bugün
- her gün 1 litre kola içersek ne olur8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- iskilipli atıf hoca21
- sürekli çalışmak zorunda olmamız4
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- favlayan yazarın asıl amacı12
- songül karlı5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi7
- zenci kadın poposu5
- kablosuz mouse9
- sözlükteki kuzucuklarım4
- yurt dışı çıkış harcı2
- ismail kartal18
- imei kayıt ücreti2
- sözlük kürdü55
- alex745alejandroali can2
- yerli marka kullanmak2
- ahmet nazif zorlu8
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler3
- travesti ile para kavgası2
- kasımda aşk başkadır5
- uzay masalı2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- togg3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- camfrog sönmez küfürleri2
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- millette manyak para var21
- iş yerinde atletle çalışmak4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- melis işiten2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- atatürk düşmanı değilim2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- fon vurgunu3
- klamidya3
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
bu güne kadar oynadığım en eğlenceli oyunlardan biridir.
birçok alternatif çözüm yolu sunması, grafikleri (ki 640 x 480 de bile gayet iyi gözükmekteler), karakter geliştirme sistemi olsun hepsi inanılmaz güzel. ayrıca oyunda ibne olma şansınız da var, kafasının üzerinde kalp çıkan herhangi bir hemcinsinizi tavlayabilmektesiniz. (bkz: bana yakın allaha uzak)
oyunda başıma gelen birkaç olayı anlatmak istiyorum, spoiler içerebilir, aman diyeyim...
................bölüm 1... double cross ve evlilik macerası....................
oyunda iyi işler başardıkça ve tanındıkça insanlar sizden hoşlanmaya başlıyorlar efendim... bunu da kafalarının üzerinde beliren kalp simgesinden anlıyoruz. eğer yeterince iltifat eder, hediye verirsek, bu kişi bizim sevgilimiz oluyor, ve evlilikten bahsetmeye başlıyor. e tabi sürekli evlilik yüzüğü isteyen bir hatun kısa süre sonra bayıyor, sikerim böyle aşkın ızdırabını dedirtiyor size. ben de bir kasabaya gidip, "acaba şu flört olayı nasılmış bakem" nidaları ile bir hatuna kur yapmaya başladım, bir kaç kompliman ve hediye edilen kırmızı güller ile hatunun kafasındaki kalp büyüdü, büyüdü ve en sonunda sevgilim oldu.. ben de "aaa ne güzel lan, manita yaptım oyunda ehehe" diye sevindim, ama gel gör ki hatunun niyeti başkaymış..
-selam sevgi kelebeğim *
+selam kahramanım, bir evlilik yüzüğü almaya ne dersin?
-hmm... questler beni bekler, kaçayım ben..
2 saat ve 3 quest sonra aynı kasabaya düşer yolumuz, hatun kasaba girişinde durmaktadır..
-selam herosunun bitanesi *
+hoşgeldin sevgilim, aldın mı evlilik yüzüğümüzü?
-*eeee... ben kaçayım artık, sana doyum olmaz...
1 gün geçer, yine aynı kasaba, yine aynı hatun..
-*hatunun yanına gidip diyalog tuşuna basan double cross*
+hani yüzük? yine mi almadın?
-eeeeeeeeeeh yeter lan yüzük yüzük, alsana nikah, al sana nişan! *baaaam*(dayanamayıp hatuna savaş baltası ile vuran double kişisi)
+ciyaaaaak! vurdun bana! hayvan! boyun posun devrilsin inşallah herif! nöbetçiler! nöbetçiler! bu adam bana vurdu! (hatun koşarak binadan dışarı çıkar, 15 saniye sonra ekranın altında yaptığım kanun ihlali (kasaba sınırları içinde silah ile şiddet uygulamak) nedeni ile arandığıma dair bir uyarı çıkar.. "ulan saklanayım, nöbetçiler beni yakalamasın" demeye kalmadan odaya 4 tane kılıçlı guard dalar, ceza olarak 750 altın isterler, vermeyince tekme tokat dalıp kasabanın dışına atarlar...)
..........bölüm 2, kinci pezevenk.............
oakvale kasabası, gece..
double cross, kasabanın kuytu köşelerini gezmekte, "aaa elma burdum" "vaay bira fıçısı" şeklinde etrafı keşfedip eğlenmektedir. neden sonra kasabanın ücra bir köşesinde bir hareketlilik olduğunu farkeder, bahsedilen yere gider, bir de ne görsün, yaklaşık 10 tane adam bir dairenin etrafına dizilmiş, içeride yumruk dövüşü yapan 2 kişiyi alkışlamakta, tezahurat yapmaktadırlar. tabi double cross kişisi "aaa fight club, bende oynayacağım" nidası ile en yakındaki adamı yumruklayınca işler değişir, adamların 10u birden double cross'a dalarlar, hepsi pataklanır, üzerlerindeki altınlar alınır, kavga, dövüşün serbest olduğu ring çevresinde gerçekleştiği için kasaba nöbetçileri siklerine takmamakta, kılıçlarını tangırdatarak yürüyüp gitmektedirler.
yalnız bir sorun vardır, bu adamların lideri konumundaki adam (büyük ihtimalle oyunun programlama hatasından dolayı*) ölmemektedir. adamı 20 dakika boyunca pataklarım, kalkar kalkar tekrar dalar. en sonunda jeton düşer, "eeeh sittir git senle mi uğraşacağım" diyerek olay mahallinden uzaklaşmayı denerim, arkamdan kovalar. kaçıp izimi kaybettiririm, 30 saniye sonra gittiğim yerde aralardan bir yerlerden uçan tekme atarak tekrar çıkar, kasabayı dar eder bana.
en sonunda "abi bu bana vuruyor" nidaları ile nöbetçinin yanına koşarım, nöbetçi silah çekilmediği için tepki vermez, bir posta dayak da orada yerim (adam sadece sille-tokat kullanmaktadır, silahı yoktur), eeh yeter lan diyerek silahımı çektiğimde ise nöbetçiler "vaaaay efendim şehirde niye silah çekiyorsun" diyerek üzerime saldırırlar. peşimde deli bir adam ve bir ton nöbetçi ile şehirden ormana kaçarım, geri döndüğümde unuttuklarını görüp derin bir "ohh" çekerim, bir daha da tanımadığım adama bulaşmamaya karar veririm.
birçok alternatif çözüm yolu sunması, grafikleri (ki 640 x 480 de bile gayet iyi gözükmekteler), karakter geliştirme sistemi olsun hepsi inanılmaz güzel. ayrıca oyunda ibne olma şansınız da var, kafasının üzerinde kalp çıkan herhangi bir hemcinsinizi tavlayabilmektesiniz. (bkz: bana yakın allaha uzak)
oyunda başıma gelen birkaç olayı anlatmak istiyorum, spoiler içerebilir, aman diyeyim...
................bölüm 1... double cross ve evlilik macerası....................
oyunda iyi işler başardıkça ve tanındıkça insanlar sizden hoşlanmaya başlıyorlar efendim... bunu da kafalarının üzerinde beliren kalp simgesinden anlıyoruz. eğer yeterince iltifat eder, hediye verirsek, bu kişi bizim sevgilimiz oluyor, ve evlilikten bahsetmeye başlıyor. e tabi sürekli evlilik yüzüğü isteyen bir hatun kısa süre sonra bayıyor, sikerim böyle aşkın ızdırabını dedirtiyor size. ben de bir kasabaya gidip, "acaba şu flört olayı nasılmış bakem" nidaları ile bir hatuna kur yapmaya başladım, bir kaç kompliman ve hediye edilen kırmızı güller ile hatunun kafasındaki kalp büyüdü, büyüdü ve en sonunda sevgilim oldu.. ben de "aaa ne güzel lan, manita yaptım oyunda ehehe" diye sevindim, ama gel gör ki hatunun niyeti başkaymış..
-selam sevgi kelebeğim *
+selam kahramanım, bir evlilik yüzüğü almaya ne dersin?
-hmm... questler beni bekler, kaçayım ben..
2 saat ve 3 quest sonra aynı kasabaya düşer yolumuz, hatun kasaba girişinde durmaktadır..
-selam herosunun bitanesi *
+hoşgeldin sevgilim, aldın mı evlilik yüzüğümüzü?
-*eeee... ben kaçayım artık, sana doyum olmaz...
1 gün geçer, yine aynı kasaba, yine aynı hatun..
-*hatunun yanına gidip diyalog tuşuna basan double cross*
+hani yüzük? yine mi almadın?
-eeeeeeeeeeh yeter lan yüzük yüzük, alsana nikah, al sana nişan! *baaaam*(dayanamayıp hatuna savaş baltası ile vuran double kişisi)
+ciyaaaaak! vurdun bana! hayvan! boyun posun devrilsin inşallah herif! nöbetçiler! nöbetçiler! bu adam bana vurdu! (hatun koşarak binadan dışarı çıkar, 15 saniye sonra ekranın altında yaptığım kanun ihlali (kasaba sınırları içinde silah ile şiddet uygulamak) nedeni ile arandığıma dair bir uyarı çıkar.. "ulan saklanayım, nöbetçiler beni yakalamasın" demeye kalmadan odaya 4 tane kılıçlı guard dalar, ceza olarak 750 altın isterler, vermeyince tekme tokat dalıp kasabanın dışına atarlar...)
..........bölüm 2, kinci pezevenk.............
oakvale kasabası, gece..
double cross, kasabanın kuytu köşelerini gezmekte, "aaa elma burdum" "vaay bira fıçısı" şeklinde etrafı keşfedip eğlenmektedir. neden sonra kasabanın ücra bir köşesinde bir hareketlilik olduğunu farkeder, bahsedilen yere gider, bir de ne görsün, yaklaşık 10 tane adam bir dairenin etrafına dizilmiş, içeride yumruk dövüşü yapan 2 kişiyi alkışlamakta, tezahurat yapmaktadırlar. tabi double cross kişisi "aaa fight club, bende oynayacağım" nidası ile en yakındaki adamı yumruklayınca işler değişir, adamların 10u birden double cross'a dalarlar, hepsi pataklanır, üzerlerindeki altınlar alınır, kavga, dövüşün serbest olduğu ring çevresinde gerçekleştiği için kasaba nöbetçileri siklerine takmamakta, kılıçlarını tangırdatarak yürüyüp gitmektedirler.
yalnız bir sorun vardır, bu adamların lideri konumundaki adam (büyük ihtimalle oyunun programlama hatasından dolayı*) ölmemektedir. adamı 20 dakika boyunca pataklarım, kalkar kalkar tekrar dalar. en sonunda jeton düşer, "eeeh sittir git senle mi uğraşacağım" diyerek olay mahallinden uzaklaşmayı denerim, arkamdan kovalar. kaçıp izimi kaybettiririm, 30 saniye sonra gittiğim yerde aralardan bir yerlerden uçan tekme atarak tekrar çıkar, kasabayı dar eder bana.
en sonunda "abi bu bana vuruyor" nidaları ile nöbetçinin yanına koşarım, nöbetçi silah çekilmediği için tepki vermez, bir posta dayak da orada yerim (adam sadece sille-tokat kullanmaktadır, silahı yoktur), eeh yeter lan diyerek silahımı çektiğimde ise nöbetçiler "vaaaay efendim şehirde niye silah çekiyorsun" diyerek üzerime saldırırlar. peşimde deli bir adam ve bir ton nöbetçi ile şehirden ormana kaçarım, geri döndüğümde unuttuklarını görüp derin bir "ohh" çekerim, bir daha da tanımadığım adama bulaşmamaya karar veririm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar