bugün
- nickten isim tahmini yapmak69
- gocunun nerede olması13
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler13
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi5
- hikayeyi devam ettir30
- türk kızlarına bir öğüt bırak3
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor3
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- biber dolması olsa da yesek5
- cioran neden intihar etmedi3
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu2
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler2
- yeşilçam filmi izlemek6
- çağımızın hastalığı2
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- jackie chan2
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- sıla'nın uyuşturucu testi açıklaması2
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- uysaljakoben16
- aziz nikola3
- aylık 100 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan3
- hayattan zevk alamamak10
- aylık 497 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- sen true yu savundun2
- penisi en uzun yazar hangisi sorunsalı2
- cem küçük5
- bal porsuğu3
- finike2
- sözlüğün kızlık zarı ile imtihanı4
- dizel araç devrinin bitmesi3
- yeni parti50
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü4
- nick vermeden bir yazara seslen16
- sözlükçülerin zeka seviyeleri4
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- aylık 498 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yazarların zeka seviyeleri7
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
londra'da iki adet yerleşim var demek doğru olacaktır, birisi yer üstünde, diğeri yerin altında. muhtemelen iş giriş çıkışlarında yer altındaki nefes sayısı daha bile fazla olabilir. şehirdeki herhangi bir noktaya muhakkak yakın olan bir tube çıkışı bulabilirsiniz. bizde metro yapılınca etrafındaki evlerin fiyatı artar falan, burada her yer tube. zira her yerin de fiyatı artmış durumda. emlakçılarda haftalık fiyat afişleri var, haftalıktan girip "bakın aylık kiralarsanız daha az geçiriyoruz." deme şansına sahipler. tube denilen bu ikinci şehirde de eski olmasından mütevellit hep bir yerler patlıyor, yani arıza, çalışma falan denk geliyor. ve yürüyen merdivende sol tarafta durmak mı? çiçeğinize koyar, olmadı dötünüzden kan alırlar. buranın insanı aşırı hızlı hareket eder, önünüze bakmadan bir adım bile atmamalısınız, zira çarpacağınız kişiden direk paparayı yersiniz. metrodansa otobüsü tercih edin, çok daha konforlu ve turistik.
turistik yerlerden sadece tower of londona değineyim. herkes yazmıştır diğer her şeyi. buradaki rehberlerin ingilizcesi o kadar ağır ki ingiliz olmayanlar ancak yarısını anlayabiliyor. amerikanlar da yüzde 80 falan. o yüzden 25 pound vermeyin bence, rehbersiz pek bir anlamı yok, iki duvar, üç işkence aleti, hayvan maketi, garip hareketlerle birbirine yürüyüp geri dönen asker görüp çıkıyorsun. ha bir de london eye'a binip bir saatte bir tur atıp sıkılacağınıza, saint paul's cathedral'in tepesine çıkın, asıl manzara orada. ha bir de big ben'i siz asıl gece görün.
canary wharf'ta kendinizi sınav döneminde olan öğrenciler gibi hissediyorsunuz, zira herkes aynı ülkü için bir koşuşturmaca peşinde. sonradan yapılan iş merkezi burası. morgan stanley, barclays, jp morgan'ın şımarık traderları "aha bugün, olmadı yarın kovulacağım." diyerek saçı başı burada döküyor. öğlen yürüyen merdivenlerde, restoran önlerinde, wharf kenarında birbirini ezmemek için kasan takım elbiseli kadın ve erkekler oradan oraya kendilerini savuruyorlar.
camden town, brick lane, notting hill, chatsworth road market gibi yerler daha bir açık pazar, yerlerde yemek yiyen gençler, hediyelik eşyacılar, böyle daha bir bohem, antikacılar, böyle bir rahatlık, "aman londra'dayım ama herkesin gittiği turistik yerleri bitirdim, bakın buralara kadar geldim, pazar geziyorum." özgüveninde insanlarla dolu. sıcak bulacaksınız.
the viktor wynd museum of curiosities, fine art&natural history müzesine de gittiyseniz zaten ohoo, yemiş bitirmişsiniz siz londra'yı. zaman geçip şehre alıştıktan sonra ise insanların pek kendilerine müslüman olduğunu sezeceksiniz. öyle anlar oluyor ki biri kalp krizi geçirip yolda kalsa koşuşturmacadan kimsenin kafasını kaldırıp da yardım etmeyeceğini düşünüyor insan.
yazı biter ama bu şehir bitmez, bitirirken ek: kadınların bacakları hep kırmızı. tenleri beyaz zira ve otururken oluşan sürtünmeden mütevellit, baldırlar hep kırmızı.
turistik yerlerden sadece tower of londona değineyim. herkes yazmıştır diğer her şeyi. buradaki rehberlerin ingilizcesi o kadar ağır ki ingiliz olmayanlar ancak yarısını anlayabiliyor. amerikanlar da yüzde 80 falan. o yüzden 25 pound vermeyin bence, rehbersiz pek bir anlamı yok, iki duvar, üç işkence aleti, hayvan maketi, garip hareketlerle birbirine yürüyüp geri dönen asker görüp çıkıyorsun. ha bir de london eye'a binip bir saatte bir tur atıp sıkılacağınıza, saint paul's cathedral'in tepesine çıkın, asıl manzara orada. ha bir de big ben'i siz asıl gece görün.
canary wharf'ta kendinizi sınav döneminde olan öğrenciler gibi hissediyorsunuz, zira herkes aynı ülkü için bir koşuşturmaca peşinde. sonradan yapılan iş merkezi burası. morgan stanley, barclays, jp morgan'ın şımarık traderları "aha bugün, olmadı yarın kovulacağım." diyerek saçı başı burada döküyor. öğlen yürüyen merdivenlerde, restoran önlerinde, wharf kenarında birbirini ezmemek için kasan takım elbiseli kadın ve erkekler oradan oraya kendilerini savuruyorlar.
camden town, brick lane, notting hill, chatsworth road market gibi yerler daha bir açık pazar, yerlerde yemek yiyen gençler, hediyelik eşyacılar, böyle daha bir bohem, antikacılar, böyle bir rahatlık, "aman londra'dayım ama herkesin gittiği turistik yerleri bitirdim, bakın buralara kadar geldim, pazar geziyorum." özgüveninde insanlarla dolu. sıcak bulacaksınız.
the viktor wynd museum of curiosities, fine art&natural history müzesine de gittiyseniz zaten ohoo, yemiş bitirmişsiniz siz londra'yı. zaman geçip şehre alıştıktan sonra ise insanların pek kendilerine müslüman olduğunu sezeceksiniz. öyle anlar oluyor ki biri kalp krizi geçirip yolda kalsa koşuşturmacadan kimsenin kafasını kaldırıp da yardım etmeyeceğini düşünüyor insan.
yazı biter ama bu şehir bitmez, bitirirken ek: kadınların bacakları hep kırmızı. tenleri beyaz zira ve otururken oluşan sürtünmeden mütevellit, baldırlar hep kırmızı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar