olmak ile salak olmak arasında gidip geldiğim günlerdi,cok cici bir cocuk vardı bizim okulda ben o cocuğu orada görünce girdim facebook'a daha yakın olmanın yollarını arıyordum,nitekim zamanla feysbokun tüm nimetlerini sonuna kadar kullandım,sömürdüm,harcadım zamanla bütün zamanımı ondan bir umut bekleyerek gecirdim,baslarda eğlencelik geliyordu sonra oyun gibi oldu sonra street fighter a döndü,feyzbook bu aşamalardan gecerken ben hangi aşamalardan gectim peki;
facebook a bir sürü fotoğraf koydum,bu fotoğrafları koymak icin önce bir fotoğraf makinası lazımdı,sonra iyi manzara,sonra bu fotoğrafları bilgisayara aktarmam sonra office picture manager da onları bakılacak hale getirmem,son olarak da malum siteye oldukca fazla zaman harcayarak yüklemem gerekiyordu.sonra günde beş vakit bakmam gerekiyordu ki facebook a aradan bir iki fotoğrafı secip nacizane yorumlarını iletsin.şimdi bunun bir de araştırma mevzusu var ki oraya hic girmeyeceğim.özetle emanet makinayla allaha emanet fotolar cekmiş bulundum bu arada gözlerim de hafif bir kayma meydana geldi bunun neticesinde tipim de kaymış bulundu neylersiniz...
bu arada sevgimi dile getirmeme fırsat verecek kadar zamana sahip olmadığı icin,sanal yollardan sıvadım kollarımı ve kendisine aşkımı ifade edeceğine inandığım,hem beste hem güfte acısından beğendiğim tüm lovesongları yolladım,arasıra sevgi ve nefret arasındaki o ince cizgide horon teperken fake plastic tree gibi göndermeler iceren parcalar da yolladığımı itiraf etmeliyim.arkadaş sayısı gittikce yükselirken arada kaybolma korkusunun ise beni depresyonun beşiğinde tıngır mıngır salladığını da belirtmek de fayda var.
sayesinde fotograf guruplarından ve fotoğrafcı arkadaşlar görüşme teklifleri alıp görüşmemişliğim de vardır..başkalarına olan ilgisinin değil bana olan ilgisizliğinin beni rahatsız ettiğini belirtmeden gecemeyeceğim ve kıskanclık denen illeti de kangren olmuş bir bacak gibi kesip attım,her gün düzenli olarak profiline girip hayatındaki değişiklikleri(görebildiğim kadarını)takip ettim,fotoğraf yorumlarından tutun,kime cicek yollamış,kimi kucaklamış,kime selam vermiş,en son hangi application ı eklemiş,kime hangi hayvanı yollamış ve kimler ona ne yapmış tek tek takip ettim.
aynı zamanda kendisi biz sözlük yazarı olduğu ve nickini öğrenmek istediğim icin sözlük sözlük dolaştım,merak ettiğim nickinden cok bana pek de bahsetmek istemediği ic dünyası idi,yoksa buralarda yazar olacağım yoktu ben sizleri okumaktan gayet memnundum,herkes yazar olacak diye bir kaide yok,ben bir yazamazım zaten.
bu arada sanal sahip olmaca bile oynadık,teklifi de o yolladı ve ben onun en sevdiğim yani en gösterişsiz en öylesine cekilmis fotografını kimselere kaptırmadım,madem bu bir oyundu onu da oynardık,kendi fotoğraflarımı da satılığa cıkardım ki tadından yenmez,ne kadar kıro var ise yapıştı,fotoğrafı alamayan kırolar özelden mesaj attı yok rahatsız olduğumdan değil,zaten öyle bir yetimiz olsa,özelimizi bu kadar acar mıydık birbirimize değil mi efendim?
velhasıl günler aylar biribirini kedi-fare misali kovalarken,günden güne icim icime sığmaz oldu öfke olarak dışarıya akmaya başladı ve benim o cücük kafam dank etmeye başladı.sökülen her yerimi yamadım ancak,yamalarım bile isyan etmeye başladı,verdiğim sözleri tutmaz,tuttuğum yakayı bırakmaz oldum.kendime saygımı facebook a ilk aıdm attığım gün çamaşır ipine asmıştım zaten güneşte solmuş,bugün indirdim ipten ama bir kere cırt dedi ayşe teyzesi,sen iyisi mi hic uğrasma bana oradan iki kilo özsaygı cek,yamulmamış olsun.
işte bugün fotoğraflarımı aldım ve facebook ailesine el salladım geri dönebilirim de dedim ki girdiğim ruhani durum ,tükürdüklerimi tek tek yalatmakta,geri dönebilirim dedim böylece belki dönmeyebilirim.
sadece bana özel bir işaret ararken 6 koca ay,koca koca bulutlar gibi gecmiş gitmiş üzerimden de bir kez başımı kaldırıp bakmamışım nereye gidiyorsunuz diye,kendimi gercek dünyanın kollarına bıraktığım zamanlar da kocasından bıkmış da boşanamayan bir zevce gibi zevksizce dolastım durdum.kendimi nereye atsam facebook un kollarında buldum.şimdi kendisiyle güzel birkaç an yaşadım fakat birkac anım olsun istemistim,bu anıların acı vereceğinin de bilincinde ve böyle bir kör parmağım gözüne edasıyla..an ile anı iyelik ekiyle birlikte karman corman oluyor tabi e söz sahibine cekermis..
inkar edemeyeceğim bir gercek varsa da o herşeyi benim uydurduğumdur,herkese ne yapıyorsa onu yaptı bana ,sadece diğerleri uğraşmadılar belki bu kadar ,ancak kendisine olan ilgime sahitolduğu halde beni bu yoldan cevirmeyen sarı cizmeli memed ağamıza da bozulmadan edemiyorum.
gelmek istediğim nokta gercekliğini kaybetti ,ben kendimi kaybettim ,sanırım o da beni kaybetti.. ne kadar umrundadır bilmiyorum ancak eksikliğimi duyumsayacağını bile sanmam bir gün bir friend request alır ve cabucak dolar o yağmur damlasının toprakta bıraktığı minik cukur..
daha birkaç saatte farkına vardığım en acı olay ise facebook ta online olan bunca arkadaşın ,yanyana ,başka arkadaşlar ararken,birbirlerine selam veremeyecek kadar nötralize olduklarını görüyorum ne de olsa smileyler var.facebook gercek bir küreselleşmedir ve moronluğu da beraberinde getirmekte,ben denedim oldum.tabi ki herkesin kendine göre amacları özledikleri,bekledikleri,aradıkları,arayıp bulamadıkları,bulup önemsemedikleri vardır,herkesin bir şekilde kendini duyurmaya,tanıtmaya ihtiyacı var fakat bütün bunları yaparken kacırdığımız kücük bir detay hayat.kaybettiklerimizi bulup arkadaş listemizi coğaltırken inceliklerimizi,bir şişenin icinde denize bırakıyoruz,zaten egolar tavan yaparken sevgi belirtmeler bir tıkla yapılabilir olmuşken, bize bir tek kalan inceliklerimiz..facebook bir paylaşım platformu ancak sosyetevari bir paylaşım bu,ben daha güzelim ben daha iyiyim derken tükeniyoruz ve farketmeden tüketiyoruz da..
o cocuk hala bizim okulda ama ben bir iki hafta sonra o okulda olmayacağım,hala zamanı yok ve hala bana olmayan zamanlarını benimkiyle birlikte helak etmede...hüzün teraneleri bir yana ,ben bir yana...iyi olacak belki de,bu ağlak hallerden sıyrılıp eskisi gibi deniz kenarında denize öylece bakmak,taş sektirmeye calışıp sektirememek,bir ağacın gölgesinde bir hamakta sallanacağım günleri düşlüyorum...
değişen ve gelişen dünyaya ayak uydururken,değişen fakat iyi ki de gelişemeyen sahil kasabalarının mahremiyetinin de kıymeti artıyor gözde..bizim kıymetimiz azalırken...deneyelim fakat yanıldığımızı da görebilelim zira ben helak oldum..mektubeme burada son verirken eğer buraya kadar okuyan var ise kısa ve öz yazamayacağım kadar uzun ve kıymetli bir mevzu olduğunu belirtir,gereginin yapılmasını hem arzu hem talep ederim.* *
facebook a bir sürü fotoğraf koydum,bu fotoğrafları koymak icin önce bir fotoğraf makinası lazımdı,sonra iyi manzara,sonra bu fotoğrafları bilgisayara aktarmam sonra office picture manager da onları bakılacak hale getirmem,son olarak da malum siteye oldukca fazla zaman harcayarak yüklemem gerekiyordu.sonra günde beş vakit bakmam gerekiyordu ki facebook a aradan bir iki fotoğrafı secip nacizane yorumlarını iletsin.şimdi bunun bir de araştırma mevzusu var ki oraya hic girmeyeceğim.özetle emanet makinayla allaha emanet fotolar cekmiş bulundum bu arada gözlerim de hafif bir kayma meydana geldi bunun neticesinde tipim de kaymış bulundu neylersiniz...
bu arada sevgimi dile getirmeme fırsat verecek kadar zamana sahip olmadığı icin,sanal yollardan sıvadım kollarımı ve kendisine aşkımı ifade edeceğine inandığım,hem beste hem güfte acısından beğendiğim tüm lovesongları yolladım,arasıra sevgi ve nefret arasındaki o ince cizgide horon teperken fake plastic tree gibi göndermeler iceren parcalar da yolladığımı itiraf etmeliyim.arkadaş sayısı gittikce yükselirken arada kaybolma korkusunun ise beni depresyonun beşiğinde tıngır mıngır salladığını da belirtmek de fayda var.
sayesinde fotograf guruplarından ve fotoğrafcı arkadaşlar görüşme teklifleri alıp görüşmemişliğim de vardır..başkalarına olan ilgisinin değil bana olan ilgisizliğinin beni rahatsız ettiğini belirtmeden gecemeyeceğim ve kıskanclık denen illeti de kangren olmuş bir bacak gibi kesip attım,her gün düzenli olarak profiline girip hayatındaki değişiklikleri(görebildiğim kadarını)takip ettim,fotoğraf yorumlarından tutun,kime cicek yollamış,kimi kucaklamış,kime selam vermiş,en son hangi application ı eklemiş,kime hangi hayvanı yollamış ve kimler ona ne yapmış tek tek takip ettim.
aynı zamanda kendisi biz sözlük yazarı olduğu ve nickini öğrenmek istediğim icin sözlük sözlük dolaştım,merak ettiğim nickinden cok bana pek de bahsetmek istemediği ic dünyası idi,yoksa buralarda yazar olacağım yoktu ben sizleri okumaktan gayet memnundum,herkes yazar olacak diye bir kaide yok,ben bir yazamazım zaten.
bu arada sanal sahip olmaca bile oynadık,teklifi de o yolladı ve ben onun en sevdiğim yani en gösterişsiz en öylesine cekilmis fotografını kimselere kaptırmadım,madem bu bir oyundu onu da oynardık,kendi fotoğraflarımı da satılığa cıkardım ki tadından yenmez,ne kadar kıro var ise yapıştı,fotoğrafı alamayan kırolar özelden mesaj attı yok rahatsız olduğumdan değil,zaten öyle bir yetimiz olsa,özelimizi bu kadar acar mıydık birbirimize değil mi efendim?
velhasıl günler aylar biribirini kedi-fare misali kovalarken,günden güne icim icime sığmaz oldu öfke olarak dışarıya akmaya başladı ve benim o cücük kafam dank etmeye başladı.sökülen her yerimi yamadım ancak,yamalarım bile isyan etmeye başladı,verdiğim sözleri tutmaz,tuttuğum yakayı bırakmaz oldum.kendime saygımı facebook a ilk aıdm attığım gün çamaşır ipine asmıştım zaten güneşte solmuş,bugün indirdim ipten ama bir kere cırt dedi ayşe teyzesi,sen iyisi mi hic uğrasma bana oradan iki kilo özsaygı cek,yamulmamış olsun.
işte bugün fotoğraflarımı aldım ve facebook ailesine el salladım geri dönebilirim de dedim ki girdiğim ruhani durum ,tükürdüklerimi tek tek yalatmakta,geri dönebilirim dedim böylece belki dönmeyebilirim.
sadece bana özel bir işaret ararken 6 koca ay,koca koca bulutlar gibi gecmiş gitmiş üzerimden de bir kez başımı kaldırıp bakmamışım nereye gidiyorsunuz diye,kendimi gercek dünyanın kollarına bıraktığım zamanlar da kocasından bıkmış da boşanamayan bir zevce gibi zevksizce dolastım durdum.kendimi nereye atsam facebook un kollarında buldum.şimdi kendisiyle güzel birkaç an yaşadım fakat birkac anım olsun istemistim,bu anıların acı vereceğinin de bilincinde ve böyle bir kör parmağım gözüne edasıyla..an ile anı iyelik ekiyle birlikte karman corman oluyor tabi e söz sahibine cekermis..
inkar edemeyeceğim bir gercek varsa da o herşeyi benim uydurduğumdur,herkese ne yapıyorsa onu yaptı bana ,sadece diğerleri uğraşmadılar belki bu kadar ,ancak kendisine olan ilgime sahitolduğu halde beni bu yoldan cevirmeyen sarı cizmeli memed ağamıza da bozulmadan edemiyorum.
gelmek istediğim nokta gercekliğini kaybetti ,ben kendimi kaybettim ,sanırım o da beni kaybetti.. ne kadar umrundadır bilmiyorum ancak eksikliğimi duyumsayacağını bile sanmam bir gün bir friend request alır ve cabucak dolar o yağmur damlasının toprakta bıraktığı minik cukur..
daha birkaç saatte farkına vardığım en acı olay ise facebook ta online olan bunca arkadaşın ,yanyana ,başka arkadaşlar ararken,birbirlerine selam veremeyecek kadar nötralize olduklarını görüyorum ne de olsa smileyler var.facebook gercek bir küreselleşmedir ve moronluğu da beraberinde getirmekte,ben denedim oldum.tabi ki herkesin kendine göre amacları özledikleri,bekledikleri,aradıkları,arayıp bulamadıkları,bulup önemsemedikleri vardır,herkesin bir şekilde kendini duyurmaya,tanıtmaya ihtiyacı var fakat bütün bunları yaparken kacırdığımız kücük bir detay hayat.kaybettiklerimizi bulup arkadaş listemizi coğaltırken inceliklerimizi,bir şişenin icinde denize bırakıyoruz,zaten egolar tavan yaparken sevgi belirtmeler bir tıkla yapılabilir olmuşken, bize bir tek kalan inceliklerimiz..facebook bir paylaşım platformu ancak sosyetevari bir paylaşım bu,ben daha güzelim ben daha iyiyim derken tükeniyoruz ve farketmeden tüketiyoruz da..
o cocuk hala bizim okulda ama ben bir iki hafta sonra o okulda olmayacağım,hala zamanı yok ve hala bana olmayan zamanlarını benimkiyle birlikte helak etmede...hüzün teraneleri bir yana ,ben bir yana...iyi olacak belki de,bu ağlak hallerden sıyrılıp eskisi gibi deniz kenarında denize öylece bakmak,taş sektirmeye calışıp sektirememek,bir ağacın gölgesinde bir hamakta sallanacağım günleri düşlüyorum...
değişen ve gelişen dünyaya ayak uydururken,değişen fakat iyi ki de gelişemeyen sahil kasabalarının mahremiyetinin de kıymeti artıyor gözde..bizim kıymetimiz azalırken...deneyelim fakat yanıldığımızı da görebilelim zira ben helak oldum..mektubeme burada son verirken eğer buraya kadar okuyan var ise kısa ve öz yazamayacağım kadar uzun ve kıymetli bir mevzu olduğunu belirtir,gereginin yapılmasını hem arzu hem talep ederim.* *
Gündemdeki Haberler