bugün
- marmaris datça yolu6
- asla dolandırılmayan insanların sırrı3
- ağırlık çalışmak3
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi14
- starbucks ta venti boy kahve içmek4
- her şeye sarımsak koyan insan3
- şişman kızla sevgili olan erkek12
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak3
- srebrenica soykırımı7
- geri zekalı demek hakaret mi11
- hayat kalitesini düşüren şeyler8
- arkadaşlar sapık mısınız4
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak4
- penis boyu takıntısı5
- 11 temmuz 2026 türkiye japonya voleybol maçı2
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği2
- dünya spor tarihinin en büyük ismi3
- saraca10
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- anın görüntüsü14
- seni onaracağım diyen kadın3
- omlet limonlu mu olur sirkeli mi2
- sözlükte sizi kim tanıyor26
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız26
- gençler iş beğenmiyor2
- kefir2
- boşnak kızları4
- saraca finch house32
- tuba büyüküstün4
- eski sevgilinin yüzünün silikleşmesi2
- menemen11
- karşılıklı artılaşmak2
- cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden7
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap3
- 11 temmuz 2026 çankaya belediyesi operasyonu5
- eskiden doğsak bizde mi savaşa gidecektik6
- 500 liralık çorap giymek6
- magazin programları saçmalığı4
- isviçreli kızlar3
- aylık 215 bin lira geliri olan adamı reddeden kız2
- gta 64
- nicki kısa olanın penisi küçük olur2
- siyahlar içinde bir kadın2
- sözlükte grup yapmak2
- portekizli manken correıa2
- arabası büyük olanın penisi küçük olur2
- kar fırtınasında kış gecesi at arabasında uyumak4
- kiraz cicegi kolonyasi45
- zall vs biscolata erkeği3
- bir adet malta şahini kadar kira bedeli4
bambaşka güzel bir dursun ali erzincalı şiiri ... kendi sesinden dinlemedikçe bi anlamı yok ..
sevgili!
ümmü mektum gibi
seni görmeden sana sesleniyoruz
alıp verdiğin nefesi duyar gibi
sanki açınca gözlerimizi
seni görecekmişiz gibi
sana sesleniyoruz.
senin huzurunda ses yükselmez.
edeple konuşulur; edeple susulur.
hele biz ki bu kapının dilencileri,
el açıp beklemekten başka
bize bir şey düşmezdi ama
şu araya giren yıllar olmasa
medine’ne uzak yollar olmasa
ismin anılınca yürek yanmasa
kapında beklemekten başka
bize bir şey düşmezdi.
bekliyoruz sultânım!
rüyada olsa bile
belki teşrif edersin diye
hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi.
seni bekliyoruz.
gelseydin,
bizim için cennet olurdu gelişin.
gelseydin,
saadetli asrından gönderdiğin selâmını,
'kardeşlerim' deyişini
birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün.
gelseydin,
dolaşsaydın sofralarımızı,
bir tabak fazla görecektin,
bir bardak, bir kaşık fazla...
ve sofrada bir yer boş,
baş köşe! ..
ola ki sen(a.s.m.) lutfeder gelirsin diye.
gelseydin,
dolaşsaydın gecelerimizi,
o 'kutlu doğum' gecelerini,
anneler görecektin.
yeni doğmuşsun gibi,
yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi,
mışıl mışıl uyuyasın diye
seni sabahlara kadar
hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin.
sevgili!
gelseydin,
medine-i münevvere'den dünyaya yayılan ashabın gibi,
eyyüb sultan gibi,
kab bin malik gibi,
bir fecir vaktinde,
henüz yirmisinde yirmi beşinde,
bırakarak yurtlarını ocaklarını,
hedeflerine ilahi rızayı koyan,
arkalarına bakmayı ar sayan,
yiğitler görecektin.
onlar senin yiğidin,
elleri, o öpülesi elleri,
kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken,
senin köyünün hayaliyle ısındılar.
gelseydin,
gecenin zifiri karanlığında,
uykunun en tatlı aralığında,
rabiatül adeviyye gibi rabbiyle başbaşa
gençler görecektin.
gözyaşı dökerken günahlarına,
veysel karani'den istediğin gibi,
insanlığa dua eden gençler görecektin.
gelseydin,
asr-ı saadet gibi olmasa da,
koklanmaya değer güllerimiz vardı.
yine senin ikliminde yetişen.
ama sen gelseydin,
dikenler bile gül kokardı efendim(a.s.m.) ! ! !
seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek...
hz.vahşi gibi...
hani sen hane-i saadet'ten mescid-i nebevi'ye giderken
aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı.
seni mescidin önünde bekleyen ashabı'nınsa
bakışları yerdeydi.
edepten göz göze gelmezlerdi.
sende(a.s.m.) tebessüle nazar ederdin.
mütebessim çehreni bir ebu bekir(r.a.) görürdü,
bir de ömer(r.a.) ...
şimdi okununca ezan-ı muhammedi
pencerelerde, kapı önlerinde,
seni(a.s.m.) bekleyen nemli gözler var.
gelseydin,
ve yürüyüp geçseydin önümüzden,
gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
sevgili!
hakiki aşıkların sana doğru uçarken
bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti.
dünya güzelliğiyle kollarını açarken
bize düşen el açıp kapında beklemekti.
sevgili!
bekliyoruz!
sevgili!
ümmü mektum gibi
seni görmeden sana sesleniyoruz
alıp verdiğin nefesi duyar gibi
sanki açınca gözlerimizi
seni görecekmişiz gibi
sana sesleniyoruz.
senin huzurunda ses yükselmez.
edeple konuşulur; edeple susulur.
hele biz ki bu kapının dilencileri,
el açıp beklemekten başka
bize bir şey düşmezdi ama
şu araya giren yıllar olmasa
medine’ne uzak yollar olmasa
ismin anılınca yürek yanmasa
kapında beklemekten başka
bize bir şey düşmezdi.
bekliyoruz sultânım!
rüyada olsa bile
belki teşrif edersin diye
hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi.
seni bekliyoruz.
gelseydin,
bizim için cennet olurdu gelişin.
gelseydin,
saadetli asrından gönderdiğin selâmını,
'kardeşlerim' deyişini
birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün.
gelseydin,
dolaşsaydın sofralarımızı,
bir tabak fazla görecektin,
bir bardak, bir kaşık fazla...
ve sofrada bir yer boş,
baş köşe! ..
ola ki sen(a.s.m.) lutfeder gelirsin diye.
gelseydin,
dolaşsaydın gecelerimizi,
o 'kutlu doğum' gecelerini,
anneler görecektin.
yeni doğmuşsun gibi,
yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi,
mışıl mışıl uyuyasın diye
seni sabahlara kadar
hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin.
sevgili!
gelseydin,
medine-i münevvere'den dünyaya yayılan ashabın gibi,
eyyüb sultan gibi,
kab bin malik gibi,
bir fecir vaktinde,
henüz yirmisinde yirmi beşinde,
bırakarak yurtlarını ocaklarını,
hedeflerine ilahi rızayı koyan,
arkalarına bakmayı ar sayan,
yiğitler görecektin.
onlar senin yiğidin,
elleri, o öpülesi elleri,
kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken,
senin köyünün hayaliyle ısındılar.
gelseydin,
gecenin zifiri karanlığında,
uykunun en tatlı aralığında,
rabiatül adeviyye gibi rabbiyle başbaşa
gençler görecektin.
gözyaşı dökerken günahlarına,
veysel karani'den istediğin gibi,
insanlığa dua eden gençler görecektin.
gelseydin,
asr-ı saadet gibi olmasa da,
koklanmaya değer güllerimiz vardı.
yine senin ikliminde yetişen.
ama sen gelseydin,
dikenler bile gül kokardı efendim(a.s.m.) ! ! !
seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek...
hz.vahşi gibi...
hani sen hane-i saadet'ten mescid-i nebevi'ye giderken
aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı.
seni mescidin önünde bekleyen ashabı'nınsa
bakışları yerdeydi.
edepten göz göze gelmezlerdi.
sende(a.s.m.) tebessüle nazar ederdin.
mütebessim çehreni bir ebu bekir(r.a.) görürdü,
bir de ömer(r.a.) ...
şimdi okununca ezan-ı muhammedi
pencerelerde, kapı önlerinde,
seni(a.s.m.) bekleyen nemli gözler var.
gelseydin,
ve yürüyüp geçseydin önümüzden,
gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
sevgili!
hakiki aşıkların sana doğru uçarken
bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti.
dünya güzelliğiyle kollarını açarken
bize düşen el açıp kapında beklemekti.
sevgili!
bekliyoruz!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar