bugün
- sözlük gıybeti12
- arkadaşlar naber ya8
- hangi tatlısınız5
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- en toksik ilişkilerdeki seksin7
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- fatma betül sayan kaya44
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- yazarların güncel flört listesi7
- takıntılı birisi olmak4
- toksik insan4
- diamond temanın çocuğu3
- eşkıya dünyaya hükümdar olmaz4
- akp seçmeni16
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- sıcak su torbası ile düzeyli ilişki yaşamak2
- mesajlaşırken btw yazmak9
- hobi olarak seks yapmak5
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- anın görüntüsü20
- arkadaşlar ben neden sallanmadım8
- gecenin karadeniz türküsü3
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- göz teması kuramama9
- kürtlerin başarılı olduğu konular8
- river phoenix3
- sucuk kızarttıktan sonra ortaya çıkan yağ2
- saklama kabında sarma yapıp getiren oğlan5
- memesiz kadın6
- sikiklerin tarih yazdığı anlar2
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- gecenin şarkısı7
- rüyamızda gördüğümüz kişilerin bizi düşündüğü4
- yazarların başarılı olduğu konular8
- 4 ekim 2026 kosova avusturya maçı3
- the merich5
- türklerin başarılı olduğu konular9
- saç ekimi3
- brokeback dagindan ev almak2
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey14
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- akp'li biriyle siyaset konuşmak2
- ona bir şey söyle8
- first dateye damatlık giyip gitmek3
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın9
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir6
- hamsili cilt kremi9
- bekir bozdağ5
londra'da iki adet yerleşim var demek doğru olacaktır, birisi yer üstünde, diğeri yerin altında. muhtemelen iş giriş çıkışlarında yer altındaki nefes sayısı daha bile fazla olabilir. şehirdeki herhangi bir noktaya muhakkak yakın olan bir tube çıkışı bulabilirsiniz. bizde metro yapılınca etrafındaki evlerin fiyatı artar falan, burada her yer tube. zira her yerin de fiyatı artmış durumda. emlakçılarda haftalık fiyat afişleri var, haftalıktan girip "bakın aylık kiralarsanız daha az geçiriyoruz." deme şansına sahipler. tube denilen bu ikinci şehirde de eski olmasından mütevellit hep bir yerler patlıyor, yani arıza, çalışma falan denk geliyor. ve yürüyen merdivende sol tarafta durmak mı? çiçeğinize koyar, olmadı dötünüzden kan alırlar. buranın insanı aşırı hızlı hareket eder, önünüze bakmadan bir adım bile atmamalısınız, zira çarpacağınız kişiden direk paparayı yersiniz. metrodansa otobüsü tercih edin, çok daha konforlu ve turistik.
turistik yerlerden sadece tower of londona değineyim. herkes yazmıştır diğer her şeyi. buradaki rehberlerin ingilizcesi o kadar ağır ki ingiliz olmayanlar ancak yarısını anlayabiliyor. amerikanlar da yüzde 80 falan. o yüzden 25 pound vermeyin bence, rehbersiz pek bir anlamı yok, iki duvar, üç işkence aleti, hayvan maketi, garip hareketlerle birbirine yürüyüp geri dönen asker görüp çıkıyorsun. ha bir de london eye'a binip bir saatte bir tur atıp sıkılacağınıza, saint paul's cathedral'in tepesine çıkın, asıl manzara orada. ha bir de big ben'i siz asıl gece görün.
canary wharf'ta kendinizi sınav döneminde olan öğrenciler gibi hissediyorsunuz, zira herkes aynı ülkü için bir koşuşturmaca peşinde. sonradan yapılan iş merkezi burası. morgan stanley, barclays, jp morgan'ın şımarık traderları "aha bugün, olmadı yarın kovulacağım." diyerek saçı başı burada döküyor. öğlen yürüyen merdivenlerde, restoran önlerinde, wharf kenarında birbirini ezmemek için kasan takım elbiseli kadın ve erkekler oradan oraya kendilerini savuruyorlar.
camden town, brick lane, notting hill, chatsworth road market gibi yerler daha bir açık pazar, yerlerde yemek yiyen gençler, hediyelik eşyacılar, böyle daha bir bohem, antikacılar, böyle bir rahatlık, "aman londra'dayım ama herkesin gittiği turistik yerleri bitirdim, bakın buralara kadar geldim, pazar geziyorum." özgüveninde insanlarla dolu. sıcak bulacaksınız.
the viktor wynd museum of curiosities, fine art&natural history müzesine de gittiyseniz zaten ohoo, yemiş bitirmişsiniz siz londra'yı. zaman geçip şehre alıştıktan sonra ise insanların pek kendilerine müslüman olduğunu sezeceksiniz. öyle anlar oluyor ki biri kalp krizi geçirip yolda kalsa koşuşturmacadan kimsenin kafasını kaldırıp da yardım etmeyeceğini düşünüyor insan.
yazı biter ama bu şehir bitmez, bitirirken ek: kadınların bacakları hep kırmızı. tenleri beyaz zira ve otururken oluşan sürtünmeden mütevellit, baldırlar hep kırmızı.
turistik yerlerden sadece tower of londona değineyim. herkes yazmıştır diğer her şeyi. buradaki rehberlerin ingilizcesi o kadar ağır ki ingiliz olmayanlar ancak yarısını anlayabiliyor. amerikanlar da yüzde 80 falan. o yüzden 25 pound vermeyin bence, rehbersiz pek bir anlamı yok, iki duvar, üç işkence aleti, hayvan maketi, garip hareketlerle birbirine yürüyüp geri dönen asker görüp çıkıyorsun. ha bir de london eye'a binip bir saatte bir tur atıp sıkılacağınıza, saint paul's cathedral'in tepesine çıkın, asıl manzara orada. ha bir de big ben'i siz asıl gece görün.
canary wharf'ta kendinizi sınav döneminde olan öğrenciler gibi hissediyorsunuz, zira herkes aynı ülkü için bir koşuşturmaca peşinde. sonradan yapılan iş merkezi burası. morgan stanley, barclays, jp morgan'ın şımarık traderları "aha bugün, olmadı yarın kovulacağım." diyerek saçı başı burada döküyor. öğlen yürüyen merdivenlerde, restoran önlerinde, wharf kenarında birbirini ezmemek için kasan takım elbiseli kadın ve erkekler oradan oraya kendilerini savuruyorlar.
camden town, brick lane, notting hill, chatsworth road market gibi yerler daha bir açık pazar, yerlerde yemek yiyen gençler, hediyelik eşyacılar, böyle daha bir bohem, antikacılar, böyle bir rahatlık, "aman londra'dayım ama herkesin gittiği turistik yerleri bitirdim, bakın buralara kadar geldim, pazar geziyorum." özgüveninde insanlarla dolu. sıcak bulacaksınız.
the viktor wynd museum of curiosities, fine art&natural history müzesine de gittiyseniz zaten ohoo, yemiş bitirmişsiniz siz londra'yı. zaman geçip şehre alıştıktan sonra ise insanların pek kendilerine müslüman olduğunu sezeceksiniz. öyle anlar oluyor ki biri kalp krizi geçirip yolda kalsa koşuşturmacadan kimsenin kafasını kaldırıp da yardım etmeyeceğini düşünüyor insan.
yazı biter ama bu şehir bitmez, bitirirken ek: kadınların bacakları hep kırmızı. tenleri beyaz zira ve otururken oluşan sürtünmeden mütevellit, baldırlar hep kırmızı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar