bugün
- ümit kocasakal20
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum6
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- mersin6
- 4 tabak makarna yemek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- adana4
- israil de erken katılım rekoru3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması16
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları6
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı5
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- victor osimhen15
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek7
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- güney kore34
- ismail kartal20
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- hapisten çıkıp derbide forma giymek2
- vajinaya dil atmak7
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar11
- gocunun sözlüğe vedası3
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- ara vereceğim diyen kız4
- kimsenin sizi sevmemesi12
- atatürk ün hataları19
- atatürkün yakışıklı olması6
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- kuru amlı2
- ngark5
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- esin bahat2
- yazarların sözlükten kaçması4
- korkut kanadoğlu3
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- attaristan3
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı7
- cadılar bayramında cadı süpürgesine binmek2
- dinci3
- karı istiyorum5
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir3
- siz hayırdır2
- sabah erken kalkma erdemi5
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- sözlükteki galatasaraylılar6
çanakkale de suriyeliler de şehit oldu geyiği yapanların nedense görmezden geldiği biri var.
kurmay binbaşı şamlı lütfi...
şimdi sizlere bu suriyeli sünni arap'ın ihanet vesikasını aktaracağım ki belki "suriyeliler bizim kardeşimiz" demekten biraz olsun utanır, suriyeliler konusunda bir kez daha düşünürsünüz.
şamlı lütfi adına çanakkale cephesinde rastlıyoruz.
şamlı lütfi'nin ve beraberindeki suriyeli arapların yaptıklarını anafartalar grup komutanı albay mustafa kemal(atatürk)'in yaveri, teğmen cevat abbas(gürer) şöyle anlatıyor.
--alıntı--
bütün subaylar ve erler, çok kere aç, susuz, uykusuz savaşıyordu. bir gün şamlı lütfi adındaki kurmay binbaşının, yeni gelen iki teğmenle pek samimi olduklarını gördüm. aralarında arapça konuşuyorlardı.
"herhalde hemşerileridir, onu ziyarete gelmişlerdir" diye düşündüm.
fakat, binbaşı lütfi, az sonra bu iki teğmenin tayin emirlerini vererek görev yerlerinin belirlenmesini istedi.
bu talep içime bir kurt düşürdü.
tamamen önsezi ile o iki teğmeni muharip kuvvetlere değil, geri hizmete vererek araba kollarına memur ettik.
ama bu görev yerini binbaşı lütfi'nin onaylaması gerekiyordu.
elimdeki yazı ile onun yanına gittiğimde şiddetli ve öfkeli bir itirazla karşılaştım.
şamlı lütfi, yeni gelen teğmenlerin geri hizmete değil, muharip hatlara gönderilmesini istiyordu. üstlerini de ikna ederek bu isteğini yerine getirdi.
--alıntı--
şimdi burada mustafa kemal'in yaveri cevat abbas, şamlı binbaşı lütfi ve onun görevlendirmek istediği suriyeli iki teğmenden şüpheleniyor.
neden?
durduk yere şüphelenmesi sebepsiz.
illa ki bir sebebi olmalı.
keza, teğmenleri geri hizmete atamasına rağmen, şamlı lütfi buna şiddetle karşı çıkıyor ve üstleri ile konuşarak bu iki suriyeli teğmeni ısrarla muharebe hattına atıyor.
neden?
nedeni birkaç gün içindeki muharebelerde ortaya çıkıyordu.
cevat abbas, hâlâ bu işte hemşerilik gayretinin rol oynadığını düşünüyordu.
fakat öyle olmadığı kısa zamanda anlaşıldı. o iki arap teğmen, yanlarına birer çavuş da alarak, bir gece, kahramanca dövüşen birliklerimizin siperlerini terk edip düşman tarafına geçme alçaklığını gösterdiler.
bu hainlerin düşmana verdikleri bilgiler yüzünden anafartalar cephesindeki çarpışmalar şiddetlendi ve binlerce türk çocuğu şehit oldu.
şamlı lütfi'ye gelince;
harekat şube müdürü iken, ilk nöbetleri sırasında gösterdikleri kayıtsızlık sebebiyle, tümen kumandanı mustafa kemal, binbaşı şamlı lütfi ve onun gibi arap asıllı binbaşı mustafa'nın ellerine derhal ilmühaberlerini verip ordu emrine gönderdi.
bu ikisinin kayıtsızlığı cehaletlerinden ileri gelmiyordu, soylarının dürtüsüyle hareket ederek türk'ün başarısına hizmet etmekten kaçınıyorlardı. mustafa kemal, bunun hemen farkına varmıştı.
aradan zaman geçti.
cevat abbas, şamlı lütfi'nin suriye'deki 4. ordu emrine verildiğini duydu.
bu ordunun kumandanı, aynı zamanda geniş yetkilere sahip suriye valisi olan cemal paşa idi.
şamli lütfi, türk ordusunun gerilerinde arap isyanı hazırlayan kimselerle birlikte yakalandı ve idam edildi.
ihanet cezasını bulmuştu.
evet, şamlı lütfi suriyeli bir araptı.
osmanlı ordusunda yüksek mevkiye gelen, kuran üzerine, allah üzerine, şeref ve namusu üzerine vatana bağlılık yemini eden bir arap.
ama şüphesiz ki diğer soydaşları gibi o da kansızdı.
bu kansızlığı neticesinde de kendisine kucak açan osmanlı'ya ihanet etmekten geri kalmadı.
çanakkale ve suriye cephelerinde ingilizlerle işbirliği yaptı ve binlerce türk evladının kanına girdi bu hain...
şimdi merak ediyorum, çanakkale cephesinde suriyeliler savaştı ve şehit oldu diyenler, tek bir suriyeli arap'a dair bir kahramanlık hikayesi neden anlatamıyor.
neden kayıtlarda arapların herhangi bir kahramanlığı yok da, belgeler, komutanlar hep bunların hainliklerini anlatıyor?
siz hala suriyelilerin çanakkale'de bizimle birlikte savaşıp şehit düştüklerine inanıyor musunuz?
inanmayın.
rakamları, belgeleri de paylaşacağım.
bunun gibi başka örnekleri de paylaşacağım.
kurmay binbaşı şamlı lütfi...
şimdi sizlere bu suriyeli sünni arap'ın ihanet vesikasını aktaracağım ki belki "suriyeliler bizim kardeşimiz" demekten biraz olsun utanır, suriyeliler konusunda bir kez daha düşünürsünüz.
şamlı lütfi adına çanakkale cephesinde rastlıyoruz.
şamlı lütfi'nin ve beraberindeki suriyeli arapların yaptıklarını anafartalar grup komutanı albay mustafa kemal(atatürk)'in yaveri, teğmen cevat abbas(gürer) şöyle anlatıyor.
--alıntı--
bütün subaylar ve erler, çok kere aç, susuz, uykusuz savaşıyordu. bir gün şamlı lütfi adındaki kurmay binbaşının, yeni gelen iki teğmenle pek samimi olduklarını gördüm. aralarında arapça konuşuyorlardı.
"herhalde hemşerileridir, onu ziyarete gelmişlerdir" diye düşündüm.
fakat, binbaşı lütfi, az sonra bu iki teğmenin tayin emirlerini vererek görev yerlerinin belirlenmesini istedi.
bu talep içime bir kurt düşürdü.
tamamen önsezi ile o iki teğmeni muharip kuvvetlere değil, geri hizmete vererek araba kollarına memur ettik.
ama bu görev yerini binbaşı lütfi'nin onaylaması gerekiyordu.
elimdeki yazı ile onun yanına gittiğimde şiddetli ve öfkeli bir itirazla karşılaştım.
şamlı lütfi, yeni gelen teğmenlerin geri hizmete değil, muharip hatlara gönderilmesini istiyordu. üstlerini de ikna ederek bu isteğini yerine getirdi.
--alıntı--
şimdi burada mustafa kemal'in yaveri cevat abbas, şamlı binbaşı lütfi ve onun görevlendirmek istediği suriyeli iki teğmenden şüpheleniyor.
neden?
durduk yere şüphelenmesi sebepsiz.
illa ki bir sebebi olmalı.
keza, teğmenleri geri hizmete atamasına rağmen, şamlı lütfi buna şiddetle karşı çıkıyor ve üstleri ile konuşarak bu iki suriyeli teğmeni ısrarla muharebe hattına atıyor.
neden?
nedeni birkaç gün içindeki muharebelerde ortaya çıkıyordu.
cevat abbas, hâlâ bu işte hemşerilik gayretinin rol oynadığını düşünüyordu.
fakat öyle olmadığı kısa zamanda anlaşıldı. o iki arap teğmen, yanlarına birer çavuş da alarak, bir gece, kahramanca dövüşen birliklerimizin siperlerini terk edip düşman tarafına geçme alçaklığını gösterdiler.
bu hainlerin düşmana verdikleri bilgiler yüzünden anafartalar cephesindeki çarpışmalar şiddetlendi ve binlerce türk çocuğu şehit oldu.
şamlı lütfi'ye gelince;
harekat şube müdürü iken, ilk nöbetleri sırasında gösterdikleri kayıtsızlık sebebiyle, tümen kumandanı mustafa kemal, binbaşı şamlı lütfi ve onun gibi arap asıllı binbaşı mustafa'nın ellerine derhal ilmühaberlerini verip ordu emrine gönderdi.
bu ikisinin kayıtsızlığı cehaletlerinden ileri gelmiyordu, soylarının dürtüsüyle hareket ederek türk'ün başarısına hizmet etmekten kaçınıyorlardı. mustafa kemal, bunun hemen farkına varmıştı.
aradan zaman geçti.
cevat abbas, şamlı lütfi'nin suriye'deki 4. ordu emrine verildiğini duydu.
bu ordunun kumandanı, aynı zamanda geniş yetkilere sahip suriye valisi olan cemal paşa idi.
şamli lütfi, türk ordusunun gerilerinde arap isyanı hazırlayan kimselerle birlikte yakalandı ve idam edildi.
ihanet cezasını bulmuştu.
evet, şamlı lütfi suriyeli bir araptı.
osmanlı ordusunda yüksek mevkiye gelen, kuran üzerine, allah üzerine, şeref ve namusu üzerine vatana bağlılık yemini eden bir arap.
ama şüphesiz ki diğer soydaşları gibi o da kansızdı.
bu kansızlığı neticesinde de kendisine kucak açan osmanlı'ya ihanet etmekten geri kalmadı.
çanakkale ve suriye cephelerinde ingilizlerle işbirliği yaptı ve binlerce türk evladının kanına girdi bu hain...
şimdi merak ediyorum, çanakkale cephesinde suriyeliler savaştı ve şehit oldu diyenler, tek bir suriyeli arap'a dair bir kahramanlık hikayesi neden anlatamıyor.
neden kayıtlarda arapların herhangi bir kahramanlığı yok da, belgeler, komutanlar hep bunların hainliklerini anlatıyor?
siz hala suriyelilerin çanakkale'de bizimle birlikte savaşıp şehit düştüklerine inanıyor musunuz?
inanmayın.
rakamları, belgeleri de paylaşacağım.
bunun gibi başka örnekleri de paylaşacağım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar