bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- sözlüğün yeni tasarımı14
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- iyi menemenin sırrı18
- fatma betül sayan kaya10
- uyudunuz mu3
- kötüye bir şey olmaz4
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- muslettin amca23
- hayatın anlamı ne7
- gece gelen açlık7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- alexander nübel7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- sigara içmek8
- yeraltı varlıkları7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- kendimi intihar edeceğim4
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- aşk bir yemek olsaydı8
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- gülşen in memeleri14
- sözlüğe ne oldu5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- mehmet şimşek5
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- arabayı satıp akülü araba almak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- vincenzo italiano3
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- hamas denince akla gelenler11
- sözlükte kim kimle sevgili27
- gülden karaböcek3
- caligula'nın korkusu5
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- üniversite yıllarını özlemek4
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- hangi yemek nerede yenir4
- futbol16
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar