bugün
- hindistanlı kızlar4
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak10
- balıkesir denince akla ilk gelenler2
- cehaletln cazibesi11
- gazete arşivi2
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- allah atatürk ten razı olsun4
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak3
- kiremit rengi ruj2
- bütün meseleleri harikulade saptırmak2
- pandela4
- ismail kartal13
- sekerlivanilinn4
- kağıt toplayan çocuklar3
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- hazreti musa israillileri görse ne derdi2
- memur olma umuduyla üniversite okumak2
- komşunun çaya davet etmesi3
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- zeytin salatası2
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- devletin görev ve sorumlulukları2
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- saygılı olmak3
- 18 haziran 2026 çekya güney afrika maçı3
- edip cansever okumak4
- ona bir şey söyle17
- edip cansever in daktilosu3
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası3
- 18 haziran 2026 isviçre bosna hersek maçı2
- kilo verdiren gıda7
- uludede2
- günün şiiri7
- erkeğin kadını benimsemiş olmasının en net kanıtı2
- yalnızlıktan keyif almak4
- atarax2
- yapay zeka ile flört uygulamaları2
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- cemil tugay3
- prof dr yılmaz önal3
- kafakoparan dede3
- bebek aspirini2
entry'ler (43)
27-Sokak lambası.
Zorsa sev, ama sevmiyorsa zorlama.
Sabret herşey düzelicek diyorum ama hiçbirseyin düzeldiği yok sadece avutuyorum kendimi.
Herkesten uzaklaşmak istiyorum kimsenin bulamayacağı kimsenin olmadiği bir yere gitmek istiyorum artik çok yoruldum hayattan insanlardan belirsizliklerden sadece gitmek istiyorum yeter artik hayat gelme üstüme benim dayanacak ne sabrım ne gücüm kalmadı.
Çok güldüm ya bu ne yani şimdi saçmalıkta son nokta.
Şampiyonn atakan.
"Gerçek sevgi kendini şu üç tercihle belli eder: seven kişi sevdiğinin sözünü başkalarının sözüne tercih eder, sevdiğinin yanında bulunmayı başkalarının yanında bulunmaya tercih eder, sevdiğinin hoşnutluğunu başkalarının memnuniyetine tercih eder." Demek ki ilâhî sevgi iddia ile olmaz, ispat ister.
Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.
Ölüm hak, ama bu şekilde ölmeyi kimse haketmiyor...
Hayali bile güzel, hayatta en çok istediğim şeydir karşılıksız sevmektir anne olmak.
Need for speed, Tactical ops saatlerce oynardım erkek çocuğu gibi arabaya da çok düskündüm özledim o günleri.
Sizin için hiçbirsey yapmiyorsa, yaptıklarınıza karşılık vermiyorsa ve görüsmek istemiyorsa sevmediğinin kanıtıdır.
3 ve 7 tek rakamları seviyorum bazen de şans getiriyor.
anlamıyorum bu sonu gelmeyen ırkçılığı neden baska bir millet degilde kürtler, haddini aşan hakaretler ya siz neye dayanarak böyle suçlamalar yapiyosunuz biri çalıstıklari işe takar diğeri kaç çocuk getirmiş ona takar bu nedir yani muavinlik yapmasin hırsızlık mı yapsın insanlarla nasıl alay edersiniz kürtler kötü kürtler böyle şoyle örnek sivasta bir sapık çıktı bütün sivaslilar mi sapik bes parmağın beşi bile bir degil biri kötü çıktı diye bir topluluk suçlanamaz artik bırakın bu ön yargıyı anlayin artık sizin istemenizle kürtler yok olmaz ancak allah isterse yok eder.
Hersey canımı sıkıyo artık, iyice hayattan ve insanlardan soğudum en yakinimdakinden bile.
Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Genelde söyleyemediklerim, söylersem iyi mi olur kötü mü olur ay keske söyleseydim boşver iyiki söylemedim vs düşüne düşüne uyku kaçıyo zaten.