bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir10
- iyi menemenin sırrı18
- gece gelen açlık7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- sözlüğün yeni tasarımı13
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- muslettin amca23
- alexander nübel7
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- hayatın anlamı ne6
- sigara içmek8
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- yeraltı varlıkları7
- fatma betül sayan kaya8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- sözlüğe ne oldu5
- mazide kalmış sözlük yazarları2
- arabayı satıp akülü araba almak3
- aşk bir yemek olsaydı8
- vincenzo italiano3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- pankek7
- mehmet şimşek5
- beşiktaş4
- boykot arabaları2
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- ucanpembekoala5
- gülden karaböcek3
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- gülşen in memeleri14
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- uyudunuz mu2
- memeliler kaça ayrılır3
- kendimi intihar edeceğim3
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- futbol16
- michael myers3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- üniversite yıllarını özlemek4
- caligula'nın korkusu5
- hangi yemek nerede yenir4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
entry'ler (43)
27-Sokak lambası.
Zorsa sev, ama sevmiyorsa zorlama.
Sabret herşey düzelicek diyorum ama hiçbirseyin düzeldiği yok sadece avutuyorum kendimi.
Herkesten uzaklaşmak istiyorum kimsenin bulamayacağı kimsenin olmadiği bir yere gitmek istiyorum artik çok yoruldum hayattan insanlardan belirsizliklerden sadece gitmek istiyorum yeter artik hayat gelme üstüme benim dayanacak ne sabrım ne gücüm kalmadı.
Çok güldüm ya bu ne yani şimdi saçmalıkta son nokta.
Şampiyonn atakan.
"Gerçek sevgi kendini şu üç tercihle belli eder: seven kişi sevdiğinin sözünü başkalarının sözüne tercih eder, sevdiğinin yanında bulunmayı başkalarının yanında bulunmaya tercih eder, sevdiğinin hoşnutluğunu başkalarının memnuniyetine tercih eder." Demek ki ilâhî sevgi iddia ile olmaz, ispat ister.
Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.
Ölüm hak, ama bu şekilde ölmeyi kimse haketmiyor...
Hayali bile güzel, hayatta en çok istediğim şeydir karşılıksız sevmektir anne olmak.
Need for speed, Tactical ops saatlerce oynardım erkek çocuğu gibi arabaya da çok düskündüm özledim o günleri.
Sizin için hiçbirsey yapmiyorsa, yaptıklarınıza karşılık vermiyorsa ve görüsmek istemiyorsa sevmediğinin kanıtıdır.
3 ve 7 tek rakamları seviyorum bazen de şans getiriyor.
anlamıyorum bu sonu gelmeyen ırkçılığı neden baska bir millet degilde kürtler, haddini aşan hakaretler ya siz neye dayanarak böyle suçlamalar yapiyosunuz biri çalıstıklari işe takar diğeri kaç çocuk getirmiş ona takar bu nedir yani muavinlik yapmasin hırsızlık mı yapsın insanlarla nasıl alay edersiniz kürtler kötü kürtler böyle şoyle örnek sivasta bir sapık çıktı bütün sivaslilar mi sapik bes parmağın beşi bile bir degil biri kötü çıktı diye bir topluluk suçlanamaz artik bırakın bu ön yargıyı anlayin artık sizin istemenizle kürtler yok olmaz ancak allah isterse yok eder.
Hersey canımı sıkıyo artık, iyice hayattan ve insanlardan soğudum en yakinimdakinden bile.
Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü bu iffet âbidesi talebelik döneminde bir gece yarısı mum ışığı altında ders çalışmaktadır. ilmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe misafirini geri çeviremez onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da o vezirin kerimesidir. Saray halkı ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Genelde söyleyemediklerim, söylersem iyi mi olur kötü mü olur ay keske söyleseydim boşver iyiki söylemedim vs düşüne düşüne uyku kaçıyo zaten.