bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- yaşanmamışların yası6
- en iyi vampir filmi4
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- en iyi kurt adam filmi3
- claudian clouds33
- gary oldman2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- cok da abartmaya gerek uok6
- the crow2
- insan ne ister4
- ermeni alfabesi2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- annem2
- anın görüntüsü25
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- yazarların akşam yemekleri5
- sözlük kızlarının kekleri24
- günlük2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- true'nun engelli olması6
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- kadınlar6
- okan buruk9
- true ile tatlı sert3
- allah11
- meriç dükalığı8
- önyargı2
- sarapci koala hatayi33
- sevdiğiniz yazarlar8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- morkstar2
- islamda namaz yoktur30
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- fusya semsiyeli yabanci22
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kürdistan10
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- dantelli sütyen takan erkek12
- seni tanıyorum4
- amedspor maçından korkmak3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- alışkanlığı karakter sanmak2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar